Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

Türkiye'de Feminizm Tarihi

No description
by

on 22 November 2014

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of Türkiye'de Feminizm Tarihi

TÜRK KADINLAR BIRLIGI
1925 yılında Nezihe Muhiddin ve TKB Grubu’nun kadın hakları mücadelesinde önemli bir rol oynayan Kadın Yolu dergisi yayımlanmıştır.

Kadın Yolu dergisi siyasi iktidara kadınlık ve feminizm üzerine düşünsel katkı ve danışmanlık işlevi görmüştür.
TÜRK KADINLAR BIRLIGI
1927'de usulsüzlük kararıyla dernegin kurucusu ve başkanı olan Nezihe Muhiddin ve yönetim kurulu görevden uzaklaştırılmıştır.

1927-1935 yılları arasında TKB’nin başkanlıgını yapan Latife Bekir kadınların siyasal hakları ile ilgilenecek misiniz sorusuna, ‘Hayır, biz Nezihe Hanım gibi hayaller peşinde koşacak degiliz’ diyerek cevap vermiştir (Zihnioglu, 2013: 250).

Fakat kadınlara;
CUMHURIYETIN ILANINDAN 1935 YILINA KADAR TÜRKIYE’DE KADIN HAREKETI
KADINLAR HALK FIRKASI
Nezihe Muhiddin önderliginde 15 Haziran 1923’te Kadınlar Halk Fırkası’nın (KHF) kuruluş beyannamesini Içişleri Bakanlıgı’na sunmuşlardır.
Sekiz ay sonra Içişleri Bakanlıgı’ndan kadınların seçme ve seçilme hakkı olmadıgı için partinin kurulmasına izin verilmedigine dair yanıt gelmiştir.

TÜRKIYE’DE FEMINIZM TARIHI
Cumhuriyetin ilanı ve 1935’e kadar Türkiye’de Kadın Hareketi: Birinci Dalga Feminizm
1980 ve 1990 yılları arasında Türkiye’de Kadın Hareketi: Ikinci Dalga Feminizm
1990’dan Günümüze Türkiye’de Kadın Hareketi: Üçüncü Dalga Feminizm

Türkiye'de Feminizm Tarihi
Ayşegül Deniz

1923-1935 YILLARI ARASINDA TÜRKIYE’DE KADIN HAREKETI
Inkılaplar
Tevhid-i Tedrisat (3 Mart 1924)
Medeni Kanunun Kabülü (17 Şubat 1926)
Türkiye’de Kadınlara Seçme ve Seçilme Hakkının Tanınması (5 Aralık 1934)

Nezihe Muhiddin, Kadınlar Halk Fırkası ve Türk Kadınlar Birligi

Kadınlara parti yerine dernek kurmaları tembih edilir. Bunun üzerine Takrir-i Sükun Kanunu'ndan sonra 7 Şubat 1924'te Türk Kadınlar Birligi adlı bir dernek kurarlar.

3 Nisan 1930’da kadınlara belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı,
26 Ekim 1933’te köy muhtarı seçme ve seçilme hakkı
5 Aralık1934’te ise milletvekili seçme ve seçilme hakkı

“verilmiştir”.

Türkiye’de kurulan ilk siyasi partinin adı nedir?

KADINLAR HALK FIRKASI
(15 Haziran 1923)

BIR SORU...
ILERICI KADINLAR DERNEGI
Ilerici kadınlar dernegi (IKD) 3 haziran 1975’te kuruldu.

Türkiye kadın hareketinde Türk Kadınlar Birligi’nden sonra ikinci büyük örgüt olarak tarihe geçen ilerici Kadınlar Dernegi’nin en önemli kampanyaları olan kreş hizmeti, süt ve dogum izinleri uzatılması, vb. sorunlar bugün bile gündemdeki yerini korumaktadır.

TÜRK KADINLAR BIRLIGI
1935 yılında Uluslar arası Kadın Birligi kongresi Istanbul’da yapılmıştır. TKB, burjuva feministi olarak suçlanmıştır ve bir anti-feminizm dalgası yaratılmıştır.

Kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanınmasıyla TKB'nin amacına ulaştıgı gerekçesiyle kapatılması gündeme gelmiştir ve bu görüşler gerekçe gösterilerek TKB kongre bittikten sonra kapatılmıştır.

1935 yılı Türkiye’de feminist oluşumun ilk evresini kapsar.

Seçme-seçilme hakkı kazanılmış, kadın meclise girmiştir. Egitimde giderek kız ögrencilere olanak saglanmış, eskiden erkeklere hak edilmiş hakimlik, doktorluk, avukatlık gibi birçok meslek kadınlara da açılmıştır.

1940’LAR 1950’LER 1960’LAR

Ölü bir dönem…

IKD’nin 1979 yılında faaliyetleri sıkıyönetim komutanlıgı tarafından durduruldugunda, merkezi Istanbul olmak üzere, 15 bine yakın üyesi vardı, 33 şube ve 35 bin temsilcilikte örgütlenmişti. yayın organı olan “Kadınların Sesi” dergisi, 30 bin baskıya ulaşmıştı.

1980 ve 1990 YILLARI ARASINDA TÜRKIYE’DE KADIN HAREKETI
1980’LERDE TÜRKIYE’DE FEMINIZM
Ilk feminist örgütlenme 1984 yılında kurulan Kadın Çevresi adında feminist bir yayıneviydi. Feminist bir literatür oluşturmak için kitap basıyordu.
Daha sonra Kadın Çevresi’nde tanışan kadınların ilk çıkardıkları yayın Feminist oldu.

1980’LERDE TÜRKIYE’DE FEMINIZM
Daha sonra Kadın Çevresi’nden ayrılan bir grubun çıkardıgı Sosyalist Feminist Kaktüs dergisi, teorik olarak Feminist’i çıkaran kadınlardan ayrılıyordu.
1980’LERDE TÜRKIYE’DE FEMINIZM
1987 yılında Dayaga Karşı Kampanya
Bu eylem, 12 Eylül sonrasında gerçekleştirilen ilk miting olmuştur.
Daha sonra Kariye Şenligi ve Bagır Herkes Duysun kitabı ile kampanya devam etti.

1980’LERDE TÜRKIYE’DE FEMINIZM

1989 yılında cinsel tacize karşı yürütülen kampanyanın sembol mor igneydi.

Yakaya takılan igneler, beraberinde meyhane ve kahvehane baskınlarını getirdi. Bir grup feministin, sadece erkeklere mahsus alanlara baskın yapıp oradaki erkeklerle konuşması, basında büyük tepki uyandırdı.

1989’da yapılan kampanyalarda TCK’nın 438. Maddesi büyük bir hedefti. Feministler ‘Iffetli Kadın Olmak Istemiyoruz’ kampanyasıyla protesto ettiler.

Hemen ardından çok tartışmalı boşanma kampanyası başladı. Feministler ataerkil aile yapısını protesto etmek için, yani politik nedenlerle boşandılar.

Bedenimiz Bizimdir ve boşanma eylemleri, Dayaga Karşı Kadın Dayanışması Kampanyası kadın kurtuluşu için mücadelenin o dönemdeki yapı taşlarını oluşturdular.

Kadın, 1980’li yılların en önemli, en hararetli ve canlı konusu haline geldi. Bu yıllarda medyada, yayın dünyasında, sanat çevrelerinde, sinema dünyasında kadın konusu en fazla işlenen konular arasında yerini almıştır.
Kadının Adı Yok 1987 yılında yayınladıgında çok ses getirmiştir. 1988’de yasaklanmıştır. 1991’de satışı tekrar başlamıştır.

Birleşmiş Milletler’in kadınlara karşı ayrımcılıgın tüm biçimlerinin ortadan kaldırılmasına dair düzenledigi uluslararası sözleşme (CEDAW) 2. Dünya Kadın Konferansının ardından 1 Mart 1980 tarihinde Sözleşmesi üye ülkelerin imzasına açılmıştır.

