Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

ÖZ

No description
by

Armağan Canan

on 9 March 2014

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of ÖZ

ÖZ

Çalışmamız dünya ilaç sektörünün yönlendiricisi durumundaki çok uluslu ilaç şirketlerinin Türkiye’deki, İspanya’daki, Macaristan’daki ve Polonya’daki yerel ilaç şirketlerinin AR-GE çalışmaları üzerindeki etkilerini incelemektedir.
SUNUM PLANI

1- Çok uluslu şirketlerde araştırma-geliştirme
2- Dünyada ilaç sektörünün durumu
3- İlaç şirketlerinde Ar-Ge'nin önemi ve etkisi
4- İspanya'da ilaç şirketlerinin Ar-Ge yatırımları
5- Macaristan'da ilaç şirketlerinin Ar-Ge yatırımları
6- Polonya'da ilaç şirketlerinin Ar-Ge yatırımları
7- Türkiye'de ilaç sektörünün yapısı
8- Türkiye'de ilaç sektöründeki Ar-Ge yatırımları
9- İncelenen ülkelerin karşılaştırılması
10- İlaç sektöründe Ar-Ge yatırımları sistemi
11- Sonuç
1- Çok Uluslu Şirketlerde Araştırma-Geliştirme
2- Dünyada İlaç Sektörünün Durumu
3- İlaç Şirketlerinde Ar-Ge'nin Önemi ve Etkisi
4- İspanya'da İlaç Şirketlerinin Ar-Ge Yatırımları
5- Macaristan'da İlaç Şirketlerinin Ar-Ge Yatırımları
6- Polonya'da İlaç Şirketlerinin Ar-Ge Yatırımları
7- Türkiye'de İlaç Sektörünün Yapısı
8- Türkiye'de İlaç Sektöründeki Ar-Ge Yatırımları
9- İncelenen Ülkelerin Karşılaştırılması
10- İlaç Sektöründe Ar-Ge Yatırımları Sistemi
SONUÇ
TEŞEKKÜR EDERİM.
Çok uluslu şirketler ileri teknolojilerini besleyebilecekleri ve yerel yatırımcının rekabetini kırabilecekleri sektörleri tercih etmektedir (Bu sektörlerden biri de ilaç sektörüdür.).
Çok uluslu şirketler her alanda, ama özellikle orta ve ileri seviyedeki teknolojideki sektörlerde üretim yapar (İleri seviye teknolojideki sektörlerden biri de ilaç sektörüdür.).
İleri seviye teknolojilerde rekabet edebilmek için Ar-Ge'ye ayrılan pay yüksek tutulmaktadır.
- Teknoloji liderliği stratejisi : Sürekli gelişmeyi ve yeni teknoloji bulmada liderliği hedefleyen şirketler bu stratejiyi uygulamaktadırlar. Büyük Ar-Ge harcamaları gerektiren bir stratejidir.

- Niş stratejisi : Belirli bazı teknolojilere odaklanan, odaklandığı alanlarda piyasa liderliğini hedefleyen şirketlerin izlediği stratejidir.

- Takipçi stratejisi : Yüksek Ar-Ge harcamaları yapmaktansa, geniş bir alanda yabancı şirketlerden teknoloji alımını hedefleyen stratejidir.

- Teknoloji rasyonalizasyon stratejisi : Şirketler arası rekabetin sürmesini sağlayan, teknolojiler seti üzerine yoğunlaşan bir stratejidir.

Teknoloji Geliştirme Stratejileri
:
Önemli Not :

Teknoloji transferi sonucu, teknoloji transfer edilen ülkede teknolojiyi ilerletme yönünde devamlılığın sağlanıp sağlanamadığına dikkat edilmelidir.

Doğrudan yabancı yatırımlarla gelen teknolojiler, uygun politikalarla yaygınlaştırılıp ilerletilemezse teknoloji seviyesine katkısı sınırlı olacaktır.
Lall'in teknoloji geliştirme ayrımı :
- İçselleştirilmiş teknoloji edinimi

-Dışsallaştırılmış teknoloji edinimi
Tablo 2. Dünya İlaç Sektörü Büyüklüğü 2003-2012 (Milyar US$)
Kaynak : http://www.imshealth.com/deployedfiles/imshealth/Global/Content/Corporate/Press%20Room/Total_World_Pharma_Market_Topline_metrics_2012.pdf; 07.03.2014
Yıllar içinde büyüme oranları düşse bile büyüme potansiyelini koruyan bir sektördür.

