Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

DOKU İSKELESİ FABRİKASYONU: ISLAK ÇEKME VE TUZ GİDERME

No description
by

Büşra Dursun

on 22 May 2014

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of DOKU İSKELESİ FABRİKASYONU: ISLAK ÇEKME VE TUZ GİDERME

A.GİRİŞ VE TEORİK BİLGİ

C.DENEY KOŞULLARI VE GÜVENLİK KAYGISI
D.DENEY SONUÇLARI VE YORUM
C.DENEY VERİLERİNİN HESAPLANMASI VE ANALİZİ
3.DOKU MÜĞHENDİSLİĞİNDE KULLANILAN HÜCRE TİPLERİ VE DOKU MÜHENDİSLİĞİNİN TIPTAKİ UYGULAMALARI
B.DENEYSEL METOT
DENEYİN AMACI
Deneyimizin 2 ana amacı vardır:

1.Doku mühendisliğinde kullanılacak doku iskeleleri için fabrikasyon yöntemlerini tanımak,

2.Üretim yönteminin oluşturulan iskele yapısı üzerindeki etkilerini incelemektir.

Doku mühendisleri doku onarımı ya da üretimi için insan vücudunun son derece karmaşık yapısını incelemekte ve çok ileri teknolojiler kullanarak taklit etmeye çalışmaktadırlar. Doku mühendisliğinde istenilen dokuyu oluşturabilecek işlevselliğe sahip hücreler uygun bir malzemeden hazırlanan doku iskeleleri ile birleştirilerek hicride sistemler oluşturulmaktadır. Doku iskelesi, hücrelerin organize olarak işlevsel bir dokuya dönüşebilmelerinde gerekli desteği sağlamaktadır.[1]
Doku mühendisliği için gerekli olan dört temel bileşen şöyledir:

1.Doku iskelesi
2.Hücreler
3.Biyostimulasyon ajanları
4.Dinamik kuvvetler
Doku mühendisliği terimi ilk olarak 1987’de California Üniversitesi’nden Dr. Y.C. Fung tarafından NSF’nin (National Science Foundation) bir toplantısında dile getirilmiştir. Doku mühendisliği, interdisipliner bir alan olup, mühendislik ve sağlık bilimlerinin ortak çalışması sonucu ortaya çıkmıştır. Bilimsel çevrelerin “doku mühendisliği” konusunda odaklanmasında ise 2 makale çok etkili olmuştur. Bunlardan biri Nerem tarafından 1991’de “hücre mühendisliği konusunda, diğeri ise Langer ve Vacanti tarafından 1993’te Science dergisinde “doku mühendisliği” başlığı altında yayınlanmıştır.
1.GİRİŞ
2.DOKU İSKELESİ VE DOKU İSKELESİ ÜRETİM YÖNTEMLERİ
İnsan vücudu hiyerarşik biçimde düzenlenmiş karmaşık bir yapıdadır. insan vücudu sistemlerden, sistemler organlardan, organlar dokulardan, dokular ise hücreler ve hücre dışı matristen (ECM) oluşmaktadır. Hücre dışı matris, hücreler için üç-boyutlu bir mikro çevre oluşturmaktadır. Hücre dışı matris (ECM) hücrelere fiziksel bir destek sağlamasının yanı sıra hücre-hücre etkileşimlerini organize etmekte ve hücrelerin yapışması, göçü, çoğalması, farklılaşması ve matris birikimi için çeşitli biyokimyasal ve biyofiziksel uyarıları yapmaktadır.[1]
Doku iskelesi üretiminde kullanılacak malzemelerin seçimi çok önem arz etmektedir. Doku iskelesi üretiminde kullanılacak malzemede olması gereken başlıca özellikler şunlardır:

Malzeme biyouyumlu olmalıdır, yani vücut içine yerleştirildiğinde immun yanıt oluşturma gibi istenmeyen tepkiler oluşturmamalıdır.

Hücre yapışmasını ve işlevini artırıcı yüzey kimyasına sahip olmalıdır. Adheziv etkiler hücrelerin büyümesi ve doku oluşumunda birinci dereceden etkilidir.

Doku iskelesini oluşturacak malzeme biyobozunur olmalıdır .Çünkü bir müddet sonra hücreler kendi ECM lerini temin edeceklerinden iskele malzemesine ihtiyaç kalmaz ve bu malzeme o dokuda kendiliğinden yok olabilir olmalıdır.

