Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

Öğrenmenin Nörofizyolojisi

Öğrenme Kuramları "Nörofizyolojik (Beyin Temelli) Öğrenme"
by

Güler Duman

on 17 March 2014

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of Öğrenmenin Nörofizyolojisi

Nörofizyolojik (Beyin Temelli) Öğrenme Kuramı
Beyin temelli öğrenme,insan beyninin yapısına ve işlevine dayanan bir öğrenme kuramıdır. Beyin temelli öğrenme; anlamlı öğrenme için beynin kurallarının kabul edilmesini ve öğretimin zihindeki bu kurallarla örgütlenmesini içerir (Caine & Caine, 2002).
Güler Duman
gulerduman@ibu.edu.tr
AİBÜ Eğitim Programları ve Öğretim

Merkezi Sinir Sistemi
Merkezi sinir sistemi (MSS), beyin ve omurilikten oluşur ve vücutta istemli davranışları (düşünmek, hareket etmek) yönetir.
Omuriliğin boyu 46cm ve eni işaret parmağının eni kadardır. Temel görevi, beyin ile vücudun geri kalanı arasındaki bağlantıyı sağlayan haberleşme merkezidir (Schunk, 2007).
Her nöron bir hücre gövdesi (soma), binlerce kısa dendrit ve bir aksondan oluşur. Her akson bitiminde dallara benzeyen ve dendritlerin bitim noktasıyla birleşen sinapslar vardır. Nöronlar arası iletişimin temelidir (Schunk, 2007)
Hayattaki bütün dönemler dikkate alındığında en çok hücre ve sinaps bağlantıları çocukluk dönemindedir. 2 yaşındaki bir çocukla bir yetişkindeki sinaps sayıları eşittir. Çocuk 3 yaşına geldiğinde ise sinaps sayısı milyarlarca daha fazladır. Doğumdan 7 yaşına kadar bu snapslarda artış görülür. Gelişimle beraber çocuklar ve ergenler sinapsların çoğunu kaybederler. Kullanılmayan ve ihtiyaç duyulmayan beyin bağlantıları yok olur. “Kullan ya da kaybet (use or lose) ” olumlu bir stratejidir çünkü kullanılan bağlantılar pekiştirilir, kullanılmayanlar tamamen yok olur (Schunk, 2007).
Nöronların sağlığını etkileyen faktörler
duygular,
müzik,
uyku,
beslenme,
sağlık, egzersiz,
kalıtım,
stres/kaygı,
güdülenmişlik,
sosyal/fiziksel/eğitsel çevre,
(Erişti & Akdeniz, 2012; Schunk, 2007).
Sinirsel Yapılanma
Nöronlar
Beyin ve omurilikte yaklaşık 100 milyar kadar nöron bulunmaktadır (Wolfe, 2001). Nöronlar da deri ve kan hücreleri gibi belli oranda yenilenmekte (Kempermann & Gage, 1999) ancak onlardan farklı olarak kendi aralarında iletişim kurmaktadır (akt.:Schunk, 2007).
Gliyal Hücreler
1. Merkezi sinir sisteminin destek hücreleridir.
2. Sinir hücrelerinin etrafını sarar ve onları yerlerinde tutarlar.
3. Nöronlarla iletişimde bulunur, bazı kimyasalların tedarik edilmesini sağlarlar.
4. Nöronları birbitinden yalıtırlar.
5. Yaşlanma, kötü kullanım ya da yaralanma sonucunda ölen sinir hücrelerini ortadan kaldırırlar (Schunk, 2007).
Beyin
Beyin, 1,35 kg ve genelde dokusu yumuşaktır. İnsanlar, beden ağırlığına oranla, büyük bir beyne sahiptir. Beynin % 78'i sudan, gerisi yağdan ve proteinden oluşmaktadır (Schunk, 2007).
Serebral Korteks
Beyni kaplayan portakal kabuğu kalınlığındaki ince tabakadır. Beynin kırışık gri maddesidir. Serebral korteksin iki yarıküresi (sağ ve sol), her yarı kürenin dört (oksipital, parietal, temporal ve frontal) lobu vardır.
