Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

ANADOLU'DA HELLENİSTİK DÖNEM

No description
by

hasat akgül

on 24 October 2013

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of ANADOLU'DA HELLENİSTİK DÖNEM

ANADOLU'DA HELENİSTİK DÖNEM
MÖ. 330-30

HELENİSTİK DÖNEM MİMARİSİ

Büyük İskender’in izlediği politikaların ilk amacı imparatorluk topraklarında kentler kurmak ya da var olan kentleri yeniden düzenlemekti. Bu kentlerin farklı bölgelerdeki yönetsel merkezler olması amaçlanmıştı ve Grek yerleşimciler bu kentlere gelecekti.
II. Filip ile Epeiros (Epir) kralı Neoptolemos'un kızı Olimpias'ın oğlu olan İskender, 13-16 yaşlarında Aristo'dan aldığı derslerin etkisiyle felsefe, tıp ve bilime ilgi duydu. Babası II. Filip'in Byzantion'a saldırdığı M.Ö. 340'ta Makedonya'yı yönetti ve bir Trak kabilesini yendi, iki yıl sonra II. Filip'in Yunanlılara karşı kazandığı Kaironeya Çarpışması'nda ordunun sol kanadına komuta etti. II. Filip'in öldürülmesinin (M.Ö. 336) ardından komutanlarca kral ilan edildi. Babasının sağlığında Asya seferini gerçekleştirmek üzere oluşturulan, Korintos'taki Helen Birliği sinhedrion'da (meclis) bu birliğin hegemonu ve başkomutanı seçildi.

İskender veya III. Aleksandros
(20 Temmuz M.Ö. 356, Pella, Makedonya - 10 Haziran M.Ö. 323, Babil), M.Ö. 336 - M.Ö. 323 yılları arasında Makedonya kralı ve tarihteki en büyük imparatoru. Makedonya kralı II. Filip'in oğludur.



Pers İmparatorluğu'nu yıkarak Makedonya'dan Hindistan'a kadar uzanan büyük bir imparatorluk kurmuş, Eski Yunan uygarlığının Doğu'ya yayılmasında etkili olmuş ve efsanevi bir kahramana dönüşmüştür.

Tahta çıkışından beri Pers İmparatorluğu'nu ele geçirmeyi tasarlayan Büyük İskender, II. Filip'in kurduğu orduyu beslemek ve 500 talente ulaşan borçları ödemek için gerekli kaynakları bulma düşüncesiyle hemen sefer hazırlıklarına girişti. Kral naibi olarak yönetimi Sibon'lu Antipatros'a bıraktıktan sonra M.Ö. 334 ilkbaharında toplam 30 bin piyade ve 5 binin üzerinde süvariden oluşan ordusuyla yola çıktı. Bu ordunun içinde 14 bin Makedonyalı ve Helen Birliği'ne bağlı 7 bin asker yer alıyordu. Silah ve güç dağılımı açısından çok iyi düzenlenen orduya mühendis, mimar, bilim adamı, saray görevlisi ve tarihçiler de eşlik ediyordu.

Homeros 'tan aldığı esinle önce İlion'u ( Troya) ziyaret ederek Akhilleus'un mezarına çelenk koyan İskender, Pers ordularıyla ilk kez Granikos Çarpışması'nda karşı karşıya geldi. Bu çarpışmada elde ettiği zafer ona Batı Anadolu'nun kapılarını açtı. Yunanistan'da izlediği politikanın tersine, tiranları sürerek demokrasilerin kurulmasına ön ayak oldu. Ama kentleri fiilen kendisine bağlama yoluna gitti. Karya'daki Miletos (Milet) ve Halikarnassos ( Bodrum) kentlerinin direnişini kırarak yöneticilerini teslim olmaya zorladı.

Hecataeus’un dünya haritası,
Büyük İskender Zamanında Bilinen Dünya,
M.Ö. V.-IV. Yüzyıllar.

Pompei 'de bulunmuş, Büyük İskender'in Pers hükümdarı III. Darius ile savaşmasını gösteren İskender dönemine ait mozaik.
.