Biyobozunur olmanın getireceği bir sonuç bozunan malzemenin toksik etkileri olması olasılığıdır. Bu nedenle malzeme non-toksik olmalıdır.

Doku iskelesini oluşturacak malzeme için asıl can alıcı nokta gözeneklerdir. Yeterli boyutta, yeterli sayıda ve ilişki halindeki gözenekler hücrelerin gelişip, çoğalıp bir doku oluşturabilmeleri için şarttır.
Bu özelliklere sahip malzemeler arasında doğal polimerler (kolajen, kitin, kitosan, alginat,
hyoluronik asit), biyo-seramikler (trikalsiyum fosfat, hidroksiapatit) ve bu malzemelerin bileşimi ile
oluşan kompozit malzemeler sayılabilmektedir.[1]

Günümüz doku mühendisliği çalışmaları kapsamında doku iskeleleri çeşitli yöntemlerle elde edilmektedirler. Bunlardan bazıları şöyledir:

Makro/Mikro Fabrikasyon Teknikleriyle Doku İskelesi Üretimi

Nano Fabrikasyon Teknikleriyle Doku İskelesi Üretimi

Elektriksel Lif Çekim Yöntemi (Electrospinning) İle Nano Lif Üretimi[1]
Yakın zamana kadar doku iskelesi üretimleri makro ve mikro-fabrikasyon teknikleriyle yapılmıştır ve bu teknikler halen de kullanılmaktadır. Faz ayrım, çözücü döküm-parçacık uzaklaştırma, gaz köpüklendirme, dondurarak-kurutma doku iskelesi üretimi için kullanılan klasik yöntemlerdir. Bu nedenle üç-boyutlu doku iskelesi üretimi için bilgisayar destekli tasarım teknikleri kullanılmaktadır.
a)Makro/Mikro Fabrikasyon Teknikleriyle Doku İskelesi Üretimi:
Bu teknikte, üretimi istenilen doku veya organa ait üç-boyutlu yapı CAD/CAM (bilgisayar-destekli tasarım ve imalat) yazılımı kullanılarak bilgisayar ortamına aktarılmakta ve organın kesitse görüntüleri çıkarılmaktadır. Doku iskelesi için kullanılacak malzeme, bilgisayardan gelen bilgiler doğrultusunda tabakalar halinde oluşturulmaktadır. [2]
Doku iskelelerinin hazırlanmasında gerek malzeme geliştirilmesi, gerekse bu malzemeden istenilen geometrik, topografik ve işlevsel özelliklere sahip yapıların tasarımında nanoteknolojik yaklaşımlar giderek önem kazanmaktadır.Nano ölçekteki fabrikasyon tekniklerinin kullanımı sonucu,nanoboyuttaki özelliklerin hücresel davranışlar ve doku organizasyonundaki önemi konusundaki bilgiler oldukça ilerlemiş durumdadır. Nanofabrikasyon teknikleriyle ECM'yi en
iyi biçimde taklit edebilecek doku iskeleleri geliştirilirken doğal ECM'nin en temel yapıtaşı olan kollajen iplikçikler temel alınmaktadır.
b)Nano Fabrikasyon Teknikleriyle Doku İskelesi Üretimi:

Bu noktadan yola çıkarak nanoboyuttaki iplikçiklerden doku iskeleleri hazırlanabilmektedir. Elektro eğirme ve peptidlerin kendiliğinden-düzenlenmesi (self-assembly),kullanılan temel yöntemler. Ayrıca çeşitli nanolitografik desenleme teknikleriyle doku iskelelerinde kontrollü nanoyapılar oluşturulabilmektedir.
Nanoparçacıklar kullanılarak biyouyumlu implantların üretimi, doku oluşumunu destekleyecek biyolojik ajanların salımı ve hücre saflaştırması, diğer nanoteknolojik yaklaşımlardandır.[3]