Uluslararası ilaç firmaları daha çok yüksek gelir grubundaki insanların ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde hareket etmektedir (yüksek kolesterol, kalp ve dolaşım sistemi bozuklukları, diyabet vb.).

Gelişmekte olan ülkelerdeki ilaç sektörleri şu sebeplerle patent hakkı kalkmış generic ilaç üretimine yönelmektedir :
Yetersiz ilaç endüstrisi alt yapısı,
Yetersiz Ar-Ge harcaması ve bu harcamanın verimli sonuçlara yol açabilmesi için eğitimli ve deneyimli iş gücü, teknik alt yapı,
Yeni ürünlerin satılabileceği pazarlar

Ar-Ge çalışmaları sonucu 2002-2006 yılları arasında pazara verilen yeni referans ürünlerin %66'sı ABD, %24'ü Avrupa, %4'ü Japonya kaynaklıdır. Bu istatistiklerden yeni ilaç geliştirme çalışmalarının gelişmiş ülkelerde yapıldığı sonucu çıkmaktadır.

Diğer yandan ilaç geliştirme çalışmalarının yüksek maliyet nedeniyle, tam anlamıyla küresel olmaktan çok yarı-bölgesel ittifaklarla sürdürüldüğü iddiaları mevcuttur (Alan M. Rugman, s.136).
Şekil 3. Dünyada En Büyük İlaç Pazarına Sahip 15 Ülke (Milyar US$, 2010)
Kaynak : İEİS; Türkiye İlaç Endüstrisinin Küreselleşmesi İçin Devlet İle Ortak Yol Haritası; s.38, http://www.ieis.org.tr/YAYINLAR/BCG%20RAPOR_kasim_2011.pdf (20.12.2011)
Gerçek AR-GE çalışmalarının çoğu halen merkez ülkelerde gerçekleştirilmektedir. Fakat ilaç ve elektronik sanayilerinde durum farklıdır, özel bilimsel yeteneklere duyulan ihtiyaç dolayısıyla diğer ülkelerde özgün AR-GE yatırımları yapılabilmektedir.

İlaç sektöründeki Ar-Ge harcamaları, üretim ve katma değer yaratan sektörlerdeki Ar-Ge harcamalarından üç kat daha fazladır.

İlaç sektöründeki tüm Ar-Ge çalışmalarının %40’ı A.B.D.’de gerçekleştirilmektedir. Ayrıca ilaç şirketleri Ar-Ge harcamalarının %50 kadarını kendi merkezlerinde gerçekleştirmektedir.

İlaç sektöründe Ar-Ge yatırımı yapmak risklidir, çünkü :
Deney yapılan her 10.000 maddenin 1 veya 2 tanesi tüm aşamaları geçerek ilaç olabilmektedir.
Etken maddenin keşfinden 12-15 yıl sonra ilaç piyasaya sürülebilmektedir.
Yeni bir ürünün pazara ulaşmasının maliyeti 800milyon-1.300milyon US$ arasındadır.
Artan rekabet ve yeni keşif yapmanın karmaşıklığı nedeniyle Ar-Ge maliyetleri artmaktadır.

