Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

kişisel rehberlık nedir ?

by yasin d.
by

yasın dİLEKOGLU

on 3 April 2014

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of kişisel rehberlık nedir ?

Kişisel Rehberlik Nedir ?
REHBERLİK HİZMETLERİ VE UYUM
KiSiSEL REHBERLiK
KİŞİSEL REHBERLİK MODELLERİi
Öğrencilerin kisisel ve sosyal gelisim ihtiyaçlarını karsılamak ve böylece onların kisisel gelisim ve uyumlarına yardımcı olmaktır.
Hedef:

• Yasşamayı öğgrenmek

• Kendini kabul

• Basşkalarını anlama ve kabul etme

• Ailenin değgerini anlama

• Karar verme

• Tehlikelerden korunma ve kişsisel güvenliğgi sagğlama
Bu yaklasım özellıkle sınıf ögretmenleri tarafından yürütülmesi önceligine dayalı olan islevsel bir modeldir.
Sosyallik insanların en önemli ayırt edici özelliklerinden biridir.
Sosyal bir yapı sunan grup rehberligi de bir cok kisisel-sosyal problemlerin, gelisimsel konuların, egıtsel calısmaların gerceklestirilmesi acısından uygun düsmektedir
Bu egitsel çalısmalar:
•Küçük gruplarla etkilesim
• Psikolojik egitim
• Sosyal beceri gelistirme
• Oyunlar ve etkinlikler seklinde gerçekletirilmesi mümkündür.
Problemligin yapısı ve türüne göre rehberlik hizmetleri bireysel görüsme yoluyla da gerçeklestirilebilir.

Hırsızlık, argo konusma, baskalarına zarar verme, içekapanıklılık gibi bir çok problem durumu ögrenci ile yüz-yüze görüserek, onun problemliligini gizlilik içerisinde onunla birlikte çözmeyi gerektirebilir.

Bunun için ögretmenin belli görüsme tekniklerini bilmesi, iletisim becerisini ve ögrenciyi oldugu gibi kabul edebilme yeterliliklerin olması gerekmektedir.
Gelisimsel rehberlik çalısmaları, bireyin sürekli gelisim halinde oldugu varsayımından hareketle, farklı gelisim asamalarında gerekli gelisim görevlerini basarılmasıyla ileriki dönemler bireyin daha iyi hazırlanabilecegi varsayımına dayanmaktadır.
Egitim içerdigi anlam zenginliklerinden biriside gelisimsel süreçte kisiye belli olgunlasma basamaklarında belli bilgi ve becerilerini kazandırılmasıdır. Özellikle psiko-sosyal gelisim açısından 0-20 yasları arasında egitimle ele alınması gereken birçok gelisimsel konu bulunmaktadır.
Erikson’a göre egğitim çağgında başsarılması gereken gelisşimsel görevler sırasıyla
temel güven duygusu,
bagğımsızlık,
girisşkenlik,
başsarı kimliğgi
kimlik başsarımıdır.
Bu gelisşimsel görevler açısından sınıf öğgretmenin kişsisel rehberlik adına yapabilecegği bir çok görev bulunmaktadır.
Bunlar arasında, okul çagı açısından ögrencinin yasamının tümüne etki edecek basarı kimligi ve yetiskinlik için zorunlu olarak basarılması gereken kimlik çözümlenmesi ve tutarlılıgı yer almaktadır. Her birey kendi özgünlügü içerisinde yetenek ve potansiyellerinin ortaya çıkarılması ile basarı kimligi kazanabilir.

