Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

hemostasis

No description
by

bora kırdinli

on 29 February 2016

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of hemostasis

is here
is important
is important too
Binlerce km arter , ven ve kılcal damar içerisinde bulunan kan, vücudun tüm organlarının fonksiyon görmesi için, yani yaşamın devam etmesi için gerekli olan vücuttaki en önemli yapıdır.
Kan, plazma ve plazma içinde yer alan kan hücreleri olmak üzere iki kısımdan oluşsur. Plazma su ve suda erimisş çesşitli kimyasal maddelerden (proteinler, yagğlar, sşekerler, vitaminler, hormonlar, mineraller, antikorlar, vd) oluşr.
eritrosit
lökosit
trombosit
Ana görevi yapılarındaki hemoglobin sayesinde akciğerlerden aldıkları oksijeni vücuda dağıtmak olan eritrositler toplam kan hacminin yarısına yakınını oluşsturur.
Eristosit in normal değeri erkeklerde 5.400.000 ±900.000, kadınlarda 4.800.000 ±600.000 ‘dır.
Aşsırı kan kaybına, eritrosit yapımında azalmaya ve eritrosit yıkımında artısşa bağlı olarak bu değerler azalabilir ve bunun sonucu olarak anemi tablosu ortaya çıkar.
Kanamanın durmasını sağlayan hücrelerdir
Kümeleşserek küçük, kılcal damar duvarlarındaki laserasyon alanlarını tıkarlar.
Sayıları çok azaldığında deride morluklar, çürükler, burun ve disşeti kanamaları gibi kanamaya eğilim belirtileri görülür.
Normal trombosit değeri 150.000-400.000 arasındadır ve bu değerin altındaki durumlarda trombositopeni tablosu gelisşir.
nötrofiller
monositler
lenfositler
eozinofiller
Vücudumuzu çesşitli mikroplara ve yabancı maddelere karşsı savunan lökositler farklı işslev ve yapıya sahip alt gruplara ayrılır
Kandaki lökosit sayısı 5.000-10.000 /mm3 tür. Bu değerin,

Nötrofiller (PMNL) : % 50-70
Eozinofiller : % 0-5
Bazofiller : % 0-1
Monositler : %3-7
Lenfositler : % 30-40 ‘ını oluşsturur.
bazofiller
ana görevi mikropları fagosite etmektir. Sayıları çok azaldığında vücudun mikroplara karşı savunması yetersiz kalır ve ortaya atesşli infeksiyon hastalıkları çıkar
alerjik olaylarda rol alırlar
bağısşıklık sistemimizin en önemli hücreleri, bir anlamda başs aktörleridir. Kandan daha çok lenf düğümleri ve lenf yollarında, dalakta, sindirim ve solunum yollarının içini dösşeyen zarlarda yoğunlaşsmısşlardır. Yapı ve işslevlerine göre 3 gruba ayrılırlar:
B lenfositler,
T lenfositler
NK hücreleri (dogğal öldürücü hücreler).

B lenfositler‘den türeyen plazma hücreleri kemik iliğinde ve lenf organlarında bulunurlar. Plazma hücrelerinin görevi “immünglobülin (Ig)” adı verilen antikorları yapmaktır. IgG, IgA, IgM gibi farklı yapı ve işslevde antikorlar mevcuttur.
KAN DAMARI

Kan damarları aktif biçimde kanın tasşınmasında yer almasalar da kalpten aldıkları kanı vücudun farklı bölümlerine taşsırlar. Arterler ve bir seviyeye kadar venler, kas tabakasının kasılması suretiyle kendi iç çaplarını kontrol edebilirler. Bu da organlara akan kan miktarını etkiler ve otonom sinir sistemi tarafından kontrol edilir. Bu olay vazodilasyon ve vazkonstriksiyon termoregülasyon teknikleri olarak antagonistik biçimde gerçeklesşir.
YAPISI

