Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

ESTETİK ÖĞRETİMİ

No description
by

Gökhan Semiz

on 11 June 2014

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of ESTETİK ÖĞRETİMİ

DOGADAKI VE SANATTAKI GUZELLIK
Natüralistlere göre bir doga güzelligi vardır ve bu, sanat için bir model, bir örnek olmalıdır. Sanat, ancak dogayı taklit olabilir. Dolayısıyla doga güzelligi sanat güzelliginden önce gelecek ve ona klavuzluk edecektir. Aristoteles’e göre de sanatın objesi dogadır.
SANAT DÜNYASI
Sanat Dünyası; bir şeyin sanat eseri olarak kabul edilmesi için gerekli görülen sanat kuramı, sanat tarihi bilinci, sanatçının niyeti, sanat yapıtları mirası gibi baglamlara ve sanat eleştirmenleri, kuratörler, organizatörler gibi bir çevreye karşılık gelen bir terimdir.
Sanat Kuramları ve Yapıtla
Eşleştirilmesi
ESTETIGIN TEMEL
KAVRAMLARI
1. Sanat
-Taklit
-Yaratma
-Oyun

2.Güzellik
-Dogadaki güzellik ve sanattaki güzellik
Güzellik
''Güzel'' kavramı estetigin en temel kavramıdır.

Nasılki bilgilerimizi düzenleyen dogruluk degerleri ve ahlakımızı düzenleyen iyilik degerleri var ise, estetik hayatımızı düzenleyen degerler de güzellik degerleridir. Bu degerleri ortaya koyan, bir şeyi iyi, güzel yapan insandır.Eskilerden günümüze hiç bir zaman güzelligin tam bir tanımı yapılamamıştır. Çünkü güzellik farklı zamanlarda farklı filozoflar tarafından farklı şekillerde yorumlanmıştır.

ESTETIK NEDIR?
“Estetik” kelimesi Yunanca “aisthesis” kelimesinden gelir ve temel algı, ilk duyum anlamına gelmektedir.

Estetik duyusal veriler üzerine kurulu bir disiplindir.
ESTETİK ÖĞRETİMİ
SANAT
Sanat, birçok bölümleri, akımları, çeşitli şekillerde ugraşanları, müzeleri, sergi ve gösteri salonları vs. olan büyük bir sosyal faaliyet alanıdır ve resim, heykel, mimari, müzik, edebiyat, tiyatro, sinema, fotograf gibi birçok dalları vardır.

Sanat, insani bir faaliyettir ve insanı etkileyen her şey sanatı da etkilemektedir.
Platon : ’’Güzellik bir ideadır, idea oldugu için degişmezdir, mutlaktır.’’


Aristoteles ise güzeli düzen, oran ve sınırlılık olarak tanımlar. Düzeni oran ve sınırlılık ölçütlerine uygun bir nesne güzeldir. Orantılı olmayan şeylere güzel diyemeyiz.


Kant’a göre güzel, çıkarsız olarak hoşa gidendir. Güzel olan bir şey tabiki bize haz verir, ancak bu, yarar gözetmeyen bir hazdır.
• Öykünme/Taklit Kuramı
• Biçimci/Soyut Kuram
• Işlevsellik Kuramı
• Dışavurumcu Kuram

Estetigin kurucusu Alexander G.Baumgarten’dir.

Ona göre mantık, düşünce ve zihne baglı bilgilerin dogrulugunu estetik inceleyecekti. Yani estetik, mantıgın ikiz kardeşidir.


Baumgarten : ‘’Güzel üzerine düşünme, onun ne oldugunu araştırma sanatıdır’’


Estetik şu sorulara cevap bulmaya çalışır :

• Güzellik nedir?
• Güzelligin bir standardı var mıdır?
• Sanat eserinin doğayla ilişkisi nedir?
• Güzellik onu algılayan özneden bagımsız bir
estetik deger midir?