Serebral kortek öğrenme, bellek ve duyusal bilgilerin işlenmesinde merkez konumundadır (Schunk, 2007).
Beyninin sağ lobu ameliyatla alınmış bir insanda neler gözlenir?
Beyinde dil işlevleri
Broca alanı, sözcüklerin seslendirilmesi için motor kalıpların oluşlturulduğu bölgedir; bu nedenle konuşma merkezi olarak adlandırılır. Wernicke alanı ise, sözel (işitme) ya da görsel (okuma) ifadelerin anlamlandırıldığı ve yorumlandığı bölgedir (Schunk, 2007).
konuşma merkezi
dil kavrama merkezi
Bütün duyusal girdiler (koku hariç) doğrudan talamusa gider.
önem,
farklılık,
yoğunluk
hareketlilik
Serebral korteksin ilgili bölgesinde (örn. görsel duyuları işleyen oksipital loba) duyusal girdiler işlenir.
Kısa süreli ve uzun süreli bellekler beyinin çeşitli bölgelerinde yer alır.
Hipokampus ve temporal lob, bilgi işleme ve saklama süreçlerini kontrol eder. Hipokampus nihai saklama yeri değildir, duyusal bellekten, kısa süreli belleğe gelen bilgileri alır, kodlar, anlamlandırır ve uzun süreli belleğe kalıcı olarak depolanması için gönderir.
Beyin üzerine araştırmalarıyla tanınan Donald Olding Hebb (1980)’e göre, “öğrenme eğer canlı bir dokuya sahip olan beyinde gerçekleşiyorsa, beynin öğrenmeden önceki ve sonraki yapısı arasında farklılık olmalıdır” (Erişti & Akdeniz, 2012).
Bir girdinin daha çok gelmesi, yeni sinaps oluşumunu ve daha güçlü sinir bağlantılarının kurulmasını sağlar (Schunk, 2007).
Öğrenmenin Nörofizyolojisi
Hücre Topluluğu: Bireyin karşılaştığı her nesne ya da olay, beyinde birbiriyle bağlantılı bir dizi nöronu harekete geçirir. Nesne ve olaya göre hücre topluluğunun sayısı ve büyüklüğü değişir. Daha çok ayrıntıya sahip olan otomobil beyinde kalemden daha fazla hücreyi harekete geçirir ve hücreler arası daha fazla bağ kurulmasını sağlar (Erişti & Akdeniz, 2012).
Faz Ardışıklığı: Birbiriyle bağlantılı olan hücre topluluğu serisidir. Hücre topluluklarının çeşitli kombinasyonlarda birbirini etkilemesi durumudur. Örneğin, duyduğumuz bir parfüm kokusu eski sevgilinizi hatırlatabilir. Bu koku, sevgilinize ilişkin tüm bilgileri çağrıştıracaktır (Erişti & Akdeniz, 2012).
Öğrenme, zihindeki biyokimyasal bir değişmedir. Öğrenme süreci sonucunda, beyin hücreleri arasındaki nöronlarda yeni bağlantıların (dendrit ve sinapslar) oluşmasıdır (Perry, 2000; akt.: Erişti & Akdeniz, 2012).
1.Beyin paralel ve seri bir işlemcidir.
10 ) Bilgi ve beceriler uzamsal bellekte yapılandırıldığında çok daha iyi anlaşılır ve hatırlanır.
Öğretim sürecinde, farklı bilişsel yapılara sahip öğrencilere beynin sol ve sağ yarımküresini etkileşim içine sokacak öğretimsel yöntem ve teknikler kullanılmalıdır.
Beyin Temelli Öğrenmenin İlkeleri
3 ) Anlam arayışı içseldir.
Öğretim sürecinde, öğrencilerin merakını canlı tutan onları araştırmaya sevk eden etkinlikler seçilmeli, derslerin heyecan verici ve anlamlı olmasıdır.
4 ) Anlam arayışı örüntülemeyle oluşur.
