Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

Elias ve medeniyetin öyküsü

No description
by

Dido Tunc

on 8 January 2015

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of Elias ve medeniyetin öyküsü

Elias ve medeniyetin öyküsü
Ayşe Öncü
Kitap Almanca olarak yazılır ve 1939'da İsviçre'de basılır.
1940'larda İngiliz basımevlerinden reddediliş
1960 sonları kitap
Almanya'da yeniden basılır.
1977'de verilen ilk Adorno ödülü
İki cilt halinde İngilice basımı
40 yıl sonra 1978 ve 1982'de
geğirmek, sümkürmek ve yellenmek gibi
uygarlık dışı konuları içermesi
Faşizmden kaçarak geldiği İngilterede
bir taşra üniversitesinde çalışır.
"gündelik yaşam, sıradanlığını yitirip, teorik anlam kazandı"
Norbert Elias
"Batı" ve "modernlik" kavramları ameliyat masasına yatırıldı.
"gündelik yaşam"
bir yandan hegomonik iktidar ilişkilerinin "normalleşerek", görünmez hale geldiği, diğer yandan da farklı olanların (ötekiler) dışlanması yoluyla kendini yeniden üretttiği bir alan olarak
"siyasi"
önem kazandı.
Elias'ın çalışmalarının günümüzde ilgi odağı olmasını anlamak zor değil.
sosyal adap
yeme içme biçimleri
oturup kalkma
selam verme....
Zihniyet, materyal yaşam, tüketim biçimleri vb. alanları şekillendiren iktidar süreçlerini inceliyor.

Utanma, yüz kızarma gibi duyguların tarihçesini yapıyor.
Norbert Elias tüm bu konuları "medeniyet" problematiği etrafında örüyor, çok güçlü büyük anlatının (grand narrative) içine yerleştirerek anlamlandırıyor.
"Uygarlık süreci" kitabı, Elias'ın farklı çalışmlarnda kurduğu
parça-bütün
,
mikro-makro
ilişkilerinin gerisindeki
"medeniyet"
öyküsünü en net biçimde formüle ettiği çalışması olduğu için önemlidir.
Norbert Elias ve Frankfurt Okulu
Nasıl olmuş da Elias 1930'lar Almanya'sında
"medeniyet" meselesine merak sarmış?

İnsan davranışının "ayıp" sayılan yönlerinin tarihçesini yapmaya karar vermiş?

Neden kitap kendi döneminde Alman sosyal bilim camiası tarafından kabul görmemiş?
1930'lar Almanya
Elias, Franfurt'ta Mannheim'ın başkanlığını yaptığı sosyoloji kürsüsünde
Almanya'da faşizmin yükselişine karşı "eleştrirel" düşünceyi ayakta tutmaya çalışanlar Franfurt'ta toplanmıştı.
Adorno
Horkheimer
Marcuse
Marx
Marx
Neden Alman işçi sınıfı radikal misyonunu yitirdi
"Hiçbir sosyoloğun fikirleri beni Freud kadar etkilememiştir."
Freud ve Medeniyetin Gerilimleri
Adorno
Horkheimer
Marcuse
FRANKFURT OKULU
kültür
dış kontrol
iç kontrol
içgüdüler
toplum
insani gelişme
toplumsal gelişme
temel içgüdüler
toplum kuralları
modern insan
Sunan: Didem Hekimoğlu Tunceli
Elias'ın Medeniyet Çözümlemesi
"medeniyet içgüdülerin
gemlenmesi
üstüne bina edilir."
Avrupa dillerinde "medeniyet" ve "kültür"
kavramlarının farklı anlamlarını tartışarak başlıyor.
"MEDENİ"
batı
Edward Said'in
Şark ve Şarkiyatçılık kavramlarını deşifre etmesi
Elias farklı bir istikamete yöneliyor.
Kendi ifadesiyle, "medenileşme" sürecinin ilk evrelerine dönüp henüz Avrupa kendisini "Batı medeniyeti" olarak görmeden önce, "medeni davranma" fikrinin nasıl kristalize olduğunu anlamaya çalışıyor.
Kitabın 3. bölümüne değin (II. cildin ilk bölümü)
Elias'ın aslında Batı medeniyetinin "yükselişinin" öyküsünü anlattığını yani klasik "dönüşüm" problematiği etrafında döndüğünü tam kavrayamıyoruz.
Elias'a göre;

Merkezi devletin şiddet kullanımını kendi monopolü altına almasıyla başlayan ve giderek daha çok alana yayılan ve derinleşen sosyal denetim ağları, kişiler üstündeki "dış" baskı ve kontrolleri yoğunlaştırmıştır.
toplumsal yasaklar
iç disiplin
öz kontrol
şiddet eğilimleri
hissi temayüller
bedeni ihtiyaçlar
gayri medeni
ayıp
kendi kendine yeterli başkalarıyla mesafeli modern birey
Sosyoloji profesörü