Bu yöntemde polimer çözeltisi veya polimer eriyiğinin elektriksel olarak yüklenmesiyle oluşan jetten nanolif elde edilmektedir. Pipet/şırınga ucundan çıkan polimer jeti, toplayıcı plaka üzerinde rastgele liflerden oluşan bir ağ doku olarak toplanır. Ağ dokuda çapları 3 nm ’den 1 mikronun üzerindeki değerlere kadar değişen lifler bulunabilmektedir. Bu yöntemin üretim maliyetlerinin avantajlı olması, düzeneğinin basit olması, proses parametrelerinde rahatlıkla değişiklik yapılabilmesi, kullanılabilecek polimerler diğer yöntemlere göre daha geniş bir çeşitlilik göstermesi gibi avantajları söz konusudur.[4]
c) Elektriksel Lif Çekim Yöntemi (Electrospinning) İle Nano Lif Üretimi:
Ayrıca doku mühendisliğinde erişkin ve embriyonik kök hücrelerde kullanılmaktadır. Erişkin kök hücreler gerek embriyonik kök hücrelerle ilgili etik kaygıların çokluğundan gerekse embriyonik kök hücrelerin kontrolsüz büyüme, farklılaşma eğilimleri ve teratom (kitle) oluşturmaları riskinin yüksek olmasından dolayı daha çok tercih edilmektedirler.[5,6]
Son yirmi yıl içerisinde özellikle yapısal organ replasman tedavilerine yönelik çok sayıda klinik deneme yapılmıştır. Şu an için FDA (ABD Gıda ve İlaç Birliği) tarafından onaylanmış yapısal uygulamalar deri ve kıkırdakla sınırlı olup, mesane ve mesane valfları ise klinik deneme aşamasındadır. Diğer yandan, karaciğer ve pankreas gibi karmaşık ve özel işlevleri bulunan kalın dokuların uygulanabilir ölçekte üretilmeleri, yakın gelecek için mümkün görünmemektedir. FDA tarafından onaylanmış veya faz çalışmaları sürdürülmekte olan bazı doku mühendisliği ürünlerine aşağıda değinilmektedir.

DERİ DOKU MÜHENDİSLİĞİ
 KIKIRDAK DOKU MÜHENDİSLİĞİ
 KEMİK DOKU MÜHENDİSLİĞİ
 GLOKOM, PTERGİUM CERRAHİSİ VE TRABEKÜLEKTOMİ UYGULAMALARI
 MESANE, ÜRETER VE ÜRETRA DOKU MÜHENDİSLİĞİ
 ARTERİYOVENÖZ FİSTULA (ATAR DAMAR İ LE TOPLAR DAMAR ARASINDA DOĞRUDAN BAĞLANTI OLUŞMASI ANORMALLIĞI) GELİŞTİRİLMESİ
 SAÇ FOLİKÜLÜ REJENERASYONU
 DENTAL PULPA DOKUSU GELİŞTİRİLMESİ
KLİNİK DOKU MÜHENDİSLİĞİ UYGULAMALARI
Deney esnasında iki farklı fabrikasyon yöntemiyle doku iskelesi (scaffold) üretimi gerçekleştirildi.
1.Yöntem: Islak Eğirme
Bu yöntemde polimer olarak kitosan çözücü olarak da asetik asit kullanıldı.

Öncelikle kitosan ve asetik asit çözeltisi karıştırılır ve 1 gün süreyle oda sıcaklığında çözdürülür.

Ardından, çözelti şırıngaya doldurulup enjektör pompasıyla sabit hızda çöktürme ortamına aktarılır. Bu işlem elle manuel olarak da yapılabilir ancak bu şekilde yapıldığında polimeri sabit hızda çözeltiye aktarmak çok zor olacaktır. Bu pompa çok farklı çözelti hacimleri için de kullanılabilir.

Islak çekme yöntemiyle elde edilen polimer liflerinin üzerindeki sodyum sülfatları ve sodyum hidroksitleri uzaklaştırmak için polimer lifleri önce suyla ardından etanolle yıkanır. Yıkanan çözeltiler kalıba alınır.
 Çöktürme ortamına polimerin aktarımı esnasında bir spatula yardımıyla polimerin akışı kontrol altına alınıp topaklanma yapması önlenmelidir. Oluşan topaklanmalarda polimer lifleri kalıba alınmadan hemen önce ortamdan ayrılmalıdır.

 Elde edilen polimer lifleri kalıba yerleştirilirken mümkün olduğu kadar homojen ve sıkı yerleştirilir.
 Son olarak kalıptaki polimer lifleri 60C’de kurutulur.Özellikle bu sıcaklık seçilir çünkü polimer bu sıcaklıkta degrede olacağından polimer lifleri birbiriyle kaynaşır.Dolayısıyla bir scaffold için hayati öneme sahip birbiriyle bağlantılı porlu yapılar elde edilmiş olur.

