Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Ahlak Felsefesi(Etik)

No description
by

meral yiğit

on 18 February 2015

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of Ahlak Felsefesi(Etik)

Ahlak Felsefesi(Etik)
Ahlak felsefesi, insan yaşantısındaki değerler, kurallar, yargılar ve temel düşüncelerle ilgilenir. Yani ahlak felsefesi en genel anlamıyla, insan yaşantısının ahlaki boyutunu ele alır ve değerlendirir; insan davranışlarını ve bu davranışların doğru mu, yanlış mı; iyi mi, kötü mü olduğu sorularına cevaplar arar.
Kötü
Ahlak Felsefesinin Temel Kavramları
İrade
Akıl ve doğal eğilimler ikilemi karşısında kalan insanın doğal eğilimlere karşı özgürce karar verme yetkisidir.
İyi
Yapılması istenilen şey.
Yapılması istenmeyen şey.
Özgürlük
Baskı ve zorlama olmadan bir şeyi seçme gücü.
Sorumluluk
İyi yada kötüden birini yapmanın doğuracağı sonucu üstlenmedir. Özgürlük olamadan sorumluluk yüklenmez. Çocuklar ve akıl hastaları sorumlu tutulmaz.
Vicdan
İnsanın ahlaki değerler hakkında sahip olduğu bilinç.
Erdem
İradenin ahlaki iyiye sabit bir yönelme biçimidir. Cesaret, cömertlik, bilgelik gibi.
Ahlak Yasası
İnsan eylemlerini belirleyen herkes için geçerli olan kurallar.
Ahlaki karar
Yasaya özgürce uyma, karar alma.
Ahlaki eylem
Yasaya uygun hareketi yapma
Eylemin dış yüzü davranış (yapma), iç yüzü (yapmama) tutumu gösterir
Ödev
Ahlak yasasına uygun eylemde bulunma.
Mutluluk
Ahlaki eylemin insana sağladığı ruh huzuru.
Ahlak Felsefesinin Temel Soruları
1. Ahlaki eylemlerde bulunurken
insan özgür müdür?
a) Determinizm (İnsan eylemlerinde özgür değildir)
Determinizme göre insanlar ahlaki eylemlerde bulunurken özgür değildir. Çünkü insan ahlaki eylemlerinde bulunurken birtakım etkenlerin (psikolojik, toplumsal, ahlaksal, hukuksal vb) zorunlu sonucu olarak o eylemi gerçekleştirir. Bu durumda bir seçim söz konusu değildir. İnsan yapmış olduğu davranışlarda kendi özgür iradesini kullanamaz ve davranışlarının sorumluluğunu taşımaz.
b) İndeterminizm (İnsan eylemlerinde özgürdür)
İndeterminizme göre insanlar ahlaki eylemlerde bulunurken özgürdür. Çünkü insan eylemlerini etkileyen, belirleyen veya kısıtlayan hiçbir etken yoktur. İnsan kendi özgür iradesini kullanarak özgürce eylemlerini yapar ve bu nedenle kişi davranışlarından sorumludur.
c) Oto Determinizm (Ahlaki özerklik)
İnsan davranışını belirleyen, etkileyen bir takım etkenler olsa da özgürlük kişisel olarak elde edilebilir. Kişiye özgürlük, ahlaki ortam hazır olarak sunulmaz fakat bu kişinin asla özgür olamayacağı anlamına gelmez. Çünkü
kişi kendi özgürlüğünü kendi
yaratır. Özgürlük, insanın kendi ahlaki değerlerini oluşturabilme ve bu değerlere ulaşabilme özgürlüğüdür. Bu özgürlüğün kaynağı kişiliktir. İnsan kişiliğini geliştirerek ve aklını kullanarak özgürleşir. İnsan kendi iradesiyle ahlak yasalarını özgürce belirler ve belirlediği bu genel geçer ahlak yasalarına yine kendisi uyar.
d) Liberteryanizm (Özgürlükçülük)
İnsan eylemleri birtakım kurallara göre ortaya çıkmaz. İnsan eylemlerini belirleyen kurallar olmadığından insan özgürdür. Bundan dolayı insan davranışlarından sorumludur. Bu anlayışı savunanlar, devletin olabildiğince küçülmesi ve insanlara ahlaki kısıtlama yapılmaması gerektiğini savunarak özgürlükleri azamileştirmek istemişlerdir.
e) Fatalizm (Kadercilik, yazgıcılık)
Her şeyin önceden doğaüstü bir güç tarafından belirlendiğini ve hiç kimsenin bu yazgıyı değiştiremeyeceğini savunur. Önceden belirlenmiş bu yazgıdan ötürü birey özgür değildir, dolayısıyla sorumluluktan söz edilemez.
