Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

EGZERSİZİN ENDOKRİN SİSTEM ÜZERİNE ETKİLERİ

No description
by

Gökmen Özen

on 14 January 2016

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of EGZERSİZİN ENDOKRİN SİSTEM ÜZERİNE ETKİLERİ

iNÖNÜ ÜNiVERSiTESi
Saglık Bilimleri Enstitüsü

Beden Egitimi ve Spor ABD
Doktora Programı
I. Seminer Çalışması
(2015)

EGZERSİZİN ENDOKRİN SİSTEM ÜZERİNE ETKİLERİ
Hazırlayan
Gökmen ÖZEN

Danışman
Doç. Dr. Nurettin KONAR
GİRİŞ
Fiziksel Aktivite
Egzersiz
Endüstireyel ve Teknolojik Gelişmeler
Egzersiz Fizyolojisi
Organizmanın
egzersize uyumu
ve
egzersizin organizmaya etkileri
“Egzersiz Fizyolojisi” adıyla bir bilim dalı olarak incelenmektedir (12).
Egzersizin veya fiziksel inaktivitenin organizmada hücre, doku ve sistemler üzerine etkilerinin incelendiği geniş ve kapsamlı bir alandır.
Egzersiz Fizyolojisi
Artan
Sedanter Yaşam Tarzı
Gelişen
Ergojenik Yardımcılar
ARAŞTIRMANIN AMACI
Son yıllarda bu alanda yapılan çalışmalarda özellikle endokrin sistem ile egzersiz ve performans arasındaki ilişkiye olan ilgi artmaktadır.
Ancak mevcut literatürde egzersizin endokrin sisteme ve hormonlar üzerinde farklı şekillerde etkisini gösteren birçok araştırma olmasına rağmen kapsamlı ve özlü bilgilere ulaşmak zordur. Bu bağlamda araştırmanın amacı egzersizin endokrin sisteme ve hormonlar üzerine etkisini mevcut literatür kapsamında özetlemektir.
Endokrin Sistem
Koordinasyon Düzen İletişim
Adaptasyon
Yaşantının Devamı İçin
Endokrin sistem vücutta;
1)
Vücut sıvılarındaki kimyasal maddelerin miktarını, protein, lipit ve karbonhidrat metabolizmasının düzenlenmesi,
2)
Sinir sistemi ile birlikte vücudun stres durumlarına karsı koymasına yardım etmek
3)
Cinsel gelişim ile üremeyi de içeren büyüme ve gelişmenin düzenlenmesi olarak üç temel fonksiyonla ilişkilidir.
Endokrin Sistem
Hormon:
İç salgı bezleri tarafından üretilen, kan dolaşımına salgılanan ve sadece hedef hücrelere etki eden kimyasal bileşiklerdir.
1.

Steroid Hormonlar

2.
Aminler
3.
Peptid ve proteinler
Hipofiz Bezi Hormonları
Hipotalamusun
alt tarafında bulunur,
ön
ve
arka
lob olmak üzere iki bölümden oluşur.
a) Hipofiz Ön Lob (Adenohipofiz) Hormonları
Büyüme Hormonu (GH):

Bütün hücreleri etkileyerek büyümeyi uyarır. Özellikle çocuk ve adölesanlarda doku kitlesini artırarak (protein sentezi), hücre bölünmesini uyararak ve
epifiz plaklarını
etkileyerek büyümeyi hızlandırır.
Prolaktin:
Kadınlarda östrojen hormonu ile birlikte hamilelik döneminde
meme bezlerinin gelişimini
uyarır. Doğum sonrası
süt üretimini
stimüle eder.
Adrenokortikotropik Hormon (ACHT):
Böbrek üstü bezinin korteksini uyararak buradan hormon salgılanmasını sağlar. Yağ mobilizasyonunun, glikoneojenezin artmasına ve protein katabolizmasının uyarılmasını sağlar.
Trotropin (TSH):
Tiroit bezinin çalışmasını kontrol eder ve hormon salınımını düzenler.
b) Hipofiz Arka Lob (Nörohipofiz) Hormonları
Folikül Uyarıcı Hormon (FSH):
Kadınlarda ovaryumda folikül hücrelerin büyümesini ve bu hücreleri uyararak
östrojen salınımı
düzenler. Erkeklerde ise testislerde
sperm üreten hücreleri
uyarır.
Luteinizan Hormon (LH):
Ovaryumda
progesteron
, testislerde
testeteron
salınımını düzenler
.
Hipofiz Bezi Hormonları
Antidiüretik Hormon (ADH):
Böbreklerden
su emilimini
artırarak idrar yoluyla atılan
su miktarını
azaltırır. Tüm damarlarda vazokontriktör etkiye sahiptir ve bu etkisi
kan basıncının artması
na neden olur. Ayrıca düz kasların kasılmasını düzenler (26).
Oksitosin:
Kadınlarda doğum esnasında
uterus kası
nın kasılmasını ve doğumdan sonra meme dokusuna etki ederek
süt salgısını
uyarır (26).

