Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Salkım Hanımın Taneleri

No description
by

Zeynep Akca

on 13 May 2013

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of Salkım Hanımın Taneleri

Varlık Vergisi Nedir? Yılmaz Karakoyunlu
1936 yılında İstanbul’da doğdu. Ankara Üniversitesi. Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye ve İktisat Bölümünden 1959 yılında mezun oldu. Kısa süre müfettilik yaptıktan sonra Devlet Planlama Tekilatına katıldı. Üst üste iki dönem İstanbul Milletvekilliği yaptı. Bu arada bütçe ve milli savunma komisyonu üyeliklerinde bulundu. Devlet Bakanı olarak görev aldı. TRT, Anadolu Ajansı, Basın yayın Genel Müdürlüğü ve Özellestirme İdaresinde sorumlu bakan olarak hizmet verdi. Edebi çalısmalarına öykü yazarak baladı. İlk öyküleri 1950li yılların basında İstanbul Ekspress Gazetesi’nin edebiyat sayfalarında yayınlandı. Daha sonra siir yazmaya basladı. Baslangıçta siirlerini aruz ile yazdı. Daha sonra hece ile siir yazmaya da baladı. Divan siirinin “Rubai” formunda yağunlastı. Konu Kitap, İkinci Dünya Savası'nın buhranlı günlerini yasayan İstanbul ve yerlerini Anadolu'dan gelenlere bırakan İstanbul zenginleri,Bu çalkantılı süreçte, Salkım Hanım'ın taneleri gibi dağılan aile ilikileri, Varlık Vergisi'nin ağır yükünü sırtlayıp Haydarpaa Garı'ndan Akale'ye sürüklenen Rumlar, Ermeniler, Yahudiler, Türkler gibi konuları isler. Karakterler Halit Bey:
60 yaslarındadır. Sabit Pasa ile Sakım Hanım'ın oğlu. Galatasaray Lisesinde okumus sonra Paris'e gitmistir. Bayan Nora'yla evlidir. Fakat sevgilisi Nefise'yle Erenköyde konakta oturmaktadır. Çok zengin bir hayat yasıyormus gibi Erenköydeki konağın yanı sıra Tesvikiyede de ev almıs onu döser. Gerçekte o kadar parasız ki bu zengin hayatı sürdürmek için borç alır. (syf 25) Halit ölmeden önce Askale'ye gönderilen Mösyö Lui, buarada Halit ve Nora'nın ölüm haberlerini ve her ikisininde mirasının ona kaldığını öğrenir. Sonra tren ile dönerken köskün çatısının söküldüğünü görüp avukatı alarak köske gider. Yılmaz Karakoyunlu Salkım Hanımın Taneleri "Bulanık zamanı, bir daha ele geçmez fırsat sayan eski batakçı çiftlik ağası, ve elinden gelse teneffüs ettiğimiz havayı ticaret metaı yapmıya yeltenen gözü doymaz vurguncu tüccar, ve bütün bu sıkıntıları politika ihtirasları için büyük fırsat sanan ve hangi yabancı milletin hesabına çalıstığı belli olmayan birkaç politikacı, büyük bir milletin bütün hayatına küstah bir surette kundak koymaya çalımaktadır."
Milli Sef İsmet İnönü, 1 Kasım 1942 Basbakan Saracoğlu, 5 Ağustos 1942'de okuduğu hükümet programında "Biz Türküz, Türkçüyüz ve daima Türkçü kalacağız. Bizim için Türkçülük bir kan meselesi olduğu kadar ve laakal o kadar bir vicdan ve kültür meselesidir. (...) Biz ne sarayın, ne sermayenin, ne de sınıfların saltanatını istiyoruz. İstediğimiz sadece Türk milletinin hakimiyetidir." diyerek yeni hükümetin sosyal politikasını açıkladı. 11 Kasım'da Varlık Vergisi kanunu TBMM'de hiç tartısılmadan kabul edildi. Kanun her il ve ilçe merkezinde kimin ne kadar vergi ödeyeceğini belirleyecek servet tespit komisyonları kurulmasını, komisyon kararlarının nihai ve kati olmasını, vergi ödeme süresinin 15 gün olmasını, bu süre içinde tahakkuk eden vergiyi ödemeyenlerin mallarının haczedilerek icra yoluyla satılmasını, buna rağmen borcunu ödeyemeyen mükelleflerin borçlarını "bedenen çalıstırarak ödetmek" amacıyla çalısma kamplarına gönderilmesini öngörüyordu.
İstanbul'da kurulan üç komisyon tahakkuk eden vergi listelerini 18 Aralık 1942'de açıkladı. Tahakkuk eden vergilerin %87'si gayrımüslim, %7'si müslim mükelleflere yüklenmisti. Geri kalan %6 değisik kalemlerde olup, bunların da çoğu gayrımüslim azınlıklar ve ecnebilerdi. Varlık Vergisi
2 sekilde değerlendirilebilir.