Şekil 1. Kitosandan ıslak çekme yöntemiyle elde edilmiş polimer lifleri
Şekil 2. Polimer liflerinin kurutulmasıyla elde edilmiş doku iskelesi (scaffold)
2.Yöntem: Tuz Giderme
Bu yöntemde polimer olarak polikaprolakton çözücü olarak da kloroform kullanıldı ayrıca gözenek oluşturmak için tuz kristallerinden yararlanıldı.

Polikaprolakton polimeri tartılır ve üzerine 1.1 ml kloroform eklenir.

Polimer kloraformda çözündükten sonra porojen madde olarak kullanılan tuz kalıba dökülür ve üzerine polimer çözeltisi eklenir. Tuz polimer çözeltisiyle karıştırılmaz çünkü. Tuz bu polimer çözeltisinde çözünmeyeceğinden kalıba dökülürken kenarlarda birikecek ve istenilen homojen porluluk sağlanamayacaktır.
 Kloroform uçucu bir madde olduğundan bir süre sonra polimerden ayrılıp uçacaktır. Kloroform tamamen uçtuktan sonra polimerdeki tuzları gidermek için suyla yıkama işlemi yapılacaktır. Bu işlem behere konulan su ve polimerin manyetik karıştırıcıya konulmasıyla gerçekleşecektir. Polikaprolakton biyobozunur poliester yapıda olduğundan suya konulduğunda bozunacaktır ancak bu işlem aylarca süreceğinde tuz yıkama süresi olan 24 saat polimerin bozunması için yeterli bir süre değildir.

Son işlem olarak da tuzlardan arındırılmış polimer kurutulacaktır.
DENEY DÜZENEĞİNİN ŞEMATİK GÖSTERİMİ VE TANITIMI
Şekil 1.Şırıngalı pompa
Bu pompa ıslak çekme yöntemiyle scaffold oluşturma işlemi esnasında kullanılır. Şırıngalı pompa cihazı aracılığı ile kitosan sabit hız ile çöktürme ortamına enjekte edilir. Böylece homojen aynı boyutta fiber oluşumu sağlanmış olur.
Deney laboratuvar koşullarında gerçekleştirilmiştir.

1 gün süresince oda sıcaklığında içinde çözülmesi beklenen %2’lik asetik asit çözeltisi-kitosan çözeltisi sabit hızda çöktürme ortamına enjekte edilmiştir. Kitosanın çözünürlüğü, moleküler ağırlığı ve deasetilasyon derecesine bağlıdır.

Çöktürücü ortam içinde lif halinde çökelti oluşmuştur. Çökeltinin topak oluşturmaması için sürekli olarak karıştırılmıştır.

Kalıba yerleştilen fiber yapı 60oC’deki etüve konulmuştur.
 Çözelti kalıba dökülmeden önce kalıba NaCl yerleştilmiştir. NaCl porojen olarak gözenek oluşturması için kullanılmıştır.

Kalıba dökülen çözelti 24 saat kurumaya bırakılmıştır ve solventin uçması sağlanmıştır.

DENEY KOŞULLARI
 Kalıptan çıkarılan örnekler 24 saat su içinde bekletilerek tuzun uzaklaşması sağlanmıştır.

Kullanılan araç gereçler deney sonunda temizlenmiştir.

GÜVENLİK KAYGISI
 Kloroform uçucu bir maddedir. Bu nedenle içerisinde NaCl çözülürken ağzı kapalı bir kapta karıştırılmalıdır. İstenen miktarda kloroform çeker ocak altında alınmalıdır.

Kullanılan kimyasalların el ile temasından ve solunmasından kaçınılmalıdır.

Laboratuvar koşullarına uyulmalı, gerekli önlemler alınmalıdır.
Deneyde asetik asit ve etanol kullandık. Bu kimyasalların özellikleri ve güvenli kullanım koşullarından bahsedecek olursak;

Asetik asit yanıcıdır.

Deriye temas durumunda tahriş edicidir. Ciddi yanıklara neden olur.

Etki ve Belirtileri

Göz:
Koroziftir. Gözde şiddetli zedelenmelere neden olur.

Deri:
Koroziftir. Ciltte yanıklara neden olur.