2010 yılında İspanya’da yapılan Ar-Ge harcaması toplam 966 milyon Euro’dur
İspanya’da ilaç fiyatlarının belirlenmesi hükûmet yetkisi ile olmaktadır.
Gelişmiş bir ülke ve Avrupa Birliği’nin bir üyesi olarak İspanya’da ilaç sektöründeki Ar-Ge harcamaları, ülkedeki çok uluslu şirketlerin yaptığı Ar-Ge harcamalarından daha yüksektir.
Bu durum İspanyol ilaç şirketlerinin çok uluslu şirketlere bağımlı olmadıklarını göstermektedir.
Ancak çok uluslu ilaç şirketlerinin her geçen yıl toplam Ar-Ge yatırımları içindeki paylarının arttığı gözden kaçmamalıdır.
Macaristan küçük bir ülke olmasına rağmen ilaç sektörü yerel şirketlerin Ar-Ge faaliyetleriyle çalışmalarını sürdürmektedir.
İlaç sektörü açısından yabancı sermayeye bağımlılık olmamasının yanında, yurt dışına sermaye ihracı söz konusudur.
Ar-Ge harcamalarında Çek Cumhuriyeti ile birlikte çok uluslu şirketlerin gözdesi haline gelen Macaristan birçok araştırma merkezi ve biyoteknoloji konusunda eğitim veren üniversiteleri ile ilaç sektörü için çekim merkezi haline gelmektedir.
Generic ilaçlar hükûmet tarafından desteklenmektedir. Zaman içerisinde AB standartlarına uyması gerekecek olan yerel ilaç şirketleri bu konuda zorlanacakken, çok uluslu şirketler için yeni kurallara uyum o kadar zor olmayacaktır. Özelleştirme çalışmalarıyla birlikte ülkede şirket birleşmeleri görülebilir.
Polonya’daki ilaç sektörünün ihracatı 2010 yılında 1.684 milyon Euro, ithalatı ise 4.477 milyon Euro olarak gerçekleşmiştir.
Çok uluslu şirketlerin varlığı Polonya’da ilaç sektörünü yönlendirici hale gelmiştir.
Pazar payının çoğunu elinde tutmasına rağmen çok uluslu şirketler Polonya’da Ar-Ge harcaması yapmamaktadırlar. Merkez ülkelerinde ve dünya çapında belirledikleri stratejik noktalarda Ar-Ge harcamalarını sürdürmektedirler.

Bilimsel ve teknolojik yapısı, yetişmiş insan gücü ve yüksek üretim kapasitesi itibariyle Türk ilaç sektörü dünyada kendi kendine yeten az sayıdaki ilaç endüstrisinden biridir.
Sektörün ana üretimi patentsiz (generic) ilaçlardır.
Yaklaşık 300 ilaç şirketine sahip Türkiye’de bu şirketlerin 56’sı çok ulusludur. Bununla paralel olarak 43 üretici şirketin 14’ü çok uluslu şirkettir.
Lider 10 şirket, piyasanın %50’sinden biraz daha azına sahipken, ilk 20 şirket sektör pastasının %70’ini elinde tutmaktadır.