M.Ö. 334-333 kışında Batı Anadolu'nun fethini tamamladıktan sonra, M.Ö. 333 ilkbaharında Akdeniz kıyı yolunu izleyerek Perge'ye ulaştı. Söylenceye göre Frigya'dan geçerken, Asya'ya hükmedecek kişinin çözebileceğine inanılan Gordion düğümünü kesti. Gordion'dan Ankyra'ya (Ankara) yöneldi, oradan da Kapadokya ve Kilikya Kapıları (Kilikiai pilai; bugün Gülek Boğazı) üzerinden güneye indi.Misis Köprüsünden geçerek Miryandros (bugün İskenderun yakınında) dolayında kamp kurduğunda, Pers hükümdarı III. Darius’da Pinaros Çayı (bugün Deliçay) kıyısında savaş düzeni almış bulunuyordu. Bu karşılaşmayı izleyen İssos Çarpışması (M.Ö. 333 sonbaharı) sonunda Dara kesin bir yenilgiye uğradı ve ailesini savaş alanında bırakarak kaçtı.

HELENLEŞTİRME POLİTİKASI
Hellenistik dönemde Anadolu’daki krallıkların desteği ile pek çok yeni yapı yapılmıştır. Bu yapılar, bulundukları bölgelerdeki yerel özellikleri izledikleri gibi Hellenistik dönemde yeni geliştirilen formları da izlerler.

Şehircilik, Klasik Çağ’da başlayan kurallarla Hellenistik Çağ’da düzenli şehirciliğe dönüşmüştür. Özellikle Hippodamosun plan şeması Hellenistik Dönem’de kurulan şehirlerde sıkça kullanılmıştır.

Didyma Apollon Tapınağı
Sardes Artemis Tapınağı
İskender bu zaferden sonra Suriye ve Fenike'ye doğru ilerledi. Amacı Fenike kıyılarını fethederek Pers donanmasını üssüz bırakmak ve etkisizleştirmekti. Dareios' un barış önerisine karşı, kendisini Asya'nın efendisi olarak tanımasını ve koşulsuz teslim olmasını istedi. Başlangıçta Pers kentlerini kolayca ele geçirmesine karşın, Tiros (bugün Sur) önünde sert bir direnişle karşılaştı. Uyguladığı bütün kuşatma taktiklerine karşın, bu müstahkem ada kenti yedi ay boyunca başarıyla saldırılara karşı koydu. Kuşatma sürerken Dara, ailesi için fidye olarak 10 bin talent ödemeyi ve Fırat Irmağının batısında kalan toprakları bırakmayı önerdi.

Tiros şiddetli saldırılara daha fazla direnemeyerek M.Ö. Temmuz 332'de düştü. İskender'in en büyük askeri başarısı sayılan bu harekâta geniş çaplı bir yağma da eşlik etti. Kentin bütün erkekleri öldürüldü, kadın ve çocukları da köle olarak satıldı. Suriye'yi Parmanion'a bırakarak güneye ilerleyen İskender, Gaza'da (Gazze) iki ay süren direnişe son verdikten sonra İÖ Kasım 332'de Mısır'a girdi ve halk tarafından kurtarıcı olarak karşılandı. Memphis'te (Memfis) kutsal Apis'e kurbanlar keserek firavunların geleneksel çifte tacını giydi. Kışı Mısır'da yönetimi düzenlemekle geçirdi. Mısırlı yöneticiler atamakla birlikte, orduyu Makedonyalıların komutasında tuttu. Günümüzde İskenderiye olarak anılan Alexandria kentini kurdurdu.

Hellenistik Dönem içerisinde Anadolu tarihinde pek çok değişiklik yaşanmıştır. Anadolu içerisinde ve yakın çevresinde kurulan Hellenistik Krallıklar, Anadolu’nun birçok yerinde şehirler inşa etmişler ve daha önce kurulmuş olan kentlerin gelişmesini sağlamışlardır. Bazılarının özgün isimleri hâlâ kullanılmakta olan Antiokheia ad Orontes (Antakya), Seleukia ad Kalykadnos (Silifke), Amastris (Amasra) ile antik ismine yakın ismi olan Prusias (Bursa) gibi Hellenistik krallar tarafından kurulan yeni kentlerin yanı sıra, Ephesos (Efes), Smyrna (İzmir) gibi daha önceden de mevcut kentlerin Hellenistik Kralların himayesinde yeniden kurulmalarını ve bu sayede önemli merkezler olarak Hellenistik Dönemde gelişlmelerini örnek olarak sayabiliriz.

