Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK DEVLETLERİ’NDE

No description
by

Mehmet Yıldırır

on 1 December 2015

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK DEVLETLERİ’NDE

İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK DEVLETLERİ’NDE
KÜLTÜR VE UYGARLIK
DEVLET YÖNETİMİ
- Oguş ( Aile )
- Urug ( Aileler Birliği – Sülale )
- Boy ( Uruglar Birliği )
- Bodun – Budun ( Boylar Birliği )
- İl ( Devlet )
Hükümdar
ÜNVANLAR:
K
ağan, hakan, han, yabgu, il-teber, idi-kut, şanyü, tanhu, erkin
SEMBOLLER
:
Otağ (hükümdarlık çadırı), Örgin (taht), Tuğ (sancak), kotuz – sorguç – Tabl (şapkaya takılan at kuyruğu - miğfer), Nevbet (davul), Yarlığ (ferman - buyruk), Ordu, Toy, Yay (
Ok
sembol değildir!!!)
Devleti yönetme yetkisinin tanrı tarafından hanedana verildiğine inanılırdı, bu yetkiye de
“Kut”
denirdi.
Ülke (devlet) hanedanın ortak malıdır. VERASET!!!
(Taht kavgaları, Bölünmeler vs sonuçları unutulmamalıdır.
Hükümdarın görevleri;
Orduya komuta etmek, töreyi uygulamak, adaleti sağlamak, halkı korumak, toy düzenlemek ve Kurultaya başkanlık etmektir.
İkili Devlet Teşkilatı:

Bu yönetim tarzında hükümdar yönetimi kolaylaştırmak için ülkeyi
Sol

(KAĞAN-Doğu) ve Sağ (YABGU-Batı)

olmak üzere ikiye ayırırdı
(Federal devlet anlayışı).
İlk GÖKTÜRK'LERDE görülmüştür......
Hatun (Katun):
Kağanlar gibi sarayı ve askerleri bulunan hatunlar gerektiğinde devlet başkanlığı yapar, elçileri kabul eder ve devlet meclisine katılabilirdi. Hatta bazı hükümdar fermanlarına bile imza attıkları olurdu.
TİGİN:
Kağan oğlu...İdari ve askeri tecrübe kazanmaları için
"İnal, İnanç, Ataman"
adlı öğretmenler tarafından eğitilirlerdi.
Meclis ve Hükümet
Devlet işlerinin görüşülüp karara bağlandığı meclise
“toy”, “kurultay” veya “kengeş”
adı verilmiştir.
Kurultay’da son söz hükümdara aitti. Bu yönüyle Kurultay bir
danışma meclisi
ne benzemektedir.
Meclise katılma hakkına sahip olanlara
“Toygun”
denirdi.
Kurultay
boy beyleri, hakan, hatun, hanedan mensupları, hükümet üyeleri ve zaman zaman da bağlı devletlerin yöneticileri
nden oluşurdu.
ÜLKE YÖNETİMİ İLE İLGİLİ BAZI KAVRAMLAR
Ayuki:
Üyeleri kağan tarafından atanan
Hükümet
Aygucı:
Hükümet başkanı
(Başbakan - vezir)
Buyruk:
Bakan
-İç buyruk:
Saray memuru
Tamgacı:
Dış siyaset işlerini yürüten görevliler
Şad:
Kağanın çocuklarından taşrada yönetimle görevlendirilenlere verilen isim
Tarkan (General):
Askeri yönetici (ordu komutanı)
Apa:
Sarayın sivil yöneticisi
Tudun – Todun (vali):
Vergi işlerinden sorumlu görevli olup aynı zamanda idari yöneticidir.
Subaşı:
Ordu Komutanı
Ağılıg:
Hazine görevlisi
Tutuk:
Askeri vali
İlk Türk devletlerinde yabgu iç işlerinde serbest, dış işlerinde doğudaki hakana bağlıydı.

Bu durumun aşağıdakilerden hangisine kanıt olduğu savunulabilir?

A) Hakanın iç işlerine, dış işlerinden daha az önem verdiğine
B) Komşu devletlerin güçlü olduğuna
C) Ülkenin federal bir yapıya sahip olduğuna
D) Hakandan sonra tahta çıkma hakkının yabguya ait olduğuna
E) Türklerin Gök-Tanrı inancının dışındaki inançlara da açık olduğuna

(2008 KPSS/Lisans)
Türk topluluklarında siyasi yapının en üst kademesinde
“il”, “el”
yani
devlet
yer alıyordu.
Türklerde devletin kurulabilmesi için gerekli unsurlar :
Millet,
Ülke
(Uluş)
Egemenlik
'tir.
- Kanun yapma
- Hakan seçme
- Din adamı yok