Gelisimsel açısından bir baska alan ise moral gelisiminin tesvik edilmesidir. Kohlberg’e göre okul moral muhakemenin kazandırılması gereken en önemli sosyal ortamlardan birisidir

• Ahlaki problemlerin sunumu ve ögrencinin özgün çözümlerinin tesvik edilmesi
• Gelisimsel olarak uygun ahlaki yargıların bilinmesi
• Moral yargılamaların ifade edilmesine fırsat verilmesi
• Ahlaki yargıları konusunda çocukların farkındalıklarının artırılması
• Moral muhakemeye götürülen niçin ve nasıl sorularının kullanılmasının tesvik edilmesi ve
• Tartısma ve müsamere ortamlarının yaratılması gibi çalıma ve etkinliklerinin okul çagı çocuklarında ahlaki yargılamanın gelisimine katkı saglayacagı belirtilmektedir.
Bu kapsamda yapılabilecek çalısmalar verilmistir.
Hümanistik egitimde, kisisel rehberlik hizmetlerini ögretmenin insan dogasına iliskin tutumlarını belirler. Günümüzde bir boyutu ile ögrenci merkezli egitim adını da verdigimiz bu yaklasımda, ögretmen bireysel farklılıklara dayalı çesitliliinin verimliligi artırdıgını bilen ve demokratik tutumlara sahip bir rehberdir.

Hümanistik egitimin dogal parçalarından biri sınıf atmosferidir. Sınıf atmosferinin demokratik olarak iletilmesi ve ögretmen tutumlarının saygı ve deger vermeye dayalı olması ön kosullar olarak ileri sürülmektedir.
Hümanistik Yaklasım
Bir başska model olarak ele alınması gereken yaklasşım seçim teorisidir. Seçim teorisi veya gerçekçilik terapisinde kisşinin bir bütün olarak ele alınması,
duygu,
düsşünce,
eylem,
fizyolojisiyle herhangi bir davranışsın toplam davranısş olarak değgerlendirilmesi söz konusudur.
Hümanistiklik anlayısta oldugu gibi seçim teorisi de insanın içsel olarak çalıstıgını hareket noktasını kendisinin ve seçimlerinin olusturdugunu vurgular.
Her birey kendi hayatını yönlendiren seçimlerini uyuma dönük bir süreç olarak ele alır, kendisini sonuca götürsün veya götürmesin belli seçimler gerçekletirir. Böylece sınıf veya okul ortamı, birileri tarafından iletilen, yönetilen,ceza ve ödüllerin verildigi ve kararları dogrultusunda yaptıgı davranıslara dayalı sorumluluk almasını gerektiren bir atmosfer olarak algılanacaktır.
Günümüzde tüm çabaların ögrencileri dıssal motivasyon yerine içsel motivasyonla donatma üzerine odaklastıgı görülmektedir.
içsel motivasyonu yaratmanın yollarından biri kisiye seçim özgürlügünü vermek seçimlerinin sonuçlarını kendi yasantılarıyla ona göstermektir. Sınıf ortamının ögretilen yer degil ögrenilen yerdir. Bunun yanında temel insan ihtiyaçları olan sevme, sevilme, ait olma, güçlü oldugunu ve özgürlügünü hissetme ve elenme gibi ihtiyaçların karsılandıgı bir mekana dönüstürülmesi gerekmektedir
Rehberlik hizmetlerinin temel hedeflerinden biri kisinin uyumunu saglamaktır. Bunu gerçeklestirirken kullandıgı en önemli yöntem gelisimsel çizgiyi incelemek ve gelisimi olumlu yöne; büyüme, olgunlasma ve ögrenmeye kanalize etmektir.
Bu açıdan bilissel, duygusal, sosyal, moral ve fiziksel gibi gelisim alanlarının, gelisim özelliklerinin bilinmesi gerekir.
Okullarda psikolojik hizmetlerin yapısı gelisim düzeylerine göre ele alındıgında, rehberlik hizmetlerinin üzerinde durması gereken konulardan bazılar sunlardır:
Fiziksel becerileri gelistirebilme
Kendine yönelik olumlu tutum gelistirebilme
Akranlarla anlasabilmeyi ögrenebilme
Uygun kadınsı ve erkeksi sosyal rolleri ögrenebilme
Okuma, yazma ve aritmetik konusunda temel becerileri ögrenebilme
Günlük yasamın temel becerilerini ögrenebilme
Vicdan, ahlaki yargılama ve degerleri gelistirebilme
Kisisel bagımsızlıgı basarabilme
Sosyal grup ve kurumlarla olumlu tutumları gelistirebilme
Grup Yaklasımı

