Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

Sosyal Psikoloji ve Adalet

No description
by

Yasemin Abayhan

on 24 May 2015

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of Sosyal Psikoloji ve Adalet

İnsanlar Neden Cezalara Uyar?
Caydırma Kuramı--> Cezalar şiddetli, kesin ve hızlı olarak algılandığı sürece yasal ceza tehdidi insanları suça yönelik etkinliklerden alıkoyacaktır.
Sosyal Psikoloji ve Hukuk
Hukuk sürecinde yer alan adımlar temel sosyal psikoloji soruları ile ilişkilidir.
Görgü Tanıklarının İfadeleri İyileştirilebilir mi?
Tanıkların ifadelerinin iyileştirilebilmesi için iki genel yaklaşım denenmiştir ancak başarılı olmamıştır.
İtiraflar: Her zaman Göründükleri Gibi mi?
Ortaya Çıkarılan Anılar Tartışması
Jüriler: Grup süreçleri İş Başında
- Jüriler--> Karar verme süreçleri, grup süreçleri
Sosyal Psikoloji ve Hukuk
Sanık hakkında izlenim oluşturma
Hakimlerin jürinin karar verme süreci
Avukatların etkileyici iletişim yollarını kullanması
Kamuoyunun adalet algısı
Görgü Tanıklığı
-Sanığın suçluya dönüşmesinde görgü tanıklığının rolü önemlidir.
-"Masumiyet Projesi"ne göre, yanlış bir şekilde hüküm girip cezaevinde ortalama 12 yıl geçirdikten sonra DNA delilleriyle aklananların sayısı--> 225'i geçmektedir.
-Bu davaların %75'inde hüküm görgü tanıklarının yanlış teşhisine dayanmaktadır.
Masum birisinin hüküm giymesine neden olan en yaygın neden görgü tanıklarının yanlış teşhisidir.
-Jüri üyelerinin görgü tanıklarının doğru ifade verdiğine ilişkin aşırı güven sahibi olduğunu gösteren araştırmalar mevcuttur.
(Lindsay ve ark., 1981)
Teşhis zor koşul
(Kulaklara kadar bere
ve 12 saniye görünme)
Teşhis kolay koşul
(Saçlarının bir kısmını
açıkta bırakacak şekilde bere)
Teşhis en kolay koşul
(Bere yok ve 20 saniye görünme)
Görsel bilgi ne kadar fazla ise --> doğru teşhis oranı artmaktadır.

Jüri üyeleri, özellikle teşhisin zor olduğu koşullarda, görgü tanıklarının doğruluğuna fazlasıyla güvenmektedirler.
Görgü tanıkları neden sık sık yanılırlar?
-Sanıldığının aksine zihin video kamera gibi çalışmaz!
-Görgü tanıklarının teşhisi
de bir tür sosyal algı sürecidir!

Dolayısıyla sosyal algı sürecinde karşılaşılan bellek hataları burada da geçerlidir!
Doğru görgü tanıklığı için kişinin üç bellek bilgi işleme sürecini başarılı bir şekilde tamamlaması gerekir.
Edinme
Depolama
Geri alma
Edinme-->
İnsanların çevredeki bilgileri fark edip bunlara dikkat etme sürecidir.
-İnsanların bir suçla ilgili edindikleri bilgi miktarı olayı ne kadar süre izledikleri ya da izleme koşullarının doğası gibi etmenler tarafından belirlenir.
-Suç eylemleri edinimi zorlaştıran koşullarda gerçekleşir: hızlı, beklenmedik şekilde, zor izleme koşullarında ve stres altında!
-Loftus ve Harley--> Uzaklık arttıkça bir yüzün algılanmasında artan mesafeyle birlikte ne kadar ayrıntının yitirildiğini hesapladılar.
7.5 metreyi geçince--> tanıma oranı düşmeye başlar.
10 metrede--> %75'i
23.5 metrede-->%25'i tanımaktadır.
Görgü tanıkları bir suçun kurbanı olduğu zaman çok korkmuş olabilirler ve bilgi edinimi zorlaşmış olabilir!
İnsanlar ne kadar stres altındalarsa bir suçun ayrıntıları ve suça karışanlar hakkındaki bellekleri o kadar kötüdür.