Türkiye’deki ilaç sektörünün Ar-Ge harcaması istatistikleri resmi olarak belirsizdir.
Türkiye’deki ilaç sektöründe 2000 yılında istihdam edilen 19.307 kişinin 8.805’i (%46’sı) pazarlama, 4.444’ü (%23’ü) yönetim bölümünde, 6.058’i (%31’i) üretim ve hammadde bölümünde çalışmaktaydı. Ar-Ge bölümlerinde çalışan kişi sayısı çok azdır.
EFPIA üyesi Avrupa ülkelerinde ilaç sektöründe çalışan 560.600 kişinin 88.200’ünün (%15,7’si) Ar-Ge bölümünde çalıştığı düşünülürse, Türkiye ilaç sektöründe Ar-Ge’ye verilen önemin seviyesi hemen anlaşılacaktır.
Türkiye’deki ilaç araştırma ve geliştirme faaliyetleri yeni molekül keşfedilmesi veya yeni ilaç geliştirilmesi amaçlı yapılmamakta, bilinen molekülleri farklı dozajlarda formüle etmek amacıyla çalışılmaktadır.
Türkiye’de yerel ilaç şirketlerinin Ar-Ge harcaması yapmasına engel teşkil eden sebeplerden biri, yabancı ilaç şirketlerinin Türkiye’de gerçekleştirdiği yatırımlar ve sahip olduğu patent haklarıdır.
Çok uluslu şirketlerin AR-GE harcamaları yüksek olsaydı, yine de ulusal teknolojik yetenek birikimine katkı yapacakları şüpheli olurdu . Çünkü bu durum, mikro düzeydeki AR-GE harcamalarının, makro seviyedeki amaçlarla uyumlu olmasını şans eseri bir rastlaşmaya bırakmak demektir.
İspanya, Türkiye ve Polonya gerçekleştirdikleri ihracat ile ithalatlarını karşılayamamaktadır.
Lall’in içselleştirilmiş ve dışsallaştırılmış teknoloji edinimi tanımları hatırlanacak olursa, Türkiye ve Polonya’nın içselleştirilmiş teknoloji edinimini benimsediği, Macaristan ve İspanya’nın ise dışsallaştırılmış teknoloji edinimi yöntemiyle hareket ettiği ortaya çıkmaktadır.
Türkiye ve Polonya çok uluslu ilaç şirketlerinin doğrudan ülkeye yatırım yapmasını sağlarken, Ar-Ge konusunda herhangi bir gerçekçi ilaç sanayi politikası geliştirmeyerek ilaç teknolojisi konusundaki gelişmeleri tamamen dışa bağımlı bir halde kabullenmişlerdir.
Macaristan ve İspanya ise çok uluslu ilaç şirketlerinin yatırımlarına TRIPS anlaşması gereği serbesti getirmiş olsalar da, ulusal ilaç sanayi politikaları gereği çok sayıda araştırma merkezi ve konuyla ilgili çalışma yapabilecek düzeyde üniversite kurarak ve bunların yerel ilaç şirketleriyle ilişki kurmalarını kolaylaştırarak, yurt dışından gelen yeni teknolojileri uyarlamakta, kendi kurumları aracılığıyla Ar-Ge çalışmaları yaparak teknoloji geliştirebilmektedirler.
Polonya ve Türkiye’deki yerel ilaç şirketlerinin Ar-Ge harcamaları çok uluslu ilaç şirketlerinin Ar-Ge açısından dışlayıcı etkisine maruz kalıyor gibi gözükse de asıl neden bu ülkelerin ilaç sanayi politikalarının teknoloji geliştirmeye yönelik olmayışıdır.

Yerel ilaç şirketleri çok uluslu ilaç şirketlerinin politikalarından, yerel hukukî düzenlemelerden, kendi ülke ilaç piyasalarının yapısından ve ülke ilaç sanayi politikalarından etkilenerek Ar-Ge harcamaları konusunda karar almaktadır.
İlaç geliştirme ve keşfetme konusunda başarılı olan ülkeler araştırma merkezleri kuran, yeterli sayıda eğitimli personel istihdam eden ve yerel Ar-Ge çalışması yapılabilmesi için gerekli ortamı yaratan üniversitelere olanak sağlayan ülkelerdir.
Yabancı yatırımcıların ilaç sektöründe pozitif dışsallık sağlayabilmeleri için, geldikleri ülkede yerel ilaç sektörünün gelişmesi için gerekli önlemlerin alınmış olması şarttır. Aksi takdirde çok uluslu ilaç şirketleri Ar-Ge çalışmalarını kendi merkezlerinde ve stratejik olarak belirledikleri ülkelerde yapmaya devam edecek, ülkeye getirdikleri yeni teknolojinin yerel şirketlere sıçraması veya yayılması söz konusu olmayacaktır. Bu durum doğrudan ülke sanayi politikalarının önemine işaret etmektedir.

Ulusal ilaç sanayilerinin küresel anlaşmalar ile dayatılan patent, know-how ve marka haklarıyla zayıflatılmasına karşı ulusal politikaların gereklidir.
Etkili bir fiyat denetim mekanizmasının yanı sıra, Ar-Ge çalışmaları desteklenmeli, yerel şirketlerin ilaç üretimleri teşvik edilmelidir.
Türkiye’deki ilaç sektöründe ithal edilen teknolojinin etkin kullanıldığı, ancak geliştirilemediği söylenebilir. Bu bağlamda Türkiye ilaç sektörünün yeni teknolojik yetenekleri mas edebildiği, ancak bunu patent süresi dolduktan, ürünlerin kârları yurt dışına çıktıktan sonra gerçekleştirilebildiği görünmektedir.
Full transcript