Tiroit Bezi Hormonları
Foliküler hücrelerinden:
Troksin (T4) ve Triiodotironin (T3)

Parafoliküler hücrelerden:

Kalsitonin
TSH
ile kontrol edilir.
T3 ve T4:

Metabolik hızı artırıcı etkileri vardır.
Enerji üretimi
ve
Bazal metabolizma hızı
artar,
Büyüme hızlanır, Solunum uyarılır,
Çizgili kasların gevşeme hızı artar.
Kalsitonin:

Parathormonla birlikte
kalsiyum
metabolizmasını düzenler.
Kan pıhtılaşması, Kas kasılması ve Sinirsel fonksiyonlarda önemli rolü vardır.
Paratiroit Bezi Hormonları
Parathormon:
Vücutta kalsitonin hormonunu tersine bir etki yaparak kandaki
kalsiyum miktarını artırır fosfat miktarını azaltır.
Böbrek Üstü Bezi Hormonları
Böbrek üstü bezleri dış bölgesi
korteks
(kabuk) , iç bölgesi
medulla
(öz) olarak iki bölgeden oluşmaktadır.
a) Adrenal Korteks Hormonları
Kortikosteorid adı verilen bir grup hormonu salgılar.
Aldesteron:
Elektrolit ve su dengesini sağlar.
Kortizol:
Yaşam için gereken en önemli
katabolik
maddelerden birisidir. Kan glikozunun sabit düzeylerde tutulmasına katkıda bulunur. Psikolojik stresler ile yakından ilişkili
stres hormonudur.

b) Adrenal Medula Hormonları
Katekolamin adı verilen epinefrin (adrenalin) ve norepinefrin (noradrenalin) salgılanır.
Epinefrin:
Kalp atım hızını, solunum derinliğini, kan basıncını ve dolaşımını artırır.
Glikojen depolarını harekete geçirerek
enerji üretimini artırır.

Norepinefrin:
Beyindeki damarlar dışında tüm damarlarda düz kasları etkileyerek
damarlarda vazokontriksiyonu
sağlar ve
kan basıncını artırır.
Pankreas Bezi Hormonları
İnsülin:
Temel fonksiyonu kandaki
glikoz düzeyini düşürmek
ve normal seviyeye indirmektir.
Kandaki fazla glikozun kas ve karaciğer hücrelerinde glikojene dönüşmesini ve depolanmasını sağlar.
İnsülin hormonunun Eksikliği:
Diyabet
Fazlalığı:
Hipoglisemi
Glukagon:
İnsülin hormonunun tersine işlev yapar.
Kan glikozunu yükseltir
ve normal seviyeye çıkartır. Yağ asidi ve gliserol salınımını uyararak enerji için yağ kullanımını teşvik eder.
Cinsiyet Bezi (Gonadlar) Hormonları
Kadınlarda ovaryumdan
östrojen ve progesteron
adı verilen hormonlar salgılanır.
Menstruel siklus, meme bezlerinin gelişimi ile diğer kısımlara özgü vücut ve davranış özelliklerinin gelişimini etkiler.
Testosteron (Androjen):
Erkeklerin cinsiyet organlarının gelişimi ve diğer sakal, ses kalınlığı gibi erkeklik özelliklerinin gelişmini etkiler.