Tüm kan damarlar aynı temel yapıya sahiptir. Endotelyum, damarın iç yüzeyini oluşturur ve internal elastik membranla çevrilidir. Bu 2 tabaka intima tabakasını olusşturlar. Ara kısımda düz kas ve elastik liflerden olusşan medial tabaka , ve en dısş kısımda da kollejen ve kan damarlarından zengin external tabaka bulunur
ATARDAMARLAR
TOPLARDAMARLAR
KILCAL DAMARLAR
ARTERİOLLER
VENÜLLER
kan
KANAMA EGİLİMİNE NEDEN OLAN DURUMLAR
Koagülasyon bozukluğuna neden olan hastalıklar
Kan hastalıkları
Antikoagülan kullanan hastalar
Bağ dokusu hastalıkları
Koagülasyon bozukluğuna neden olan hastalıklar
Antikoagülasyon tedavisini düzenlemek
Dentoalveolar cerrahiyi sınırlamak
Topikal antikoagülasyon methodlarını kullanmak
Karaciğer sirozu
Hemorajik diatez ve protrombin zamanının uzaması
Lökopeni,trombositopeni ve anemi
Konsültasyon sonrasında dondurulmusş plazma, platelet replasmanı ile kanamalı işslemler
Dental uygulamalar öncesi tam kan sayımı, protrombin zamanı veya INR, parsiyel tromboplastin zamanı, platelet sayısı ve kanama zamanı değerleri
Kan hastalıkları
Hemofili A ve B
Von Willebrand hastalığı
Glanzman trombostenisi
Trombositopeniler
Anemi
Lösemi
Hemofili A ve B
Hemofili’de trombosit sayısı, trombosit fonksiyonları ve Von Willebrand faktörü düzeyi normaldir.
Hemofili hastalığında laboratuvar tetkitinde PT,trombosit sayısı,kanama zamanı normal,PTT uzamıştır.
Dikkat edilmesi gerekenler
Eksikliği bilinen pıhtılaşma faktörlerinin cerrahi işlem öncesinde hastaya transfüzyonu, fibrinolitik sistemin ilaçlarla inhibisyonu ve lokal önlemler
Antifibrinolitikler ayrıca oral fibrinolitik aktivatörü nötralize etmek için ağız gargaraları olarak kullanılabilirler.
Sentetik vasopressin analoğu olan desmopressin (DDAVB) kullanımı hafif ve orta Hemofili A hastalarında replasman tedavisinin gerekliliğini azaltı
r.
Hemostaz kontrolünde ayrıca sistemik replasmanla birlikte veya onun yerine koagülasyon sağlayıcı ajanlar, örneğin fibrin yapıştırıcılar uygulanabilir.
Hemofili A için Uyulması Gereken Protokol
Trombosit sayısı normal olup, kanama zamanı uzamıştır
vWD’de Uyulması Gereken Protokol
Bu hastalara uygulanacak cerrahi müdahale öncesinde trombosit transfüzyonu yapılmalıdır.
Glanzman Trombostenisi
Trombositopeniler
Hemostaz testlerinden kanama zamanı, pıhtı retraksiyonu trombositopenilerde bozuktur. Pıhtılaşma testleri normaldir
Trombosit sayısı
50.000-100.000 arasındaysa küçük cerrahi işlemler, mandibuler anestezi,diğer lokal anesteziler,(atravmatik çalışma, lokal hemostatik önlemler alınması şartıyla) 1-2 diş çekimi;majör cerrahi işlemler trombosit transfüzyonu altında
50.000 den azsa mandibuler anestezi,küretaj,diş etinde kanamaya sebep olabilecek her türlü işlem trombosit transfüzyonu altında hastane ortamında
Anemi
Tedavi Öncesinde Yapılacak İşlemler
Tedavi Sırasında Yapılacak İşlemler
Tedavi Sonrasında Yapılacak İşlemler
Tam kan sayımı yapılır.
Düşük hemoglobin seviyesi bulundu ise konsültasyon istenir.
Aneminin şiddetini belirlemek için hastanın hematologu ile irtibatta olunur.
Eğer anemi şiddetli ise kan transfüzyonun gerekebileceği unutulmamalıdır.
Yapılan her işlem kısa tutulmalı
Nitröz oksit anestezisi, orak hücreli anemik hastalarda ve vitamin B12 noksanlığı iyi kontrol edilmeyen hastalarda dikkatli kullanılmalıdır.
Primer kapama yapılmalıdır.
Enfeksiyonların kontrolü çok sıkı bir şekilde yapılmalıdır.
Kriz ya da hemolize yol açabilecek ilaçları reçetelendirmekten kaçınılmalıdır.
Oral hijyenin kusursuz şekilde sağlanmasının önemi vurgulanmalıdır.
Lösemi
Ağız içindeki mikroorganizma sayısını azaltmaya yönelik gargara kullanımı önerilmeli, yine enfeksiyon riskine karşı dental işlemler antibiotik profilaksisi altında yapılmalıdır.
