Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

ÇEŞMELER VE ÇEŞME KÜLTÜRÜ

No description
by

Merv Knc

on 16 December 2015

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of ÇEŞMELER VE ÇEŞME KÜLTÜRÜ

Antik Kentlerin Nymphaeumları
Şadırvan Çeşmeleri
Artuklular'dan Selçuklular'a...
İçerik: Çeşme ve Tarihçesi / Kentsel Mekanda Çeşmeler / Çeşmeler ile Kültür İlişkisi
Anadolu'nun Çeşmeleri
Anadolu'nun Çeşmeleri
Anadolu'nun Çeşmeleri
Türk mimarisine ait en eski çeşmelerden biri
Mardin’
de,
Artuklular Dönemi’nde,
1109-1122 yılları arasında, bir külliyenin içinde inşa edilmiştir. Selçuklular Dönemi'nde ise Anadolu’nun pek çok yerinde inşa edilen çeşmeler içerisinde
Sivas’ta
(1271-1272) yılları arasında Sultan III. Gıyaseddin Keyhüsrev’in vezirinin yaptırdığı ve
Gök Medrese
cephesinde bulunan çeşme öne çıkmaktadır.
III. Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında yapılan bir diğer önemli çeşme de
Kayseri Sahibiye Medresesi
bitişiğinde yer alan çeşmedir.
Şadırvan çeşmelerin İstanbul ve Anadolu’da örneği bulunmamasına karşın, Rumeli yakasında bu tip çeşmeler yaygındır. Avrupa’da da birçok örneği olan şadırvan çeşmelerden biri Türk yönetimi altındayken
Macaristan / Peç
’te inşa edilen ancak 1892 yılında yıktırılan
Kadı Çeşmesi
’dir. Şadırvan çeşmelerin Tekirdağ’da bulunan ve
İskele Şadırvanı
olarak adlandırılan bir örneği, Ağustos 1831’de yaptırılmıştır.
Yürütücüler: Prof Dr. Nilgün Ergun,
Doç. Dr. Reyhan Genli Yiğiter
2015-2016 Güz Yarıyılı Toplum ve Mekan Dersi
İTÜ Şehir ve Bölge Planlama Doktora Programı
Antik Yunan'dan Anadolu'ya...
"Çeşme" ve Kısa Tarihçesi
Su Mimarisinde Osmanlı'nın İzleri
Anadolu'nun Çeşmeleri
Osmanlı Dönemi çeşmeleri için
Celal Esat Arseven
tarafından
“mahalle çeşmesi, cami çeşmesi, şadırvan, oda çeşmesi, musluklar, abidevi çeşmeler”
şeklinde fonksiyon temelli bir sınıflandırma yapılmıştır. Ancak tasnifin
“şadırvan çeşmeler, sütun çeşmeler, meydan ve iskele çeşmeleri, duvar çeşmeleri”
şeklinde yapılması da mümkündür.
ÇEŞMELER VE ÇEŞME KÜLTÜRÜ
Çeşme kelimesi, Farsça’da
“göz”
anlamına gelen
“çeşm”
den gelmektedir. XII. - XIV. yüzyıllarda çeşme yerine, Arapça’da “göz” anlamına gelen
“ayn”
kelimesi kullanılmaya başlanmış ve XVII. yüzyıla kadar bu kullanım devam etmiştir.