2. Ahlaki Eylemin Amacı Nedir?
Ahlaki eylemin amacı nedir? sorusuna İlk Çağdaki düşünürler genel olarak mutluluktur cevabı verirken Kant “ödeve uygunluktur.” demiştir. Ahlaki eylemlerin amacının ne olduğu konusunda ortak bir görüş yoktur. Filozoflar, mutluluğun ne olduğu konusunda dahi çok farklı görüşler bildirmiştir.
Aristippos (Hazcılık): Ahlaki eylemlerin amacı hazdır. Haz ise mutluluktur. Buradaki haz, bedensel hazdır.
Epiküros (Hazcılık): Ahlaki eylemlerin amacı haz ve mutluluktur. Fakat bu hazlar bedensel (maddi) hazlar değil ruhsal, zihinsel hazlardır. Anlık hazlar değil de sürekliliği olan hazlar insanı ancak mutlu eder. Mutluluk acıdan uzaklaşma ve hazza yaklaşmadır.
Demokritos: Ahlaki eylemlerin amacı ölçülülük ve mutluluktur. İnsanın mutlu olabilmesi için ruh dinginliğine ulaşması gerekir. Ruh dinginliğine ulaşabilmesi için de, insanın her türlü aşırılıktan kaçınması gerekir.
Sokrates: Ahlaki eylemlerin amacı mutluluktur. Sokrates’e göre, mutluluk bilgide temellenen erdemdir. Bilgide sağlam temeli bulan iyi, insanı mutlu eder.
Platon: Ahlaki eylemlerin amacı, üstün iyilik olan “İyilik ideası”na ulaşmaktır. Ona göre mutluluk iyilik ideasını gerçekleştirmektir.
Aristoteles: Ahlaki eylemlerin amacı erdem ve mutluluktur. Mutluluk, hazları devamlı hale getirmektir. Bu da, orta yolda gitmekle (aşırılıktan kaçınma) mümkündür. Bunun için insan mutlu olabilmesi için, her türlü aşırılıktan kaçınmalıdır.
Farabi: Mutluluk aynı zamanda iyidir. En yüksek iyi erdemdir ki, bu da bilgi ile mümkündür. Tanrı’nın bilgisi iyi olan olduğundan bu bilgiye ulaşmak bizi mutluluğa götürecektir.
Antisthenes ve Diogenes’e (Kinizm): Ahlaki eylemlerin amacı mutluluktur. Bu mutluluk; hiçbir şey karşısında tasa duymamayı, hiçbir şeye aldırış etmemeyi yani boş vermeyi gerektirir.
Kant (Ödev ahlakı): Mutluluk asla bir amaç olamaz. Ahlaki eylemin amacı, “ödeve uygun olmak” tır. Ödev, kişinin hiçbir çıkar gözetmeksizin, iyiyi istemesi (iyi niyetli olması) ve ahlak yasasına uygun davranmasıdır. Ahlak yasasındaki buyruklar birey tarafından içselleştirildiğinde ödev haline gelir.
Aquino’lu Thomas: Ahlaki eylemlerin amacı devletin ve Tanrı’nın yasalarına uymaktır.
Elalı Zenon (Stoacılık): Ahlaki eylemlerin amacı mutluluktur. Mutluluk ancak insanın ölçülü yaşamasıyla ruhsal dengesini zorlayan istek, tutku ve duyguların bastırılması ve dizginleyebilmesi ile elde edilir.
J. Bentham (Utilitarizm): Ahlaki eylemin amacı mutluluktur ve mutlulukta yarara bağlıdır. Mutluluk, bireyin tek başına elde edebileceği bir şey değil, ancak toplum içerisinde, toplumsal yarar çerçevesinde gerçekleşebilir. İnsanın mutluluğu çevresindeki insanların mutluluğuyla ilgilidir. Çünkü insan sadece kendi eylemlerinin etkisi altında değildir, bir arada yaşadığı insanların eylemlerinin de etkisi altındadır.
J. S. Mill (Utilitarizm): Ahlaki eylemin amacı mutluluktur ve mutlulukta yarara bağlıdır. Faydayı, bütün insanlık için, yani evrensel mutluluk olarak algılar. İyi olan, insanlığın yararına olanı yapmaktır. Herkes için iyi olanı yapmak insanı mutluluğa götürür.