Diş çekimi gibi ciddi kanamalara sebep olabilecek operasyonlar öncesi bir hematolog ve onkologla konsültasyon yapılmalıdır.
Kemoterapi gören lösemili hastalarda ise,en uygun dönem kemoterapiye başlamadan önceki dönem ya da 21 günden sonraki dönemdir
Antikoagülan Kullanan Hastalar
Bu hasta grubunda çoğu zaman diş tedavileri ertelenmektedir
Antikoagülasyonla kanama riskinin, antikoagülasyonsuz ise tromboemboli oluşma riskinin yüksek olduğu hastalarda perioperatif heparin tedavisi önerilmektedir
Minimal invaziv cerrahi işlemleri (yüzeyel biyopsiler, dental girişimler ) öncesinde INR'nin azaltılması veya subterapötik düzeye çekilmesi ve cerrahi sonrasında tekrar normal doza dönülmesi önerilmektedir.
Heparinin İV uygulamasından 6 saat, SC uygulamasından 24 saat sonra cerrahi işlemin güvenle uygulanabileceği bildirilmiştir
Heparinin etkisini ortadan kaldıran protamin sülfat acil oral cerrahi girişimler için (heparin inaktif oluncaya dek ertelenemeyen işlemler için) uygulanabilir
Warfarin kullanan hastalarda elektif oral cerrahiler için de uzman hekim konsültasyonu gerekmektedir
Oral cerrahide,warfarin alan hastalarda uygulanacak minör cerrahi işlemlerde,ilacın operasyondan 3 ile 5 gün önce kesilmesi ve operasyondan 1 ile 2gün sonra tekrar başlanması rutin olarak uygulanır.
INR değeri 2.0 ile 3.5 arası olan hastalarda diş çekimi, alveoloplasti, yumuşak doku operasyonları gibi minör cerrahi işlemlerin, lokal hemostaz metodlarının kullanılmasıyla kanama kontrolünün sağlanacağı bildirilmiştir.
Kronik Böbrek Yetmezliği
HD Hastalarında Pıhtılaşmaya Yatkınlık
Üremide Kanama Diyatezinin Nedenleri
Orta-ileri derecede KBY’i olan hastalarda, sağlıklı kişilere göre;
Warfarinin çok daha düşük dozlarda başlanması ve INR’nin sıkı bir şekilde monitorize edilmesi gerektiği bildirilmektedir.Aksi taktirde ciddi kanamalar oluşabilir
Fokal odaklar elimine edilmeli, işlem öncesi antibiyotik profilaksisi yapılmalı. Lokal anestezik solüsyonlar adrenalin içermemelidir.
Anemi nedeniyle kanamaya yatkınlık,enfeksiyona eğilim vardır.Müdahale öncesi PT,PTT,trombosit sayımı yapılmalı
Dializ gören hastalar heparin kullandığından operasyon dializden 48 saat sonra doktor konsültasyonu ile yapılır.
Bağ Dokusu Hastalıkları
Romatoid hastalarında anemi ve trombositoz gibi kan değişiklikleri ve aspirin kullanımına bağlı kanama riski
Tedavi amaçlı altın tuzlarının kullanımı veya penisilamin kullanımı anemi, agranulositoz ya da trombositopeni gibi sonuçları olabilen kemik iliğinde baskılanmalar
Bu ilaçların kullanımı ile ilgili anamnez alındığında konsültasyon
Tedavi amaçlı olarak bu hastaların nonsteroid antienflamatuar ilaçları ve salisilik asitleri kullanmaları kanama problemleri yaratabileceğinden anamnez önemli
Sistemik lupus eritematozus hastaları tedavi için aspirin kullanıyor olabilirler.
Skleroderma hastalarında da penisilamin kullanımına bağlı kan tablosu değişiklikleri
İLAÇLAR
ANTİKOAGÜLAN İLAÇLAR
TROMBUS OLUŞSMASINI VE GELİŞSMESİNİ İNHİBE EDERLER
HEPARİN
Kan pıhtılaşmasını etkiler. En çok karaciğerde bulunur.
Doğal preparatlarının kaynağı hayvan akciğer ve karaciğerleridir.
Yapısında çok sayıda sülfürik asit bulunması nedeniyle asidik yapıdadır.
Antikogülan etkisinin bu özelliğinden kaynaklandığı düşünülmektedir
endikasyonları
Venöz tromboz, pulmoner emboli profikasi ve tedavisi
Stabil olmayan angina
Romatizmal kalp kapak hastalıkları
İskemik serebrovasküler hastalıklar
İnme tedavisinde
kontrendikasyonları
Yakında geçirilmiş cerrahi girişim
Büyük travma
1 aydan kısa sürede kanamalı inme
Aktif peptik ülser
Malign hipertansiyon
aKZ

