Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

c.anl

No description
by

pinar buker

on 18 March 2013

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of c.anl

CüMLEDE ANLAM CÜMLE: Bir düşünceyi duyguyu, oluş ya da durumu
anlatan yargıya denir.

Cümlede bildirilen düşünce, duygu, bilgi, haber
oluş ya da durum.

Birden çok yargı bildiren her birini bildirme
görevi üstlenmiş söz bölüğü. YARGI: CÜMLECİK: ANLAM iİLiSİŞKiİLERİiNE GÖRE CüMLELER: A. Eş ya da Yakın Anlamlı Cümleler: Farklı sözcüklerle oluşturulduğu halde, ilettiği yargı, bakış açısı
aynı olan cümlelerdir. Örn: Eleştirmenden, yazarın yaşamı üzerinde durması değil, yapıtlarına yeni yorumlar getirmesi beklenir.
Eleştirmenin sorumluluğu, yazarın değil, yapıtın bilinmeyen yönlerini bulup ortaya çıkarmaktır. B. Anlamca Birbiriyle Çelişen Cümleler: Düşünce ve davranışların birbirini tutmaması, birbirlerine ters düşmesi demektir. Örn: Çocuklar ve yetişkinler aynı kitaplardan hoşlanmazlar.
İyi bir çocuk kitabı, mutlaka yetişkinlere de seslenir. C. Neden-Sonuç Cümleleri: Çok yargılı cümlelerde, yargılardan biri ötekinin nedenini bildirebilir.
Sonuç bildiren cümle ya da cümleciğe "Neden?, Niçin?" soruları sorulur.
Alınan yanıt, neden bildirir.
için, çünkü, diye, ki, -den ötürü, -diği için, -yle(ile)... gibi ek ve sözcükler
neden anlamı yükler. Örn: Fırtına çıktığı için dönüşe geçtiler.
Kavga çıktığından ortalık karıştı.
Annesinin gelmesiyle sorun çözüldü.
Senden ötürü Mahmut beni aramadı.
Dönüşe geçtiler çünkü tipi bastırdı. D. Amaç Cümleleri: Yargılardan birinde, diğeri gerçekleştirilirken gözetilen amacın ifade edildiği cümlelerdir. Çok yargılı cümlelerde cümlecikler arasında ya da peşpeşe gelen cümleler arasında amaç-sonuç ilişkisi olabilir.
"-mek üzere, -mek için, -mek amacıyla, diye, -A" sözcük ve ekleriyle amaç anlamı kazanır. Örn: Roman almak için kütüphaneye gitti.
Annesine teselli vermek amacıyla eve dönecek.
Çalışmak üzere eve gitmeye karar verdi.
Hediye alayım diye Kadıköy'e gittim.
Almanya'ya çalışmaya gittiler. E. Koşul Cümleleri: Asıl eylemin gerçekleşmesinin bir koşula bağlı olduğu cümlelerdir.
"-sa, -dik -çe, -medikçe" ekleriyle, "ki, ama, lakin, fakat" bağlaçlarıyla oluşturulur. Ödevini bitirirsen oynamaya gidersin.
Yemeğini yemedikçe bir yere kımıldayamazsın.
Dersini çalış ki PS oyna.
Bana anlatmadan gidemezsin.
Kilo verebilirsin ama diyet yapman gerekir.
Anlat, rahatlarsın. Örn: NOT:
Amaç, neden, koşul cümleleri birbiriyle karıştırılmamalı.
Sözlerime kırıldığı için derse gelmemiş.
Neden Sonuç
(iki yargıda gerçekleşmiş.)
Geç kalmamak için taksiye bindi.
Amaç Sonuç
(yargılardan biri gerçekleşti diğeri henüz gerçekleşmedi.)
Kar yağışı sürerse toplantıya kimse gelmez.
Sonuç Koşul
(her iki yargıda gerçekleşmedi.) F. Karşıtlık Bildiren Cümleler: Birbirine karşıt durumları, yargıları işleyen cümlelerdir. O dev gibi adam küçücük çocukların oyuncağı oldu.
Avlu pırıl pırılken sokak çer çöp içindeydi.
Biri beni över diğeri yerin dibine sokar. Örn: G. "Üstelik" Anlamıyla Pekiştirilmiş Cümleler: Yargılardan birinin ötekini "bundan başka, fazla olarak..." anlamıyla pekiştiren cümlelerdir.

