Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

ZAYIF ETKİLEŞİMLER

No description
by

Can Günindi

on 16 January 2014

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of ZAYIF ETKİLEŞİMLER

hazırlayan :
Can Günindi 9-B 63
ZAYIF ETKİLEŞİMLER
Zayıf etkileşimler:
Moleküller arası çekim kuvvetleri genel olarak zayıf etkileşimlerdir ve bu etkileşiler,molekül yapılı maddeler ile asal gazların fizikselhalerini belirlemede birinci derecede rol oynar.Moleküller arası çekim kuvvetlerinispeten büyük olan bu kuvvetlerçekimleri daha az olanlar sıvı veya gaz halde bulunurlar.ÖR:oda şartlarında oksijen.

Moleküller arası zayıf etkileşimleri,bu etkileşime yol açan sebebe bağlı olarak iki ana başlık altında toplayabiliriz.
A)
Van Der Waals etkileşimleri
:
*dipol-dipol etkileşimler
*iyon-dipol etkileşimler
*London kuvvetleri
B)
Hidrojen bağları

Van Der Waals etkileşimleri:

Moleküller arasında hidrojen bağı dışındaki tüm etkileşimlerin genel adıdır. Bu zayıf etkileşimler genelde
40 kJ/mol'den daha küçük enerji ile sınırlıdır fakat aralarında büyüklük farkları olabilir(gazlarda en küçük katılarda en büyük).
1-Dipol-Dipol etkileşimleri

2-İyon-Dipol etkileşimleri
3-London kuvvetleri(indüklenmiş dipol bağları)
B) HİDROJEN BAĞLARI
Polar moleküllerde (+) ve (-) kutuplar vardır ve farklı moleküllerin zıt kutupları birbirini çeker. Bu çekim kuvvetlerinin adı Dipol-dipol etkileşimleridir.Molekül ne kadar yüksek dipol özelliğe sahipse bu kuvvetlerin o kadar artması doğaldır. Örneğin dipol bir molekül olan NO bileşiği oda şartlarında gaz iken, CH3CN bileşiği çok daha polar olduğu için kaynama noktası 82 °C olan bir sıvıdır.
Molekül içi bağlar ile moleküller arası etkileşimler birbiri ile karıştırılmamalıdır. Örneğin H-Cl bağı polar kovalent bir bağdır. Klorun elektro negatifliği hidrojeninkinden büyük olduğu için bağın klor tarafı kısmi negatif, hidrojen tarafı ise kısmi pozitif yük kazanmıştır. Polar H-Cl molekülleri arasında dipol-dipol
etkileşimleri söz konusudur
Benzer şekilde HBr, HI, H2S, OF2, NF3, PF3 gibi moleküllerde molekül içi bağlar polar kovalent bağlardır ve bu bağların maddenin fiziksel hâli ile doğrudan bir ilgisi yoktur. Bu tür moleküler maddelerin fiziksel hâlleri, moleküller arasındaki dipol-dipol etkileşim kuvvetlerince belirlenir.
Bir iyon ile polar bir molekül arasında görülen etkileşime iyon-dipol etkileşimi
denir. Örneğin suda çözünen bir tuzun katyonları, H2O moleküllerinin kısmi negatif yüklü O atomları ile, anyonları ise kısmi pozitif yüklü atomları ile etkileşir
London Kuvvetleri
Asal gaz atomları ve apolar moleküller arasında ilk bakışta hiçbir etkileşimin olmaması beklenir. Ancak asal gazlar da sıvılaşabilir. Bu sıvılaşma olayı asal gaz atomları arasında çekim kuvvetleri olabileceğini gösterir. Bu kuvvetin
sebebi, asal gaz atomlarının (veya apolar moleküllerin) elektron bulutlarının her zaman ideal küresel simetrik olmayışından kaynaklanır. Yük bulutunun simetrik
hâlden sapması, elektronların hareketinin veya atomların çarpışmasının sonucu olabilir.
Örneğin helyum atomları birbirine çok yaklaşınca farklı
atomların çekirdekleri ve elektronları birbiriyle etkileşir. Böylece yük simetrisi bozulan her atom geçici bir kısmi yük kazanmış olur. Bu şekilde geçici dipollük kazanmış atomlar komşu atomları çeker.London kuvvetleri, moleküldeki veya atomdaki elektron sayısı arttıkça önem kazanır. Örneğin bu kuvvetler, iki elektronlu He ve H2’de çok zayıfken (kaynama sıcaklıkları sırasıyla -269 oC ve -253 oC), 54 elektronlu Xe atomları arasında nispeten daha büyüktür (kaynama noktası -108 oC). Elektron sayısı 68 olan naftalinde moleküller
arası etkileşimler sadece London kuvvetleri olduğu hâlde, naftalin oda şartlarında bir katıdır (naftalinin erime sıcaklığı 80 oC).
Elektronegatiflikleri yüksek olan F, O ve N atomlarıyla H-F, H-O ve H-N
bağlarını oluşturan H atomları, oldukça yüksek kısmi pozitif yük kazanmış durumdadır. Öte yandan F, O ve N atomları molekül oluştururken bu atomlar üzerinde ortaklaşılmamış elektron çiftleri kalmıştır. Bu elektron çiftleri ile diğer moleküllerde yer alan kısmî pozitif yüklü hidrojen atomlarının etkileşimi hidrojen bağı olarak nitelendirilir. iki su molekülü arasında oluşan hidrojen bağı ve buzdaki bir su molekülünün dört komşu molekül ile oluşturduğu hidrojen bağları görülmektedir. 3.ve 4.resim HF ve NH3 bileşiklerindeki hidrojen bağları ile ilgilidir.
Hidrojen bağı yapan maddelerde, moleküller arası etkileşimler başka etkileşim türlerine göre çok daha baskındır. Örneğin HF, H2O, NH3 bileşiklerinin
kaynama noktaları, hidrojen bağları sebebiyle çok yüksektir.
Hangi etkileşim daha güçlüdür?

Maddelerin kaynama noktaları ile moleküller arası etkileşimler birbiriyle
yakından ilişkilidir. Moleküller arası etkileşimler güçlü ise, molekülleri birbirinden koparmak daha çok enerji gerektirir ve bu yüzden kaynama noktası yüksek olur. Molekülleri zayıf bağlı olan maddeler düşük sıcaklıklarda kaynar. Hidrojen bağları, diğer moleküller arası etkileşimlere göre genelde daha sağlamdır. Şekil 3. 26’da HF, H2O ve NH3 için yüksek çıkan kaynama noktaları da bu genel eğilimi desteklemektedir. Ancak, elektron sayısı çok olan moleküllerde London kuvvetlerinin önem kazanacağını unutmamak gerekir.
London kuvvetleri her tür için mümkündür ancak,başka etkileşimler varsa o etkileşimler öncelik alabilir.
kaynakça: DERS KİTABI (internette uygun ,güvenilir kaynak bulamadım,
elimde de kaynak yoktu)
Full transcript