Normalin 2-2.5 katı
aPTZ

Normalin 1.5- 2.5 katı
HEPARİN
DEPOLİMERİZASYON
Düşük molekül ağırlıklı heparin
Oral antikoagülanlar
Heparin kanama zamanını degistirmez ancak pıhtılasma zamanını uzatır. Bu etkisini antitromboplastin aktivitesiyle gösterir.
Heparinin kan pıhtısı üzerindeki antikoagulasyon etkisi hemen baslar. Yarı ömrü 60-90 dakika oldugundan aPTZ, genellikle en geç 6 saat içinde normale döner
Antikoagulan etkileri heparinde oldugu gibi hemen degil, ilaç verildikten en az 48-72 saatlik bir latent süreden sonra tam olarak ortaya çıkar.
en sık kullanılan warfarin dir.
trombositlerin aktivasyonunu engelleyerek, onların birbiriyle yapısmalarını ve damar endoteline yapısmalarını önleyen ilaçlardır
NSAİİ
Aspirin
ADP reseptör inhibitörleri
Glikoprotein IIb/IIIa reseptör inhibitörleri
Bu ilaçlar kanama zamanını uzatırlar, kanama zamanı aynı zamanda bu ilaçların etkilerini izlemek için kullanılan bir testtir.
Trombositlerin ömrü yaklasık 7-10 gündür. Bu nedenle tek bir dozun etkisi uzun sürer.
Gantam A. Madan, Sonal G. Madan, Gauri Madan, A.D. Madan, Minor Oral Surgery Without Stopping Daily Low-Dose Aspirin Therapy: A Study Of 51 Patients. J. Oral Maxillofac. Surg. 63:1262-1265,2005.
 
KANAMA TESTLERİ
Hemostazın başlangıç tarama testleri
Trombosit sayımı
Koagülasyon fazı ile ilgili testler
Aktive Parsiyel Tromboplastin Zamanı (aPTT)
Protrombin Zamanı (PT)
Uluslararası normalizasyon oranı (INR)
5M üre testi
Trombin zamanı
Fibrinojen Testi
Trombosit testleri
Kanama zamanı
Trombosit Sayımı ve Periferik Yayma
Trombosit Fonksiyon Testi
PFA-100
Kanama zamanı tayini pıhtılaşmanın vasküler ve trombositlerle ilgili aşamalarını değerlendirmede önem taşımaktadır
Trombosit sayısı normal iken kanama zamanının uzun olması trombosit fonksiyonlarında bir problemi gösterir
Kanama bozukluklarının tanısında ve antiplatelet tedavinin takibinde kullanılan yarı otomatik cihazdır.
Özel koagülasyon testleri hemostatik bir anomali olduğundan şsüphe edilen kanama hikayesi olan hastalarda endikedir.
Koagülasyon tetkikleri yeterli bir klinik değerlendirmenin sağlanamayacağı kooperasyon kurulamayan hastalarda, oral antikoagülan kullanan hastalarda ve minimal bir postoperatif kanamanın bile çok tehlikeli olacağı prosedürler uygulanacak hastalarda preoperatif olarak mutlaka istenmelidir
Hemostaz laboratuarlarında sık olarak kullanılan yukarıdaki testler arasından PTZ, aPTT, TT, fibrinojen ve trombosit sayısı tarama testi daha sık kullanılırlar.
Tarama testlerindeki bozukluklara göre bazı kombinasyonları
PTZ Normal
aPTT Normal
TT Normal
Fibrinojen Normal
Trombosit sayısı Normal
Cerrahi bölgeden veya travma bölgesinden kanayan veya kanama öyküsü olan bir hastada tarama testleri normalse