‘’Asıllarına hayran olmadıgımız şeylerin benzerlerine hayran olmamız şaşılacak şeydir’’
Pascal
Sanatçı dogada veya gerçeklikte gördügü düzeni ve ahengi yaptıgı
eserle taklit etmeye çalışır. Dogayı temsil eden ve kopyalayan sanatçı, gerçekligi de kopyalamış olur. Bu kuramda, bir sanat eserinin güzelligi
taklit ettigi nesneye ne kadar benzedigine baglıdır.
2. Yaratma
Sanatta taklit kuramının en önemli temsilcisi Platondur.Platon eserlerinde ve felsefesinde,
her şeyin idealar dünyasında bulundugunu
ve bu dünyadakilerin hepsinin onun iyi
ve kötü taklitleri oldugunu ileri sürmektedir.
‘’Biz romantik olduktan sonra daglar güzelleşti’’
Delacroix
Tabiattaki varlıkların ve olayların dogrudan kendileri bir sanat eseri sayılmazlar. Dogal şeylerin bir sanatçı tarafından işlenmesi ve düzenlemesiyle bir sanat eseri ortaya çıkar.


Sanatçıda yaratıcılıgı yönlendiren, onun hayal gücüdür. Gerçek varlık ve olayların bazı yönleri kırpılıp atılır, bazı yönleri ise sanatçının hem ele aldıgı konular, hem kullandıgı malzeme, hem işleme tarzı ile onun kendine has üslubunu ortaya koyar.
Bu yaklaşımı temsil eden Croce’ye göre;
sanat doganın bir taklidi degil, tersine dogayı
yaratan evrensel, nesnel zihnin en mükemmel
ifadesidir.
3.Oyun
‘’Insan oynadıgı sürece insandır.. ‘’
Bazı filozoflara göre, sanatın kaynagı eglence ve oyundur.
Insanlar zorunlu olarak ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra amaçsız
olarak, hoşa giden bir takım oyun faaliyetlerinde bulunurlar.
Bu tür, hem bedeni dinlendirir hem hoşa gider. Charles Bordele’e göre sanat böyle ortaya çıkmıştır.

Sanat hayalgücü ve oyunla ortaya çıkmıştır.
Shiller de benzer şekilde ‘’sanatın kaynagı oyundur’’
demekten ziyade, gerçek estetik dünyanın oyun
dünyası oldugunu, insanın sadece oyunda gerçek
insan oldugunu, özgür davranmanın, hayal gücünü
gerçekleştirmeye çalışmanın orada mümkün oldugunu
ve bu faaliyetin sanata yakın oldugunu anlatır.
Impressionist sanatçılara göre ise doga her zaman güzel degildir ve bazı çirkin ve feci doga manzaraları sanat eserlerine yansıtıldıgında orada güzel olabilir.
Bu sanatçılar, doga güzelliginin sanat için önemsiz oldugunu vurgulamak için çirkinliklerin resimlerini yapmışlardır.
Hegel’e göre sanat güzelligi doga güzelliginden üstündür.
Croce’de aynı şekilde konuyu estetik bakış açışından ele alır. Genelde doga güzelligi estetik dışı bir şeydir. Yani, güzelligin kaynagı doga ve madde dünyası degil, insanın kendi iç dünyasıdır.Çünkü insan çevreye bakarken bir hayvan gözüyle bakmıyor; onun psikolojik durumu, yaşıi hayalleri vs bakışına etki etmekte ve onun varolanı güzel veya çirkin görmesini etkilemektedir.



