Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

Untitled Prezi

No description
by

Zeynep Sntrl

on 16 April 2014

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of Untitled Prezi

1.MESRUTIYET
VE
ABDULHAMIT
DÖNEMINDE
EGITIM

23 Aralık 1876 tarihinde kabul edilen Anayasa ile Osmanlı Devleti Mutlak yönetim yapısından ,Mesruti yönetime geçmistir.Bu geçis padisahın iradesinden çok,zorla kabul etmesi nedeniyle uzun ömürlü olmamıs ve ilk bunu hazırlayanlardan biri olan Sadrazam Mithat Pasa’nın sürgüne gönderilmesine neden olmustur.
Anayasa çerçevesinde ilk Osmanlı Mebusan Meclisi 19 Mart 1877’de toplanmıstır.Ancak Rusya’nın Nisan 1876’da savas(93 Harbi)ilan etmesi üzerine 13 Subat 1878 tarihinde meclis süresiz olarak tatil edilmistir.
Anayasanın getirdiği en önemli yenilik ise ilköğretimin zorunlu olmasıdır.
II.Abdülhamit Dönemi Eğitim Kurumları(1876-1908)
Kanun-i Esasi ile herkes eğitim öğretim işini özgürce ve parasız yapabilecek duruma gelmiştir.Kanun-i Esasi ‘nin eğitimle ilgili’’Osmanlı İmparatorluğu içinde çeşitli inanışlara ve eğitim öğretim faaliyetlerine dokunulmayacak ve son olarak da Osmanlı bireylerinin tümü için öğrenimin ilk kademesi olan ilköğretim zorunlu olacak,ayrıntıları ayrı bir düzenleme ile belirlenecektir’’şeklinde üç temel maddesi vurgulanmıştır.
Ancak Sultan II.Abdülhamit ,o sırada Osmanlı-Rus Savaşı ve bazı iç sorunlardan dolayı,kısa bir süre sonra meclisi kapattı ve anayasayı askıya aldı.Böylece ,Sultan Abdülhamit’in Temmuz 1908 yılana kadar sürecek olan kendine has yönetimi başladı.
Sultan Abdülhamit’in birçok alanda yaptığı reformlar arasında öne çıkanı eğitim alanında yapılan yenilikler olmuştur.Bu dönemde eğitim kurumları bütün ülkeye yayıldı ve programlar modern konuları kapsayacak şekilde yeniden gözden geçirildi.Türkçe öğretime ağırlık verildi.
Eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak üzere fakir öğrencilere burs tahsis edildi ve taşradan gelenlerin barınma ihtiyaçları göz ününe alınarak yatılı okullar açıldı.Bu dönemde ulaşım,haberleşme,eğitim ve daha birçok alanda önemli gelişmeler kaydedildi.
Avrupa’dan başlayan ve memleketin önemli merkezlerini birbirine bağlayan demiryolları yapıldı.Politikadan soğuyan Osmanlı aydınları edebiyata yöneldi ve bu sayede Batı’yı konu alan veya Batı’dan tercüme edilen eserler Osmanlı okurlarının Avrupa toplum hayatını daha yakından tanımalarını sağladı.
Mevcut okullara yeni mesleki okullar eklendi.Bunlar arasında hukuk,güzel sanatlar,ticaret,mühendis,baytar,polis,gümrük okulları ve geliştirilmiş yeni bir top okulu bulunmaktaydı.Darülfünun da bu reformlardan etkilenen kurumlar arasındaydı.1900 yılında yeni haliyle eğitime başladı.
Sultan II.Abdülhamit yönetimine ilk örgütlü muhalefet,çoğu öğrenci ve subay olan aydınlardan geldi.Muhalefet yapanların hemen hepsi Sultan Abdülhamit’in modern anlamda reform yaptığı kurumlardan yetişme kişilerdi.Genç Türkler olarak bilinen muhalifler ,Kanun-i Esasinin tekrar yürürlüğe konmasını istiyorlardı.İsmi daha sonra ‘’İttihat ve Terakki’ye çevrilen cemiyet,yurtiçi ve yurtdışında örgütlenerek etkili bir muhalefet yaptı.Bu baskı sonunda Sultan Abdülhamit,24 Temmuz 1908’de Meşrutiyeti tekrar ilan etti.
OKUL ÖNCESİ EĞİTİM
OKUL ÖNCESİ EĞİTİM
Türk eğitim tarihinde 20.yüzyıla kadar okul öncesi eğitim kurumlarından bahsetmek pek mümkün değildir.Çünkü okul öncesi eğitim ,geleneksel aile düzeninin yıkılıp,ekonomik ve sosyal zorunluluklarla aile düzeninin değişmesi,ekonomik ve sosyal zorunluluklarla annenin aile dışına çıkmasından ve çekirdek ailede küçük çocuklarla meşgul olacak kimsenin kalmamasından kaynaklanan bir eğitim kademesidir.
O zamana kadar resmi bir okul öncesi eğitimi kurumuna ihtiyaç duyulmamıştır.Zorunlu bir ilköğretim okulunun olmayışı,ilköğretim kademesine hazırlık anlamını taşıyan okul öncesi eğitime gereksinim hissettirmiyordu.
20.yüzyıl ilk çeyreğinde ilk defa,okul öncesi eğitim kurumları Türkiye’ye girmiştir.Türkiye ‘ye okul öncesi eğitim kurumlarının girişi ailelerin ekonomik ve sosyal durumlarından çok ,Avrupa’ya özenti biçiminde kendini göstermektedir.İlk önce Avrupa’dan gelmiş bazı kadınlar Selanik,İzmir,Beyrut gibi ülkenin büyük ve kozmopolit kentlerinde anaokulları açmışlardır