Bilindiği şekliyle bir çeşmeye ilk kez
Korinthos
’ta (Yunanistan) rastlanmıştır.
Megara
’da (Attika-Yunanistan) Tiran Theagenes tarafından yaptırılan bir çeşme bulunmuştur. İlkçağda abidevi çeşme yapılarına
“nymphaeum”
deniliyordu. Roma Dönemi’nde Anadolu’nun bütün şehirlerinde bu çeşmelerden yapılmıştı. İstanbul’un nymphaeumu bugünkü
Beyazıt Meydanı'nda
idi.
Bozdoğan Su Kemeri vasıtasıyla getirilen su, meydan içerisinde inşa edilmiş merkez çeşmede toplanıyordu. Adı “Nymphaeum Maximum” olan bu çeşmenin, benzerleri gibi mermerden inşa edilmiş büyük bir yapı olduğu tahmin edilmektedir.
HAZIRLAYAN: 502142817 MERVE ÖZBAY KINACI
12 KASIM 2015
Pompei Çeşmeleri’nden bir örnek.
Kaynak: http://www.seraphim.es/wp-content/uploads/2014/10/PO
24.jpg, erişim: 07.11.2015.
Anadolu’nun en büyük çeşmelerinden biri Söke civarındaki Miletos şehrinde yer almaktadır.
Bir diğeri ise Antalya/Side'dedir. Bizans Dönemi’nde de çeşmeler yapılmaya devam etmiştir. Ephesos harabelerinde Bizans Dönemi çeşmelerine rastlanmıştır
Milet Nyphaeum’nun reprodüksiyonu.
Kaynak: http://www.fhw.gr/choros/miletus/en/nimfeo.php?mp=map6a, erişim: 07.11.2015.
Side’de bulunan üç havuzlu çeşme.
Kaynak: http://sidekazilari.com/Sayfa.aspx?SID=21, erişim: 07.11.2015.
Sivas Gök Medrese cephesinde bulunan çeşme.
Kaynak: http://muhteremlegeziye.blog
spot.com.tr/2015/09/sivas-gokmedrese.html, erişim: 07.11.2015.
Kayseri Sahibiye Medresesi bitişiğindeki çeşme.
Kaynak: http://www.kayseriden.biz/dosyalar/site_resim/icerik/galeri/buyuk/1060858.jpg, erişim: 07.11.2015.
Bab-ı Ali Kapı Çeşmeleri'ni Tasvir Eden Gravür.
Kaynak: İstanbul Ansiklopedisi, Cilt:7, ss. 3862.
Tekirdağ İskele Şadırvanı olarak adlandırılan çeşmenin, Semavi Eyice Arşivi’nden bir fotoğrafı.
Kaynak: Türk İslam Ansiklopedisi, Cilt:7, ss. 279).
Anadolu'nun Çeşmeleri
Sütun Şeklinde Çeşmeler
Sütun şeklindeki çeşmelerde, mermer direğin içerisine bir su kanalı oyulmuş, önüne de musluk/lüle konularak buradan su alınması sağlanmıştır. Bu tip çeşmelerde genellikle sütun gövdesinin yukarı kısmına kitabe işlenmiştir.

İstanbul’da
Koca Mustafa Cami (Sünbül Efendi Cami, 1737)
avlusunda yer alan çeşme; Üsküdar-Kadıköy arasında Selimiye’de 1812 tarihli
Nevnihai Kadın Çeşmesi
ve Tarabya’da
Sultan II. Mahmud Çeşmeleri
(1831) sütun çeşmelere örnektir.
Sünbül Efendi Cami Çeşmesi.
Kaynak: http://static.panoramio.com/photos/large/67626309.jpg, erişim: 07.11.2015.
Sultan 3. Mahmud Çeşmesi.
Kaynak: http://mw2.google.com/mw-panoramio/photos/medium/
98787261.jpg, erişim: 07.11.2015.
Anadolu'nun Çeşmeleri
Meydan ve İskele Çeşmeleri
Küçük meydanlar ve iskelelerin karşılarında inşa edilen bu çeşmelerden bazıları abidevi bir görünüme sahiptir. Cepheleri Türk taş işçiliğinin en güzel örnekleri ile süslenmiş olan çeşmeler, gerek kitabe yazıları, gerekse motifleri öne çıkmaktadır.

Asırlar boyunca meydanlarına heykel konulmayan İstanbul,
abidevi meydan çeşmeleri
ile süslenmiş; başta Evliya Çelebi olmak üzere, İstanbul üzerine eserler yazan birçok kişi şehrin çeşmelerinden bahsetmiştir.
Bu tip çeşmelerin, bazılarında sadece tek yüzde, bazılarında ise iki veya dört yüzünde de çeşmeler ve süsleme bulunmaktadır. İstanbul’da meydan çeşmelerinin değişik bir örneği
Eğrikapı
civarında,
İvaz Efendi Cami
yakınındaki küçük meydanda bulunmaktadır. XVI. yüzyıl sonuna tarihlenen bu çeşmenin planı altıgen olup, her cephesinde sivri kemerli nişler yer almaktadır.
İvaz Efendi Cami Çeşmesi.
Kaynak: http://mw2.google.com/mw-panoramio/photos/medium/50684589.jpg, erişim: 07.11.2015.
Duvar (Cephe) Çeşmeleri
Anadolu'nun Çeşmeleri
Duvar (Cephe) Çeşmeleri, başta İstanbul olmak üzere Osmanlı Devleti’nin bütün yerleşim alanlarında görülür. Yapıldıkları dönemin sanat üslubunun özelliklerine sahip olan çeşmelerin bazıları çok mütevazı, bazıları ise görkemli ve iddialıdır.