Jean Paul Sartre: Ahlaki eylemin amacı özgürlüktür. Tüm eylemlerinin sorumluluğunu alabilen insan ancak özgür olabilir.
3. Evrensel Ahlak
Yasası Var mıdır?
a) Evrensel ahlak yasasının varlığını reddedenler
b) Evrensel ahlak yasasının varlığını kabul edenler:
Hedonizm (Hazcılık): Bu yaklaşımın kurucusu Aristippos, temsilcisi Epiküros’tur. Hoşa giden bir şeyin yarattığı, uyandırdığı duyguya haz adı verilir. Bu yaklaşıma göre ahlaki eylemlerin amacı hazdır. Haz ise mutluluktur. Bir eylem, haz getiren eylemse doğru ve iyi eylemdir
Hedonizm (Hazcılık),
Egoizm (Bencillik)
Anarşizm
Faydacılık
Nihilizm (Hiççilik)
Varoluşçuluk (Öz ahlaki)
Egoizm (Bencillik): Temsilcisi Thomas Hobbes’tır. Ona göre birey “ben sevgisiyle” yani daima ve öncelikle kendisini düşünerek hareket eder. Bunun için insan eylemlerinin amacı bireyin kendi hayatını koruması ve sürdürülebilmesidir.
Anarşizm: Temsilcileri Proudhon, Stirner ve Bakunin’dir. Bu görüşe göre insan özü itibariyle iyidir, bu durumun devam edebilmesi için insanın özgür olması gerekir. Ahlak ve hukuk kuralları, devlet insan özgürlüğünü kısıtlar. Bu da insanın iyi olabilmesine engeldir.
Faydacılık: Bir çeşit Hazcı ahlak anlayışıdır. Temsilcileri W. James ve J. Dewey’dir. Davranışın sonucunda ortaya çıkan faydaya göre değerlendirme yapılır. En değerli eylem, verdiği iyilik ve yarardır.
Nihilizm (Hiççilik): En önemli temsilcisi Nietzsche’dir. Var olan değerlere, düzene karşı çıkar ve hiçbir değer tanımaz. Nietzsche, modern insanın benimsediği değerlerin geleneksel dayanaklarının çöktüğünü söyler. Bu nedenle eski değerler bırakılıp, bütün değerler yeniden kurulmalıdır. Bunu yapacak olan da güç istenci ile üstün insandır. İnsan değer yaratabildiği ölçüde üstün insan olarak özgürdür.
Varoluşçuluk (Egzistansiyalizm – Öz Ahlaki): Temsilcisi J.P. Sartre’dir. Ona göre, insanın önceden belirlenmiş özü (kaderi) yoktur. Bu özü verecek bir güç (Tanrı) de yoktur. Bu durumda insan tamamen özgürdür. Özgür insan, özünü ve değerlerini de kendi oluşturacaktır. O ne olmak istiyorsa o olacaktır.
Evrensel ahlak yasasını öznel (subjektif) özelliklere dayandıran anlayış
Evrensel ahlak yasaları vardır; fakat bu yasalar Tanrı veya doğa tarafından belirlenmiş değildir. Bu yasalar insana bağlı bir takım özelliklerle ortaya çıkar, insanın yaşamı ve doğası ile ilgili olarak insan tarafından belirlenir. Temsilcileri J. Bentham, Mill, H. Bergson’dur.
Utilitarizm (Faydacı Ahlak):
J. Bentham: İnsan eylemlerinin amacı mutluluktur. Çünkü insan doğası gereği acıdan kaçarak hazza ulaşmayı ister ve bu haz onu mutlu kılar.
J.S. Mill: İnsan eylemlerinin amacı mutluluktur. Mutluluk yarar ile elde edilebilir. “Herkes kendi yararı ile başkalarının yararı arasında uyum kurmalıdır. O halde, “yalnız tek insan için değil, herkes için yararlı (iyi) olanın gerçekleştirilmesi gerekir.”
Temsilcisi H. Bergson’dur. Ona göre insan iyi ve kötüyü ancak sezgi ile kavrayabilir. Ulaştığı ilke "kendi sezgine uy ki, hem kendin hem de başkası için iyi olanı yapmış olasın" dır. İnsan sezgisine dayanarak hareket ederse iyi olanı yapmış olur, dolayısıyla herkes için iyi gerçekleştirilir.