İlk önceleri Hıristiyan topluluklarda yayılmaya başlayan bu kurumlar ,Türkiye’de Müslüman toplumlar arasında 1910 yıllarından sonra yayılmaya başlamıştır.Bu eğitim kurumları genellikle özel kurum ve okullar bünyelerinde açılmış ‘’Çocuk Bahçesi’’,’’Kindergarten’’,’’Valide Mektebi ‘’gibi adlar almış kurumlardı.Öğretim malzemelerinin çoğu Avrupa’dan getirilmiş ve 4-6 yaş arasındaki çocukların devam ettiği bu okulların öğrenim süresi 2 yıl olarak belirlenmiştir.
1911 yılında bakanlık,Avrupa’ya altı gayrimüslim kadın göndermiş,1913 yılında ise okul öncesi eğitim kurumlarını açma hazırlıklarıyla İsmail Mahir Efendi görevlendirilmişti.Avrupa’nın her tarafından yönetmelik ve programlar getirildi,çevirileri yapıldı,öğretim araç ve gereçleri getirildi.1914 yılı başlarında Türkiye’de ilk resmi okul öncesi eğitim kurumları açıldı ve kısa zamanda çok hızlı bir şekilde gelişti.Anaokulu öğretmenlerini yetiştirmek için ‘’Ana Muallime Mektebi’’adlı bir okul açıldı.Avrupa’daki anaokulu kitapları Türkçe’ye çevrildi.
Türkiye’deki okul öncesi eğitim kurumları,genellikle İsviçre ekolünün etkisinde gelişmiştir.Ama uygulanan öğretim metotları Avrupa’nın çoktan terk ettiği zararlı öğretim metotları idi.Anaokulu öğretmenlikleri de Ermeni ve Yahudilerin ellerindeydi.Bütün bu olumsuz yönlerine rağmen ,1910-1914 arasında Türkiye anaokulları hususunda çok önemli bir temel atmıştır.
İLKÖĞRETİM(SIBYANMEKTEPLERİ)
Osmanlıların ilköğretim seviyesindeki okullarına genel olarak sıbyan mektebi veya mahalle mektebi denilmektedir.Sıbyan okullarına ‘’mektep’’veya ‘’küttab’’,yoksul çocuklar için açılanlara da ‘’küttab-ı sebil’’veya ‘’mektab-i sebil’’deniyordu.
Belli bir yönetmeliği ve devlet tarafından hazırlanmış bir müfredat programı olmayan bu okulların amacı,çocuklara okuma-yazma ,İslam’ın temel ilkeleri ve Kuran-ı Kerim’i öğretmekti.
Çocukların küttaba başlama yaşı 7 civarında idi.Bitirme ise 13-15 yaşları arasında olurdu.Okulun ilk günü’’amin alayı’’denilen çocukların ve öğretmenlerin katıldığı ilahilerin okunduğu bir tören yapılırdı.
İslam dünyasındaki ilköğretim okullarının müfredat programları ile Hıristiyan toplumunun ilköğretim okullarının ders programları birbirine çok benziyordu.Okuma-yazma ,gramer ve hesap vb.İki tarafta da atasözleri ve vecizeler,öğretim malzemesi olarak kullanılıyordu.Öğretim metodları da aynı idi.
Ezber öğretime hakimdi.Hafta sonu tatilleri ,ikisinde de vardı.Her iki tarafta da sınıf disiplin ve düzeni,yaşlı öğrenciler tarafından korunmaya çalışılıyordu.
1183-1184 yılında uygulanan ders programı ileride değiştirilmiş,1891 yılında İstanbul ile birlikte taşra ilköğretim okullarında aynı müfredat programının uygulanması açısından programda Elifba,Kur’an,İlm-i Hal,Tecvid,Türkçe Ahlak Risaleleri,Türkçe,Hat(yazı)dersleri uygulanmıştır.1857 yılında Maarif Nezareti’nin kurulmasıyla sıbyan okullarının ıslahı ile bütün bir maarif sistemi ve sıbyan okullarının bir nizama konulması gerçekleştirilmiştir.
II.Abdülhamit devrinin ilk yarısında ilkokullarda,Selim Sabit Efendi’nin ‘’Rehnüma-yı Muallimin-i Sıbyan’’adlı eserinde gösterilen dersler öğretilmiştir.Bu yıllarda ders programlarından ziyade öğretim teknikleri üzerinde durulmuştur.1881 1884 ders yılında iptidailerde uygulanan bu program daha sonraki tarihlerde değiştirilmiştir.1891 yılında İstanbul ve taşra ilköğretim programları değişmiştir.
Osmanlı döneminden Cumhuriyet dönemine geçen ,1915 tarihli’’Mekatib-i İptidaiye-yi Umumiye Talimatnamesi’nde 3 devreli ve 6 sınıflı ilkokullar için müfredat programı hazırlanmış,yaygın bir görüşle de bu programın tamamen Fransız eğitim sisteminin etkisi olduğu fikri savunulmuştur
RÜŞTİYELER
Orta öğretim kademesinde ortaya çıkmıştir. bir müddet lise ve orta okul fonksiyonu gördükten sonra ilkokul seesine düşmüştür. 1913 yılında ilk okulun içinde erimiştir.
1838 yılında Harbiye. tıbbıye gibi askeri okullar kendilerine öğrenci hazırlamak amacı ile Sıbyan okullarının üstünde bir ara kademe kurmak istediler. bu okullara Sınıf-ı Sani denmesi planlanmış fakat II. Mahmut üştiye diye bu adı değiştirmiştir.
Rüştiye denmesinin sebebi çocukların 13 15 yaşına kadar yani rüşt çağına kadar burada kalmasıydı. tüm bu planlara rağmaen 1947 ye kadar rüştiye açılamamıştır.