Öğretim sürecinde, problem çözme veya eleştirel düşünme gibi beyni etkin bir biçimde işe koşacak etkinlikler yapılabilir.
5 ) Örüntülemede duygular önemlidir.
Öğretim sürecinin öğreneni güvende hissettirecek, saygı gereksinimini karşılayacak bir biçimde ve destekleyici nitelikte olması sağlanmalıdır.
6 ) Beyin, parçaları ve bütünleri eş zamanlı olarak işler.
Öğretim sürecinde, öğrenci parça ve bütünler arasındaki etkileşimden anlam çıkararak öğrenir. Örneğin, sözcüklerin ve yapıların daha iyi anlaşılası için dil öğelerinin bağlam içerisinde verilmelidir.
2 ) Öğrenme fizyolojik bir olaydır.
7 ) Öğrenme çevresel (peripheral) algıyı ve odaklaşmış dikkati gerektirir.
Öğretim sürecininde, tablo, çizelge, resim gibi öğrenme materyallerinin, ısı, ışık, ses, renk gibi fiziksel koşulların öğrenmeye olan etkisi göz önünde bulundurulmalıdır.
8) Öğrenme bilinçli ve bilinçdışı süreçleri içerir.
Öğretim sürecinde, sözel ifadelerin jest, mimik ve göz hareketleri gibi beden diliyle desteklenmesi dolaylı olarak öğrenmeyi etkileyecektir. Ya da bir öğrenci matematik öğrenirken matematikten ya da öğretmenden nefret etmeyi de öğrenebilir.
9) En az iki farklı türde belleğimiz vardır.
Bu bellekler; uzamsal bellek sistemi ve mekanik öğrenme sistemi. İnsanların bazı durumları tekrara gerek kalmadan hatırlaması yaşantıların kısa süreli depolandığı uzamsal bellekle alakalı bir durumdur (dün akşam ne yediğinizi hatırlamak gibi). Ancak birbiri ile alakalı olmayan bilgileri depolamak için tekrara gerek vardır ve bunlar mekanik (ezberleyerek) öğrenme sisteminde saklanır.
Kelime ve dil bilgisi yapılarının öğrenimi etkileşimli yaşantılarla öğrenilir. Dil iç süreçler ve sosyal etkileşimle şekillenir. Kelime öğrenimi çalışmaları, mizah ve karikatürle yapılabilir. Dil bilgisi ise, hikaye gibi yazı türleriyle öğrenilebilir.
11 ) Öğrenme zorlama ile zenginleşir, tehdit ile engellenir.
Öğrenenleri cesaretlendiren, olumlu telkinlerde ve yönlendirmelerde bulunan bir öğretim ortamı öğrenmenin niteliğini artıracaktır.
12 ) Her beyin kendine özgüdür.
Öğrenme beyni değiştirir, beyin de öğrenmeleri değiştirir, dolayısıyla öğrenme miktarı çoğaldıkça birey daha fazla kendine özgü olur. Bu nedenle, öğretim sürecinin bireysel farklılıklara göre şekillendirilmesi önemlidir.
Solunum gibi doğal bir biçimde gerçekleşen öğrenme, kolaylaştırılabilir ya da engellenebilir. Öğretim sürecinde, sıkıntı, stres, baskı, korku vb. durumlar öğrenmeyi olumsuz etkilerken; mutluluk, hoşnutluk vb. duygular da öğrenme üzerinde olumlu etkiye sahiptir.
Tematik Öğretim
Tartışmalar
Grafikler
Bütünleştirilmiş Program
Simülasyon ve Rol Yapma
Problem Temelli Öğrenme
Olumlu Ortam
Beyin Temelli Öğretim Yöntemleri
(Caine & Caine, 2002; Erişti & Akdeniz, 2012)
Nörofizyolojik (Beyin Temelli)
Öğrenme Kuramı
Ayna Nöronlar ve Beyin Okuma
Bir başkasının esnemesine bakıp neden biz de etkilenir ve esneriz?
Neden film izlerken ağlarız?
Neden spor fanları oyun sırasında çok heyecanlanır? Takımları kaybederken niye endişelenir?

