Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

Copy of Bitirme tezi

Sunum
by

akif tekin

on 12 January 2013

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of Copy of Bitirme tezi

Türkiye'deki Santrallar ve Santrallerin Karşılaştırılması Termik santraller katı, sıvı ve buhar halindeki yakıtlarda var olan kimyasal enerjiyi ısı enerjisine, ısı enerjisini mekanik enerjiye, mekanik enerjiyi de elektrik enerjisine dönüştüren tesislerdir. TERMİK SANTRALLER Afşin Elbistan A Termik Santralı - 3.340 MW + 1.335 = 1.355 MW
Aliağa GTKÇ Santralı 6.30 MW = 180 MW (Motorin)
Ambarlı Dogalgaz - KÇ Santralı - 6.138.8 MW + 3.172.7 MW =1350.9 MW
Kangal Termik Santralı -2.150 MW + 1.157 MW = 457 MW (Linyit)
Tunçbilek Termik Santralı-165 MW + 2.150 MW = 365 MW (Linyit)
Hamitabat DGKÇ Santralı - 12 ÜNİTE = 1120 MW (Doğal Gaz) TÜRKİYE'DEKİ BAŞLICA TERMİK SANTRALLER TERMİK SANTRALLERİN KURULU GÜÇLERİ KATI YAKITLI (KÖMÜR - LİNYİT) TERMİK SANTRALLER TERMİK SANTRAL ÇEŞİTLERİ Kömür veya linyitin yakılarak, kazandaki akışkanı ısıtmasıyla elde edilen yüksek basınçlı buharın, buhar türbini kanatlarını çevirmesi sonucunda generatörün tahrik olması yoluyla elektrik enerjisi üretilen santrallerdir. Son zamanlarda sıvı yakıt (motorin, fuel–oil, nafta vb.) birim fiyatlarının oldukça artmış olması nedeniyle artık daha çok doğal gazlı olarak dizayn edilen ve çalışan kombine çevrimli enerji santralleri, son yıllarda giderek artan bir oranda kullanılmaktadır.

Bunun başlıca sebeplerinden birisi gaz yakıtlı kombine çevrimli santrallerin, diğer termik, nükleer ve hidroelektrik santrallere göre daha verimli ve daha düşük kurulum maliyeti ile daha kısa sürede işletmeye alınabilir olmalarıdır. KOMBİNE ÇEVRİMLİ TERMİK SANTRALLER
(SIVI- GAZ YAKITLI) 2010 YILINA AİT VERİLER İLE EÜAŞ'A AİT TERMİK SANTRALLER TÜRKİYE'DEKİ TERMİK SANTRALLER İLE İLGİLİ VERİLER TERMİK SANTRALLERİN AYLIK ENERJİ ÜRETİMLERİ - 2010 TERMİK SANTRALLERİN 2010 YIL SONU İTİBARİYLE
TÜRKİYE ÜRETİMİNE KATKISI 2010 YIL SONU İTİBARİYLE TERMİK SANTRALLERİN

ÜRETİM GERÇEKLEŞTİRME YÜZDELERİ Türkiye'nin, deniz seviyesinden ortalama yüksekliği 1300 metre civarındadır.
Yurdumuza düşen yıllık ortalama yağış 501 milyar m³ ve bunun akarsulara dönüşen kısmının
186 milyar m³ olduğu bilinmektedir. Bu rakamlarla, Türkiye, Dünya hidroelektrik potansiyeli içinde %1 payı ile sekizinci sırada gelmektedir. Teknik yapılabilir potansiyel olan 250 milyar kWh/yıl ile Avrupa potansiyelinin yaklaşık %20 si mertebesinde hidroelektrik potansiyele sahip bulunmaktadır. Türkiye'nin teorik Elektrik Enerjisi Üretim Potansiyeli
brüt 433 milyar kWh/yıl
teknik potansiyel 250 milyar kWh/yıl
ekonomik elektrik enerji üretim potansiyeli
126 milyar kWh/yıl olarak belirlenmektedir. Türkiye genelinde henüz etüdü yapılmamış 1-30 MW arası küçük tesislerden minimum 10-15 milyar kWh/yıl, kanal ve barajlara konulacak türbinler yoluyla da 3-5 milyar kWh/yıl elektrik üretilebileceği düşünülmektedir. ÜLKEMİZİN EKONOMİK HİDROELEKTRİK ÜRETİM POTANSİYELİNİN 190 milyar kWh/yıl CİVARINDA OLACAĞI VE KURULU GÜÇ DEĞERİNİN 48-50 bin MW OLACAĞI SÖYLENEBİLİR.


