Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

TEZ SAVUNMA

DEHB
by

ümit karakaş

on 4 January 2013

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of TEZ SAVUNMA

I) GENEL BİLGİLER
Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB)
Tarihçe
Etiyoloji
miRNA

II) YÖNTEM
Hasta ve kontrol gruplarının oluşturulması
DNA izolasyonu
SNP seçimi
Primer ve prob sentezi
Real-Time PCR ile genotip tayini
Verilerin düzenlenmesi ve İstatistiksel Analiz Sunum Planı III) BULGULAR

IV) TARTIŞMA

V) ÖNERİLER GENEL BİLGİLER çocukluk çağının en sık rastlanan nöropsikiyatrik bozukluklarından biri.. Dünyadaki çocukların %3–12.. Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) Çocuklukta DEHB tanısı alan bireylerin, %5-8’i Erişkin hastaların istikrarlı sosyal ilişki sürdürme, eğitim programlarını bitirme ve işlerini koruma gibi sosyal, eğitimsel ve mesleki alanlarda güçlükleri vardır. Mevcut tedaviler DEHB semptomlarının azaltılmasına ve sosyal fonksiyonların iyileştirilmesine yönelik.. DEHB tedavileri arasında farmakoterapi, farklı psikoterapi türleri, eğitim ve öğretim veya bunların kombinasyonları yer alır. Etiyoloji… Tek bir patofizyoloji ile ortaya çıkmaz… Multifaktoriyel!.. %60-90 kalıtsal Ailesel sıkıntılar… Organofosfat pestisitler… Pre- ve Perinatal dönemlerde maternal
sigara ve alkol kullanımı… DEHB’de, nörotransmiter sistemleri düzenleyen genler sorumlu… Üzerinde en çok durulan genler dopaminerjik ve noradrenerjik yolaklarla ilişkili olanlar…
Neden?
DEHB’de önemli olduğu düşünülen nöroanatomik bölgeler= dopamin yoğunluğu olduğu bilinen bölgeler
Dopaminerjik bozulmanın DEHB patofizyolojisinde önemli rolünün olduğu da düşünülmektedir Yaygın kompleks hastalıklara temel teşkil eden kalıtım, ncRNA türü ‘gen’lerin dizilerindeki çeşitlilikten kaynaklanabilir?! Genomun doğru bölgelerine mi bakıyoruz: miRNA? 1993 yılında Lee ve arkadaşları





Memeli genlerinin yaklaşık %30 kadarının miRNA'lar tarafından düzenlenmekte… Han J. et al. Molecular basis for the recognition of primary microRNAs by the Drosha-DGCR8 complex. Cell , 2006; 125: 887–901 Han J. et al. Cell , 2006; 125: 887–901 Han J. et al. Cell, 2006; 125(5): 887-901 Yeşil-kırmızı: miRNA

Pembe :XPO-5

Mor: RanGTP

Gri: Kristal olmayan kısım Hammond SM. FEBS Letters, 2005; 579:5822–5829 YÖNTEM Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Sağlık Bakanlığı Etik kurullarından onay alınması…
Hasta ve kontrol gruplarından periferik kan örneklerinin toplanması..
Tuzda çöktürme yöntemiyle Periferik kandan genomik DNA izolasyonu…
Real Time PCR ile genotipleme deneyi…
Genotiplerin tayin edilmesi..
İstatistiksel olarak genotip dağılımı/allel frekansı ile hastalık durumu arasındaki ilişkinin analizi… Periferik kandan DNA izolasyonu için Miller’in manuel tuz ile çöktürme yöntemi kullanıldı (Miller SA 1988). DNA izolasyonu Mesane kanseri üzerine yapılmış bir hasta kontrol çalışmasında yer alan polimorfizmler bu çalışmada aday gen bölgeleri olarak seçilmiştir.
Polimorfizmler seçilirken Minör Allel Frekansı (MAF) 0.01'den büyük olanlar araştırmaya dahil edildi. SNP seçimi Primer Express 3.0 (Applied Biosystems) programı

