Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Fütürizm

No description
by

ezgi bicakci

on 28 December 2014

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of Fütürizm

Fütürizm
jacob epstein
Heykelleriyle sanat çevrelerinde büyük tartışmalara yol açan 20. yüzyıl sanatçılarındandır. Yapıtları bazı eleştirmenlerce göklere çıkartılırken, bazılarınca da amansızca eleştirildi. Epstein'ın yapıtları iki bölümde toplanabilir: Tunçtan yaptığı insan büstleri ve doğrudan, büyük taş bloklardan yonttuğu heykeller. ( İnsan vücudunun başını ve omuzlarını betimleyen heykellere "büst" adı verilir). Sanatçının portre heykelciliğindeki üstün yeteneği tartışmasız kabul görmüştür. Portrelerinde tenin ve saçların ustalıkla işlenmiş dokusu izleyicide olağanüstü bir gerçeklik duygusu yaratır. Üslubunun en belirgin özelliği, büstünü yaptığı kişilerin karakterini betimlemedeki ustalığıdır. Epstein'ın yapıtları arasında, İngiliz devlet adamı Sir Winston Churchil, yazarlardan Bernard Shaw ve Joseph Conrad ile bilim adamı Albert Einstein gibi birçok ünlü kişinin büstleri bulunmaktadır.
giacomo balla
Işık ve renk sorununu bölmeci resim tekniğinden yararlanarak ele aldı. Yapıtlarında çağdaş dünyayı ve özllikle onun toplumsal yönlerini işledi. Kısa bir süre sonra, ışığın bileşimini çözümlemeye çalıştı. 1910’a doğru haraket ve hız incelemerine başladı. Bu dönemden sonra birkaçı günümüzde fütürizmin temel yapıtları sayılan resimlerini yaptı. Daha 1912’de ‘süredeşçi’ ve ‘dinamik’ bir sanatçı olarak hareket halindeki biçimleri bir arada gösteren bir tür soyutlamaya ulaştı. (Otomobil hızı+ ışıklar+ gürültü 1913).
Buna karşın 1920’lerde bir ölçüde 1930’dan başlayarak da kesinlikle figüratif sanata döndü. Heykel, dekorasyon ve mimarlık alanlarında da çalışmalar yaptı.

umberto boccioni
Geleceğin dinamik teknoloji çağını yücelten Marinetti’nin düşüncelerini görsel sanata uyarladı ve gelecekçiliğin önde gelen kuramcısı oldu. 1910’da başka ressamlarla birlikte çağdaş teknolojinin simgelerinden olan şiddet, güç ve hız kavramlarını yücelten “Gelecekçi Ressamların Teknik Bildirisi”ni yayımladı. Boccioni yapıtlarında endüstrileşmeyi yansıtmaya çalışırken, basmakalıp kent görünümlerinin ötesine geçerek halkın kitlesel duygu ve hareketini vurgulamıştır. “Galeride İsyan” (1910) ve “Kent Uyanıyor” (1910-11) gibi resimleri, Ünanimizm adını verdiği bu kitlesel hareket kavramını en iyi yansıttığı yapıtlarıdır. Aslında Boccioni, gelecekçiliğin iki temel ilkesini sanatında işlemiştir. Bunlardan biri coşkular ile ruhsal sürekliliğin, öbürü de zaman boyutunun tuvale aktarılmasıdır.
Carlo Carra
Bölmeciliğin izini taşıyan natüralist bir resim anlayışını benimsedikten sonra, 1910’dan başlayarak fütürist harekete katılmıştır. Güçlü ve dinamik bir kurgusu olan tuvallerinde, duyumlarla imgelerin eşzamanlılığını kübizmin öğeleriyle birleştirdi. Ne var ki, eski ustaların yapıtlarını incelemesi, sonra da 1916'da Giorgio de Chirico ile karşılaşması, onu metafizik resim anlayışına bağlayabilecek çalışmalara yöneltti. Kapalı perspektifler ve mankenler, yerini 1920'den başlayarak figürlü kompozisyonlara, deniz manzaralarına ve kesin hatlarla çizilmiş, şiirsel manzara resimlerine bıraktı.
Luigi Russolo
Müzikçi bir ailenin çocuğu olan Russolo ailesiyle birlikte yerleştiği Milano'da Carra'yla tanışmıştı..Brera Akademisi'nde eğitim görmemesine karşın kısa sürede Marinetti'nin "Poesia" dergisi çevresine topladığı genç sanatçıların arasına katılmış; 1910'da Balla, Boccioni, Carrâ ve Severini'yle birlikte "Manifesto dei Pittori Futuristi"yi (Gelecekçi Ressamlar Bildirgesi ) imzalamıştır.. Daha 1909'da bazı Aside Yedirme Baskıarını sergilemişse de o güne değin önemli bir resim çalışması yoktur. Russolo'nun Gelecekçilik'e özgü hız öğesine ilk yer verdiği resmi "Hız Yapan Tren" (1911); kitlesel duygu ve hareketi (unanimism) vurguladığı resmiyse "İsyanda" (1911)dır..Russolo Kübizm'den Carrâ ve Boccioni gibi etkilenmemiştir.Yapıtlarının çoğu salt Gelecekçilik ilkeleriyle yüklüdür..Müziğe olan ilgisi görsel olmayan duyguları betimleme çabasıyla birleşince Russolo "gürültünün müziği" üzerine çalışmaya başlamış, bu çalışmaları daha sonra besteci John Cage (1912-92) ve Stockhausen'in müziğinin öncüsü sayılmıştır..Bu bağlam içinde bir dizi "gürültü çalgısı" da yapan Russolo, bu çalgılar için besteler de hazırlamıştır..Sanatçı, I. Dünya Savaşı'ndan sonra Paris'e yerleşmiş ve yenilikçi sanat akımlarından uzak durarak daha çok figüratif resimler gerçekleştirmiştir.
Gino severini
Severini resim çalışmalarına 1900'de, noktacılık tekniğini uygulayan Giacomo Balla'nın yanında başladı. Balla'nın özendirmesiyle 1906'da Paris'e giderek Braque ve Picasso gibi kübist ressamlarla yazar Guillaume Apollinaire'in de aralarında bulunduğu, avant-garde Fransız sanatçılarıyla tanıştı. 1910'a değin noktacılık tekniğiyle çalışmayı sürdürdüyse de, bu tarihte Milanolu şair Filippo Tommaso Marinetti'nin hazırladığı ilk gelecekçilik bildirgesini imzaladı ve bu akımın estetik ilkelerini benimsedi.
Kübist ilkelerle gelecekçiliğin dinamizmini birleştirdiği yapıtlarında büyük ölçüde insan figüründen yararlandı. Özellikle, gece kulüplerini betimlediği resimlerinde ritmik biçimler ve titreşen renklerle hareket ve ses duyguları uyandırmayı başardı.
Henri Gaudier-Brzeska
Fransız ressam ve heykeltraş. Marangoz babasından etkilenmiştir. Primitif sitili kaba oymayı ilk deneyenlerdendir. Eserlerinde kaba yontma tekniği kendine ait imzası haline gelmiştir. Sanatın yapmalığının yanında doğanın biricikliğinden delicesine etkilendiğini söylemiştir.