Kant bu konuda ‘’doga, bir sanat eseri olarak görüldügü zaman güzeldir’’ demektedir.
Sanat dünyasında rol alanlar;
sanatçılar
galericiler
müze müdürleri
sanat tarihçileri
koleksiyoncular
antikacılar
sanat araç gereç üreticileri
müze ziyaretçileri, sanat egitimi gören ögrencilerdir.
Sanat dünyasının başlıca amaçlarından bazıları şunlardır :
• Düşüncelerin iletişimi saglamak
• Kişinin kendini ifade etmesi
• Izleyiciye zevk vermek
• Estetik bir deneyim sunmak
• Sosyal koşulları tasvir etmek
• Çevremizdeki dünyayı resmetmek
• Sosyal degişimi teşvik etmek


Sanat dünyasıyla ilgili olanlar için rehber bilgiler şu şekilde sıralanabilir :

• Bir sanat dünyasında ne çeşit roller vardır?
• Her rol ile ilişkili kurallar nelerdir?
• Bir kişi sanat dünyasına ne zaman girer?
• Bu kuruluşlarda ne çeşit kararlar verilir?
• Bu kararlardan kimler ya da neler etkilenir?
• Bu sanat dünyası nasıl geliştirilebilir?
• Sanat dünyası ile sosyal kuruluşlar arasında ne çeşit ilişkiler vardır?

Sanat yapıtı her ne kadar tamamlanmış bir nesne olarak sonlanmış bir sürece karşılık geliyor gibi gözükse de izleyiciyle olan ilişkisi oldugu sürece varlıgını devam ettirir. Bu anlamda yüzyıllar öncesinde yaratılmış sanat yapıtları günümüz izleyicileriyle buluşmaya devam etmektedir. Yani, sanat etkinligi sanatçının yaratıcı edimiyle başlar, sanat yapıtının ortaya çıkmasıyla da sanatçı ile izleyiciyinin bir araya gelmesi sonucu devam eder


Sanatçıların kendileri de aynı zamanda izleyici grubundadır.Bir sanatçı içinde bulundugu çagda yaratılan yapıtları, savunulan görüşleri takip etmek zorundadır. Başka bir deyişle sanatçı kendisini her şeyden soyutlayarak kendi köşesine çekilerek sanatçı olamaz.


Sanatçı ancak bir sanat dünyası içerisinde sanatçıdır. Bu anlamda da geçmişte sanat eseri olarak kabul edilmemiş bir eser çağımızda kabul edilebilir ya da bugün eleştirmenlerce benimsenmiş bir yapıt sonraki dönemlerde oynaığı merkezcil rolü kaybedebilir.
1.Öykünme/Yansıtmacı Kuram
Bu kuram Platon’la birlikte başlamış ve onsekizinci yüzyıla kadar da önemini korumuştur.
Sanatçı, gerçekligi taklit eden kimsedir. Bu taklit ne kadar başarılıysa, sanat eseri de o kadar degerli olacaktır. Sanat yapıtları daha çok natürtmortlar, peyzajlar, portreler, heykeller ve görünümler gibi konulardan oluşur.
2. Biçimci/Soyut Kuram
Biçimcilige göre bir şeyi sanat yapan o şeyin biçimsel özellikleridir. Bir eserin tarihsel baglamı ya da eserin yaratıcısının hangi niyetle eseri yarattıgının bir önemi yoktur. Önemli olan şeyler renk, şekil, çizgiler, ses, yapı, kalıp gibi biçimsel özelliklerdir.
Sanatı gerçekten sanat yapan yani sanatın dogası, biçimsel unsurlar arasındaki ilişkidir. Clive Bell (1881-1964) gibi biçimcilere göre ancak çizgilerin ve renklerin
birleşimi bir nesneyi sanat eseri yapar.
3. Işlevsellik Kuramı
Bu kurama gore, sanatta en önemli unsurun duygular oldugu öne sürülmektedir.
Bu görüşün en önemli temsilcisi on dokuzuncu yüzyıl Rus yazar ve düşünürlerinden Leo Tolstoy’dur. Tolstoy başlangıç noktası olarak şu soruyu sormuştur: “Sanat insanlıgın yaşamında nasıl bir amaca hizmet etmektedir?”