DSİ TARAFINDAN STOKASTİK METOTLARLA YAPILAN HESAPLARLA YENİ KRİTERLER İLE YAPILAN HESAPLAMALAR NETİCESİNDE VARILAN SONUÇLAR TABLO'DAN DA GÖRÜLEBİLİR. Uluslararası Enerji Kurumu (IEA), HES‘ler ve olumsuz çevresel etkileri ile
ilgili uzun bir liste yayınlamıştır. Bu etkiler, fiziksel, kimyasal ve biyolojik olmak üzere 3 ana başlık altında toplanmıştır. HİDROELEKTRİK ENERJİ SANTRALLERİ VE ÇEVRE Malzeme taşıma sürecinde yaşanan çevresel etkiler, gürültü, görsel tahrip, toz vs.
Bunlara ek olarak, suda yaşayan canlılara da olumsuz etkileri olduğu görülmektedir. Suda artan bulanıklık ve şüpheli-bilinmeyen madde yoğunluğu doğal yaşamı tehlikeye sokmaktadır. İnşaat aşamasında yaşanan olumsuz etkiler Bölgedeki tarımsal faaliyetleri,
yerel altyapıyı,
sosyal yaşamı,
arkeolojik alanları
koruma bölgelerini etkilemektedir. Nehir-dere yataklarının değişmesi Yüksek hızlarla türbin kanatçıklarına çarpan
suyun kalitesi bozulmakta ve bu sebeple
bölgedeki canlı yaşamı olumsuz
etkilenebilmektedir. Hidroelektrik projeleri, nehir yataklarında
şüpheli katı maddelerin oluşmasına sebebiyet vererek, erozyona, görsel tahribata ve su ekosisteminde bozulmalara neden olabilir. EÜAŞ ARAŞTIRMALARI İLE TÜRKİYE’DEKİ
HİDROELEKTRİK SANTRALLERİNİN RAPORLARI Her geçen gün enerji ihtiyacının artması yenilenebilir enerji
kaynaklarını (YEK) ve yenilenebilir enerji teknolojilerini
dünyanın yeni gözdesi haline getirmiştir. Fosil yakıtlardaki
maliyet artışları ve çevreye verdiği zararlar, yenilenebilir
enerjiyi stratejik sektör konumuna getirmiştir. YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI
İLE ENERJİ ÜRETEN SANTRALLER Ülkemizde jeotermal sahalar büyük bir çoğunlukla orta ve düşük sıcaklıklı sahalardır ve bilinen jeotermal kaynakların %95'i ısıtmaya uygun sıcaklıkta olup çoğunlukla Batı, Kuzeybatı ve Orta Anadolu’da bulunmaktadır. JEOTERMAL ENERJİ Nisan, 2009 itibariyle TEİAŞ tarafından kabulü yapılan Germencik Jeotermal Santrali Türkiye'de inşa edilmiş ve planlanmış jeotermal elektrik santralleri arasındaki en büyük tesis olma özelliğine sahip bir santraldir. Gürmat Elektrik Üretim A.Ş., ikinci fazı da devreye aldığında santralde 94,8 MW'lık elektrik üretecek. AYDIN – GERMENCİK JEOTERMAL ELEKTRİK SANTRALİ Yenilenebilir enerji kaynakları arasında rüzgâr, sağladığı avantajlara bağlı olarak giderek daha fazla tercih edilmektedir. Bu nedenle özellikle gelişmiş ülke hükümetleri, arz güvenliğinin sağlanması ve dışa olan bağımlılığın azaltılmasında, rüzgâr enerjisinin üretim ve kullanımını giderek daha fazla oranda desteklemektedirler. RÜZGÂR ENERJİSİ VE
RÜZGAR ENERJİ SANTRALLERİ Dünyada 2009 yılı sonu itibarıyla işletmede olan rüzgâr enerjisi santrallerinin kurulu gücü 158,505 MW olarak saptanmıştır. Rüzgâr enerjisine bağlı teknolojilerin giderek artması sonucunda kapasiteleri 200 MW’a ulaşan rüzgâr santralleri aracılığı ile yöresel elektrik tüketimi karşılanmakta ve artan elektrik, iletim hatları ile ana şebekeye aktarılmaktadır. 2010 yılı sonu itibarıyla 1029,85 MW’lık rüzgâr santrali şebekeye bağlı olarak enerji üretimini sürdürmektedir.