1938 yılında açılan 2 sivil memur yetiştirme okulunu bazı kaynaklar rüştiye olarak almaktadır.
Öğretim programında medresin etkisi görülür. imtihanları büyük törenler ile yapılırdı.
Rüştiyeler kurulunca öğretmen ihtiyacıda arttı. Rüştiyeler üst düzey kurumlar olduğu için öğretmenlerinin de özel olarak eğitilmesi gerekiyordu bu sebep ille 1948 de Darülmuallim-i Rüştiye kuruldu
İlk çıktiği dönemde orta okul düzeyindeki tek okuldu. öğretim süresine 2 yıl olarak başladı. bu süre sonra 4 yıla son olarak 1859 da 6 yıla çıktı.
Kız rüştyeleri ilk defa 1859 da açıldı. Ülke çapına yayılması 1869 buldu. 1870 yılında ise kız öğretmen okulları olan Darülmuallimat açıldı.
II. Abdülhamit döneminde yalnız yerel hükümet dairelerine katip yetiştirmek amacına yönelmiş ve ders programına yazı yazmayı eklemiştir.
II. meşrutiyet rüştiyelerin yıkılış dönemi olmuştur. Dönemde yüksek ilkokul diye bilinirler. ıslahını yapmak için örnek olsun diye Numune Rüştiyeleri açılmıştır. Bu kurumun amacı tüm Osmanlı unsurlarını bünyesinde toplamak olmuştur. Hatta 1908 de kapatılan Darülmuallim-i Rüştiyeler bu dönemde tekrar açıldı.
Tedrisat-ı İbtidaiye Kanun-u muvakkatı ile Rüştiyeler İbtidiler içinde eritildi.
teşekkür ederiz
Full transcript