Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

Le Corbusier

No description
by

elif soybaş

on 8 July 2014

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of Le Corbusier

Le Corbusier olarak tanınan Charles-Edouard Jeanneret (d. 6 Ekim 1887 - ö. 27 Ağustos 1965) isviçre asıllı Fransız mimar. Modernizm'e ve uluslararası tarz'a yaptığı katkılar ile tanındı. Yaptığı
tasarımlarda; kalabalık şehirlerde yaşayan insanlar için daha iyi yaşama koşulları sunan tasarımları önem taşıdı. Kariyeri uzun yıllar sürdü ve Avrupa'da, Hindistan'da ve Rusya'ya başlıca olmak üzere oldukça mühim binalar inşaa etti. Aynı zamanda; şehir plancısı, ressam, heykeltraş, yazar ve modern mobilya tasarımcısıydı.Modern yüksek tasarımın öncü çalışmalarını yaptı ve kendisini toplu konutlar ve kalabalık şehirler için daha iyi yaşam koşullarını sağlamaya adadı. Daha sonra eleştirmenler tarafından mimarlık biçimi-stili ruhsuz monolitler olarak (yekpare dikmeler) ve kendini beğenmiş olarak eleştirildi.
Le Corbusier 'the plains, the generator' bir yapının diğer bütün özelliklerinin (kütle ve cephede dahil olmak üzere) plandan yola çıkarak geliştirilmesi gerektiğini söylüyor.
Çünkü ona göre bir plan yaşam biçimini yeniden biçimlendirebilme gücüne sahiptir. Bu da Le Corbusier'e göre modern mimarlığın amacıdır. Ona göre plan içten dışa doğru şekillenmelidir, tıpkı bir organizma gibi, ama aynı zamanda bir makina gibi çalışmalıdır. Mühendislikten farklı bir eylem değildir.
• 'A house as a machine for living in' Konut bir makina gibi etkin ve verimli bir biçimde işlemeli, gereksiz kısımları ve parçaları olmamalıdır. Bu konut bir makinaya benzemelidir anlamına
gelmiyor. Aslında Le Corbusier burada gereksiz süsten ve dekoraysondan arınması gerektiğini savunuyor. Sağlıklı bir yaşam ve kişisel gelişim için gerekli olan olanakları sunmalı ev. Frank Lloyd Wright gibi oda yatak odalarını küçük tasarlıyor. Mobilyaları minimuma indirgiyor. Daha çok yapısal elemanların içinde tasarlanmış gömme mobilyaları tercih ediyor. Yaşam mekanlarını yüksek tavanlı yapıyor, dolaşımı serbest kılıyor ve özel bir dış mekan tasarlıyor. Genelde bu konutun çatısında oluyor.
Plan yaşam kalitesiyle doğrudan ilişki içinde olduğu için onu geliştirilmesi sadece materyal bir mesele değil, aynı zamanda mimarlığın dürüstlüğü, özgünlüğü, bütünlüğü ve doğruluğu ile de ilgilidir. Le Corbusier akıcı ve ciddi bir yaşam önerir. Dönemin kent soylusunun içinde yaşadığı ve kendisinin eleştirdiği lüksten uzak bir yaşam biçimidir bu.
Le Corbusier 'Bir Mimarlığa Doğru' adlı kitabında, geçmişin önemli mimari yapılarında hiçbir sembolik ilişkisellik olmadığını, bu yapıtların hiçbir kültürel referans barındırmadıklarını, sadece ve sadece en basit, en yalın formların birbiriyle ilişki kurmalarından ibaret
olduklarını savunur. Bu ilişkilerde de bir düzen arar (regularity lines). Ünlü mimarlık yapıtlarının fotorafları üzerinde çizgiler ve açılarla çalışarak onların estetiği arasındaki geometrik düzeni bulmaya çalışır. Bu düzen primary aesthetic'dir (yalın, asal estetik) ve yapıların üstünlüğü ona göre bundan kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla birincil estetik üzerine yoğunlaşmak, evrensel güzelliği yakalamak demektir.