Türkiye’de 2010 yılı sonu itibarıyla inşa halinde olan 492,35 MW’lık kapasiteye ilave olarak, 644,45 MW’lık proje halinde olan ve yakın dönemde inşaatına başlanacak ek kapasite de söz konusudur. Türkiye’nin karasal alanlarda
400 milyar kWh/yıl brüt potansiyel,
120 milyar kWh/yıl teknik potansiyel
50 milyar kWh/yıl ekonomik potansiyel bulunmaktadır. Türkiye'deki Rüzgar Enerji Santralleri Ülkemizde batı Akdeniz, Doğu Akdeniz, İç Anadolu, Güney Doğu Anadolu bölgelerimiz güneş enerjisi açısında oldukça şanslıdır.

Ülkemizin güneş enerjisi potansiyeli 2008 yılı toplam elektrik enerjisi tüketiminin iki katıdır. GÜNEŞ
ENERJİ
SİSTEMLERİ Güneş enerjisinden elektrik enerjisi üretiminde temel olarak PV sistemleri de diğer elektrik üretim sistemlerine benzer olarak çalışır. Sadece kullandıkları ekipmanlar değişiktir.

Sistemin opsiyonel ve fonksiyonel ihtiyaçlarına bağlı olarak
Doğru Akım-Alternatif Akım Dönüştürücü,
Akü, Şarj Kontrol ünitesi,
Yedek güç kaynağı,
Sistem kontrolörü gibi
ekipmanlara ihtiyaç duyulabilir. GÜNEŞ ENERJİSİ İLE ELEKTRİK
ÜRETİMİ ELEMANLARI 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren, güvenilir kaynaklardan enerjiyi sağlama arayışı enerji dünyasının en önemli gündemi haline gelmiştir. Özellikle 1970’li yılların başında ortaya çıkan petrol dar boğazı, bu arayışları hızlandırmış ve güvenilir enerji kaynağı olarak nükleer enerjinin ön plana çıkmasını sağlamıştır.

Bunun sonucu olarak 1980’li yılların ikinci yarısına kadar yüksek kapasiteli birçok nükleer reaktör kurulmuş ve işletmeye alınmıştır. 1980’li yılların sonuna doğru ise nükleer enerjiye olan talep artışı azalma eğilimine geçmiş ve 1990’lı yıllar boyunca durağan hale gelmiştir. NÜKLEER GÜÇ ve NÜKLEER GÜÇ SANTRALLERİ Bunun nedeninin, Three Mile Island (1979, ABD)
ve Çernobil (1986, Sovyetler Birliği) nükleer kazalarının olduğu söylense de, asıl etken
dünya ekonomisindeki yavaşlama ve
doğalgazın enerji pazarına girmesidir Nükleer enerji, ülkemiz için enerji arz güvenliğimizin sağlanması, enerji ithal bağımlılığımızın ve cari açığın azaltılması bakımından büyük önem taşımaktadır.

Ülkemizin 2023’te kurulu gücünün 110.000-130.000 MW arasında olması, elektrik tüketiminin 500 milyar kWh olması öngörülmektedir

Akkuyu ve Sinop’ta kurulacak Nükleer Santraller dikkate alındığında, yılda yaklaşık 80 milyar kWh elektrik üretilmesi öngörülmektedir. Bu miktarda bir elektriği doğalgaz santralinden elde etmek için yaklaşık 16 milyar metreküp doğalgaz ithaline karşılık yıllık 7,2 milyar ABD Doları (yaklaşık 13 milyar TL) ödenmesi gerekmektedir. NÜKLEER ENERJİ VE TÜRKİYE Ağır atom çekirdeklerinin nötronlarla bombardımanı sonucunda çekirdekler parçalanır. Gerçekleşen bu tepkimeye “fisyon” ve tepkime sonucunda elde edilen enerjiye de “nükleer enerji” adı verilir.