"Üstelik, hatta, bile, bir de, de, hem...hem de" gibi bağlaçlar bu anlamı kazandırır. Örn: Kıyafetler alıp kuşattı bir de cebine para koydu.
Hem oyun oynamasına izin verdi hem de dışardan yemek söyledi.
Yedirdi içirdi; cebine harçlık bile koydu. F. Açıklamalı Cümleler: Çok yargılı cümlelerde yargılardan biri ötekinin daha iyi anlaşılmasını sağlamak amacıyla kullanılmışsa bu tür cümlelere denir.

"Yani, çünkü, açıkçası, sizin anlayacağınız, anlaşılan, demek ki" gibi bağlaçlar kullanılır. Örn: Akif'in cümlelerinde olağanüstü bir duruluk vardır; onlarda ne bir fazla sözcük ne bir eksiklik görürsünüz.
Yine el elde baş başta; senin anlayacağın, bu işten de kar edemedik. 1. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde karşılaştırma anlamı yoktur?

A) Çalışırken kendimi ne kadar berbat hissetsem de bu işi seviyorum.
B) Dünyanın en güzel duygularını ben de tiyatroda tattım.
C) Yaşamın eğlencesiz geçmeyeceğini, hiç kimse bu tiyatro grubu kadar güzel anlatamazdı.
D) Burada, çocukluk yıllarımın tatil sabahları kadar mutlu uyandım.
E) Oyunu izlerken kendimi, bütün sıkıntılarını unutmuş bir çocuk gibi, hatta ondan iyi hissettim. Örnekler: Olumlu Cümle: Bir yargının gerçekleştiğini veya gerçekleşmek üzere olduğunu bildiren cümlelerdir. A1: Biçimce ve Anlamca Olumlu Cümle: Temel yüklemi olumsuz yapan "-me, -maz, -siz, yok, değil" ek ya da sözcükleri bulunmaz. Çalışkan bir öğrencidir.
İnsan, dilinin altında gizlidir.
Dertlerini dökecek dostu olmayanlar, kendi yüreklerini kemiren yamyamlardır. (yan cümlecik olumsuz, temel cümlecik olumlu) Örn: B. Biçimce Olumsuz, Anlamca Olumlu Cümle Yüklem olumsuz çekimlenmesine rağmen çıkan anlam olumludur. Onun hakkında çalışkan değildir, diyemem.
(Çalışkandır.)
Bu güzel malzemeyle neler yapılmaz!
(Yapılır.)
Ben onun yeteneklerini bilmez miyim?
(Bilirim.)
Bunun cevabını bilmeyen yok değildir eminim.
(Elbette biliniyor.) Örn: Olumsuz Cümle 1. Biçimce de Anlamca da Olumsuz Cümle: Yüklem olumsuz çekimlenmiştir, cümleden çıkan anlam da olumsuzdur. Konuşulanları hiç bir yerde anlatmayın.
Bu adamın olan bitenden haberi yok galiba.
Eşek, nakışlı çul giydirmekle at olmaz. 2. Biçimce Olumlu, Anlamca Olumsuz Cümle: Yüklem olumlu olduğu halde cümlenin tümünden çıkan anlam olumsuzdur. Böyle bir sözü ne ondan duydum ne de başkasından.
Bu havada yola çık çıkabilirsen!
Bu eşyaları tek başına taşı da görelim. 2. Hangi cümle olumlu anlam taşımaktadır?
A) Bu iş için ne eğitimi yeterli ne de deneyimi.
B) Böyle eşek şakasına gel de katlan.
C) Odanın duvarlarında neler yok tu ki...
D) Bu araba tamir edilecek de biz maça yetişeceğiz.
E) Bizim valizi koydunsa bul. NOT: Çok yargılı cümlelerde cümlenin olumlu ve olumsuzluğu temel cümleye göre belirlenir. Cümleciğin olumsuzluk veya soru anlamı taşıması temel cümleyi etkilemez. Artık göreve dönmeyeceğini biri ona anlatmalı. Yan c. yüklemi temel c.yüklemi Soru Cümlesi 1. Biçimce ve Anlamca Soru Cümlesi: Temel yüklemi; soru eki, soru zarfı, sıfatı ya da zamiri ile belirtilmiş cümlelerdir. Bu yükü sen omuzlayabilir misin?