konjenital veya akkiz trombosit bozukluğu
FVIII’in yeteri kadar azalmadığı hafif vWD,
rutin testlerin tespit edilemediği hafif düzeydeki koagülasyon bozuklukları,
FXIII eksikliği, vasküler bozukluklar,
anti-plazmin
PAI-1 eksikliği gibi fibrinoliz bozuklukları akla getirilmelidir
PTZ
Uzun
aPTT Normal
TT Normal
Fibrinojen Normal
Trombosit sayısı Normal
Konjenital veya karaciğer hastalığına bağlı FVII eksikliği,
antikoagülan tedavi başlangıcı,
lupus antikoagülan varlığı (bazı tromboplastinler lupus antikoagülanlara hassastır ve bazı aPTT kitleri antikorlara duyarsızdır),
kullanılan kite bağlı olarak aPTT’de uzamaya neden olmayan II, V veya X’da hafif eksiklikler akla gelmelidir
PTZ Normal
aPTT
Uzun
TT Normal
Fibrinojen Normal
Trombosit sayısı Normal
İntrinsik yolaktaki faktörlerin (VIII, IX, XI, XII, prekallikrein, HMWK) eksiklikleri
kullanılan kite bağlı olarak PTZ’de uzamaya neden olmayan II, V veya X’da hafif eksiklikler
düşsük FVIII seviyesi olan vWD
antikoagülan antikorlar ve inhibitör varlığı
heparin kullanımı veya bulaşması düşünülmelidir
PTZ
Uzun
aPTT
Uzun
TT Normal
Fibrinojen Normal
Trombosit sayısı Normal
K vitamini eksikliği (PTZ genellikle daha fazla uzamıştır)
oral antikoagülan ilaç kullanımı (PTZ genellikle daha fazla uzamıştır)
birden çok faktörün eksikliğine neden olan karaciğer hastalığı (fibrinojen de düşük olabilir)
FV, FX, protrombinde kazanılmışs veya doğumsal eksiklik
kombine FV-VIII eksikliği düsşünülmelidir
PTZ
Uzun
aPTT
Uzun
TT
Uzun
Fibrinojen Normal/Anormal
Trombosit sayısı Normal
Heparin varlığı (TT orantısız olarak daha fazla uzamısştır)
hipo- veya disfibrinojenemi
karaciğer hastalığı
sistemik hiperfibrinoliz akla gelmelidir
PTZ Normal
aPTT Normal
TT Normal
Fibrinojen Normal
Trombosit sayısı
Düsşük
Trombosit yapımında azalma veya yıkımında artmayı gösterir. Klinik pratikte heparin kullanımına bağlı trombositopeni de düşünülmelidir
PTZ
Uzun
aPTT
Uzun
TT Normal
Fibrinojen Normal/Anormal
Trombosit sayısı
Düşsük
Beklemişs veya plazması arındırılmışs kanla masif transfüzyon
özellikle siroz gibi kronik karaciğer hastalığında tarama test sonuçları yukarıdaki gibi olabilir.
PTZ
Uzun