Daha sonra elde edilen nükleer enerji, nükleer yakıt ve diğer malzemeler içerisinde ısı enerjisine dönüştürülür.

Bu ısı enerjisi buhar üreteciyle türbin sisteminde kinetik enerjiye ve daha sonra da generatör sisteminde elektrik enerjisine dönüştürülür.
Türbinden geçen ve enerjisi alınan buhar, soğutma çevrimiyle deniz veya nehir suyundan alınan suyla yoğuşturularak tekrar su formuna dönüştürülüp pompa yardımıyla buhar üretecine iletilir. NÜKLEER GÜÇ SANTRALLERİ ÇALIŞMA PRENSİBİ Nükleer Güç Santralleri Çalışma Prensibi Şu anda dünyada 31 ülke nükleer güç santraline sahiptir. Dünya Nükleer Birliği verilerine göre ülkemizden de içinde bulunduğu 45’ten fazla ülke daha, nükleer enerji seçeneğini gündemlerine almıştır. Bu ülkelerin neredeyse tamamı az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkeler olduğundan elektrik talepleri hızla artmaktadır ve gelecekte oluşacak yüksek elektrik talebini nükleer santralden karşılamayı düşünmektedir. TÜRKİYE'DE ELEKTRİK ÜRETİMİNİN
KURULUŞLARA GÖRE DAĞILIMI TÜRKİYE'DE ELEKTRİK ÜRETİMİMİN
KAYNAKLARA GÖRE DAĞILIMI TERMİK SANTRALLER AÇISINDAN • Linyitle çalışan santrallarımızda................ 31.170,9
• Doğal gazla çalışan santrallarımızda ....... 21.039,3
• Taş kömürüyle çalışan santralımızda.......... 1.882,7
• Fueloil ile çalışan santrallarımızda ................ 62,2
Olmak üzere toplam 54.155 GWh üretim gerçekleştirilmiştir. 2010 yılında 41.377 MWh elektrik enerjisi üretilmiştir. Programlanan üretime göre gerçekleşme oranı %116’dır. HİDROELEKTRİK SANTRALLER AÇISINDAN Hidrolik Santralların yıllık üretimleri, kaynağa gelen su miktarıyla doğru orantılı olduğundan ve bir yıl boyunca gelen su insanoğlunun elinde olmayıp tam kapasite çalıştırmaya yetmeyebileceğinden, genel olarak puant santrali olarak çalıştırılırlar.

Devreye alınış ve çıkarışları çok kolay ve hızlı olduğundan su rejimine bağlı olarak günün, enerji gereksiniminin çok olduğu bu puant saatlerinde çalıştırılarak, enerjiye az gereksinim olduğu zamanlarda devre dışı bırakılırlar. TERMİK ve HİDROELEKTRİK
SANTRALLERİN KARŞILAŞTIRILMASI Termik santrallerin devreye alınış ve çıkarışları çok kolay ve hızlı değildirler. Buna karşın yakıtlarını istenilen miktarda elde etmek insanoğlunun elindedir. Devreye alınış ve çıkarışları sırasında çok verim kaybına uğrarlar. ilk yatırım yapıldıktan sonra, enerji üretiminin ana kaynağı su olduğundan üretim maliyeti çok ucuz olmaktadır. Yakıtlı santralleri gibi hava ve çevre kirliliği yaratmazlar.
1.Yerleşim yerlerinin suyunu karşılama,