-Suçun kurbanlarının zayıf bir belleğe sahip olmasının bir diğer nedeni--> dikkatlerinin sanığın özellikleri değil, daha çok gördükleri silah üzerinde yoğunlaşmasıdır!
İnsanların fark ettiği ve dikkat etttiği bilgi aynı zamanda kendi beklentilerinden de etkilenir.
Araştırmalar insanların beklenmedik şeyleri fark etme konusunda zayıf olduğunu göstermektedir.
İşlenen suçların çoğunlukla beklenmedik olaylar olduğu düşünülürse, insanların suç mahallindeki önemli ayrıntıları fark edememesi şaşırtıcı değildir.
-Birisini ya da bir olayı fark ettiğimizde bile ona çok aşina değilsek iyi anımsamayabiliriz.
Kendi ırk yanlılığı
Kendi ırk yanlılığı kısmen insanların kendi ırklarının üyeleriyle daha fazla temas kurup bir bireyi diğerinden ayırt etmeyi daha iyi öğrenmesinden kaynaklanır.
-Bebeklerle yapılan çalışmalar en çok temas kurduğumuz ırkın yüzlerini daha iyi anımsadığımız düşüncesiyle tutarlıdır.
-Kendi ırk yanlılığının bir diğer nedeni--> insanlar aynı ırktan yüzleri incelerken bir yüzü diğerinden ayıran özelliklere yakından dikkat eder. Farklı ırktan olan bir yüze bakarken ise kendi ırklarından ayıran özelliklere yoğunlaşır.
Depolama-->
İnsanların çevreden edindikleri bilgileri belleklerinde depolama süreci
-Bellek fotoğraf albümü gibi değildir!
-Anılar gerçek fotoğraflar gibi yaşla birlikte solup gider.
-Anılar kalıcı değildir, birey bilgileri oldukça hatalı şekilde anımsayabilirler.
Yeniden Yapılandırıcı Bellek
Olay yaşandıktan sonra karşılaşılan bilgilerin olaya dair anıları çarpıtması
Loftus Deneyi--> Kırmızı Datsun'u geç işaretinde beklerken başka araba geçti mi?
*Yanıltıcı soru sorulan katılımcıların %41'i işareti doğru hatırlayamaktadır.
Daha sonraki çalışmalarda pek çok başka bilginin daha değiştirilebildiği görüldü.
Polis ve avukatların tanığın ifadesini değişimlemesi açısından önemlidir!!
-Yanıltıcı sorular kaynak izleme sorununu ortaya çıkarır.
İnsanlar belleklerinin kaynağını izlemeye çalışırlar.
*Dur işaretini görene "yol ver işareti" yönergesinin verilmesi geriye doğru kaynağa giderken birbiriyle çelişen iki bilgiyi ortaya çıkarır. Bilginin kaynağı konusunda yanılırız.
Yasal tanıklıkta da görgü tanıkları sıklıkla aslında orada olmayan şeyleri gördüklerini söylerler.
Ayrıca, görgü tanıkları bir sanığın kendilerine neden tanıdık geldikleri konusunda da yanılabilirler.
Geri alma-->
İnsanların belleklerinde depoladıkları bilgileri anımsama süreci
-ABD'de yapılan en yaygın hatalardan biri bir grup insan arasından yapılan teşhis hatalarıdır.
-Tanıklar genellikle bir grup insan arasından, benzerlik çok fazla olmasa bile, suçluya en çok benzeyen kişiyi seçerler.
En iyi tahmin sorunu!
En iyi tahmin sorununu engellemek için polislerin yapabilecekleri:
Sıradaki herkesin tanığın sanık tanımına uyduğundan emin olun.
Tanıklara suçu işlediğinden şüphelenilen kişinin sırada olabileceğini de olamayabileceğini de söyleyin.
Sanığı ilk sıralamaya her zaman dahil etmeyin.
İnsanların fotoğraflarını aynı anda değil, arka arkaya gösterin.
Sıralamayı yürüten kişi sıradakilerden hangisinin şüpheli olduğunu bilmesin.
Tanıklara insanların hem fotoğraflarını gösterin hem de seslerini dinletin.
Alaşım yüz programlarını kullanmayın.
Seçimlerinin yanlı olup olmadığını bil konusunda tanıklara güvenmeyin.
Görgü tanıklarının hata yapıp yapmadığını belirlemek
- Araştırmalar tanığın kendinden emin olması ile hatasız olması arasında yalnızca orta düzeyde bir ilişki olduğunu ortaya koymaktadır.
İnsanların kendilerinden emin olmalarını sağlayan faktörlerle hatasızlıklarını etkileyen faktörler aynı değildir!