Pergamon Krallığı ve diğer krallıklar güzel sanatların ve bilimin koruyucusu olarak, Anadolu’da çok önemli sanatsal ve fikir eserlerinin yaratılma sürecinde katkı da bulunmuşlardır. Sadece Pergamon kentine odaklanırsak, kentteki Asklepion kutsal alanında yer alan hastane, tıbbın bir bilim olarak gelişmesine büyük katkıda bulunmuştur. Bugün dünya müzelerini dolduran pek çok antik dönem sanat eserinin orijinalleri Hellenistik Dönemde yaratılmış ve bu süreçte Anadolu’nun sanat merkezleri önemli rol oynamıştır.
Hellenistik Dönemle beraber Anadolu’daki Phryg ve Lykia dili gibi yerel diller yazıtlardan kaybolmaya başlar. Yaygınlaşan eğitim kurumları ile beraber, Grekçe yaygın olarak öğretim ve konuşma dili olur. Böylece daha önce Grek kültür alanında yer almayan yerlerde bile, eserleri günümüze kısmen ulaşan önemli bilginler yetişmeye başlar. Buna örnek olarak Tarsus’da Hellenistik Dönemde kurulan felsefe okulunun dünya felsefe tarihindeki önemini verebiliriz. Anadolu’nun zengin şehirleri ve doğal kaynakları, Hellenistik Dönem boyunca Krallıklar arasında kanlı çekişmelere neden olmuştur. Bu nedenle Anadolu’nun bu dönem politik tarihi oldukça karanlıktır ve pek çok savaşı içerir. Makedonia Kralı III. Aleksandros’un (Büyük İskender) ölümünden sonra dağılan imparatorluğundaki Anadolu toprakları ancak Roma İmparatorluk çatısında tekrar tek bir yönetim altında birleşecektir.
HELENİSTİK DÖNEM HEYKELTRAŞLIĞI
Helenistik döneme tarihlenen Marsyas heykeli Tarsus ilçesinde bulunmuştur.
III. Aleksandros’un seferleri sonrasında kurulan Hellenistik krallıklar, Yunan dünyasının sınırlarını Hindistan’a kadar genişletmişler ve güzel sanatların koruyucuları olarak sanatçıların yeni pazarlar bulmasına neden olmuşlardır. Hellenistik heykeltraşlığın önemli bir heykel tipi kral portreleridir. Çoğu zaman bronzdan yapılan bu eserlerden çok azı günümüze ulaşmıştır. Bu heykellerde kral; çıplak, zırhlı ve at üzerinde gösterilebilir. Genellikle ellerinde tuttukları mızraklar ile kralın savaşarak ele geçirdiği topraklar üzerindeki hak iddiası vurgulanır. Genellikle kral portreleri başlarında kraliyet sembolü olan diadem ile veya zırhlı bir heykel ise miğfer ile tasvir edilir. III. Aleksandros’un heykelleri tanrılaştırılmış haliyle ardılları tarafından diktirilmiştir. Hellenistik dönemde ünlü filozofların, hatiplerin ve şairlerin de sıkça heykelleri dikilmiştir. Filozoflar bazen İzmir Arkeoloji Müzesi’nde bulunan Klaros kazılarında ele geçen örnekteki gibi oturan yaşlı figürler olarak tasvir edilmişlerdir.
Büyük İskender
Akhilleus ve Penthesilea
HELENİSTİK DÖNEM SINIRLARI
Büyük İskender Ordusunun Halikarnas'tan İssos'a Gordion üzerinden giderken izlediği rota MÖ 333.
Büyük İskender Ordusunun Batı Ege'de Granikos Çayı ve Sardes üzerinden Halikarnassos'a giderken izlediği rota MÖ 334.
Büyük İskender'in İssos'tan Mısır'a giderken MÖ 332 yılında izlediği rota ve Mezopotamya'daki Gaugamela Savaşı Mevkii.
Büyük İskender Ordusunun Baktria üzerinden Soğdiana'ya girerken izlediği rota.
Full transcript