2.Sel ve taşkınları önleme,

3.Balıkçılık ve tarım arazilerini sulama

4.Ağaçlandırmaya katkı, erozyonu önleme

5.Ulaşım ve turizmi geliştirme

6.İklimde yumuşama gibi yararları bulunur. Ayrıca barajların, elektrik üretiminin yanı sıra; Elektrik enerjisi depo edilemez ama su depo
ederek elektrik dolaylı olarak depo edilebilir. Rüzgâr yerli, sürekli, temiz, çevreyi kirletmeyen ve doğrudan kullanılabilirliği nedeniyle, yakıt-hammadde maliyeti olmayan yenilenebilir bir enerji olarak, fosil yakıt tüketimini azaltmaktadır. RÜZGAR ENERJİ SANTRALLERİNİN AVANTAJLARI Türbinlerin ortalama 20–30 yıl süreyle kullanılabilmesi kuruluş, işletme
ve bakım maliyetlerinin uzun bir zamana yayılması açısından avantaj
sağlamaktadır. Rüzgâr türbinlerinin üretime geçmesi, inşaatının başlamasından itibaren 4-5 ay gibi kısa bir süre gerektirirken bu zaman gecikmesi, nükleerde ortalama 7 yıl, doğalgazda 1-1,5 yıl, hidrolikte ise 2-10 yıl olabilmektedir. Rüzgâr hızının değişken olması, istenilen her bölgeye rüzgar santrali kurulmasını engellemektedir. Aslında rüzgârın bu değişkenliğini aşmak için en sağlıklı yol, elde edilen enerjiyi doğrudan ana iletim hattına bağlamaktır. RÜZGÂR ENERJİ SANTRALLERİNİN DEZAVANTAJLARI Rüzgâr santrali kurulumu için gereken alet ve teçhizatın büyük bölümünün yurt dışından ithal edilmesi, türbinlerin kuruluş maliyetini arttırmaktadır. Göçmen kuşların göç yolları güzergâhlarına inşa edilen rüzgâr türbinlerinin, kuş sürülerine verdiği zararlara ek olarak, oluşturduğu gürültü ve görüntü kirliliği, yörede yaşayanları olumsuz yönde etkilemektedir. Güneş enerjisinin diğer enerji türlerine göre çok sayıda avantajı mevcuttur:
Tükenmeyen enerji kaynağı olmasıdır.
Temiz enerji türüdür.
Doğabilecek ekonomik bunalımdan etkilenmez.
Mahalli uygulamalara elverişlidir.
Çok sayıdaki ülkede faydalanılabilir.
İşletme masrafları çok azdır.
Güneş enerjisinin gaz, duman, kükürt veya radyasyon gibi zararlı
artıkları yoktur. Güneş enerjisinin diğer enerji kaynaklarına göre çok sayıda üstünlükleri olmasına rağmen, günümüzde uygulamalarının az oluşunun sebepleri vardır: Enerjiden ihtiyaç duyulduğu bölgede faydalanılabile-ceğinden enerjinin nakil problemi de yoktur. Birim yüzeye gelen güneş ışınları devamlı olmadığından depolama gerekmektedir.
Enerji ihtiyacının fazla olduğu kış aylarında, güneş ışınları az ve geceleri ise hiç yoktur,
Güneş enerjisinden faydalanılan birçok tesisatın ilk yatırım masrafları fazladır. Hali hazırda ekonomik değildir. Nükleer santraller, yenilenebilir enerji kaynaklı santraller gibi dış koşullara (iklim koşullarına), kömür santralleri gibi yakıtın kalitesine, petrol ve doğalgaz santralleri gibi rezerv miktarına bağlı olmadığı için elektrik üretiminde süreklilik arz eder. NÜKLEER GÜÇ SANTRALLERİ AÇISINDAN Nükleer enerji üretim zinciri, tümüyle ele alındığında sera gazı salımı konusunda en temiz seçenektir. 1 kilogram uranyumdan elde edilen enerji için,
3.000.000 kilogram (3000 ton, 25 adet ağır yük tren vagonu) kömür
veya
2.700.000 litre (2700 metreküp, 135 adet büyük boy akaryakıt tankeri) petrol gerekmektedir. Nükleer santrallerden çıkan atık miktarının çok az olmasıyla çok az yer kaplayacağından yer üstündeki depolarda güvenli bir şekilde depolanabilmektedirler. Nükleer yakıt maliyeti ve bunun sonucu olarak fiyatı istikrarlı sayılabilecek seviyededir. Nükleer enerjiden elde edilecek enerji, ülke enerji üretim portföyüne çeşitlilik getirir. En önemlisi,