Bu çeşmelerin çoğu kitabeli olmakla birlikte, kitabesiz olanları da vardır.
Vefa’da Molla Hüsrev Cami
yanındaki kitabesiz çeşme ve
Taksim’de
Çukur Çeşme Sokak üzerinde yer alan
Cebecibaşı Abdullah Ağa Çeşmesi
cephe çeşmelerinin örneklerindendir.
Cebecibaşı Abdullah Ağa Çeşmesi’nde evlere su dağıtmak için kırbalarını dolduran sakalar.
"Sultan"ların Çeşmeleri
Görkemli Meydan Çeşmeleri
1728’de
Sultan III. Ahmed
tarafından Topkapı Sarayı’nın esas girişi
Bab-ı Hümayun
önünde inşa ettirilen dört cepheli, köşeleri sebilli meydan çeşmesi, süsleme bakımından fazlasıyla zengin olmakla birlikte, Avrupa sanatından sızmış motifleri de barındırmaktadır.
Sultan III. Ahmed Çeşmesi.
Kaynak: Kişisel Arşiv.
Sultan III. Ahmed
’in yaptırdığı ikinci abidevi meydan çeşmesi
Üsküdar’da İskele Meydanı
’nda bulunmaktadır. Bu çeşme de diğer çeşmeye benzemekle birlikte köşelerinde sebiller yer almamaktadır.
Üsküdar gravürlerinde III. Ahmed Çeşmesi.
Kaynak: http://www.deyim.com.tr/img/product/5355d949ea751.jpg, erişim: 07.11.2015
İstanbul’un en işlek iskelelerinin bulunduğu yerleri meydan çeşmeleri ile süslemek eğilimi devam etmiş,
Tophane İskelesi
başında
1732’
de
Sultan I. Mahmud
tarafından, dört cephesi mermer kaplama olan
Tophane Meydan Çeşmesi
yaptırılmıştır.
Tophane Meydanı Çeşmesi Gravürü.
Kaynak: İBB Şehir Planlama Müdürlüğü Arşivi.
Plan bakımından farklı bir meydan ve iskele çeşmesi ise
Galata Azapkapı
’da,
Sultan I. Mahmud
’un annesi
Saliha Sultan
tarafından
1732
’de bir sıbyan mektebi bitişiğine yaptırılmıştır. Bu çeşmenin ortasında taşkın bir sebil bulunmakta, iki yanında ise çeşmeler yer almaktadır.
Valide Saliha Sultan Çeşmesi.
Kaynak: http://www.mustafacambaz.com/data/media/626/saliha_pano_3_copy.jpg, erişim: 07.11.2015.
İshak Ağa Çeşmesi.
Kaynak: http://2.bp.blogspot.com/-PjjB9QwIDpM/VIIFlhNr-2I/AAAAAAAAIic/pOt0Xo8F5_c/s1600/DSC_8246.JPG, erişim: 07.11.2015.
Meydan ve İskele çeşmelerinin, sanatsal değer açısından en ilgi çekici olanlarından biri de
Beykoz’da 1746
yılında inşa edilen
İshak Ağa Çeşmesi
’dir. Başta Kırklareli olmak üzere Türkiye’nin çeşitli yerlerinde ve hatta Kuzey Afrika’da, bu şekilde üzerinde bir sundurma bulunan çeşmeler olmasına karşın, günümüzde halen lülelerinden gürül gürül su akan yapısı ve kalem işi nakışlarla bezenmiş çatısı ile
İshak Ağa Çeşmesi
Türk su mimarisinin benzersiz örneklerindendir.
II. Abdülhamid döneminde doğan
neo-klasik Türk üslubu
,
Yıldız Balmumcu Kışlası
çevresinde 1888 tarihinde yaptırılan iki meydan çeşmesinde kendini göstermiştir. Bu çeşmelerde Türk klasik devir mimarisinin kemer, niş, tezniyat gibi unsurları kullanılmıştır.