Teşekkürler :)
Limbik Sistem
Korpus Kallosum:
Sağ ve sol yarıküreleri birbirine bağlar.
Talamus:
Duyulardan (koku hariç) gelen girdileri kortekse yollar.
Hipotalamus:
Homeostatik vücut işlevlerini (sıcaklık, uyku, su, yemek) yönetir; stres sırasında kalp atış hızını ve nefes almayı artırır.
Amigdal:
Duyguları ve saldırganlığı yönetir; duyusal girdilerin tehdit durumunu inceler.
Hipokampus:
Bellek süreçlerini yönetir; bilgileri uzun süreli belleğe yerleştirir (Schunk, 2007).

(Caine & Caine, 2002)
Kaynakça
1. 19. yy. psikoloğu William James: "we make use of only a small part of our mental and physical resources".
Lowell Thomas (1936): "the average man develops only 10% of latent mental ability".
2. "silent areas (association areas)"
(Martinez, 2010)
Bir objeye gömülmüş, ilk başta farkedilmeyen ama dikkatlice bakıldığında çözülen cinsellik, marka veya bir örgütü temsil eden tüm işaretlerdir.

Caine, R. N. & Caine, G. (2002). Making connections: Teaching and the human brain. (Çev: G. Ülgen). Ankara: Nobel Akademik Yayıncılık.
Erişti, B. & Akdeniz, C. (2012). Beyin temelli öğrenme. Öğrenme ve öğretme: Kuramlar, yaklaşımlar, modeller. (Ed: Z. Kaya). Ankara: Pegem Akademi.
Karson, A. (2012). Sinir sisteminin yapısı ve işlevleri. Psikolojiye giriş. (Ed: Z. Cemalcılar). Eskişehir: Anadolu Üniversitesi AÖF Yayını.
Martinez, M. E. (2010). Learning and cognition: The design of the mind. NJ: Pearson Education.
Schunk, D. H. (2007). Learning theories: An educational perspective. (Çev: M. Şahin). Ankara: Nobel Akademik Yayıncılık.
Sekman, M. (2011). Her şey beyinde başlar:Aklınızı Başınıza Toplama Kılavuzu! Istanbul: Alfa Yayınları.
Beyin Bölgeleri
“Sol beyin sadık bir hizmetçi,
Sağ beyin ise kutsal bir armağandır.” (Einstein)
Subliminal Mesajlar
Sunum İçeriği
Merkezi Sinir Sistemi
Öğrenmenin Nörofizyolojisi
Nörofizyolojik (Beyin Temelli)
Öğrenme Kuramı
Biz hiç kullanmasak dahi hepimizde bir müzik aleti çalma, yabancı dil öğrenme, dans etme vb. beceriler vardır. Çünkü beynin bu bölgelerine atanmış nöronlar vardır. Bu nöronlar çalışırlarsa büyür, çoğalır ve güçlenirler. Kullanılmazlarsa zayıflar, güçsüzleşir ve ölürler. Kullanılmayan nöronlarımızın bazıları, sık kullandığımız başka alanlara geçerler. Özellikle bir nöron başka hedef bir nöronla temas kurmazsa ya da yeterince uyarılmazsa ölür (Sekman, 2011).
Epilepsi olan H. M. adlı hastanın bu hastalıktan kurtulmak için hipokampusu alınmıştır. Ameliyat sonrası hastanın işleyen belleği çalışmaya devam ederken, USB işlevini yitirmiş artık hasta kalıcı anılar oluşturamamıştır. H. M., işlemsel belleğe belli bir işlem gerektiren bilgileri kodlarken anlamsal ve anısal belleğe yeni bilgileri kodlayamamıştır (Martinez, 2010).
Bir ayrık beyin deneyinin şematik örneği
Korpus Kollasum, iki yarıküre arasındaki bilgi alış-verisini sağlar. Bir ayrık beyin deneyinde, epilepsi hastalarının korpus kallosumu çıkarılmış ve sağ ile sol yarıküreler arası bağlantı kesilmiştir. Örneğin, hastalar sağ görsel alanına giren nesneleri adlandırabilmiştir çünkü nesnenin imajı sol beyindeki konuma alanına iletilmiştir. Ancak sol görsel alanına giren nesneler hastalar tarafından adlandırılamamıştır çünkü konuşma merkezi solda olduğu korpus kollasum bu iletiyi sol beyine iletemediği için sağ beyin nesnenin ne olduğunu anlasa da diğer nesneler arasından seçip gösterse de ne olduğunu söylememiştir (Martinez, 2010).
Beyinde okumanın gerçekleştiği tek bir bölge yoktur. Okuma için gerekli olan ortografik (harf ve işaretler), görsel bölgede, fonolojik işlemler (fenomlar ve heceler) üst temporal loblarda, semantik işlemler (anlamlar) frontal lobdaki Broca bölgesinde ve sol yarımküredeki mediyal temporal lobda gerçekleşir. Sentaks işlemleri ise (cümle yapısı) broca bölgesinde gerçekleşmektedir. Okumanın başarılı bir şeklide gerçekleşmesi için bunların koordine edilmesi gerekir (Vellutino & Denckla, 1996, akt.: Schunk, 2007).
Öğrenme, sinapsları iki şekilde değiştirir:

Kısa süreli potansializasyon (short-term potentiation):
Var olan sinapslar arasındaki iletişimin etkililiğinin geçici gelişimidir.
Uzun süreli potansiyalizasyon (long-term potentiation):
Öğrenme sonucunda daha kalıcı yapısal bir değişim gerçekleşir. Ya var olan sinaptik bağlantıların güçlenerek kalıcı olması ya da yeni sinapsların oluşumu sağlanır.
(Martinez, 2010)
"neurons that fire together wire together"
Full transcript