Bireysel Yaklasım

Gelisimsel Yaklasım

Hümanistik Yaklasım
Grup Yaklasımı
Bireysel Yaklasım
Gelisimsel Yaklasım
Rehberlik hizmetlerinin anlaşsılmasında uyum (adaptation, adjustment) önemli kavramlardan biridir. Uyum insanın yaşsamını devam ettirmesi ve bunu basşarmak için gerekli olan kapasitesi, iie bunun yanında bireyin dışs dünya ile ilisşkilerindeki dengesidir. Yasşamın gereklerini algılamak, yasşamı isşleten kuralları kesşfetmek de uyumun tanımları arasına girer.
Uyum kişsinin kendisiyle barışsık olmasını gerektirir. Kisşinin kendisi ile olan uyumu en zor veya karmaşsık olanıdır. iİhtiyaçlarını en gerekli olandan kendini gerçekleştirmeye kadar bir hiyerarşsi içerisinde karsşılaması uyumu kolaylasştırır. Kisşinin kendisiyle uyumu içsel yolculuk yapmasını gerektirir. Gizilgüçlerini işsleyerek yeteneklerini gelişstirmeli; kendi doğgal yapısını tanımışs olmalı ve oldugğu gibi kabul etmelidir.
BiREY VE PROBLEMLiLiK
Kisisel problemlilik, kisinin sahip oldugu belli bir özelligin kendisi veya baskası tarafından tolere edilemez olarak algılanmasıdır. Bu açıdan,problemlilik bir taraftan içsel diger taraftan dısal veya sosyal bir olgu olarak karsımıza çıkmaktadır. Problemlilik konusunda Freud ve Adler farklı yaklasımlar ortaya koymaktadırlar.
Sigmund Freud’a göre problemlilik olumsuzluk içermekte ve düzeltilmesi konusunda profesyonel yardım gerektirmektedir. Bunların bir kısmı erken gelisim sürecinde etkilesimlerden kaynaklanmaktadır.Degisim konusunda dirençli yapı olusturan problemlilik, tamamen ortadan kalkması veya çözümlenmesi çogu zaman mümkün olmamaktadır.
Alfred Adler ise insan dogasına olumlu yaklasımın uzantısı olarak tüm davranısların amaçlılıgından söz etmektedir. Bu kapsamda çocuklarda yanlı amaçlılıklar arasında ilgi ve dikkat çekme, güçlü olma çabası, karsılık verme-intikam alma ve asagılık duygusu gibi yönelimler bulunmaktadır.
Bu problemlilik durumlarının çocugun basitçe yanlıs yönlendirilmesi veya tesvik edilmesi sonucunda gelistigi belirtilir. Bu gibi davranıslar uygun tesvik ve yönlendirme ile özellikle sosyal ilgi gelistirerek uyumlu hale dönüstürülebilir.

Alfred Adler’e göre insanlar yasamlarının ilk yıllarını geçirdikleri çevrelerin etkilerinden kolay kolay uzak kalamazlar. Ruhsal yasam, yetiskinlik cagında degisik durumlar gösterebilir. Onu tanımak için yasadıgı çevreyi tanımak gerekir
Sınıf ögretmenligi açısından bir çok problemlilik durumsal veya sosyal içeriktedir. Bu nedenle ögretmenler için tüm problemlilik durumlarını olumlu yönde kanalize edilmesi gerekir. Problemliligin kaynagında olabilecek nedenlerin ortadan kaldırılması okul veya sınıf ortamında gerekli önlemlerin alınmasıyla degisimi saglanabilir.
Özellikle okul çagı çocuklarının gelisimsel görevlerinin, ihtiyaçları dogrultusunda yapılandırılması bile önleyici rehberlik açısından yeterli olabilmektedir. Ögrencinin ister düsünce, ister davranıslarına iliskin açmazları belli gelisim basamaklarında ortaya çıkan problemlilik olarak ele alındıgında bunlarla basa çıkma da farklılık gösterir. Örnegin, ergenlik döneminin ortalarında içe dönük egilim ve benmerkezcilik bir problem olarak karsımıza çıkar. Fakat bunun gelisimsel bir özellik oldugu bilindiginde daha farklı veya yapıcı yaklasım sergilenmesi mümkündür.
PSiKOLOJiK iYi OLMA
Psikolojik iyi olma bireye yöneltilen tüm içsel ve dıssal talepler sonucunda kisinin kendine iliskin anlam, önlem, yeterlilik, kontrol ve yasama gücünü hissetmesidir. insan, dogası geregi psikolojik veya fizyolojik saglıklı olma egilimlidir. insan yasamı sürdürme iç güdüsüne sahip oldugundan iyi-saglıklı olma asırı çabayı gerektiren bir durum degildir.Psikolojik iyi olma konusunda en temel veriler ihtiyaç karsılama kuramcılarından gelir.