Solunum:
Koroziftir. Solunum yollarında yanmalara neden olur.

Yutma:
Koroziftir. Ağız, boğaz ve yemek borusunda çok şiddetli tahriş veya yanmalara neden olur.

Göz :
Göze bulaşma olduğunda, en kısa zamanda gözler bolca su ile en az 15 dakika yıkanmalıdır, göz kapaklarının açık olmasına dikkat edilmelidir. Acilen medikal yardım alınmalıdır.

Deri
:Maruz kalmış deri sabun ve su ile hemen yıkanmalıdır. Kimyasal bulaşmış elbise ve ayakkabılar derhal çıkarılmalıdır. Elbiseler ve ayakkabılar tekrar kullanmadan yıkanmalıdır. Acilen medikal yardım alınmalıdır.

Solunum:
Solunduğunda, maruz kalan kişi temiz havaya çıkarılmalıdır. Hasta nefes almıyorsa suni solunum yapılmalıdır. Nefes alma zorsa oksijen verilmelidir. Acilen medikal yardım alınmalıdır.

Yutma:
Ağzı bol su ile yıkayın. Kusturmayın. Şuuru yerinde olmayan kişiye asla bir şey vermeyin .Acilen medikal yardım alınmalıdır.
İlk Yardım Önlemleri
Kullanım: Göz, deri, ve elbiselere bulaşmasını engelleyin. Kapların kapalı olmasını sağlayın. İyi havalandırılan yerde kullanın. Buharı solumaktan kaçının. Isıdan kıvılcımdan, ateşten uzak tutun. Dolum ve boşaltım sırasında statik elektrikten dolayı oluşabilecek alev almayı önlemek için ekipmanları ve tankları topraklayın. Ex-proof elektrik ekipmanları kullanın. Konteynırları ve ekipmanları kullanımdan sonra yıkayın.
Etanol
Toksik Bilgi
Göz ve deri rahatsızlıklarına yol açar. Yutulması mide bulantısı, kusma ve sarhoşluk hissine yol açabilir; kronik olarak kullanımı ciddi karaciğer zararı verebilir. %100 Etanole yakın olan “saf” alkol, metanol ve benzen ile birlikte 2-propanol kalıntısı içerdiği dikkate alınmalıdır. Metanol ve benzen çok zehirli olduğu gibi, denatüre alkol de içerdiği bazı maddeler sebebiyle tatsızdır ve tüketim durumunda büyük ölçüde zararlıdır. Tipik OEL 1000 mg/m3.
Kolay Alevlenebilir.

Solunması halinde sağlığa zararlıdır.

Cilt ile temasında sağlığa zararlıdır.

Yutulması halinde sağlığa zararlıdır.

Gözleri tahriş eder.

Solunum sistemini tahriş eder.

Cildi tahriş eder.

Tedavisi mümkün olmayan etki oluşturabilir.

Kırılmaz Cam.

Havalandırma.2
Risk ibareleri
Kişisel Korunma
15 ml 0.5 M Na2SO4 çözeltisinden alınması gereken miktar 

Molekül ağırlığı 142,1 g/mol
M=n/L
0.5=n/0.015
n=0.0075 mol
n=m/mA
m=1.0653 g Na2SO4 eklenir.
Islak çekme işlemi için:
5 ml 1 M NaOH çözeltisinden alınması gereken miktar


Molekül ağırlığı 40 g/mol
M=n/L
1=n/0.005
n=0.005 mol
n=m/mA
m=0.2 g
Kitosan nötral bir polimerdir ve bazik ortamda çözünmezken asitli ortamda amin gruplarının protonlanması ile çözünür. Bu özelliğinden faydalanılarak asetik asitte çözdürülerek çözeltisi elde edilmiştir. Kullanılan kitosan çözeltisi viskoz olmalıdır; lif halinde çökebilmesi için yüzey gerilmesi gerekir, bu gerilme çözeltinin viskozitesi ile sağlanır. Çözelti viskoz olmadığında lifler kolay kopabilir.
Islak Çekme İle Doku İskelesi Üretimi

Kitosan çözeltisinin, enjektör pompası ile sabit hızda pompalanarak aynı kalınlığa sahip liflerin oluşturulması ve kalıplanması ile gerçekleştirilir.

Çöktürme ortamında sodyum sülfat bulunmaktadır. Sodyum sülfat; ortamı bazikleştirerek liflerin çökmesini kolaylaştırır.