Resimdeki anlayışını mimarlığa taşıyor. Binayı kanvasın üzerindeki resim gibi algılar.
Domino House
Konut üzerinde bir kurumsal modeldir. Le Corbusier geleneksel olarak konutun kutucuklar halinde bölünmüş olduğunu, ve bununda taşıyıcı duvarların getirdiği kısıtlamalar ve fonksiyonların birbirinden ayrılması gerektiği yönündeki yerleşik mekansal normlara dayandığını anlatır. Buna karşı çıkar ve konutta minimum mekansal kısıtlama ve maksimum özgürlük yaratacak 'Domino House' modelini oluşturur.
Bu bir kolon ve platformlar sistemidir. Le Corbusier bu sistemin çelikle güçlendirilmiş beton bir strükrütle kurulacağını varsayar. Belli aralıklarla, bir düzen içinde yerleştirilen kolonlar tam da platformların kenarında olmak zorunda değillerdir, çünkü belli bir ölçüde konsol taşıyabilirler. Herhangi bir katta bu sistem mekanların bölünmesi veya bir araya getirilmesi için maksimum mekansal özgürlük sağlar. Taşıyıcı duvarlar olmadığı için yapının yüzleri dilendiği gibi çözülebilir. Merdivenler dilenen yere konulabilir. Strüktürel sistem aynı zamanda konutun yerden yükseltilmesine de olanak sağlar. Böylece kolayca altından geçilebilir. Aynı şekilde, çatının bir baca gibi kıllanılabilmesine olanak sağlar.
The Modular
Eli yukarı kalkmış 1.75 cm boyunda bir erkek figürüdür. Fibonaschi serisindeki gibi bu figür artan miktarlarla belirlenen bir matematik serisiyle oranlanmıştır. Bu oranlar Le Corbusier'e göre, yapının bütün kısımlarına uygulanarak bir harmoni yaratacaktır. Kendisinin bu oranları gerçekten kıllanarak mı bu tasarımları geliştirdiği yoksa var olan tasarımlarını sonradan Modulor'a mu uyarladığı bilinmez. Bu ölçüler hazır malzemelerin ölçüleriylede uyuşmamaktadır. Le Corbusier dolayısıyla önerdiği bu sistemin değeri uygulanabilirliğiyle değil, sadece mimarlık kuramına yüzyıllardır konu olmuş oran meselesinin insan ölçeğinden yola çıkarak modern mimarlık kuramının merkezine taşınması olmuştur.
Ronchamp Şapeli
Le Corbusier Ronchamp şapelini yaptığında yaşamı boyunca savunduğu modernizme ve ilkelerine karşı çıkarak burada postmodernist bir yaklaşım sergilemiştir. Diğer yapılarının aksine burada kullanılan şekilsiz biçimler ve düzensiz yapılmış görünümünü veren açıklıklar (pencere vb.) yapının içindeki hareketli bir ışık-gölge izlenimi vermektedir.Güney cephesindeki derin küçük oyuk görünümündeki pencereler içeir alının güneş ışığı mekandaki loşlukla zıtlık oluşturur.
Le Corbusier bundan önceki yapılarını makina estetiğinden yola çıkarak önceden planlayarak tasarlamıştır. Fakar Ronchamp şapeli santiye sırasında tasarlanmıştır. Villa Savoye'un zeminden
doğadan koparılmış bir yapısı varken, Ronchamp şapeli tam tersine doğayla iç içe bir yapıdadır. Bununla birlikte Ronchapm şapelinin heykelsi bir görünüşü vardır. Bunun nedeni Le Corbusier'in mimarlık dışında ressam ve heykeltraş olması ve bunlardan etkilenildiği düşünülmektedir.