NGS, baz yük santralleridir ve sürekli enerji üretme kabiliyetine sahiptir. Diğer baz yük santralleri ise jeotermal ve fosil yakıtlı santralleridir.
Jeotermalin toplam kapasitesinin küçük olmasından, fosil yakıtlı santrallerin ise çevreye olan olumsuz etkilerinden dolayı nükleer santraller, baz yük santrali olarak avantajlıdır. Ayrıca, linyit dışındaki fosil kaynaklar ithal kaynaklardır ve dışa bağımlılığımızı artırmaktadır. Bütün tesisler farklı yönleriyle çevre üzerinde olumsuz etkiler yapmaktadır. Ancak insanların hayatlarını devam ettirebilmeleri ve gelişebilmeleri için bu tesislere ihtiyaç vardır. Bu nedenle çözüm, bütün tesislerin ileri teknolojiler kullanarak çevreyi olumsuz yönde minimum seviyede etkileyecek ve ekolojik dengeyi bozmayacak önlemlerin alınmasıyla kurulmasıdır. ~SONUÇLAR~ Rüzgâr Elektrik Kurulu gücümüzü, istenen değerlere yükseltebilmek için, hedefler koyarak gerçekleştirmemiz gerekmektedir. Ülkemizde 100 yıldır kurmakta olduğumuz kömür santrallerinin, buhar türbinini üreten yerli bir firma var mıdır? ? Ülkemizde 23 yıldır doğalgaz çevrim santralleri kurulmaktadır, acaba yerli gaz türbini üreticisi var mıdır? ? Her 2 sonunda cevabı hayır olduğuna göre , özellikle yap-işlet-devret modeliyle santral kurulumunda yaşanılan sorunlar gözden geçirilmelidir. Nükleer santrallerin bir kaza halinde nükleer bomba gibi patlaması mümkün değildir. Fakat alınan tüm önlemlere rağmen büyük çapta radyasyon sızıntısı olması durumunda sadece o yöredeki değil, yakın bölgelerdeki bütün canlı varlıklar tehlike altındadır. Türkiye'deki
Santrallerin
Karşılaştırılması 33 ülkede çalışır vaziyette 437 nükleer santralde ölümlerin meydana geldiği tek sivil nükleer santral kazası Chernobül'dir en önemli unsur, ileri teknolojinin
kullanılması gerektirmesidir. Nükleer Santraller için Geçtiğimiz yıl Japonya'da yaşanan depremden sonra etkilenen santralden sonra kamuoyunun tepkisini bir kez daha kazanan nükleer enerji , dışa bağımlılığın bitmesi için gerekli bir uygulamadır. Kaynak ülke ve güzergâh çeşitliliklerinin sağlanması,
Enerji verimliliğinin artırılması,
Enerji yoğunluğunun azaltılması,
Yerli kaynakların tamamının kullanılması,
2023 yılında elektrik üretiminde yenilenebilir enerji
kaynaklarının payının en az %30’a çıkarılması
hedeflenmektedir. Türkiye'nin İzlediği Enerji Politikaları Ülkemizin 2023’te kurulu gücünün 110.000-130.000 MW arasında
olması, elektrik tüketiminin 500 milyar kWh olması öngörülmektedir.

Elektrik ihtiyacımızın karşılanmasında kullanılan doğalgaz ve sıvı yakıtların neredeyse tamamının, kömür yakıtların ise yaklaşık % 30’unun ithal olduğu açıktır.

Diğer yandan, hidroelektrik potansiyelimize ek olarak rüzgar, güneş, jeotermal, biyokütle gibi yenilenebilir enerji potansiyelimizin tamamı kullanılsa bile 2023 yılına kadar ulaşacağımız 500 milyar kWh enerji tüketimimizin ancak yarısına
yakını karşılanabilmektedir. Ülkemizin enerji planlamasına bakıldığında ,

Nükleer enerjide aradaki açığı kapatmaya yönelik Rusya ile çalışmalar başlamıştır.

Ancak bu işlemler sırasında Almanya'nın bir yılda yenilenebilir enerji santrallerini iki katına çıkartması da bize ders olmalıdır. MURAT KOÇ - 07013064 İLGİNİZ İÇİN TEŞEKKÜRLER YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ
ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MURAT KOÇ - 07013064 HİDROELEKTRİK ENERJİ SANTRALLERİ
Full transcript