Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

BAĞLANMA KURAMI

No description
by

Hilal Ulutürk

on 22 March 2014

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of BAĞLANMA KURAMI

Yakınlığı koruma
Bebekliğin ilk yılının ortalarında yeni bir dönem ortaya çıkar. Kendiliğinden önemli değişiklikler meydana gelir. Bu dönemde ortaya çıkan bağlanma davranışları yakınlığı koruma amacına yönelik daha etkin davranışlardır.

Mary Ainsworth
~1913 Aralık ayında Ohio’da doğdu.
Ainsworth beş yaşındayken, babası bir üretim firmasında çalışan Kanada'da bir işe transfer edildi, böylece tüm aile oraya taşındı.

~1929’da Toronto Üniversitesi’ne kayıt oldu.
~Dünya Savaşı sırasında 1942 yılında Kanadalı Kadın Ordusuna katılmadan önce Ainsworth birkaç yıl Toronto Üniversitesi'nde dersler verdi.

~
1945’te binbaşı rütbesine ulaştı.
Ordudan sonra, Ainsworth kişilik psikolojisi ve davranış araştırmaları öğretmek için Toronto’ya döndü.

~1950 yılında Leonard Ainsworth ile evlendi.
~Leonard University College'da yüksek lisans derecesini bitiremeden çift Londra'ya taşındı.
~
İngiltere Tavistock Kliniği araştırma ekibine katıldı. Burada, Ainsworth çocukların kişilik gelişimine anneden ayrılma etkilerini araştıran bir araştırma projesinde yer aldı.
~
Ainsworth Çocuk Bakımı ve Sevgi Büyüme (1965), Uganda (1967) Bebeklik ve Bağlanma Desenler (1978) (Biyografi) dahil olmak üzere birçok makale ve kitap yayımladı.
~1998 yılında, Amerikan Psikoloji Vakfı Ainsworth’e Bilimsel Katkı için Altın Madalya vermiştir.
~
1984 1999 yılları arasında Virginia Üniversitesi'nde emekli profesör olarak devam etti.
1999 yılında hayatını kaybetmiştir.


BAĞLANMA KURAMI

~Bağlanma, bireyin başka bir kişiden yakınlık bekleme eğilimi ve bu kişi yanında olduğunda bireyin kendisini güvende hissetmesidir.

~Bağlanma kuramı hayvan gözlemleri ve deneyleri sonucunda gelişmiş bir kuramdır. Bağlanma ile ilgili ilk araştırmaları John Bowlby ve arkadaşları yapmışlardır.

~Bu psikologlar çocuklar ve onları yetiştirenler, özelliklede anneleri arasındaki ilişkiyi incelemiştir.

Bebeğin anne-babasıyla iletişimde kullandığı ve hayatının ilk dokuz ayında geliştirdiği davranışlarına bağlanma davranışı denir.
Başlıca bağlanma davranışları;

-Emme
-Sokulma/Uzanma
-Bakış
-Gülümseme
-Ağlama

Bebek, doğduğunda bakım verenle yakınlığı sürdürmeye yönelik bir davranış birikimiyle donatılmıştır. Bu davranışlar arasında en dikkat çekici olanı bağlanma davranışıdır. Bebeğin ağlaması bakım verme davranışını aktive eder ve bakım verenin bebeğin yakınına gelmesini sağlar.


Başlangıçta bu bağlanma davranışları direkt olarak özgül bir kişiye karşı yöneltilmekten uzaktır, ancak zamanla bebek bir kişiyi diğerlerinden ayırmaya başlar ve doğrudan bağlanma davranışını farklılaştırır

Ganda Projesi
Ainsworth’ün Ganda çalışmasının sonucunda bebeklerde üç tip bağlanma örüntüsü gözlenmiştir
.




1.Güvenli olarak bağlanan bebekler: Az ağlamakta ve annenin varlığında keşfetme davranışında bulunmaktan memnun görünmektedirler.

2.Güvensiz olarak bağlanmış olan bebekler: Anneleri tarafından kucağa alındıklarında bile daha sık ağlamaktadırlar ve daha az keşfetme davranışında bulunmaktadırlar.

3.Henüz bağlanmamış olan bebekler: Anneye karşı belirgin olarak farklı bir davranışta bulunmamaktadırlar.
Yabancı Durum Çalışması
Bu sekiz aşama şunlardır:

1.) Anne, bir gözlemcinin eşliğinde bebeği odaya getirir. Gözlemci anneye bebeği nereye koyacağını ve kendisinin nereye oturacağını söyler ve odadan çıkar.