Ayrıca iskelet kasları üzerinde etkili
hipertrofiye
neden olan bir hormondur
TARTIŞMA
İnsan vücudu iç ve dış ortamla sürekli bir etkileşim-iletişim durumundadır.
Bu uyaranlar ve iletiler birer etken olarak, belli bir ölçü ve sınırdan sonra organizmanın uyumunu bozarlar ve bu da organizmanın farklı yapı ve işlevlerini etkiler
Organizma denge, düzen ve uyum arama çabasına girer ve bu duruma
stres
adı verilir.
Egzersizinde fiziksel ve psikolojik yüklenmelere bağlı vücudumuz için bir stres durumu olduğu düşünüldüğünde adaptasyon için hormonal değişikliklerin olması kaçınılmazdır.
Bu doğrultuda egzersizin olumlu veya olumsuz etkilerinin tespit edilebilmesi için egzersizin endokrin (hormonal) sistem üzerine etkilerinin belirlenmesi oldukça önemlidir.
Günümüzde araştırmaların sonuçları doğrultusunda oluşturulmuş egzersiz ve hormonal sistem arasındaki ilişkiyi gösteren referans tabloları yaygın olarak kullanılmaktadır.
Egzersiz ve GH İlişkisi
Egzersiz yapmak vücutta GH salınımını arttırır.
Sedanter bireylerde artış daha fazladır.
Egzersizin şiddeti arttıkça GH salınımın artar.
Luk ve ark. (2015): Egzersizde GH salınımı kadınlarda daha fazla iken erkeklerde ise daha kalıcı etki vardır.
Akut egzersizler sonrasında GH artışı toparlanma için önemlidir.
Lipolizi ve protein sentezini arttırarak bağ dokusunda ve kastaki etkisi nedeniyle kas hipertrofisine ve kemiklerin gelişmesine neden olur.
Egzersiz ve Prolaktin ilişkisi

Egzersizin etkisi tam olarak bilinememektedir.
Yüksek yoğunluktaki egzersizlerin prolaktin düzeyini artırdığı belirtilmiştir.
Sporcular ile sedanterlerde prolaktin düzeyi ile ilgili çelişkili bulgular vardır.
Egzersizin prolaktine etkisinin dinlenim aşamasında 45 dk içerisinde ortadan kalktığı belirtilmiştir.
Egzersiz kaynaklı prolaktin seviyesindeki değişimin kadınlarda
menstruel siklusta değişikliklere
erkeklerde ise
testosteron hormonun baskılanmasına
neden olduğu da tespit edilmiştir.
Egzersiz ve ACTH İlişkisi
Temel fonksiyonu kortizol üretimini ve salgısını stimüle etmek olan ACTH:

Egzersiz yaparken salınım düzeyi
artar.

Sporcularda
anaerobik
sedanterlerde
submaksimal akut

egzersizlerde serum ACTH düzeyinde artış tespit edilmiştir.
Egzersiz şiddeti aerobik kapasitenin
25 % ini geçerse
egzersizin süresi ve şiddeti ile orantılı olarak salınımının da artacağı belirtilmiştir.
Egzersiz ile T3 ve T4 İlişkisi
Enerji üretiminin ve metabolizmasının hızını ayarlayan en önemli hormonlarıdır.
Uzun süreli submaksimal ve kısa süreli maksimal
egzersizlerde plazma düzeyinde değişiklik oluşmazken,
Uzun süreli maksimal
egzersizlerde artış olmaktadır.
Bilimsel çalışmalarda maksimal egzersizlerin ilk dakikalarında serum tiroit hormon düzeylerinde bir artma olduğu ancak
15 dk sonra
tekrar başlangıç düzeyine düştüğü tespit edilmiş.
Ancak literatürde bazı çalışmalarda egzersizin serum tiroit hormon düzeylerine
etki etmediği
veya
azalttığı
yönünde bulgularda tespit edilmiştir.
Deligiannis ve ark.: Plazma THS ve T4 düzeyinin
20 °C
suda yapılan egzersizlerde artığı
26 °C
değişmediği ve
32 °C
de azaldığını, T3 düzeyinin ise değişmediğini tespit etmiştir.
Egzersiz ile Kalsitonin ve Parathormon İlişkisi
Literatürde sınırlı sayıda yapılan çalışmalarda O’Neil ve ark., (1990)
orta süreli dinamik direnç
egzersizlerinde serum kalsitonin ve PTH seviyesinde
değişme olmadığı
tespit etmiştir.
Rong ve ark., (1997) kuvvet egzersizleri yaparken ve dinlenim süresinde
kalsitoninde
bir değişiklik olmadığını ancak dinlenimde
PTH
düzeyinde artış