aPTT
Uzun
TT
Uzun
Fibrinojen
Düsşük
Trombosit sayısı
Düşsük
Akut DİK ve DİK’le seyreden akut karaciğer nekrozunda yukarıdaki tabloda olduğu gibi tüm testlerde anormallik saptanabilir
intirinsik yol
ekstrinsik yol
(coumadin)
DMAH'LERİN STANDART HEPARİNE ÜSTÜNLÜKLERİ
kanama
Damarlardan ekstravasküler bosşluğa kan çıkmasıyla kanama (hemoraji) meydana gelir ve bu olay “pıhtılasşma (hemostasis) nın başslamasını tetikler.
Hemostaz 4 aşsamada meydana gelir
a) Vazokontriksüyon:
Hasar sonrası lokal faktörler vazokontriksüyon yaratır
b) Primer hemostaz
Trombositler vWF sayesinde aktive olup tıkaç olusştururlar
c) Sekonder hemostaz:
Fibrin polimerizosyonu gerçeklesşir.
d) Antitrombotik düzenleme:
Hasar alanında hemostatik süreç sınırlandırılır
primer hemostatik mekanizma
sekonder hemostatik mekanizma
Bu fazda protrombinin trombine dönmesi sonucu geçici trombosit tıkacının kalıcı sağlam pıhtıya dönüşmesi gerçekleşsir.
Protrombinin trombine dönmesi, iç ve dısş yol denilen iki yol aracılığıyla meydana gelir.
Her iki yol birbiriyle ilişskilidir ve ortak bir yolda birleşserek pıhtı oluşsumunu sağlarlar.
Fibrinin eritilmesi (fibrinoliz)
Pıhtılasşma zincirinin aktive olması ile bir yandan da fibrinolizis denilen yıkım sürecide başslamısş olur.
Bu olay büyük ölçüde plazmin in enzimatik aktivetisiyle gerçeklesşir ve plazmin fibrin yıkımında ve polimerizasyonunda görevlidir.
Plazmin, dolaşsımda serbest halde bulunan plazminojenin faktör 12, streptokinaz ve plazminojen aktivatörleri (t-PA, u-PA) ile enzimatik yıkıma uğramasıyla olusşur.
Ortaya çıkan plazmin fibrinin alfa2 antiplazmin e ve plazmin komplekslerine yıkılmasını sağlar.
Konsültasyon
Kinin, digitoksin,sülfonomidler gibi ilaçlar ya da kanser kemoterapisine bağlı olarak olan geçici kemik iliği supresyonu gibi sebeplerin yol açtığı trombositopenilerde dis tedavisi ertelenmelidir
Hipersplenizm veya tümör infiltrasyonu sonucu olusanlarda ise trombosit sayısı iyilesemez, dis tedavisinden 20 dk önce 10 ünite trombosit transfüzyonu yapılır
Basit tarama testlerinden spesifik testlere kadar değişsen laboratuvar testlerinden hastaya uygun olanını seçmek gereksiz harcama ve vakit kaybını önleyecektir.
hastanın öyküsü
eşslik eden hastalıkları
kullandığı ilaçlar
fizik muayene bulguları
trombosit sayısı
kanama zamanı
protrombin zamanı
aktiveparsiyel tromboplastin zamanı
fibrinojen düzeyi
trombin zamanı
Parmaktan yapılan yaymada trombosit kümelerin varlığı veya yokluğunun yanısıra, trombositlerin şsekilleri ve yapısı da değerlendirilir.
Trombosit sayısı düşsük olduğu zaman travma sonrası ve spontan kanama riski artmaktadır.
Trombosit fonksiyon bozukluğu olmadığı sürece trombosit sayısı 50 000/mm3’ün üzerinde ise spontan kanama riski çok azdır ve cerrahi islemlere izin verilebilir
Aktive Parsiyel Tromboplastin Zamanı (aPTT)
Bu test kontakt faktörlerinin aktivasyonu sonrası plazmanın pıhtılaşma süresini ölçer.
Pıhtılasma mekanizmasındaki instrensek ve ortak yolu gösterir.
Test sitratlı kandan elde edilmişs trombositten fakir plazma, kalsiyum klorür aPTT ayıracı kullanılarak yapılan ölçümdür.
Kullanılan yöntem, alet ve ayıraçlara bağlı olarak referans aralığı 28-40 saniye arasındadır.
Protrombin Zamanı (PT)
aPTT ‘yi uzatan nedenler:
Faktör VII hariç diğer koagülasyon faktörlerinin defekti (Hemofili A, B, afibrinojemi, vs.)
DIC
Heparin tedavisi, dolaşımda bir antikoagülan varlığı
Karaciğer hastalığı
Uzun süreli saklanmış kanın masif transfüzyonu
Bu test optimal konsantrasyonlarda doku tromboplastini varlığında plazmanın pıhtılasşma süresini ölçer
PT pıhtılaşsmanın ekstrinsik ve ortak yolunu değerlendirmede kullanılan bir testtir.
Bu testte plazmaya kalsiyum ve tromboplastin (doku faktörü) eklenerek ekstrinsik yoldan fibrin pıhtısı oluşsana kadar geçen süre ölçülür
Karaciğer hastalığı
Vitamin K eksikliği
Faktör VII’ye karşsı inhibitör varlığında
PT uzar
Normal Deger: 10,5-14,5 sn
INR’nin 4.0 dan küçük olması durumunda disş çekimi yapılması açısından kanama riskinin en az seviyede olduğunu ortaya koymusştur
Normal değeri 0.8 -1.2 arasındadır
5M üre testi
F XIII eksiliğini belirlemek için kullanılan bir testtir
Normal değeri 1-2% dir
Trombin zamanı
Trombin zamanı hastanın serumuna trombin eklenerek uygulanır
TT normal değerleri 9-13 saniye arasında değişir
fibrinojen eksikliği
fibrinojen seviyesinin normal ancak fonksiyonun anormal olduğu fibrinojenemi
DIC
heparin veya fibrinojen indirgeyici ürünler (FDP) gibi inhibitörler varlığında uzar
TT uzar
Fibrinojen Testi
Fibrinojen ölçümü “Clauss pıhtılama metodu” ile yapılmaktadır.