Sezgicilik:
Evrensel ahlak yasasını nesnel (objektif) özelliklere dayandıran anlayış:
Evrensel ahlak yasaları vardır, fakat bu yasalar kişiden ve kişisel özelliklerden bağımsız olarak vardır. Yani ahlak yasalarını insan yaşamı ve doğası belirlemez, tersine evrensel ahlak yasaları insan yaşamını belirler. Bu yasalar insanın dışındadır ve bu yasa bazen insanın karşısına zorlayıcı ilke olarak, bazen de bir buyruk olarak çıkar.
Sokrates: Ona göre insan eylemlerindeki amaç mutluluktur. Bu mutluluğu insana kazandıracak her türlü değer ve eylemler “erdem” in kapsamına girer. Yani erdem bilgidir. Erdem insanın kendini bilmesiyle ortaya çıkan, yaşamı daha iyi hale getiren ve bizi mutlu kılan bilgidir. Bu nedenle Sokrates “kendini bil” sözünü söylemiştir.
Platon: Ona göre ahlaki eylemlerin amacı, üstün iyilik olan “İyilik ideası”na ulaşmaktır. Ona göre mutluluk iyilik ideasını gerçekleştirmektir. Ahlakın temeli olan iyi ideasına uygun olan davranış iyi, uygun olmayan davranış ise kötüdür. En yüksek iyiye ulaşan insan erdem sahibi insandır. Bu erdemler bilgelik, cesaret, ölçülülük ve bunların gerçekleşmesiyle adalet erdemi
- Farabi: Ona göre insan eylemlerinin amacı en yüksek iyiye ulaşabilmektir. En yüksek iyi ise mutluluktur. Mutluluğa ulaşabilmek için insan önce kendisini, daha sonra evreni anlamalıdır. Bu ancak akıl ve eğitim yoluyla mümkündür. Evrende her şey, taşma (sudur) yoluyla zorunlu varlık olan Tanrı’dan oluşmuştur. Evrenin bilinmesi demek her şeyin kendisinden sudur (taşma) ettiği zorunlu varlığın bilinmesi demektir. Zorunlu varlık en yüksek iyi ve iyiliğin kaynağıdır. Gerçek varlık aslında Tanrı’dır.
Spinoza: Ona göre sadece bir tane sonsuz-mutlak cevher vardır. Her şey bu mutlak cevherden (Tanrı) türemiştir ve her şey aynı zamanda Tanrı’nın kendisidir. Yani Tanrı ile evren bir ve özdeştir (Panteizm). İnsan bu evrenin parçası olduğundan aslında özgür değildir. Gerçek özgürlük, insanın kendi doğasının zorunluluğunu bilmesi, buna ayak uydurması ve Tanrı’nın evrenle bir ve aynı şey olduğunun bilgisini elde etmesiyle elde edilir.
Kant: Ona göre; evrensel ahlak yasası mümkündür. Fakat böyle bir yasa doğa yasası gibi olanı değil, olması gerekeni içeren bir yapıda olmasıyla mümkündür. Bu yasa bizim içimizde varolan iradeyle gerçekleşir. Bu otonomidir. Otonomi “Yasası kendi içinde olmaktır.” ki, bununla birlikte özgürlük ortaya çıkar. Bu, ahlaki eylemin temel şartıdır. Bu ahlak yasasına uymak zorunluluk değil, bir ödevdir.
Ödev; yapmayı, yerine getirmeyi kendi isteğimizle üstlendiğimiz, sorumluluğunu üzerimize aldığımız bir buyruktur.
Öyle davran ki, davranışın temelindeki ilke, tüm insanlar için geçerli olan evrensel ilke veya yasa olsun.
4. Ahlak Yasasını Belirleyen Özellikler Nelerdir?
Her toplumda onur, adalet, sorumluluk, namus gibi genel olarak kabul edilen ortak değerlerin yanı sıra, toplumsal yaşamı düzenleyen töre ve geleneklerde vardır. Bunlar toplumdaki kamu vicdanı olarak adlandırılan ortak anlayışı oluşturur.
Bu ahlakin objektif özelliğidir.
İnsan bazı davranışların iyi, bazılarının kötü olduğunu kendiliğinden düşünür. İyiyi ve kötüyü, akıl ve vicdan yoluyla ayırır ve karar verir. Bu da ahlakin bireye bağlı özellikleri olduğunu (
subjektif özelliği)
gösterir.
5. Ahlaki Yargıların
Özellikleri Nelerdir?
a) Normatif, yani kural koyucudur.
b) Yaptırım gücüne sahiptir.
c) Kişiden kişiye ve toplumdan topluma değişebilir.
d) Zamanla da değişebilir.
Full transcript