2.) Anne bebeği odadaki oyuncakların yanına koyar ve sandalyesine oturur. Bu aşama 3 dakika sürer.

3.) Tanıdık olmayan bir yabancı kapıyı vurarak içeri girer. Bir dakika sessizce oturur sonra bir dakika anneyle sohbet eder ve sonra yavaş yavaş bebeğe yaklaşır ve ona bir oyuncak gösterir. Bu süre içerisinde anne köşesinde sessizce oturur ve üçüncü dakikanın sonunda görülmeyen bir şekilde odadan çıkar.

4.) Birinci ayrılık; eğer bebek mutlu bir şekilde oyunla meşgul olursa yabancı katılımcı olmaz. Eğer pasif kalırsa bebeğin ilgisini oyuncaklara çekmeye çalışır. Eğer bebek rahatsızlık, sıkıntı duyarsa, yabancı onun dikkatini başka bir yöne çekmeye ya da onu rahatlatmaya çalışır. Eğer bebek rahatlayamıyorsa, bu aşama kısa kesilir ve anne bebeğin çok rahatsız olduğunu düşünürse odaya girebilir.
Bu araştırma ile 12-18 aylık bebeklerin anneleri, yabancılarla ve çevreleriyle olan etkileşimleri incelenmiş, bebeklerini tepkilerine göre raporlar tutularak bağlanmadaki bireysel farklılıklar ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.
Ainsworth ve ark. (1970)’nın yapmış olduğu bu araştırma sonucunda üç değişik bağlılık türü belirlenmiştir.Güvenli Bağlılık (secure): Bu bağlanma stiline sahip bebekler anneleriyle güvenli bir bağ geliştirip onların yokluklarında az huzursuzluk yaşadıkları ve bir yabancı ile odada yalnız kaldıklarında ise onunla rahat iletişim kurdukları fark edilmiştir. Bu bebeklerin anneleri odaya geri döndüklerinde az olan huzursuzluklarının çabuk sakinleştiği ve çevreyi keşfe ve oyunlarına geri döndükleri fark edilmiştir.Kaçınan Bağlılık (anxious avoidant): Bu bağlanma stiline sahip olan bebeklerin anneleri odadan çıktığında çok fazla tepki göstermemekte oldukları, duygusuz göründükleri ve üstünkörü olarak oyuncaklarla oynadıkları gözlenmiştir. Anneleri odaya geri döndüklerinde ise anneleri ile temas kurmaktan kaçındıkları, daha çok çevreyle ilgilendikleri fark edilmiştir.Kaygılı-kararsız Bağlılık (anxious resistant): Bu bağlanma stiline sahip bebekler anneleri odadan çıktığında oldukça yoğun bir sıkıntı, kaygı ve kızgınlık sergiledikleri gözlenmiştir. Anneleri odaya tekrar geldiklerinde ise olumsuz duygu durumlarının devam ettiği, sakinleşemedikleri ve başka şeylerle ilgilenme konusunda isteksiz oldukları gözlenmiştir.

Ainsworth ve ark. (1970)’nın yapmış olduğu bu araştırma sonucunda üç değişik bağlılık türü belirlenmiştir.
Güvenli Bağlılık
: Bu ilişkide anneler çoçuklarına karşı ilgili ve duyarlıdır.Bu tür bağlılık geliştiren çocuklar, anneleri yanlarında olmasa bile ona ulaşabileceklerini bilirler.Güvenli çocuklar mutlu ve özgüven sahibi olmaya eğilimlidir.

Kaçınan Bağlılık
:Bu ilişkide anneler çocuklarına karşı çok duyarlı değildir.Çocuk bu tavra anneye karşı uzaklık ya da duygusal kopukluk geliştirerek tepki gösterir.Bu çocuklar anne ayrıldığında çok kaygılanmaz, anne döndüğünde de ona ilgi göstermez.