- Demokrasi
- Denetleme
- Töre
TÜRKLERDE ORDU TEŞKİLATI
İlk düzenli Türk ordusu
, büyük Türk hakanı
Mete
tarafından kurulmuştur.
(Onluk Sitem)
(MÖ 209)
Ordunun dayandığı temel kaynak halk idi. (Ordu-Millet)
Ücretli askeri bir sınıf yoktur, askerlik özel bir meslek değildir.
Ordu komutanlarına
Tarkan, Şad, Subaşı, Böri (Kurt), ya da Noyan
adı verilmiştir.
Düşman ordusunun durumunu öğrenmek için
"Yelme"
adı verilen keşif kolları bulundurulurdu.
İki önemli savafl taktiği vardır ki bunlar
sahte ricat (sahte geri çekilme) ve pusu kurmadır.
(Turan taktiği)
En az değişime uğrayan alan
ordu teşkilatıdır.
Türk ordu teşkilatı
Çin
başta olmak üzere
Moğol, İran, Bizans ve Roma
orduları üzerinde etkili olmuştur.
TOPLUM YAPISI
- Kün: Halk
- Oguş ( Aile )
- Urug ( Aileler Birliği – Sülale )
- Boy ( Uruglar Birliği )
- Bodun – Budun ( Boylar Birliği )
- İl ( Devlet )
EKONOMi
Temeli başlangıçta
hayvancılık
idi. Daha sonraki dönemlerde ise Türkler tarım ve ticaretle de ilgilenmişlerdir.
Hayvancılığa bağlı olarak
dokumacılık
gelişmiştir. Dünyanın en eski halısı
Altaylarda Pazırık Kurganı
'nda ortaya çıkarılmıştır.
Demircilik, altın işlemeciliği vs. gelişmiştir.
Çin ile ticari ilşkiler gelişmiştir.( Hayvan-İpek)
Uygurlarla Tarım gelişmiştir. (Yerleşik Yaşam)
İpek Yolu-Kürk Yolu önemli tic. yollarıdır.
DİN VE İNANIŞ
HUKUK
Töre adı verilen yazısız hukuk kuralları geçerliydi.
Törenin kaynakları;

örf, adet ve gelenekler, Kurultayın kararları ve hakanın emirleridir.
Yazılı hukuku başlatan ilk Türk devleti
Uygurlar
dır.
Ticaret hayatının gelişmesi ile ticari ve kanıtlanabilir sözleşmeler önem kazanmıştır. (Trampa (hukuki sözleşme), Velayet Hakkı, Faiz, Kefalet, Yarıcılık (tarımsal ortaklık biçimi)’tır.)
Hükümdarın başkanlık ettiği ve siyasi suçlara bakan mahkemeye
“Yargu (Yüksek Devlet Mahkemesi)”
adı verilirdi.

Yarganlar (Yargucılar)
idaresindeki mahkemeler ise adli suçlara bakarlardı.
YAZI, DiL ve EDEBiYAT
Orhun Kitabeleri’ne kadar yazılı bir esere rastlanmamaktadır.
Eski Türklerde yazılı kültüre geç başlanmasında en önemli etken;
göçebe yaşam
dır.
Türklerin ilk dönemleriyle ilgili bilgilere daha çok Çin, Bizans ve Sasani kaynaklarından ulaşılmaktadır.
Türkler tarih boyunca
Göktürk, Uygur, Soğd, Brahmi, Süryani, Arap, Kiril ve Latin alfabeleri
ni kullanmışlardır.
Göktürk (Orhun) Alfabesi
38 harflidir ve Orhun Kitabeleri bu alfabeyle yazılan ilk belgelerdir (Türk Tarihi’nin ilk alfabesi).
Uygur Alfabesi
18 harflidir ve hazırlanmasında Soğd Alfabesi’nden yararlanılmıştır.
Arap Alfabesi İslamiyet’in kabulüyle birlikte ilk defa Karahanlılar ve Gazneliler tarafından kullanılmaya başlanmıştır.
Tolga veya Börk:
Hayvan postundan yapılan başlık
Çekirdek aile- Ataerkil aile
Monogami (Tek Eşlilik)
Sosyal sınıf ayrımının olmaması
Kadının statüsünün yüksekliği
Göçebe yaşam tarzı (Yaylak-Kışlak)
Ortak mülkiyet anlayışı(Kölelik yok!)
Topraklaın devlet malı sayılması esası
Kımız, Çadır Kültürü (Yurt), Nevruz (Toy- Şölen)
Uygurlarda
"BÖZ"

" KAMDU"
ve
"KUANPOYU"
= Bez Para
"ÇAV"
= Kağıt Para
YARMAK:
Madeni Para (Göktürk)
Baga Tarkan
: Kendi adına ilk kez para bastıran Türgiş Hükümdarı
Savaş ganimetleri, vergiler ( Gümrük, Ürün, Hayvan vs.) önemli gelir kalemleridir.
Hunların Altay bölgesinde açtığı ve Göktürkler tarafından da kullanılan
Tötü Kanalı
’ nın uzunluğu 10 km'ye yakındı. Bu kanal günümüzde dahi kullanılmaktadır.
Türklerin dinî inançlarını üç grupta toplamak mümkündür
a) Tabiat Kuvvetlerine inanma:

Dağ, kaya, ırmak, vadi, ağaç, güneş, ay ve yıldız gibi varlıklarda bir takım gizli güçlerin olduğuna inanmak...
İdik yer-su:
(Kutsal yer-su)
b) Atalar Kültü (Animizm):
Ölmüş büyükler ve atalara ait hatıraların kutsal sayılması
c) Gök Tanrı İnancı (Dini):
Gök tanrı tek yaratıcı olarak görülmekte ve dini sistemin merkezinde yer almaktaydı.
Bugünkü Tanrı sözcüğü, Orhun Kitabeleri’nde Tengri veya Tengiri biçiminde geçmektedir.
Uçmağ:
Cennet
Tamu:
Cehennem
Yuğ:
Tören
Sagu:
Ağıt
Balbal:
Mezar Taşı
Kurgan:
Mezar
Şaman-Kam-Baksı:
Statüsü olmayan din damı
Ongun:
Kutsal varlık
Şamanizm:
Daha çok büyü ve gizli güçlere inanma
Totem:
Küçük ilkel topluluklarca dokunulmazlığına ve kutsal sayıldığına inanılan bazı canlılardır. (Kurt)
Türklerde Musevilik, Hristiyanlık, İslamiyet, Maniheizm gibi dinlerin olması hoşgörünün kanıtıdır.
Törenin değişmez kuralları; Adalet, Eşitlik (Tüzlük), İyilik (Könilik), Yararlı Olma (Uzluk) ve İnsanlık (Kişilik)’tır.
Eski Türklere ait başlıca kitabeler şunlardır;
Yenisey Kitabeleri:
Kırgızlara aittir. VI. yüzyılda yazılmıştır.
Göktürk (Orhun) Kitabeleri:
VIII. yüzyılda, Kutluk (II. Göktürk) Devleti zamanında Bilge Kağan, Kültigin ve Vezir Tonyukuk adına dikilmiştir.
Türk adının geçtiği ilk yazılı belgedir.

Ayrıca Türk Tarihi’nin ve Türk Edebiyatı’nın ilk yazılı belgesidir.
Karabalasagun (Ordu Balık) Yazıtları:
Uygurlara aittir. Mani dini hakkında bilgi verir. Türkçe, Çince ve Soğdça yazılmıştır.
Moyen Çör (Şine Usu Yazıtı) Kitabesi:
Uygurlara aittir. Uygur Kağanı Moyen Çör’ün Çin’e karşı yaptığı seferlerden bahseder (759 – 760).
Uygurlar döneminden kalan en önemli eserlerden biri olan
“Altın Yaruk”,
Çince’den Uygur Türkçesi’ne çevrilmiştir, dini bir eserdir.
Ayrıca
“Sekiz Yükmek” ve “İki Kardeş Hikâyesi”
de ünlü Uygur metinleri arasında yer alır.
BİLİM VE SANAT
İslamiyet öncesi Türk toplumlarında Uygurlara gelinceye kadar sanat, taşınabilir eşya üzerinde yoğunlaşmıştır, bunun nedeni; göçebe yaşam tarzıdır.
Türk sanatındaki süslemeye
hayvan üslûbu
adı verilmiştir.
Madencilik, dokumacılık özellikle de demircilikte ileri gitmişlerdir. (Pazırık halısı, Altın adam Heykeli)
Dünyanın en eski halısı olan Pazırık halısı, bugün
Leningrad Hermitaj Müzesi’
ndedir.
Uygurlarla birlikte yerleşik hayatın etkisiyle kalıcı mimari eserler meydana getirilmiştir.(Saray, Tapınak, Ev vs.)
Minyatür, Orta Oyunu, resim ve heykelcilik, Fresk (duvar resmi)
vs. örneklere Uygurlar'da rastlanılmaktadır.
Türk Takvimleri:
1. Oniki Hayvanlı Türk Takvim 2. Hicri Takvim 3. Celali Takvim (Melikşah Dönemi’nde hazırlanmış ve B. Selçuklu Devleti tarafından kullanılmıştır.) 4. Rumi Takvim (Osmanlı Dev. tarafından mali işlerde kullanılmıştır.) 5. Miladi Takvim
Keneşçi (Tayanç): Bilim Adamı
Türk ordularndan Avrupa orkestralarna geçen çalgılar: *kudüm (timpani bas davul), *zurna (obua), *çevgân (çıngıraklı asa) ve Türk kanunu (kithara)’dur.
Full transcript