"When I face the beauty of nature, I am no longer sensitive to art, but in the town I appreciate its myriad benefits—the more I go into the woods and the fields the more distrustful I become of art and wish all civilization to the devil; the more I wander about amidst filth and sweat the better I understand art and love it; the desire for it becomes my crying need."
natalia goncharova
Rus kadın ressam.Moskova Sanat Akademisi’ heykel bölümünde eğitim aldı.1904′te resim yapmaya başladı .Kendisi gibi ressam olan Mikhail Larionov’la(1881-1964) evliydi. Kübizmi, yeni ilkelciliği, luçizmi uygulayarak 1907′den 1914′e kadar kaldığı Rusya’da öncü sanatının temsilcisiydi. Natalya Gonçarova,1914′te, Paris’e yerleşti. Burada özellikle, Diaghilev’in Rus baleleri için hem folklordan, hem kübizmden esinlenerek yaptığı çalışmalarla tanındı. Altın horoz (1914 ), Sadko(1916) , Aurora’nın evliliği(1922) , Düğün(1923) , Ateş kuşu ve Çıplak dağda bir gece (1926) en tanınmış eserleri arasındadır.
kasimir malevich
Kiev yakınlarında doğan ve Kiev Sanat Okulu ile Moskova Güzel Sanatlar Akademisi’nde eğitim gören Kasimir Malevich (1878-1935) avangard bir Rus sanatçısıdır. 1904-1914 yılları arasındaki çalışmalarında Sembolizm, Geç Empresyonizm, İlkel sanat, Kübizm etkilerini görmek mümkündür. Empresyonistlerin doğa tasvirleri ve renk kullanımları onu heyecanlandırır. Doğal renklerle figürlü resimler yapar. 1911 tarihli ‘Yıkanan’ adlı resmindeki figürün hareketinde Matisse’in 'Dans' adlı çalışmasından esinlenme vardır. Kocaman ayaklı ve elli bu hantal görünümlü adamı siyah konturla vurgularken çevresinden de koparır. Kırmızı ile vücudun hacmi biçimlenir. 1913’de teması teknolojinin doğaya galip gelmesi olan 'Güneşe karşı kazanılan zafer' adlı opera için çizdiği dekor ve giysi eskizlerinde Kübist özellikler görülür. Bu çizimlerinde parlak tonları, ana renkleri ve siyah ile beyazı kullanır. Daha sonraki yıllarda yazdığı denemelerinden bu çalışmalarının soyuta yöneldiği yeni sanat anlayışının tohumlarını da attığı anlaşılır.
lyubov popova
Moskova'da yaşayan Rus kadın ressam, sahne ve grafik tasarımcısı Lyubov Sergey evna Popova, Rus Avant-Garde'ı içinde, çok yönlü denemeleri, nesnel sanat dışındaki çabaları ve yapıtlarının üstün görsel zenginliğiyle özel bir yeri vardır. Popova, etkin olduğu 1910-24 arasında, sanatını toplumsal yaşamın ve endüstrinin gerçekleriyle bileştirmeye çalışmış; gerek denemelerinde, gerek yazılannda ve öğretmenliğinde "Sanat sanat içindir" ilkesinin yanlış olduğunu, buna karşı sanat çağdaş dünyanın deviniminde yer alması gerektiğini savunmuştur. Soyut sanata çok erken yıllarda yönelmesine karşın Popova, Maleviç'in tinsel felsefesine karşı bir sanatçıdır..
Soyut resimlerinde Mekân ilişkilerini işlemiş, devrimin hemen ardından Yapımcılık'ın yararlılık ilkesini benimseyen sanatçıların önünde gelmiştir.
Full transcript