Meydan çeşmelerinin sonuncusu ise özel bir tarihi önemi olan
Sultanahmet Meydanı
’ndaki,
Mimar M. Spitta
’nın projesine göre yapılarak, İmparator II. Wilhelm tarafından Sultan II. Abdülhamid’e hediye edilen
Alman Çeşmesi
’dir. Çeşme, bütün mimari ve süsleme unsurları ile Bizans sanatından ilham almıştır. Altın yaldızlı mozaiklerle süslü kubbesi içinde iki hükümdarın armaları mozaiklerle işlenmiştir.
Alman Çeşmesi.
Kaynak: http://istanbul.gov.tr/Portals/Istanbul/newimg/almances2.jpg, erişim: 07.11.2015.
İtalyan Mimar Canonica
tarafından yapılarak 1928’de açılan Taksim’deki
Cumhuriyet Anıtı
’nın da bir meydan çeşmesi gibi düşünüldüğü, içerisinde heykellerin bulunduğu büyük sivri kemerler ile özellikle yan cephelerdeki su akıtma ağızları ve önlerindeki yalaklar ile kendini belli etmektedir.
Kaynak: http://burada97.rssing.com/chan-38199169/latest.php, erişim: 07.11.2015.
Çeşmeler ve Kültürel Etkileri
İstanbul çeşmeleri içerisinde Türk mimarisinin çeşitli devirlerine ait birçok zarif ve sanatsal eser bulunmaktadır. Lale Devri ve sonraki mimari devirlerde, taş işlemeciliğinin İstanbul çeşmelerinin cephelerinde önemli bir yer tuttuğu görülür. Bu süsleme ile, taslarından su içenlerin, içlerine ferahlık verilmek istenilmiş gibidir.

Yerli ve yabancı birçok ressam İstanbul çeşmelerinin resimlerini yapmıştır. Bu resimler çeşmelerin yanı sıra,
İstanbul’un kentsel hayatını canlandıran birer eser
olmuşlardır. Bu çeşmelerin başları, yanlarında kurulan
ufak kulübeli kır kahveleriyle, yazın sıcak aylarında renkler içinde aydınlanan İstanbul’un en sakin ve güzel köşelerinden
olmuştur. Sıcak yaz günlerinin ikindi vakitlerinde, günün yorgunluğunu atmak isteyenler için,
çeşme başlarında bir bardak serin su yanında içilen kahve, günlük yaşamın vazgeçilmez öğelerinden olmuştur.
Sabiha Bozcalı’nın elinden Küçüksu Meydan Çeşmesi ve çevresinde şekillenen günlük hayattan bir görüntü.
Kaynak: İstanbul Ansiklopedisi, Cilt: 7, ss. 3870.
Thomas Allom’un III. Ahmed Meydan Çeşmesi’ni resmettiği gravür.
Kaynak: İstanbul Ansiklopedisi, Cilt: 7, ss. 3870.
H. W. Bartlett’in gözüyle Üsküdar’da bulunan Sultan Ahmed Çeşmesi,
Kaynak: İstanbul Ansiklopedisi, Cilt: 7, ss. 3874.
Özellikle yaz günleri, İstanbul sokaklarında çeşme başları, mahalle halkı arasında ayaküstü sohbet yeri; dedikodu mahfili; bazen de su nöbeti ve türlü sebepler yüzünden kavga alanı olarak da nam salmıştır.
Osmanlı Dönemi’nde cami ve mescidin merkez alındığı mahalle ve sokaklarda,
çeşme
de en az bu iki yapı kadar önemli bir kamusal mekana karşılık gelmektedir.

