Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

orta oyunu

No description
by

nafia yalçın

on 4 January 2013

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of orta oyunu

ORTA OYUNU
ORTA OYUNU Ortaoyunu, etrafı seyircilerle kuşatılmış ve sahne olarak kabul edilen bir alanda oynanan bir güldürü oyunudur. Ortaoyununun Özellikleri: Bu oyun türü halkın ortak malıdır yani anonimdir. Orta oyunu sahne tiyatrosu degil, açıkhava tiyatrosu, meydan tiyatrosudur.
Orta Oyunu dekorsuz olarak oynanır , orta oyununda dekor yoktur.
Orta Oyunlarının oyunu, yazıcısı, metni de yoktur. Konuları kollektif, kamul konulardır.
Orta Oyunu konuları ustadan çıraga geçe geçe gelen kamul konulardır.
Orta Oyununda rejisör yoktur. Kimse kimseye rolünü ögretmez.
Orta Oyununda suflör de yoktur. Ortaoyuncular söyleyeceklerini kendileri bulup söylerler.
Orta Oyunundaki kisilikler belli insanların belli insanların özel kisilikleri degil Kavuklu, Pisekar, Arap, Acem gibi soyut genel tiplerdir.
Orta Oyununun yaratıcı gücü aktörün kisiligidir. Bugün bilinen biçimini 19. yüzyılda almıssa da, baslangıcı hayli geriye gider. Anadolu Selçukluları döneminde karsılıklı konusmaya dayalı oyunların varlıgı bilindigi gibi, Osmanlılar döneminde de çalgılı, danslı, taklitli, gülünç oyunlar özellikle büyük kentlerde yaygındı. Önceleri meydan oyunu, kol oyunu gibi adlarla anılan orta oyunu son biçimini aldıgı 19. yüzyılda daha çok zuhuri kolu (sonradan ortaya çıkan oyun) adıyla tanınmıstır. Bu oyun da birçok yönden Karagöz’e benzer.
Karagöz’de olduğgu gibi dogğaçlamaya dayalıdır. Yazılı bir metne bagğlı kalınmaz. Seyircilerle çevrilmisş bir alanda oynanır. En önemli kisşileri Kavuklu ve Pişsekar‘dır.
Yanlışs anlamalar, sive taklitleri söz oyunları, hazır cevaplık basşlıca güldürü ögğeleridir. Oyuncular oyunda dogaçlama konusur,dolayısıyla bir metne dayalı degildir. Yanlıs anlamalara,sive taklitlerine ve karsılıklı konusmalara dayalıdır.
Müzik önemli yer tutar,dekor yok edilebilir.
Ana kahramanlar Pisekar ile Kavukludur.Pisekar Hacivat'ın,Kavuklu Karagöz'ün benzeridir. Baslangıç,muhavere,fasıl bitis bölümlerinden meydana gelir. Farklı çevre ve ulustan insanlar oyunda yer alır,konu edilir. Oyun Alanı
Orta oyunu, etrafı kalabalıklarla çevrili genis bir alana kurulmus, bir metne baglı kalınmadan oynanan bir oyundur. Orta oyunu bir açık alan oyunudur, mevsimine göre kapalı yerlerde de oynanmıstır. Palanga denen orta oyunu alanı daire ya da elips biçiminde olur, izleyiciler bu alanın çevresinde sıralanırdı. Oyun alanı ip gerilmis kazıklarla belirlenir, izleyicilerin hemen önündeki bir kösede çalgı takımı yer alırdı. Orta oyununun baslıca dekoru, yeni dünya denen ve evi simgeleyen iki üç kanatlı, kafesli bir paravan ile dükkânı simgeleyen iki kanatlı daha küçük bir paravan ve arkalıksız bir iskemleydi. Oyuncular sandık odası adı verilen soyunma odalarından