Mağdurlar açısından ve bir kısım tarihçiler açısından. "Bize çok büyük haksızlıklar yapıldı, ekonomik yıkım yasadık": Ekonomik soykırım, ticaretin Türklere verilmesi. Tarihçilere göre konjuktüre (kıtlık, karaborsa, sava kosulları göre radikal bir önlem olarak vergi alınması normaldi.
Uygulamada yanlıslar var ama gayeyi sarsmayacak boyutta (toplama kampları.) Niçin Sadece 15 gün verildi? Nakit girisi sağlamak için ve malların el değistirmesi için. Sermayenin el değistirmesi için Varlık Vergisi bir dönüm noktası. Mülksüzlestirilen azınlıkların yerinin Türkler tarafından alınması, yani sermayenin türklestirilmesi. Bayan Nora:
Halit Bey'le evli olmasına rağmen bakım evinde kalmaktadır çünkü hafızasını kaybetmistir. Gelin olarak Harran'a gitmis, Sabit Pasa tarafından üzerine kuma getirilmesi sebebiyle kocasıyla İstanbul'a gelmistir. Nefise:
Halit Bey'in metresidir fakat herkes onu Halit'in esi zanneder. Genç ve çok güzel bir kadındır. Kumara meraklıdır. Tasradan gelmis, zenginliğin ve Halit Bey'in ona sağladığı gücün keyfini çıkartır.
(syf 19) Bekir:
Halit Bey'in güvenilir adamıdır. Hamallıktan gelmis 7 yıl içerisinde Sultanahmet'te bir kumas deposu satın alacak kadar para kazanmıstır. Halit Bey'in bir evini almıs, bundan sonra Halit Bey'in birkaç isini yapmıstır. Dürüst bir insan. Karısı Destegül de onun gibi içten bir insandır. (syf 16) “Adalet, vergiyi az veya çok almak değildir; insana bütün haklarını teslim etmek sanatıdır…” Durmus:
Herseylerini bırakarak karısı Nimet, oğlu Nahit, kızı Nahide ile Aksaraydan İstanbul'a gelmeleriyle roman baslar. Bekir'in asker arkadası bu sebeple yardım etsin diye ilk onun evine giderler. Bencil, kendi çıkarını kollayan, fırsatçı birisidir. (syf 9,29) Nimet:
İstanbul'a getirdikleri paranın bir kısmı Nimet'in çünkü baba evini satmıs. İstanbul'da ilk yapmak istediği sey basını sokucak bir ev bulmaktır çünkü Durmus'tan kurtulmak istemektedir. Hilmi Efendi:
Otel isletmektedir. Sıkı ağızlı, dürüst, sevecen, sevkatli bir insandır. Suzan:
Bir eczacının kızıdır. Adam ölmeden önce kalfasıyla Suzan'ı evlendirmistir. Fakat kalfa Suzan'ı evden atıp yerine Ermeni bir metres bulur. Güzel, iyi bir kadındır, hayatın kötülüklerini görmüstür. Bir oğlu vardır fakat kocası oğlunu ona göstermez. Mösyö Lui:
Nora'nın kardesi. Halit'in hep yanında olmus, dostu, sırdasıdır. Hiç evlenmemistir. İkinci kafileyle Askale'ye gönderiliyor. Faik Ökte:
İstanbul defterdarı. Varlık Vergisi karsıtı olmasına rağmen verginin uygulayıcılarındandır. Varlık Vergisi Faciaları adlı kitabın yazarıdır. Özet Kitap 1942 yılının sonbaharında baslar ve yaklasık 2 yıllık bir dönemi anlatır. Halit Bey maddi güçlükler içinde elinde babasından kalma pasazade mallarını satar ve Nefise de bu paraları kumarda kaybeder. Bu arada Durmus Aksaray'dan yanında getirdiği paralarla bir dükkan alır, bu dükkan Bekir'in hep almak istediği dükkandır. Bekir buna çok bozulur. Buarada hayatlarını kurmaya çalısan Durmus ve ailesi Halit Bey'in gençliğindeki evini satın alırlar ve Nimet burayı güzellestirir, bu evde Nimet Halit Bey'in ailesi, Salkım Hanım ve Sabit Bey'e ve Nora'ya ait fotograflar bulur. Varlık Vergisinin ilanıyla Halit Bey'e 60 bin lira vergi salınıyor. Bu sırada Faik Bey maliye bakanı Fuat Ağralı'yla Varlık Vergisi üzerine konusur ve derki "verginin siyasete alet edilmesine siz alet olmayınız." Bunun üstüne Faik Bey basbakanla görüsmeye yollanır ve basbakan ona "Senden 15 günde 3 yüz milyon lira istiyorum" der. Varlık Vergisi Uygulama Esasları Mükellefler 4 gruba ayrılmıs, her liste grubuna göre dosyalanmıstır. Gruplar: G (gayrimüslim), M (Müslim),