Aralarında ne konuştular?

Artık göreve dönmeyeceğini ona nasıl anlatmalı?

Kaç gün izin aldığını niçin söylemedin? 2. Sözde Soru Cümlesi Biçim yönünden soru özellikli ama amacı soru sormak ve yanıt almak olmayan cümlelerdir. Onun, gençliğini bilmez miyim!

Bu güzel şiirden etkilenmemek ne mümkün!

Bu ortamda şair olunmaz mı!

Seninle4 gelmeyi nasıl istemem! Ünlem Cümlesi: Duygu aktarımında kullanılan ya da bir sesleniş özelliği taşıyan cümlelerdir. Eh, fena değil!
Ay, kıyamam ne de kötü olmuş!
Oh, bu keyifle sen işe dönmek istemezsin!
Eyvah! Sınav saatini kaçırdım! CüMLEDE ANLATIM öZELLiKLERi A. Nesnel ve Öznel Anlatım: Nesnel (objektif) anlatım; anlatıcının kişisel görüşlerini, yorum ve izlenimlerini içermeyen gözlem, deney ve araştırmaya dayanan anlatımdır.
Kanıtlanabilir niteliktedir.
Göreceli değildir, taraf tutmaz. Ankara sınırları içerisinde binlerce ton pancar yetiştiriliyor.
Halk şairleri, şiirlerinin çoğunda hece ölçüsü kullanmıştır. Öznel (subjektif) anlatım; anlatanın kişisel görüşlerini, yorum ve izlenimlerini de içeren, kişiden kişiye göre değişebilen(göreceli) kanıtlanması mümkün olmayan cümlelerdir.
Gözlemden, araştırmadan çok kanıya, kişisel değerlendirmeye dayanır.
Yanlıdır. Ankara pancarından yapılan şeker gibi tatlı başka şeker yok.
Halk şairleri, hece ölçüsüyle daha usta şiirler yazmışlardır. B. Sade(Yalın) ve Sanatlı(Mecazlı) Anlatım: Süse, söz sanatlarına, mecazlara
yer vermeyen sade anlatımdır. Anlatımda, mecaza, söz sanatlarına
fazlaca yer verilir. SADE ANLATIM SANATLI ANLATIM C. Doğrudan ve Dolaylı Anlatım Doğrudan anlatım iki biçimde açıklanabilir:
Kendi düşüncelerimizi, duygularımızı kendi cümlelerimizle aktarmaya
veya
Başkasına ait bir sözü hiç değiştirmeden kendi sözümüz içinde aktarmaya denir. Meryem'in içinde korkyuyla karışık bir şüphe vardı.

Meryem'in içine bir kurt düşmüş, için için onu kemiriyordu. Dikkat: Nesnellik ve öznellik kimi zaman üniversiye sınavlarında "kanıtlanabilirlik" sözcüğüyle karşımıza çıkabilir. Bir yargı ne kadar nesnelse, o ölçüde kolay kanıtlanabilir. ÖSYM: Nesnellik ve öznelliği "öznel- nesnel" sözcükleriyle tanımlamaktadır. Başkasına ait sözü kendi sözümüzün içinde eriterek aktarmaya denir. Örn:
Babam da annem de bu köyde büyümüşler.
"Bu romanı ortaokul sıralarındayken okudum." dedi.

Babam da annem de bu köyde büyüdüklerini söylerlerdi.
Bu romanı ortaokul üçte okuduğundan bahsetti. 3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde doğrudan anlatım uygulanmıştır?
A) İstanbul Şehir Tiyatrosu'nun açtığı kursa ilgi yoğundu.
B) Jürinin seçim konusunda zorlandığı belirtildi.
C) Kenter, 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü'nde salonun dolacağından emin olduğunu söyledi.
D) Aziz, Tiyatro eğitimlerine yaşlı başlı insanlarında katıldığından söz etti.
E) Dormen, kursa katılanların diksiyon, pandomim, doğaçlama, oyunculuk derslerini alacağını belirtti.
Full transcript