Kaygılı-kararsız Bağlılık
:Anne çocuğun gereksinimlerine karşı ilgili ve duyarlı değildir.Anne ayrıldığında çocuk kaygılanır, çoğu zaman gözyaşlarına boğulur.Bu çocuklar, diğer yetişkinler tarafından sakinleştirilemez ve alışık olmadıkları durumlarda genelde korku duyarlar.
Güvenli üs
Motor hareketlerinin gelişimiyle beraber çocuk yürümeye, koşmaya başlayınca güvenli üs olan bakıcıdan oyun arkadaşlarıyla birlikte olma ve çevreyi keşfetme için uzaklaşır.
Bartholomew & Horowitz
Bartholomew ve Horowitz (1991) ise bağlanma stillerini, olumlu ve olumsuz kutuplarda değerlendirilen zihinsel modellerin kesiştiği noktada tanımlamışlardır.Bu iki boyut birleştirildiğinde dört sınıflı bir model oluşturulmuş.

1.Güvenli bağlanma
Başkalarıyla kolaylıkla yakınlık kurarlar ve bu konuda daha az kaygı yaşarlar, başkalarının onayına daha az gereksinim duyarlar ve dolayısıyla da özerk kalmayı başarabilirler.

2.Saplantılı bağlanma
Bu bireylerin kendilerine vedikleri değer düşük olduğu için,sürekli olarak başkalarıyla yakınlaşarak kabul edilme duygusu yaşamak isterler.

3.Kayıtsız bağlanma
Acı çekmekten korktukları için başkalarına güvenmezler ve yakın ilişki kurmazlar.

4.Korkulu bağlanma
Sevilmeye layık olmadığını düşünürler.İçlerinde reddilme korkusu taşıdıkları için başkalarına yaklaşmaya korkarlar.
-26 Şubat 1907’de Londra’da doğdu.
-
Ebeveynlerin fazla ilgisinin çocukları şımarttığını düşünen annesini günde sadece bir saat görerek büyüdü.
-Dört yaşındayken bakıcısının evden ayrılışını daha sonra annesinin kaybı biçiminde bir travma olarak tanımlayacaktı.
-
Yedi yaşında başlayan yatılı okul hayatını ise Ayrılık: Kaygı ve Öfke adlı eserinde hayatının en kötü dönemi olarak anlattı.
-Bowlby kendi deneyimleri nedeniyle hayatı boyunca çocukların problemleri konusunda hassas oldu.
-
Trinity Collage’da psikoloji eğitiminden sonra tıp ve psikiyatri eğitimi aldı.
-Melanie Klein’ın öğrencisi oldu.
-Bağlanma ile ilgili ilk çalışmaları yapanlar arasındadır.
-Hem sağlıklı hem patolojik çocuk gelişiminde aile etkileşimi konusuyla ilgilendi.

zellikle bağlanma sorunlarının bir nesilden diğerine nasıl taşındığına odaklandı. Bağlanma davranışının temel olarak yavruyu yırtıcılardan korumaya yönelik evrimsel bir hayatta kalma yolu olduğunu öne sürdü.
-Bağlanma teorisini anlatan üçlemesi Bağlanma ve Kayıp bugün alanındaki en önemli eserlerden biri olarak kabul edilmektedir.
1950’den sonra Dünya Sağlık Örgütü’ne danışmanlık yapan Bowlby 2 Ekim 1990’da İskoçya’da öldü.


JOHN BOWLBY
Bağlanmanın tanımlayıcı yönleri
Yakınlığı Koruma
: Yakınlarda kalma ve ayrılıklara direnme

Güvenlik Sığınağı
: Rahatlama, destek, yeniden güvence vb. için dönülen yer


Güvence Üssü
: Korktuğunda bebeğe güven ve cesaret veren işlev

Bakıcıdan Ayrıldığında Verilen Duygusal Tepkiler
-Karşı koyma
-Çaresizlik
-Kopma
Bowlby'a göre bebekler, birincil bakıcıları ile geliştirdikleri bağlanma örüntüleri bağlamında kendilerine ve çevrelerine ilişkin
zihinsel temsiller
ya da
içsel çalışan modeller
geliştirirler.

Yetişkin Bağlanma Tarzları
Çocuklar bağlanma figürüyle kurdukları etkileşimi temel alarak,
Sevilmeye değer biri olup olmadıklarına (
benlik modeli
) dair kendilerine yönelik;

Bağlanma figürünün ulaşılabilirliği ve duyarlılığını (
başkaları modeli
) dikkate alarak da diğerlerine yönelik algılarını geliştirirler.
Bowlby bu zihinsel temsillerin benlik saygısının gelişimi için bir temel oluşturduğuna işaret etmektedir.

Zihinsel temsiller, çocukluktan yetişkinliğe kadar yaşamın her döneminde sosyal ilişkilere yön vermekte ve kişilik gelişiminde etkili olmaktadır.
Full transcript