Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

Masalların Dönüşü Masalların Dönüşümü: Çağdaş Türk Edebiyatı

No description
by

betul havva yilmaz

on 22 August 2016

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of Masalların Dönüşü Masalların Dönüşümü: Çağdaş Türk Edebiyatı

Masalların Dönüşü Masalların Dönüşümü:
Çağdaş Türk Edebiyatında Grimm Masallarının Metinlerarası Kullanımları
(Murathan Mungan Örneği)

TOPLUMSAL YARATIMDAN BİREYSEL TASARIMA MASAL
TOPLUMSAL YARATIM OLARAK MASAL: HALK MASALLARI
Yapı-Şekil Özellikleri Bakımından Halk Masalları
İçerik Özellikleri Bakımından Halk Masalları
İşlev Özellikleri Bakımından Halk Masalları
Bağlam Özellikleri Bakımından Halk Masalları
Zamanlar, Zeminler, Türler Arasında Taşınan Halk Masalları

BİREYSEL TASARIM OLARAK MASAL: SANAT MASALLARI
Sözlü Kültürden Yazılı Kültüre Masal

HALK MASALI MI SANAT MASALI MI?
FOLKLOR-FAKELORE TARTIŞMASINDA GRİMM MASALLARI

GRİMM KARDEŞLER VE MASALLARI


FOLKLOR-FAKELORE TARTIŞMASI IŞIĞINDA GRİMM MASALLARI: HALK MASALI MI SANAT MASALI MI?
YENİ BİR EDEBİ TASARIM VE ELEŞTİRİ YÖNTEMİ METİNLERARASILIK VE FOLKLORLA OLAN İLİŞKİSİ
METİNLERARASILIĞIN DÜŞÜNSEL TARİHİ
MURATHAN MUNGAN'IN ESERLERİNDE GRİMM MASALLARININ METİNLERARASI KULLANIMLARI
YENİDEN YAZMANIN YENİDEN YAZMASI: MURATHAN MUNGAN'IN GRİMM MASALLARI
MURATHAN MUNGAN METİNLERİNDE GRİMM MASALLARI
Yazılı Kültürde Çocuk ve Gençlik Edebiyatının Bir Parçası Olarak Yaratım Sanat Masalı
1. BÖLÜM
TOPLUMSAL YARATIMDAN BİREYSEL TASARIMA MASAL


1.1. TOPLUMSAL YARATIM OLARAK MASAL: HALK MASALLARI
1.1.1. Yapı-Şekil Özellikleri Bakımından Halk Masalları
1.1.2. İçerik Özellikleri Bakımından Halk Masalları
1.1.3. İşlev Özellikleri Bakımından Halk Masalları
1.1.4. Bağlam Özellikleri Bakımından Halk Masalları
1.1.5. Zamanlar, Zeminler, Türler Arasında Taşınan Halk Masalları
1.2. BİREYSEL TASARIM OLARAK MASAL: SANAT MASALLARI
1.2.1. Sözlü Kültürden Yazılı Kültüre Masal
1.2.2. Yazılı Kültürde Çocuk ve Gençlik Edebiyatının Bir Parçası Olarak Yaratım Sanat Masalı


2. BÖLÜM
HALK MASALI MI SANAT MASALI MI? FOLKLOR-FAKELORE TARTIŞMASINDA GRİMM MASALLARI

2.1. GRİMM KARDEŞLER VE MASALLARI
2.2. FOLKLOR-FAKELORE TARTIŞMASI IŞIĞINDA GRİMM MASALLARI: HALK MASALI MI SANAT MASALI MI?

3. BÖLÜM
YENİ BİR EDEBİ TASARIM VE ELEŞTİRİ YÖNTEMİ METİNLERARASILIK VE FOLKLORLA OLAN İLİŞKİSİ

3.1. METİNLERARASILIĞIN DÜŞÜNSEL TARİHİ
3.2. METİNLERARASILIK FOLKLOR İLİŞKİSİ

4. BÖLÜM
MURATHAN MUNGAN'IN ESERLERİNDE GRİMM MASALLARI'NIN METİNLERARASI KULLANIMLARI

4.1. MURATHAN MUNGAN METİNLERİNDE GRİMM MASALLARI
4.2. YENİDEN YAZMANIN YENİDEN YAZMASI: MURATHAN MUNGAN'IN GRİMM MASALLARI
4.2.1. Yeniden Yazma Örneği Olarak Yedi Cücesi Olmayan Pamuk Prenses
4.2.2. Yeniden Yazma Örneği Olarak Zamanımızın Bir Külkedisi
4.2.3. Yeniden Yazma Örneği Olarak Yüzyıllık Uyuyan Güzel

SONUÇ

seri ve kısa hikaye etme tekniği
miş'li geçmiş zamanda
kısa ve yoğun
belli bir uzunlukta
başında, ortasında ve sonunda kendine has formeller
nesirle söylenen
üçlü bakışım kuralı
yersiz, adsız kişiler, hayvanlar, tabiatdışı varlıklar
belli olmayan yer ve zamanda
masalın imkânları dâhilindeki olağanüstü olaylar
herhangi bir toplumca kolaylıkla benimsenebilen gezgin temalar
"hoş vakit geçirme, eğlenme ve eğlendirme işlevi"
"toplumsal kurumlara ve törenlere destek verme işlevi"
"eğitim ve kültürün genç kuşaklara aktarılması işlevi"
"toplumsal ve kişisel baskılardan kurtulma işlevi"
inandırma kaygısı taşımayan
çocuklar ve yetişkinler için toplumsal düzene dair mesajlar taşıyan
çocukların dil gelişimlerine ve yeni kavram kazanımlarına katkı sağlayan
yazılı metinler olmayıp
uygun bir zaman diliminde ve yerde
bir anlatıcı tarafından
çocuk ya da yetişkinlerden oluşan bir dinleyici kitlesine
jestler
mimikler
canlandırmalar
ve çeşitli anlatım teknikleriyle anlatılan,
gösterim niteliğine sahip
Masalların Göçü Kuramı
Tarihi-Coğrafi Fin Okulu
oikotypes fikri
vaaz veren misyoner keşişler
İskender’in fetihleri
İslamiyet’in yayılışı
Haçlı Seferleri
ticaret ve seyahat rotaları
Budizm’in doğuşu
Sözlü kültürde anlatılan masal
Yazıya geçirilen,
kitap edilen
masal