D (dönme), E (ecnebi) Halit, gelen vergiyle elindeki gayrimenkulleri çıkartmaya baslamıs fakat yinede rahat tavrından vazgeçmez. Mösyö Lui onu uyarır, isinin ve hayatının bir laubalilik içinde olduğunu söyler. Bunun üzerine Halit, Bayan Nora'yı Lui'ye emanet ettiğini söyler fakat Nora'ya da 4 yüz bin lira vergi konduğunu öğrenir. Bunun üzerine Faik Bey'in yanına gider. (syf 86-88) Halit Tesvikiye'deki evi sattığından 40 bin lirası vardır. Durmus bu evi 50 bin lira vereceğini söylesede Halit evi ona satmak istemediğinden Bekir'e 40 bin liraya satar. Bu parayı Nora'nın vergisinin ilk taksidi olarak Mösyö Lui aracılığıyla yatırttırır. Halit sonra avukat arkadasını ziyaret ederken bir rahatsızlık geçirir. Doktor gelip ilaç yazar ve dinlenmesi için evine gönderir. Buarada, Bayan Nora hemsiresine bir kitap hediye eder. Hemsire kitabı alırken eli kanla ıslanıyor. Bayan Nora "Telaslanmayınız hemsire Sabit Pasa'nın istediği oğlanı doğuruyorum. Pasaya söyleyin beyaz kısrağı eğerletsinler" der. Makasla kendi karnını kesmistir, tedavi görür fakat yarası çok ağırdır. Buarada Nefise hala kumara düskün olmasına rağmen Halit'ten para alamadığından klüpte tanıstığı Gani Bey'le birlikte olarak parasını alır. Halit hasta yatağında yatarken Nefise'yi Gani'nin arabasından inerken görür. Bir kavga sonrası kalp krizi geçirerek ölür. (syf 151) Bir iki gün sonra intihar girisimi basarılı olan Nora'da ölür ve Yahudi olmasına rağmen Ortodoks töreniyle gömülür. Buarada Durmus'la Bekir devlet memurlarına rüsvet vererek kimin ne sattığını öğrenirler. Bu sayede hanları, evleri, vs. olur. Bu sırada, Nefise kürkler için beraber olduğu Durmus'la aynı evde yasamakta ve Nimet'i bosamasını istemekte ayrıca Gani'nin apartmana çevireceği köskü onun almasını istiyor. Durmus Gani'yle anlasıp Erenköy'deki köskü alır. Kitabın basından beri Halit'in Nora'ya taktığı "beyaz kürkün üzerinde kan lekeleri" gibi göründüğü söylenen Salkım Hanım'a ait bir kolye motifi vardır. Bu kolye sonra Nefise'ye geçmis Nefise'de bunu ortaklık payı olarak Durmus'a vermistir. Durmus Nimet'i bosamaya gittiğinde elinde Salkım Hanım'ın kolyesi vardı. Nimet bunu gördüğünde bulduğu eski fotoğraflara bakar, kolyeyi tanır ve Durmus'a "o kolyeyi burda bırak ve bir daha gelme, onun felaketlerini sana yağdırırım" diyerek kolyenin her ne kadar bir bereket olsa da lanetli olduğunu düsündüğünü belirtir. Mösyö Lui hakkı olan köskü Durmus'un elinden alır. Sonra Askale'den gelen herkes ailesine kavusur. "Hava güzeldi bir beyaz bulut gökyüzünde basıbos dolasıyordu. Vapuru dolduran kafile hep bir ağızdan bağırmaya basladı "Yasasın Cumhuriyet" bu seste vahsetini koruyan bir sabır vardı... Bu seste korku, sevinç, umut, hüsran, vefa, ihanet; bir biriyle zıtlasan ne kadar değer yargısı varsa hepsinin esit ortaklığı çınlıyordu...
Bu ses gökyüzüne yükseldi, o basıbos dolasan bulutlara çarpıp bir sis gibi İstanbul'un üzerine dağıldı." Yorum Kitapta adaletsizlik, servetin el degistirmesi, bütün deger yargılarının sorgulanması hem ana karakterler hemde yan öykülerle ve karakterlerdeki degisimlerle anlatılmaktadır.
Cumhuriyet tarihinde çok bahsedilmeyen ve arastırılması zor oldugundan çok deginilmeyen, sözlü olarak ele alınmıs olasa da yazılı olarak ele alınmamıs bir konuyu arastırma metni olarak degil, öykülestirilerek ele alınmasıyla önemlidir. Yayınlandıgı ilk dönemde ve hatta hala elestirilen bir kitap olmasına ragmen önemli bir eser oldugu gercegi reddilmemistir. 1999 yılında Tomris Giritlioglu kitabın aynı adıyla bir film çekmistir fakat bazı kısımları senaryolastırma sürecinde degistirilmis, saptırılmıstır. Bu nedenle filmin izlenmesi kitapla ilgili yanlıs fikirler verebilecegi gibi dönemle ilgili yanlıs anlasılmalara da yol açabilir. Dolayısıyla filmin izlenmesi yerine kitabın okunması daha içten bir yolculuga götürecektir okuyucuyu. Kaynakça Ayhan Aktar, Varlık Vergisi ve 'Türklestirme' Politiları

Rıdvan Akar, Askale Yolcuları: Varlık Vergisi ve Çalısma Kampları

Rıdvan Akar ders notları Zeynep Akça 11G 9484
Full transcript