Kadınların, sokak ve ev dışında toplumsal hayatta çok da yer almadığı gerçeğini düşünecek olursak, çeşmeler bir anlamda
mahalle/sokağın iletişim merkezleri
konumundaydı. Günlük kullanım için su doldurmaya gelen kadınlar,
çeşme başında
konuşma fırsatı yakalamakta ve mahallede gerçekleşen ölüm, doğum, evlilik gibi birçok haberi burada oluşan ortamlardan almaktadırlar. Evlenecek yaşa gelen genç kızlar, burada karşı cins ile iletişime geçmektedirler. Bu çeşme olgusu Cumhuriyet Türkiyesi’nde de neredeyse benzer işlevleri yerine getirmiş, çeşme başı muhabbetlerine ilişkin türküler yakılmış, şiirler yazılmıştır.
H. W. Bartlett’in gözüyle Azapkapı Saliha Sultan Çeşmesi.
Kaynak: İstanbul Ansiklopedisi, Cilt: 7, ss. 3874.
Sabiha Bozcalı’nın gözünden saka ile genç kızın çeşme başı muhabbeti.
Kaynak: İstanbul Ansiklopedisi, Cilt: 7, ss. 3876.
Osmanlı Dönemi’nde çeşmelerden evlere suyu taşıyanlar
“saka”
lardır. Bunlar yayık şeklinde, deriden yapılmış kırbalarına suyu doldurup, omuzlarında taşırlardı. Her evin önünde
“saka deliği”
adı verilen taştan küçük bir teknecik bulunurdu.
Sakalar
getirdikleri suyu, evin içine girmeksizin bu tekneye boşaltırlar ve bu su, bir boru yardımıyla avludaki küplere dolardı.

Çeşmeler ve çeşme başları
geleneksel tarımcı toplumumuzda yeni bir sosyalleşme olgusu yaratmış; özellikle kadınların, genç kızların buluştukları, söyleştikleri yer olan çeşmeler kız-erkek bakışmalarına, gelin-kaynana tartışmalarına, konu-komşu fısıltılarına ortak olmuştur.
Bir yanda Sakalar su çekerken, vatandaşlar susuzluğunu gideriyor.
Kaynak: http://www.slideshare.net/KadikoyBelediye/kadkyn-emeleri-kaynaktan-mahalleye-ab-hayat, erişim: 07.11.2015.
Değerlendirme
Medeniyetin başlangıcından beri su öğesinin kullanımı önemli olmuştur. Bu kapsamda
çeşmeler
de kentsel mekanda, kimi zaman camilerin avlusunda, kimi zaman büyük bir meydanın ortasında kimi zaman ise yolların kesişim noktasında yer bulmuşlardır.

Su mimarisinin vazgeçilmez öğelerinden olan
çeşmeler
, yapıldıkları kentsel mekana kimlik kazandırmış, sosyal hayatın şekillenmesinde rol oynamış, mahalli kültüre katkıda bulunmuşlardır. Anadolu coğrafyasında bir sosyalleşme aracı görevi gördükleri dönemler dahi olmuştur.

Günümüzde de
çeşmeler
, önemlerini korumakta ve aktif olarak kullanıldıkları takdirde sosyo-kültürel yaşama katkıda bulunmayı sürdürmektedirler.
Kaynaklar
Akbayar, N. (1994). Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi, Cilt 7, İstanbul.
Eyice, S. (1993). “Çeşme”, Türk İslam Ansiklopedisi, Cilt 8, ss. 277-287, İstanbul.
İBB. (2009). Üsküdar Gravürleri, İstanbul.
Özgen, G. ve Kızılkayak, G. (2011). Kaynaktan Mahalleye Ab-ı Hayat Kadıköy Çeşmeleri, Stil Matbaacılık, İstanbul.
Özkuk, G. (2014). “Mekanların Hafızasına Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Beşşehir’inden Bakmak”, Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Sayı: 39
“Semavi Eyice ile İstanbul’a Dair: Beyazıt Meydanı’nın Değişen Yüzü” isimli makale, http://www.milliyet.com.tr/-magazin-1694947/, erişim: 07. 11.2015
https://osmanlicesmeleri1453.wordpress.com/kultur/, erişim: 05.11.2015)
http://www.slideshare.net/KadikoyBelediye/kadkyn-emeleri-kaynaktan-mahalleye-ab-hayat, erişim: 07.11.2015).
Full transcript