Ronchamp Şapeli

Le Corbusier, mimarlık görüşünü beş temel ilkeye dayandırmıştır;
Kolonların duvarları taşıyıcı olmaktan kurtararak bütün yükü alması,
Yapının taşıyıcıları ve duvarların işlevsel yönden birbirinden bağımsız olması,
Betonarme strüktürün teknik özelliğin dışında estetik öğe olarak kullanılması,
Serbest cephenin bir parçası olarak yatay bant şeklinde uzanan pencerelerin iç mekanı aydınlatması,
En üst katta binanın doğal çevreyle uyumunu sağlamak için çatıların teras bahçeye dönüştürülmesidir.

Villa Savoye
Ev yerden yükseltilmiş bir kutudur ve çepeçevre şerit şeklinde olan sürekli pencereleri vardır. Le Corbusier yapıda U biçiminde olan 1.kat planını bir kareye tamamlamış böylece oluşan kübün
pencereleme şeklini de yatay bantlar şeklinde ifade etmiştir. Diğer bir deyişle binaya dıştan baktığımızda üstü açık balkon bölümünü göremeyiz. Çünkü bu bölümün cepheleri de salon pencereleri gibi gösterilmiştir. Kübün 4 cephesinde kesintisiz dönen yatay pencere bantlarının arkasında farklı hacim ve işlevler yer almıştır. Küp formu yalnızca çatı katındaki güneşlenme yerini çevreleyen silindirik duvarlarla bozulmakta ve statik değişmez kütle bir ölçüde hareket(dinamizm) kazanmaktadır. Bina geometrik oranlarıyla geçmişe bağlanırken geleneksel yapılarda olduğunun tersine yere bağlanmamış yerden koparılıp ince kolonlar üzerine alınarak adeta uzayda-boşlukta durması sağlanmıştır. Renk olarak beyazın seçilmesi doğanın ve gökyüzünün değişen renkleriyle bir tezat oluşturması ve yapının uzaklardan fark edilmesini sağlamıştır.
Villa Savoye
Unite d’Habitation
Unite d’Habitation Marsilya’da 1946-1952 yılları arasında yapılmıştır.. Yaklaşık 1.800 kişiyi barındıracak olan 18 katlı bu yapının içinde, rafa dizilen şişeler gibi yerleştirilmiş, apartman dairelerinin yanı sıra, anaokulu, tiyatro, alışveriş merkezi, spor salonu gibi ortak yaşam alanları bulunuyordu. Çağdaşlarına taban tabana zıt olan bu projedir. Daha sonra gerçekleştirilecek konut birimlerine örnek olmuştur.
Le Corbusier, 1920 yılında Maison Citrohan için ilk planları geliştirmeye başladı. Bu ev tipi, adını otomotiv endüstrisinin işlevselliğinden, Citroën markasından almıştır. Seri üretimi, dikdörtgen yapı ve destekleyici yan duvarlar ile planlanmıştır. Yeni mimarideki beş puanın, büyük bir kısmına uymaktadır.
Maison Citrohan'da (1919-22) taşıyıcı sistemden ve inşaat sürecinden bağımsızlaşmış mekan kurgusunu betonarme iskelet ile değil, evin sınırlarını çeken ve bütün binayı taşıyan paralel beden duvarlarıyla elde eder.
Zemin kat, en arkadaki servis hacimlerine kadar bölünmemiş yekpare bir mekandır. Yatak odalarının yer aldığı üst kat ise zeminin yarısına kadar gelen bir galeri niteliğindedir.
Dolayısıyla zemin kat sadece yatayda değil, düşeyde de bölünmemiş, üst katla sınırı konvansiyonlarca belirlenmemiş "akışkan" bir yaşama mekanıdır. içinde "yüzen" nesneleri barındıran ve sınırları evin en ücra köşelerine kadar sızan bu akışkan yaşama mekanı, Corbusier'in yaşamı boyunca gündemde tutacağı modern barınma konseptinin belirleyici unsurudur.
Maison Citrohan
Maison Citrohan
Soru: Le Corbusier Ronchamp şapelinde nasıl bir yaklaşım sergilemiştir, Ronchamp şapelini Villa Savoye'dan ayıran en belirgin özellik nedir?
Full transcript