Maslow’un ihtiyaç hiyerarisi özellikle karsılanması gereken ihtiyaçlar tabanına dayanır. Bunlar fizyolojik, güvenlik, sosyal ve psikolojik ihtiyaçlardır. Her insan yeme-içme, korunma, güvenlik, ait olma, sevme sevilme ve özgüven ihtiyaçları dogrultusunda bir kimlik yapısıyla kendini önemli ve anlamlı hissetme ihtiyacı içerisindedir. Bu ihtiyaçlar evrenseldir ve degismez. Fizyolojik ihtiyaçlardan psikolojik ihtiyaçlara doru ihtiyaçların giderilme zorunlulugu vardır
Maslaw’a göre gereksinimlerin asama sırası Temel gereksinimlerin, kendi içlerinde asama sırasına göre öncelik tasımalarına karsılık , gelisim gereksinimlerinde bu tür bir öncelik sırası yoktur. Kendini gerçeklestirme asamasında duyulan gereksinimler, kisilerin bireysel özelliklerine ve becerilerine göre degisiklik göstermektedir. Maslow!a göre saglıklı insan temel gereksinimlerini gidermistir.
William Glasser temel insan ihtiyaçların; yasamını devam ettirme ait olma, sevme-sevilme, güçlü olma ve elenebilme olarak açıklar. insan davranılarındaki anormallik veya psikolojik iyi olmama durumu bu ihtiyaçlardan birinin karsılanmama algısına baglıdır. Bu ihtiyaçlar evrensel olmasına ragmen, bunlara ilintili istekler öznel, kisiden kisiye degiskenlik gösterir. Bu açıdan bir çocuk için sınıf geçme yeterli olurken, digeri ancak en iyi notu aldıgında kendini iyi hisseder.
Suzana Kobasa ise psikolojik iyi olma konusunda zorlanmanın önemine deginerek, insanın zorlanma karısında üç yaklasım sergiledigini belirtir.
Bunlar ;
mücadele,
baglılık
ve kontrol algısıdır.
Herhangi bir problemlilik durumunda mücadele edebileceini düsünen bir kisiyi bu durumu psikolojik iyi olmayı olumlu etkiler. Baglılık, sahip oldugumuz kaynaklara, kisilere, yöntem ve süreçlere sıkıca baglı kalmaktır. Belirtilen durumlar anlamında baglılık ve süreklilik sergilemek psikolojik iyi olmayı devam ettirici etkenlerdendir. Kisinin her seyden önce kisisel özelliklerini belli tutarlılık içerisinde kontrol etmesi gerektigi gibi durumsal ve çevresel etkenlerin kontrol altına alınması psikolojik iyi olmayı olumlu etkiler.
Psikolojik iyi olma konusu gelisimsel dönemlere göre de farklılıklar gösterir. ilköretim, orta öretim ve yüksek ögretimdeki ögrencilerin veya bireylerin psikolojik iyi olmaları konusunda etkenlerin farklı oldugu söylenebilir.
ilköretim cagı çocuklarında psikolojik iyi olmayı saglayan etkenleri söyle sıralanmaktadır. Sınıf rehberlik etkinlikleri psikolojik iyi olma konusunda en önemli islerden biridir. Sınıf rehberlik etkinliklerinde yer alan ögrencilerin benlik saygıları yükselmekte ve psikolojik iyi olma konusunda daha etkin bir rol alabilmektedir. Bu ögrencilerin genel stres düzeyleri azalmakta ve daha etkili basa çıkma konusunda egilim göstermektedirler.