(Tanık sanığı teşhis eden birden fazla tanık olduğunu bilirse bu kendine güveni arttırır!)
Hızlı Tepki-->
Dunning ve Stern (1994) cüzdanı çalarken izlettip hatasız tanıklara nasıl karar verdiklerini sordular.
Akıllarına birden geliverenler!
Eleme işlemi yapmak, resimler üzerinde daha uzun süre düşünmek hataya sebep olmakta.
Yapılan araştırmalar tanık eğer kararını ilk 10 saniyede verdi ise haklı olma olasılığının daha yüksek olduğunu ortaya koymaktadır!
-Görgü tanığı teşhis etmeyi iyileştirmenin diğer bir yolu--> şüphelinin tanımını gördüklerini anımsayabildikleri anda yazmalarını istemek.
Schooler & Enstler-Schooler (1990)--> bir yüzün imgesini sözlerle ifade etmeye çalışmak belleğin durumunu daha da kötüleştirebilir.
Banka soygununu sözel ifade etme
Alakasız görev
%38 doğru teşhis
%64 doğru teşhis
Bir yüzü söze dökmeye çalışmak zordur ve yüzün anısını bozar.
O halde bir suça tanık olursanız suçlunun neye benzediğini söze dökmeye çalışmamalısınız.
Tanıkların Yalan Söyleyip Söylemediğine Karar Vermek
-Bazen tanıklar gördüklerini çok doğru bir şekilde anımsıyor olabilirler ancak tanık kürsüsünde yalan söylerler.
-Söylenenin yalan olup olmadığının anlaşılması zordur. Ortalama olarak insanlar yalnızca %54 oranında doğru ile yalanı ayırdedebilmektedirler!
Kolluk kuvvetleri, ajanların da üniversite öğrencilerinden başarılı olmadığı görülmektedir.
Bazı insanlar daha iyi yalan söylüyor olabilirler ancak iş yalanı tespit etmeye geldiğinde hepimiz aynı yeteneksizliğe sahibiz!
Poligraf
-Poligraflar--> görece kontrol edilemez olduğu düşünülen fizyolojik tepkileri ölçen bir makinedir.
-Yapılan meta-analiz sonuçlarına göre, poligrafın doğruluk oranı %86'dır.
Sizce yeterli mi?
Araştırmacılar beyin dalgaları, istemsiz göz hareketleri ve yüksek çözünürlüklü termal görüntüleme teknolojisi kullanarak yüzdeki kan akışı gibi ölçümleri kullanarak daha iyi makineler geliştirmeyi deneseler de hiçbirinin poligraftan iyi sonuç vermediği görülmektedir!
1) Hipnoz
--> Hipnoz belleği güçlendirmez, insanların telkine daha açık olmasına aslında görmedikleri şeyi görüyorlar gibi davranmalarına sebep olur. İşin kötüsü hipnotize olduktan sonra belleklerine daha fazla güvenmeye başlarlar!
2) Bilişsel görüşme-->
Eğitimli bir görüşmeci görgü tanığının anılarını, dikkatini olayın ayrıntılarına ve bağlamına odaklayarak iyileştirmeye çalışır. Olayı farklı başlangıçlardan başlayarak anlatmasını istemek.
Araştırmalar tutarsız, özellikle çocuklarda öykülerle boşluk doldurulma artabilir.
Cinsel taciz gibi geçmişte yaşanmış ancak unutulmuş ya da bastırılmış bir olayın anımsanması
- Ortaya çıkarılan anıların doğruluğu tartışmalıdır!
-Yeterli delil nedir?---> Sahte Anı Sendromu:
Nesnel olarak sahte olmasına karşın doğru kabul edilen geçmiş travma deneyimlerini yansıtmak
-Özellikle telkine bağlı olarak anının ortaya çıkması söz konusudur!
-Jüri üyelerinin de şemaları ve naif kuramları söz konusudur!
- Jüri üyeleri delili en iyi açıklayan tek bir hikaye üzerinden karar verirler, daha sonra bu hikayeyi verebilecekleri olası hükümlere uydurmaya çalışır, ceza açısından da bu şekilde oy kullanır.
Avukatlar delilleri sunma biçiminin önemli olduğunu bilir.
a) Hikaye düzeni
b) Tanık düzeni
en iyi tanığı akılda kalacak şekilde en sonda verir.
İtiraflar her zaman göründükleri gibi değillerdir.
-Sahte itiraflar-->
Sorgulama süreci!
-Videoya kaydedilmesi süreci daha nesnel yapabilir ancak burada da tanığa mı polise mi dikkat edildiği önemlidir.
-Jüri odasındaki müzakareler-->
Jüriler suçlu oyu verme eğiliminde bile olsa fikrini değiştirecek azınlık olabilir.
-Davalrın %97'inde jürinin son kararının ilk oylamada ortaya çıkan doğrultusunda olduğunu görürler.
-Müzakere neden önemli?
Dikkatli değerlendirme
İnsanların ne kadar suçlu olduğuna ilişkin fikirler değişebilir.
Haberdar olunduğunda yalnızca işe yarar!
İdam cezası?
İşlem adaleti bireylerin kurallara daha fazla uymalarını sağlar.
Full transcript