Lif yoğunluğu ile gözenek boyutu ayarlanabilir fakat kontrolü zordur, gözenekler birbirine bağlantılı şekilde elde edilir. Gözeneklerin birbiriyle bağlantılı olması hücrelerin ve besinlerin iç kısımlara kadar ilerleyebilmesini ve hücrelerin birbiriyle bağlanmasını kolaylaştırdığından scaffold üretimi için daha uygun bir yöntemdir
Doku iskelesi, polimerin uçucu çözücüde çözdürülmesi, daha sonra tuz eklenmiş kalıba çözeltinin dökülmesi, çözücünün uçurulması ve daha sonra tuzun yıkanması ile elde edilir.

Deneyde uçucu çözücü olarak kloroform kullanılmaktadır ve tuz kloroformda çözünmediği için tüpten kalıba alınırken tuzu kalıba almakta sorun yaşanmaktadır. Bu nedenle kalıp yüzeyine tuz eklendikten sonra polimer çözeltisi bu yüzeye dökülür ve çözücü uçurulup tuz yıkanarak doku iskelesi elde edilir.

Tuz çözeltide porojen özellik gösterir, tuz yerine jelatin, şeker gibi vücutta kaldığında zarar vermeyecek, polimer çözeltisinde çözünmeyecek ve su ile yıkamayla polimerden ayrılabilecek farklı porojen malzemeler kullanılabilir.
Tuz Giderme İle Doku İskelesi Üretimi
Deneyde kullanılan NaCI partikülleri mikron boyutunda olduğunda gözeneklerde bu boyuttadır.
Kullanılan tuzun boyutuyla gözeneklerin boyutu, miktarı ile de gözeneklerin sayısı ayarlanabilir.
Doku iskelesinin sahip olduğu gözenekler birbiri ile bağlantılı olmayabilmektedir,
bu durumda hücreler
iç kısma ilerleyememektedir.

Bu nedenle bu yöntemle üretilen doku iskeleleri daha çok membran olarak kullanılmaktadır.
Doku iskelesi üretildikten sonra üzerine hücreler statik ve ya dinamik şekilde ekilebilir. Statik ekim petri kabında gerçekleştirilir ve doku iskelesinin sadece yüzeyinde hücre büyümesi görülür.
Dinamik ekimde ise reaktörler kullanılır ve doku iskelesinin her bir noktasına hücreler ulaşır ve her noktada büyümeleri gözlenebilir.
Kullanım:

Göz, deri, ve elbiselere bulaşmasını engelleyin. Kapların kapalı olmasını sağlayın. İyi havalandırılan yerde kullanın. Buharı solumaktan kaçının. Isıdan kıvılcımdan, ateşten uzak tutun. Dolum ve boşaltım sırasında statik elektrikten dolayı oluşabilecek alev almayı önlemek için ekipmanları ve tankları topraklayın. Ex-proof elektrik ekipmanları kullanın. Konteynırları ve ekipmanları kullanımdan sonra yıkayın.
TEŞEKKÜRLER...
DOKU İSKELESİ FABRİKASYONU: ISLAK ÇEKME VE TUZ GİDERME
Büşra DURSUN Canan Y. KARAKAŞ
Deniz UZUNOĞLU Gökhan HATİPOĞLU
Kübra ŞENTÜRK Merve TİTİRİNLİ
Saliha DURAK

Doku mühendisliğinde kullanılan hücre tipleri alındıkları kaynaklara göre sınıflandırılmaktadırlar.
a)Otolog hücreler:
Hastanın ya da canlının bir yerinden alınıp bir diğer bölgesindeki hasarın tedavisi için kullanılan hücrelerdir. Otolog hücre kullanımın avantajı immun yanıt riskinin yok denecek kadar az olmasıdır. Dezavantajı kişide ikinci bir operasyona neden olmasıdır.
b)Allojenik hücreler:
Aynı türün bireyleri arasında bir bireyden diğerine aktarılan hücrelerdir. İmmun yanıt riski otolog hücrelere göre çoktur. Bunun yanında otolog hücrelerin alınımdaki ikinci operasyon durumunu ortadan kaldırır.
c)Zenojenik hücreler:
Türler arası nakledilen hücrelerdir, immun yanıt riski son derece yüksektir.
Full transcript