Prensibi öyledir; fazla trombin varlığında, dilüe olmu plazmanın pıhtılama zamanı doğrudan plazmadaki fibrinojen seviyesine bağlıdır.
sağlıklı bireylerdeki normal değerler 200-400 mg/dL’dir.
Fibrinojen Arttığı Durumlar

İnflamasyon (RA, pnömoni, Tbc, FMF, vs.).
AMI.
Kanser, multipl myeloma, Hodgkin hastalığı.
SVA
Kompanse DIC
Nefrotik sendrom
Gebelik, eklempsi
Fibrinojen Azaldığı Durumlar

Karaciğer hastalığı
DIC
Kanser
Fibrinolizis
Disfibrinojenemi.
Hipofibrinojenemi, afibrinojenemi
Önkolun volar yüzüne yapılan bir insizyondan sonra kanamanın kesilmesi zamanını ölçer.
Kanama 5 durumda uzar

1. Trombositopeni
2. Niteliksel platelet anomalileri
3. von Willebrand hastalığında görüldüğü gibi platelet-damar cidarı etkileşimlerinde gözlenen bozukluklar
4. Primer vasküler bozukluklar
5. Siklooksijenazı nonselektif inhibe ettiğinden dolayı platelet disfonksiyonuna yol açan NSAI ilaçların kullanımı
Kanama zamanı normal değerleri 2-7 dakikadır
7-11 dakika sınır değerler olarak kabul edilir
Trombosit sayısı normal iken kanama zamanının uzun olması trombosit fonksiyonlarında bir problemi gösterir.
Trombosit fonksiyon anormalliklerinin tanısında trombosit agregasyon çalışSmaları kullanılır
Yapılan çalışmalar vWD tanısı için kanama zamanından daha spesifik ve sensitif olduğunu göstermişstir.
Multiple Testler
ASPITest

Araşsidonik asit ile aktivasyon aracılığıyla etki gösterir

Aspirin kullanan hastalarda kanamaya yatkınlığı ölçer.

Normal değerleri :74-136 arasıdır
ADPTest

ADP ,ADP reseptörleri tarafından tetiklenen platelet aktivasyonunu uyarır.

En önemli ADP reseptörü (P2Y12) klopidogrel , prasugrel ve tiklopidine gibi ilaçlarla bloke edilir.

Plavix kullanan hastalarda istenir

Normal değerleri :53-122 arasındadır.
Hemostazı Lokal Olarak Sağlama Yöntemleri
Termal koagülasyon
Damarın bağlanması
Basınçlı tampon
Sütur

Lazer
Vazokonstriktör ajanlar
Lokal hemostatik ajanlar

 Spongostan

Surgicel

Bonewax

Gelatamp

Avitene

Etik kollojen

Tranexamic asit
Detaylı anamnez

Kanama eğilimini gösteren hastalıklar

Antiagregan ve antikoagulan ilaçlar

Kanama testleri

Pre-post operatif önlemler
Stj. Dt. Bora KIRDİNLİ
Stj. Dt. Hazal KARSLIOĞLU
Stj. Dt. Yağmur KILIÇASLAN
Stj. Dt. Arda ALANLI


DANIŞSMAN
Dr. Dt. Burak BAYRAM
Dt. Esra ERSÖZ
Sistemik uygulanan koagülan maddeler
Endojen maddeler
Tam kan
Taze dondurulmusş insan kanı
Ekzojenler
Adrenokron
Premarin
Etamsilad
Tranekzamid asit
Aprotinin
Protamin sülfat
Termal metodlar
Ankaferd kan durdurucu
Full transcript