Doktora: Yale Üniversitesi
Y.Lisans: Bryn Mawr Collage
Lisans: ODTÜ Sosyoloji

2003 - :Sabancı Üniversitesi
Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi
2007 - :Boğaziçi Üniversitesi Misafir Profesör

Araştırma alanı: Kent, kültür ve mekan,
Medya ve Kamusal Alanlar,
Kültürel Siyaset
Said, Şark’ın neredeyse bütünüyle, Antikçağdan beri Avrupa’ya özgü bir buluş olduğunu ve bu çerçeve içerisinde Şark’ın, “gönül maceralarının, egzotik varlıkların, olağanüstü deneyimlerin mekanı” şeklinde anlaşıldığını ifade eder.


Bunun anlamı, Avrupa’nın gerçekte Şark’ın kendisiyle değil, Avrupalının imgelemindeki Şark’la ilgilendiğidir. Bundan dolayıdır ki, Said şarkiyatçılığın bir düşünme biçimi, hem de Şark ile Garp arasında yapılmış olan, ontolojik ve epistemolojik ayrıma dayalı bir düşünme biçimi olduğunu ileri sürer.
Farklı coğrafyalardan çapraz okumalar
Haiti Devrimi
Michel-Ralph Trouillot
(1949 - 2012)
Haiti'li akademisyen ve antropolog
Chicago Üniversitesi'nde profesördü.
Haiti devrimi ile ilgili ilk kitabı 1977'de "Silencing the Past" (Geçmişin Susturulması) yayınlandı.
2003 yılında "Global Transformations: Anthropology and the modern world" adlı kitabı yayınlandı.
"19. yüzyıl Avrupa düşüncesine göre bazı insanlar
(Avrupalı, beyaz ve erkek) diğerlerinden daha fazla
insan
."
Şark'ın başkaldırmalarıyla eşzamanlı olarak,
Afrika ve Amerika kıtalarının yerli halklarının "ilkelleştirilmesi"
Toplum nedir?
Medeniyet nedir?
İnsan nedir?
16. yüzyıldan itibaren Avrupalı tüccarların, servet avcılartının Afrika ve Amerika'nın yerli halklarını yağmalayıp, öldürüp, esir almaya başlaması
Trouillot'a göre 19. yy.
"insanlık dereceleri"
İNSAN = MAN
Avrupalı erkek
İNSANLAR = MEN
Avrupa asıllı kadınlar
Museviler
Durumu belirsizlik taşıyan beyazlar
Daha "ileri" ama Avrupalı için fesat ve tehlikeli
Çinliler
Acemler
Mısırlılar
en dipteki insanlar
Afrika ve Amerika yerlileri
Farklı türden
köleleştirmeye müsait varlıklar
Zenciler
Trouillot'un aktardığı "insanlık mertebeleri";
Şarklılığın nesnesi olmak
ile,
ilkelliğin nesnesi olmanın
-
ilkelini teninde taşımanın
- aynı şey olmadığını hatırlatıyor.
1791 - 1804

Afrikalı kölelerin ayaklanmasıdır.
Devrim sırasında Haiti'nin adı Saint-Domingue idi ve bir Fransız sömürgesiydi.
Devrim sonucunda Haiti siyahlar tarafından yönetilen tarihteki ilk cumhuriyet olmuştur.

Trouillot geçmişin susturulmasını tartışırken,
"tarih"
in hem olayların içinde yer alan aktörler, hem de bu olayları anlatanlar tarafından yazıldığını söylüyor.
seslendirilen ve susturulan tarih
Peki Haiti dendiğinde aklımıza ne geliyor
JAPON
TÜRKİYE
AFRİKA
haberlerde
turist broşürlerinde
markette
Piyasa pratileri içinde üretilen Şarklılıklar ve
ilkellikler, isteklerin bastırılması yoluyla değil,
başka türlü olma arzusunu ve vaadini sunarak hegomonik iktidar ilişkilerini tekrar tekrar üretiyor.
Teşekkürler...
Alman sosyolog (1897 -1990)

Polonya'nın Silezya bölgesinin başkenti Wrolaw'da doğar.
1917'de Breslau Üniversitesinde felsefe, psikoloji ve tıp okumaya başladı.
Feslefe alanında doktora tezi "Idea an Individual" adını taşıyordu.
1933'de Frankfurt Üniversitesi'inde asistanken faşizmden kaçarak Paris'e yerleşir.
1935'de İngiltere'ye taşınır ve "Uygarlık Süreci" teorisi ve kitabı üzerine 1937'ye değin çalışır.
1990'da Amsterdam'daki evinde 93 yaşındayken ölür.
Norbert Elias'ın 1930'lar Almanyası'nda "medeniyet"e merak sarması, "yanlış zamanlama" degil, tam tersine dönemin fikir ikliminin bir ürünüdür.
Full transcript