Türkiye’nin 1985 yılında onayladıgı Sözleşme, 19 Ocak 1986 tarihinde yürürlüge girmiştir. Türkiye bazı maddeler üzerine çekincelerinin 1999 yılında kaldırmıştır.

1980’lerin hareketliligi 1990’larda yerini kurumsallaşmaya bırakırken, siyasetin hem içerigine hem de biçimine önemli yenilikler getirmiştir.

90’LARDAN GÜNÜMÜZE TÜRKIYE’DE FEMINIZM TARIHI
90’LARDAN GÜNÜMÜZE TÜRKIYE’DE FEMINIZM TARIHI
25 Ekim 1990’da Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlügü (KSSGM) kuruldu.
1991 yılında ilk kez Kadın ve Aile Bakanlıgı kuruldu. Ilk Bakan, Güler Ileri oldu.
6 Temmuz 1991 tarihinde ilk kadın Vali Lale Ataman Mugla Valisi oldu.
13 Haziran 1993 tarihinde DYP Genel Başkanı Tansu Çiller Türkiye'nin ilk kadın başbakanı oldu.

1990’larda Başörtüsü yasagı ile başlayan protestolarla Müslüman kadınlar da kendi hakları için mücadele etmeye başladılar. Bu protestolar feminist kadınlarla Müslüman kadınların ilk teması sayılabilir.

“Imanlı feminist” oldugunu söyleyen Konca Kuriş bu mücadelenin içinde yer alan söz sahibi bir kişiydi. Fakat muhafazakâr çevreler tarafından hoşgörü ile karşılanmıyordu. 1998 yılında Hizbullah tarafından öldürüldü ve öldürenler feministler tarafından protesto edildi.

Hem aileden hem de yaşanan zorluklardan kaçış mücadelesi içinde birçok Kürt kadın daga çıktı.
Roza ve Rojin adıyla çıkan dergiler Kürt kadınların yaşadıkları zorlukları dile getiriyorlardı ve hala yayınlarına devam etmektedirler.

1990'da Mor Çatı, Kadın Eserleri Kütüphanesi, Istanbul Üniversitesi Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi kurulmuştur.

1996 yılında Uçan Süpürge kadın sorununa ve kadın hareketine duyarlı kadınları buluşturmak, kadınların kendilerini güçlendirmelerine yardımcı olmak amacıyla kurulmuştur (Kardam ve Ecevit, 2011: 92-94).

1997 yılında Ka-Der (Kadın Adayları Egitme ve Destekleme Dernegi) kurulmuştur. Dernegin amacı, siyasette kadın-erkek eşitligini saglamak, amacıyla kurulmuştur (Bora, 2011: 115).

YENI TÜRK MEDENI KANUNU (2002)
"Aile reisi kocadır" hükmü degiştirilerek "evlilik birligini eşler beraber yönetirler." hükmü getirilmiştir.

Eski Kanunda evlilik birligini temsil hakkı, bazı haller dışında kocaya ait iken, yeni Türk Medeni Kanununda evlilik birliginin temsili eşlerin her ikisine verilmiştir.

Eski Medeni Kanunda yer alan eşlerin, çocukların velayetini birlikte kullanacagı, anlaşmazlık halinde ise babanın reyinin üstün olacagı hükmü degiştirilerek, eşlerin velayeti birlikte kullanacakları hükmü getirilmiştir. Evlilik dışında dogan çocugun velayeti anneye aittir.

Yeni Medeni Kanunda eşlerden birinin meslek ve iş seçiminde digerinin iznini almak zorunda olmadıgı hükmü getirilmiştir.

2004 yılında Güldünya Tören, kampanyanın en önemli sembollerinden biri olmuştur.

Namus cinayetlerine karşı yürütülen kampanya, kamuoyunda çok geniş yankı uyandırmıştır.


Tüm kadınların birleşmeleri dilegiyle…


TEŞEKKÜR EDERIM
Full transcript