Primer ve prob oligonükleotid dizileri “Metabion International AG, D-82152 Martinsried/Deutschland” tarafından sentezlendi. Primer ve Prob Dizilerinin Sentezlenmesi TaqMan® real-time PCR kuantifikasyonu Cihaz: Applied Biosystems (ABI) Prism 7500 Real Time PCR
96 kuyucuklu saydam polipropilen plate
Negatif kontrol kuyucuğu
Her kuyucuğa genomik DNA örneği (Negatif kontrol hariç)
Microamp® Real Time PCR Film (Applied Biosystems)
Plate ısı bloğuna yerleştirildikten sonra her gen için belirlenen reaksiyon şartları ile deney
Real Time PCR Yöntemiyle Genotipleme Çalışması RNASEN rs10719 polimorfizmi G>A için genotipleme deneyi sonucunda elde edilen multicomponent grafiğinde homozigot GG genotipi RNASEN rs10719 polimorfizmi G>A için genotipleme deneyi sonucunda elde edilen multicomponent grafiğinde homozigot GA genotipi RNASEN rs10719 polimorfizmi G>A için genotipleme deneyi sonucunda elde edilen multicomponent grafiğinde homozigot AA genotipi Gruplar arasında yaş bakımından bir farklılık olup olmadığı “Independent Samples t test”
Hastalık ile genotiplerin ve allellerin ilişkileri “ki-kare” veya “Likelihood ratio” testleri
Genotipler bakımından hasta ve kontrol gruplarının “Hardy-Weinberg” dengeleri
İstatistik analizler SPSS v.11.5 paket programı ile yapılmış, istatistik analizlerde anlamlılık p<0,05 Genotip Verilerinin Düzenlenmesi ve İstatistiksel Analizi BULGULAR AGO1 genotipinde de hem vaka hem de kontrol grubunun Hardy-Weinberg dengesinde olmadığı (sırasıyla; p=0,001 ve p=0,039) gözlenmiş olmasına rağmen aradaki fark istatistiksel olarak önemli bulunmuştur (p=0,025).

AGO1 geninde OR(odds ratio)=1,673 (%95 Güven Aralığı; 1,065-2,629), (p=0,026)’dır. DGCR8 geninde T alleli taşımanın G alleli taşımaya oranı bakımından oranı; OR(odds ratio)=0,726 (%95 Güven Aralığı 0,537-0,981) (p=0,037)’dir.
Kontrol grubunda T allelini taşıma; 0,726 daha fazla AGO1 alleli için G alleli taşımanın A alleli taşımaya oranı bakımından hasta/kontrol oranı; OR: 1,508 (%95 Güven Aralığı 1,006-2,261) (p=0,047)’dir.
G allelinin varlığı, hastalığın oluşumu yönünde 1,5 kat daha etkili.. TARTIŞMA AGO1 geninde hastalarda AG genotipi taşıma oranı (%39,4), sağlıklı kontrol grubundaki AG genotipi taşıma oranından (%28,0) daha fazla..

AGO1 geni için genotipte elde edilen bu istatistiksel anlamlılığın, AG genotipinde olma, AA genotipinde olmaya göre hastalık oluşturma riskini arttırmış olabilir… Avrupa populasyonlarında GG genotipinin %1’ in altında (%0,90) olduğu gözlenmiştir.

AGO1 geninde GG genotipine sahip olmamanın Argonaute (AGO) proteinlerinin, olgun miRNA biyogenezindeki işlevsel rolünün önemliliğinden dolayı, iyi korunuyor olması ile ilişkili olduğu varsayılabilir Gen inaktivasyon çalışmaları

Argonaute proteinlerinin embriyonik gelişimde, hücre farklılaşmasında, kök hücre devamlılığında önemli role sahip olduklarını ileri sürmüştür