olduğunu tespit etmiştir.
Egzersiz ve Kortizol İlişkisi
Uzun süreli açlıkta ve egzersizde
kandaki glikozunun sabit düzeylerde tutulmasına
katkıda bulunur.
Salınım bireyin
stres
düzeyi ve
egzersiz şiddeti
ile yakın ilişkilidir.
Hafif ve orta şiddetli
egzersizlerde kortizolun kandaki düzeyi
değişmez
veya azalırken
yüksek şiddetli
egzersizlerde oluşan
stresle
birlikte
artış
meydana gelmektedir.
Polat (2013) tarafından yapılan araştırmada
orta şiddetli aerobik
egzersizleri uyguladığı araştırmasında
akut
egzersizlerin kortizol değerlerini
arttırdığı,

kronik
egzersizlerin ise
düşürdüğü
tespit edilmiştir.
Egzersiz ve Aldosteron İlişkisi
Egzersizde
orta ve yüksek şiddetli
yüklenmelerde vücutta sıvı ve mineral kaybı nedeniyle plazma aldosteron düzeyinde
artış
meydana gelir.

Aldosteron egzersizde
susuzluk hissi
de uyandırarak vücut sıvı dengesinin düzelmesi için gerekli olan besinlerin ve sıvıların alınmasına neden olur.
Egzersiz ile Epinefrin ve Norepinefrin İlişkisi
Gündelik yaşamda veya egzersiz yaparken yoğun kas faaliyeti, oksijen azlığı, heyecan ve korku, gibi durumlarında
vücudun

strese olan uyumunu
düzenlemek için medulladan epinefrin ve norepinefrin salgılanır.
Bilimsel araştırmalarda yüklenme şiddeti
%60 MaxVO2’ nin üzerinde
olan egzersizlerde miktarında belirgin bir
artış
olduğu tespit edilmiştir.
Ancak antrene bireylerde artış miktarı daha azdır.
Artış organizmada düz kasların tonusunun düşmesine, iskelet kaslarının kontraksiyonunun ve solunum derinliğinin artmasına dolayısıyla
fiziksel performansta artışa
neden olmaktadır.

Literatürde egzersizin
şiddeti arttıkça
epinefrin,
süre ve yoğunluğu arttıkça
norepinefrinde daha fazla artış görüldüğü belirtilmiştir.
Egzersiz ile İnsülin ve Glukagon İlişkisi
Egzersiz anında vücutta adaptasyon için
en önemli
olaylardan birisi kan glikoz düzeyinin sabit tutulmasıdır.
Egzersiz anında düşen insülin ve artan glukagonla sağlanır.
Düşük insülin: karaciğerden glikoz, yağ dokusundan da yağ asidi salınımını artırır.
Artan glukagon: Glokojenoezin artmasını sağlayarak kasların artan
enerji ihtiyacı karşılanmasını
sağlar.
Powers ve ark.: %60 Max VO2’ de 60 dk. submaksimal bisiklet egzersizi sonrası
insülin
seviyesinin
azaldığı
ve
glukagon
seviyesinin
yükseldiği
tespit edilmiştir.

10 haftalık submaksimal antrenman programı sonrası katılımcıların başlangıç değerlerine göre insülüin seviyesindeki
düşüşün
ve glukagon seviyesindeki
artışın
azaldığı belirtilmiştir
Egzersiz ve Cinsiyet Hormonları İlişkisi
Egzersiz cinsiyet bezlerinden üretilen testosteron ve östrojen salınımına etkileri bilimsel araştırmalarda açığa çıkmıştır.
Özellikle
testosteron
iskelet kasları üzerinde etkili
hipertrofiye
neden olan bir hormondur.
Kısa süreli yoğun
ve
uzun süreli submaksimal
egzersizlerle sirküle
testosteron
miktarının
arttığı
tespit edilmiştir.

Ancak araştırmalarda testosteron düzeylerinin egzersizden
etkilenmediğini
ya da
düştüğünü
gösteren bulgularda da vardır.
Kadınlarda kronik egzersizlerin östrojen salınımını etkileyerek
siklus bozukluğuna
neden olabileceği belirtilmiştir.
Kadınlarda
östrojen
ve
progesteron
düzeyinde
küçük bir artış
olduğu ancak bu artışın plazma volümündeki değişmeler ve ortamdan uzaklaştırılma hızının azalması nedeniyle olduğu ifade edilmiştir.
Sonuç ve Öneriler
Teşekkürler
GENEL BİLGİLER
Benzer şekilde Soria ve ark. (2014) sporcularda exhaustive egzersizlerde
parathormonun
arttığını
kalsitoninin
ise sabit kaldığını tespit etmiştir.
Full transcript