Buna göre bir sanat eseri ancak ve ancak;
a) izleyicisine bir takım duyguları deneyimlemesine neden oluyorsa,
b) yaratıcısı tarafından tam da bunun için amaçlandıysa
c) yaratıcısı ortaya çıkan duyguları kendisi de yaşadıysa sanat eseridir


4. Dışavurumcu Kuram


Iç dünyanın yansımasıdır.
Amaç; öznel ya da içsel gerçegi yansıtmatır. Olaylara nesnel
degil de tinsel açıdan bakarlar. Renkler ve çizgiler dogal yapısı
içinde degil, duygusal tepkileri yansıtarak kullanılır.
Deformasyona gidilir. Konular genellikle toplum dışına
itilen yoksullar, akıl hastaları, sokak kadınlarıdır.

2010240048 Gökhan SEMIZ

2011240067 Özcan GUL

Başak Toplayan Köylüler, Jean-François Millet.
Jean-François Millet
Balthasar van der Ast
Geroges Braque
Juan Gris
Halka Yol Gösteren Özgürlük, Eugene Delacroix
Boguntu, Edvard Munch
Fırtına, Ivan Aivazovsky
Estetik kavramını ilk kez kullanan ve estetigi bagımsız bir disiplin olarak kuran filozof aşagıdakilerden hangisidir ?

a. Kant
b. Baumgarten
c. Eflatun
d. Aristo
e. Habernas
Sanat yapıtların daha çok natürmortlar, peyzajlar, portreler, heykeller gibi konulardan oluşan sanat kuramı aşagıdakilerden hangisidir ?

a. Yansıtmacı kuram
b.Dışavurumcu kuram
c.Biçimci kuram
d. Islevsel kuram
e.Kurumsalcı kuram
Sanat felsefesi sadece sanat alanında karşımıza çıkan güzelligi irdeler. Estetik,
tüm nesnelerde var olan güzellikle ilgilenir. Güzelin dogasını sadece sanat alanında
degil dogada da analiz eder. Bu parçada aşagıdakilerden hangisi vurgulanmaktadır?

a. Estetik ile sanat felsefesi arasında ayırım vardır
b. Dogadaki güzellikler sanattaki güzelliklerden öncelikle algılanır.
c. Sanat felsefesinin alanı, estetigin alanından daha geniştir.
d. Sanat eseri, dogadaki varlıklardan daha güzeldir.

Cevap :A
cevap: B
Cevap : A
Sanatı anlamak için onu dogayla karşılaştırmak gerekir. Sanatçı doğayı taklit eder. Ama onları oldukları gibi degil olmaları gerektiği gibi yansıtabilmelidir. Yani sanatta öznel bir tavır vardır.
Bu parçaya göre aşagıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

a. Sanat yapıtlarında gördügümüz dogadır.
b. Sanat, dogadaki eksikligin tamamlanmasıdır.
c. Sanat, ahlaki olanla uyum içinde olmalıdır.
d. Sanat, sanatçının zihnindeki doganın oluşturulmasıdır.
e. Sanatın amacı ideal ve mükemmel olanı yaratmadır.

Cevap : C
Baumgarten'a göre, güzellik duyusal bilginin mükemmeligidir.
- Croce'ye göre, güzellik mutluluk veren bir ifadedir.
- Schelling'e göre güzellik sonsuzun sonlu olarak görünmesidir.
Buna göre aşagıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

a. Dogru ve yararlı olması
b. Dogada aranması
c. Güzellik konusunda mutlak bir ölçüt yoktur.
d. Belirleyici temel ölçütün akıl olması
e. Begeni yargılarının herkes için geçerli ve zorunlu olması

Cevap : C
Kaynaklar
-Sanat ve Estetik; Peter de Bolla

-Estetik ve Sanat Felsefesi;
Doç.Dr. Demet Taşdelen
Doç.Dr. Aslı Yazıcı

-Estetige Giriş; Hegel

-Sanat Felsefesi Üzerine; Cevad Memduh Altar

-Estetik; Vikipedi
Full transcript