miRNA-mRNA komplementerliğinin seviyesi, düzenlenme mekanizmalarında kilit faktör
Mükemmel eşleşme Ago katalizliğinde mRNA zincirinin yıkımına, merkezde mükemmel olmayan eşleşme ise mRNA translasyonunun düzenlenmesine yol açmaktadır AGO1 CSMD2 AGO1 (1p34.3)’e çok yakın yerleşim gösteren CSMD2 geninin (CUB and Sushi multiple domains 2) (1p35.1), DEHB üzerinde etkili olduğu söz konusu
CSMD2’nin beyinde, beyin korteksinde, siyah cisimde (substantia nigra) ve beyincikte gelişimsel olarak ekspresyonları düzenleyen; ayrıca, nörogenezis ve hücre adhezyonunda potansiyel rolü olan bir protein.. DGCR8 genotipinde anlamlı bir fark bulunamadı..
Ancak; allel dağılımları arasında kontrollerde T bazı daha fazla...
DGCR 8, olgun miRNA oluşum yolağında primer transkriptlerin oluşturulmasındaki ilk aşamalar için gerekli..
DGCR8 delesyonunun, kardiyomiyopatiye yol açtığı ve prematüre ölüme neden olduğu, bu genin kardiyovasküler fonksiyonda merkezi rol oynadığı bildirilmiştir. DGCR, 22 nolu kromozomda lokalize
22q11 delesyonu olan bireyler incelendiğinde, şizofreni ve diğer nöropsikiyatrik hastalıkların insidansında artış olduğu görülmüştür.
Bu sonuçlar, DGCR’nin insan nöropsikiyatrik hastalıklarında önemli olduğunu ifade etmekte...
Ancak; DGCR8 ile DEHB arasındaki ilişkiyi açıklayan herhangi bir araştırma bulunmamaktadır! Eksportin-5 (XPO5) proteini, pre-miRNA spesifik taşıyıcısı..

XPO5’in SNP’sinin hastalık kontrol oranını (DCR) değiştirdiğini saptamış, “AA” ve “AC” genotipli bireylerde, “CC” polimorfik varyantlara oranla hastalık kontrol oranının artmış olduğunu belirtmişler XPO5, bronşioloalveolar karsinom, evre 1 akciğer kanserinde az ifade edilirken, prostat kanserinde aşırı miktarda ifade edilmekte…

Ye Y. ve ark. (2008), miRNA biyogenezinde rol oynayan XPO5 ve RAN genlerinin özofajiyal kanser riskini önemli oranda arttırdığı ifade etmişlerdir. Dicer1 ve transaktivasyon duyarlı RNA- bağlayıcı protein (TRBP) pre-miRNA sürecinde rol oynar…

Dicer 1 mRNA’sının düşük seviyelere inmesinin, kanserde sağ kalımda azalma üzerine ilişkili olduğu görülmüştür mutasyon sonucunda; Dicer ekspresyonunun azalttığı, düşük miktarda miRNA üretimine sebep olduğu, bu nedenle yüksek hücresel proliferasyonu ile ilişkili olduğu gözlendi. Horikawa ve ark.’nın yaptıkları bir çalışmada renal hücreli karsinomla miR SNP arasında ilişki olduğu ifade edilmiş..
Çalışmalarında GEMIN 4 (rs7813 ve rs2740348) ve GEMIN 3 (rs197412)’e ait sinonim olmayan 3 SNP’deki değimin renal hücreli karsinom riskini önemli oranda azalttığını vurgulanmış. ÖNERİLER Çalışmanın, daha geniş çaplı ve tamamen bağımsız başka bir çalışmada tekrarlanması,
miRNA oluşum yolağında anlamlı bulunan genlerin, transgenik memeliler üzerindeki etkisi araştırılabilir. Anlamlı sonuçlar elde edilebilmesi durumunda hastalığın tanı ve tedavisinde yeni gelişmelere olanak sağlanabilir. ncRNA çeşitlerinden biri olan miRNA’lara alternatif olabilecek diğer ncRNA çeşitleri kullanılarak DEHB etiyolojisi başka açılardan değerlendirilebilir. Teşekkürler... Okuma - yazması olmayan, nörolojik/kronik hastalığı, psikotik bozukluğu, organik nedene bağlı psikiyatrik bozukluğu ve mental retardasyonu olan hastalar dışlanmıştır. Kontrol (n=164) Yazılı onay
18- 60 yaş
Çocukluk çağında DEHB öyküsü
Wender-Utah Değerlendirme Ölçeği (WUDÖ) ≥36
DSM-IV tanı ölçütlerine göre DEHB Hasta (n=191) Yazılı onay
18- 60 yaş
Full transcript