Bu öğgrenciler paylaşsma, geri bildirim alma ve verme, bilgi kaynaklarını kullanma konularında daha etkili olmaktadırlar. Digğer taraftan, fiziksel sağglıkları konusunda da daha bilinçli konuma gelmektedirler.Bunun yanında ögğrencileri ders dışsı etkinliklere yönlendirme, boşs zamanlarını nasıl degğerlendirebilecekleri konusunda rehberlik sunma, sportif faaliyetlere katılma, sanat ve müzik çalısşmalarına teşsvik etmenin genel anlamda psikolojik sagğlık yanında fiziksel iyi olmayı da artırdıgğı belirtilmektedir.
UYUMA YÖNELiK PROBLEM ALANLARI
Okul rehberlik hizmetlerinde en çok karşsılaşsılan sorunların başsında ilişski problemleri gelmektedir. Okulun önemli görevlerinden birisi çocugğun sosyalliğge yatkın davranışslar kazanmasını sağglamaktır. Gelişsen ve büyüyen çocugğun, arkadasş ve akran gruplarıyla sagğlıklı ilişskiler gelisştirebilme ve bunları sürdürebilme bece-risiyle donanması gerekir. Çocuk, gelişsimsel özellikleri aile faktörü ve çevresel nedenlerden ötürü arkadasş ve akran gruplarıyla problem yaşsaması kaçınılmazdır.
Özgüven, kişsinin kendine yönelik olumlu yargıları, kendini sevmesi ve kendisiyle barısşık olmasıyla ilgilidir. Çocuklarda karsşılaşsılan problem alanlarından biri de özgüven eksikliğgidir. Erikson’a göre 0-1 yasşlarında başsarılması gereken gelisimsel görevdir. Kisşinin tüm çabalarının altında bu duygu yatar. Kendine güveni eksik olan kişsi, akademik, sosyal ve digğer konularda zorluk yaşsar. Çocukların ve ergenlerin başskalarıyla karşsılaştırılması özgüvenlerini zedeler. Çocugğa kendini ifade etme fırsatı verilmelidir
Akademik ve sosyal performansın önemli belirleyicilerindendir. Kisşinin kendi fiziksel ve zihinsel özelliklerine yönelik değger atfetmesidir. ( Benlik Saygısı ile ilisşkili kavramlar benlik kavramı, benlik imgesi ve ideal benlik kavramlarıdır. Benlik; olumlu ve olumsuz formlar olabilir. Benlik imgesi; kişsinin sahip olduğgu tüm özelliklerin (olumlu-olumsuz) farkına varmasıdır.)
Demokratik olmayan aile ortamları, çocuğgun başsarısızlıklarla yüzlesştirilmesi, belirli zihinsel ve fiziksel yetersizliklere sahip olması düşsük benlik saygısı ile ilgilidir. Çocuğga değger verilmesi, kabul ve onay görmesi, benlik saygısını geliştirir.
Çocukların korkularının kaynağgında;
-güvensizlik,
-olumsuz yasşantılar,
-yanlış bilgilendirme,
-ebeveyn tutumları,
-ögğretmen tutumları,
-cezalar, -asşırı genellemeler,
-korku içeren masal film ve hikayeler gelmektedir.
Çocuklarda rastlanan korkular genelde okul, başsarı ve sosyal ilişskilerdir. Çocuklarda veya yetisşkinlerde korku nesnesinin belli olmaması kaygıdır ve ortadan kaldırılması güçtür. iİçine kapanma, yerli yersiz agğlama, insanlardan kaçma vb. korku ve kaygı güven duygusunu yok eder. Bu nedenle ebeveyn ve ögğretmen önce güven duygusunu gelisştirmelidir.
Ergenlerin farklı olma çabaları, yetişskinleri veya otoriteyi takmamaları, başskalarının bakısş açılarını anlamakta zorlanmaları, zaman zaman kendine özgü iç dünyalarında yasşamaları gibi sorunlar ergenin kimlik oluşsturma süreciyle ilgilidir. Kimlik gelisşimini etkileyen faktörlerden birisi daha önceki gelişsimsel görevlerin yerine getirilip getirilmemesiyle ilgilidir. Otoriter, baskıcı, koruyucu uygun rehber ve modellerin bulunmadıgğı ortamlarda ergenlerin sağglıklı kimlik gelişsimlerinin olması beklenemez. Kimlik gelisşiminin başsarılı ve sağglıklı olması için kisşinin kendini tanıması, özelliklerinin farkına varması, yeteneklerini bilmesi kendini tanıma açısından önemlidir