çıkıp bir yanda bırakılan küçük bir aralıktan alana girerlerdi. Orta Oyununun Bölümleri Klasik bir orta oyunu Karagöz oyunundakine benzer biçimde giris (mukaddime), karsılıklı konuma (muhavere), fasıl ve bitis bölümlerinden olusurdu. Alana önce çalgı esliginde oyunun iki ana tipinden biri olan Pisekâr girer, bas çalgıcı sayılan zurnacıyla kısa bir konusmanın ardından, oyunun adını söyleyerek gösteriyi baslatırdı. Ikinci ana tip olan Kavuklu'nun gene çalgı esliginde alana girmesiyle baslayan karsılıklı konuma bölümü kendi içinde ikiye ayrılırdı. Kavuklu ile Pisekâr'ın birbiriyle tanıs çıkmalarıyla sonuçlanan ilk bölüm arzbâr adıyla anılırdı. Bunun ardından Kavuklu'nun, sonunda rüya oldugu ortaya çıkan bir öykü anlattıgı tekerleme bölümü gelirdi. Sarıbas oyunundaki gibi asıl oyunla ilgisi olmayan karsılıklı konusma bölümü izleyicileri gösteriye ısındırmayı amaçlardı. Asıl oyunun yer aldıgı fasıl bölümünde Kavuklu sürekli olarak alanda kalır, oyunun konusuna göre sahneye çıkan çeitli tiplerle güldürücü konusmalar yapardı. Bu bölümde zaman zaman Pisekâr da alana gelerek ya yeni tipleri Kavuklu'yla tanıstırır ya da oyunun akısını yönlendirirdi. Oyundaki dügüm genellikle, Karagöz oyununda oldugu gibi sarhos tipinin ortaya çıkmasıyla çözülürdü. Çok kısa olan bitis bölümünde Pisekâr ile Kavuklu karsılıklı birkaç söz söyledikten sonra, Pisekâr'in oyunun son buldugunu açıklaması, islemis oldukları kusurlardan ötürü özür dilemesi, gelecek oyunun adını, yerini ve zamanını açıklamasıyla oyun son bulur, Kavuklu ve Pisekâr müzik esliginde alandan çıkar. Karakterler Orta oyununda yer alan bütün tipler Karagöz oyununun tipleri gibidir. Ama Karagöz perdesinde gösterilme olanagğı olan dogğaüstü yaratıklarla, hayvanlar, sandal, araba gibi binek araçları orta oyununda yer almaz. İki ana kahramanı vardır. Pisşekar kültürlüdür; Arapça, Farsça kelimelerle konuşsur. Kavuklu ise onu yanlısş anlayarak komik durumu ortaya çıkarır. Kadın rolünü de erkekler oynar; buna Zenne denir. Orta oyunu; Karadenizli, Rumelili, Kayserili, Ermeni, Rum, Yahudi, Sarhosş, Bekçi vb. kendi sşiveleri ve kılıklarıyla zengin tip çesşitliligğine sahiptir. Orta oyunun ana tipleri olan Pisşekâr ile Kavuklu Hacivat ve Karagöz'ün karakter olarak aynısıdır. Ama Pisşekâr ile Kavuklu canlı kisşiler olduklarından sözlerini vücut hareketleriyle, yüz mimikleriyle güçlendirmek olanagğına sahiptirler. Karagöz metne daha çok bagğlı kalmak zorundayken orta oyunu oyuncuları oyunun akışsına göre metinde çesşitli değigşiklsikler yapabilirler ve yeni espriler üretebilirlerdi.

Cumhuriyet'ten sonra degğisşen sanat anlayısşına uymayan, gittikçe yaygınlasşan modern tiyatro ile basş edemeyerek yavaşs yavasş kaybolmaya yüz tutan orta oyunu bu gelenekten yetisşmişs oyuncu olan Iİsmail Dümbüllü'nün ölümüyle(1973) yalnızca Ramazan aylarında hatırlanır hâle gelmisştir.
Full transcript