İilköğretimin ikinci kademesi ve lise çağgında ortaya çıkmaktadır. Her iki cins açısından bir çok konunun ailede veya okulda tam olarak işslenmemesi, baskıcı, onaylamayıcı tutumların karşsı cinslerle ilgili problemlerin, cinsiyet rolleri konusunda yaşsanan sorunlarla birlikte problem oluşsturur. Karşsı cinsle ilgili sorunlar, kişsinin arkadasşlık ilişskilerinde, akademik performanslarında, kendine güveninde ve digğer alanlarda sorun yasşamasına neden olur.
Öğgrencilerin problemlerinin okulda en çok göze çarpan boyutu akademik sorunlardır. Bu sorunların bir kısmı zihinsel faktörlere bağglı olurken, bir kısmı da aile sosyal çevre ve duygusal kaynaklı olabilmektedir. Diğger bir problem alanı da mesleki gelisşimdir. Ergen ya da çocugğun yeteneklerinin kesşfedilmesi, kendini tanıması, ilgi alanlarının zenginleşmesi mesleki gelişsim ile doğgrudan ilgilidir
Toplumda yetişskin kültürün baskın değger yargıları, genç kusşaklar tarafından önemsenmiyor olabilir.Özellikle okul ve aile, değger yargılarını çocuğga kazandırma konusunda baskıcı ve ısrarcı olur. Alışskanlıklar, giyinme, ilişski kurma bosş zamanları degğerlendirme gibi konular üzerinde degğer farklılıkları oluyor. Kızlar, erkeklere nazaran yetişskinler tarafından baskı altında tutulmaktadır. Değger yargılarından kaynaklanan çatışsma alt sosyo- ekonomik gruplardan gelen çocukların değger yargılarında sorun yaşratır.
Çocukların gelisşim sürecine bagğlı olarak bağgımsızlık duygusunu kazanmaları gerekir. Çocuk iki yasşından sonra yavasş yavaşs bağgımsızlık duygusunu fırsat buldugğu oranda gelişstirir. Fiziksel, bilişssel, duyuşsal ve sosyal yeterlilikleri ölçüsünde bağgımsızlığgını sergilemek ister.Bagğımlı olmak ise çocuğgun seçimlerini, davranışslarını basşkalarının onay ve destegğiyle gerçekleşstirmektedir.Anne-Çocuk arasındaki bagğlanma zaman içerisinde sağglıklı olarak çözümlenmezse bagğımlı kisşilik yapısının ortaya çıkması mümkündür. Bu etkenin sonucunda okul çagğında çocukların yetersizlik duyguları sergilemeleri, güven eksikliğgi, verilen ödevleri ve sorumlulukları kendi basşlarına yapmama gibi sorunlar çıkacaktır.
Ailevi Problemler
Okul çagğı çocuklarının problem alanlarının ilk sıralarında ailevi problemler gelmektedir. Aile, kişsinin yaşsamında belirleyici, yönlendirici, rehberlik edici, güven verici gibi bir çok fonksiyonelligğe sahiptir. Ailenin içinde bulundugğu ekonomik güçlükler, ebeveynler arasındaki geçimsizlikler, işssizlik rol çatışsmaları, baskı ve zorlamalar gibi nedenlerden dolayı çocuklar üzerinde problemlere neden olur.
iliski Problemleri
Özgüven
Benlik Saygısı
Korku ve Kaygılar
Kimlik ve Kendini Tanıma
Karsı Cinsle ilgili Problemler
Akademik/Mesleki Problemler
Deger Yargıları ve Kusak Çatısması
Bagımlılık ve Bagımsızlık
yAsiN D..
Full transcript