çağdaş masal

Yapay nitelikli-yazınsal masal
edebi masal
modern masal
ekleme
çıkarma
sadeleştirme
halk masalları
sanat masalları
Geleneksel biçemi korunarak işlenmiş halk masalları
Çağdaş (yazınsal) masallar
halkın kolektif yaratımı olmaları dolayısıyla yaratıcılarının belli olmaması
günümüz telif haklarını gerektirmemesi
anlatımların bazen gerçek yaratıcılarının veya anlatıcılarının sınırlarının dışına çıkması
halk masalları
sanat masalları
Yeniden Yazma Sanat Masalları
Yaratım Sanat Masalları
halka ve edebiyata ilham verme
bireysel tasarım ürünü sanat masalları
Aydınlanma ve sanayileşmenin başladığı 18. yüzyıla kadar ortak sözlü edebiyatın temelinde masal
Aydınlanmayla başlayan çocuk yetişkin ayrışması
matbaayla önem kazanan yetişkinlik ve tanımsız bırakılarak yetişkin dünyasından atılan çocuklar
18. yüzyılın ortalarına kadar kurtulunması gereken bir yük, korku verici bir varlık, bir günah ürünü olan çocuk


çocukluktan yani kötülüklerden kurtaracak bir çare olarak önem kazanan çocuk eğitimi
çocuk eğitiminin aracı olarak kullanılan edebiyat
yazarların eğiticilik kaygısıyla çocuklar için masal yazmaları, sanat masalı üretimi
Halk masalında verilmek istenenler genel bir anlatımla çocuğa sunulurken, sanat masalında daha somut verilmekte ve yerine göre direkt anlatımla öğretici yönü ön plana çıkarılmaktadır (Kuzu, 2000: 159)
halk masallarının ahlak dışı ve akla uygun olmadığı eleştirisi
Masalların çocuk edebiyatı içinde bir tür olarak yer almaları, ilk başta var olan sözlü anlatımların derlenerek yazıya aktarılmasıyla oluşmuştur. Ancak masalların çocuk edebiyatı içinde yer alması, sadece var olan sözlü anlatımların yazıya geçirilmesinden ibaret değildir. Bunların yeniden aktarımları ve uyarlamaları ile bu yeni tür yani, "modern yazılı masallar" tüm dünyaya yayılmıştır (Tüfekçi Can, 2012: 102)
masalın çocuk edebiyatının ürünü mü kaynağı mı olduğu tartışması
Doğdukları şehir Hanau, sonrasında Kassel, Steinau, Lyzeum ve nihayet üniversite eğitimi için gittikleri Marburg şehirlerinde sürdürdükleri hayatları
Kalvinist Kilisesi’nde katı bir dini eğitim almaları
Steinau'da kırsal hayata ilgi duyup çiftçiliğe, doğaya, köy geleneklerine ve batıl inançlara aşina olmaları
Babalarını kaybederek anneleriyle kalmaları
Maddi sıkıntılarla karşılaşmaları
Yaşadıkları dönemin siyasi ve kültürel olayları
Marburg Üniversitesi'nde Profesör Friedrich Carl von Savigny ve onun vesilesiyle arkadaş oldukları Achim von Arnim ve Clemens Brentano
1810’da Brentano’yla onun için topladıkları hikâyeleri yayımlama konusunda anlaşarak “Kinder- und Hausmärchen”ı 1812’de akademik bir nitelikle yayımlamaları
başlangıçta masal anlatma geleneğinin kaybolmaması amacıyla,
sonrasında Alman geleneklerini ortaya koyarak Alman varlığının güçlendirilmesi maksadıyla
ilkin kırsaldan, sözlü kültür taşıyıcılarından
sonrasında ağırlıklı olarak aristokrat ya da orta sınıf mensubu eğitimli kişilerden derledikleri,
ya da bu kişilere daha önceden yayınlanmış olanlarını okuttukları halk masallarını
kimi zaman aynı şekilde
kimi zaman metinlere ekleme ve çıkarmalar yapmak suretiyle
"Kinder- und Hausmärchen" ismiyle yayınlayarak
sonraki baskılarında da bu masalları çocuklar için zararlı olabilecekleri düşüncesiyle
tekrar değiştirdikleri görülmüştür.
ilk kez Richard M. Dorson tarafından 1950 yılında American Mercury dergisinde dile getirilen fakelore,
sahte, yapma, uydurma, taklit anlamlarına gelen "fake"
bilim, bilgi anlamlarına gelen "lore" sözlerinden oluşmaktadır.
O yıllarda Hitler Almanya'sının İkinci Dünya Savaşı'ndan yenik çıkmasının ardından 19. yüzyıla hakim düşünce akımlarının da alevlendirdiği "ulus" fikrini geliştirerek yayma amacıyla yapılan halk bilimi çalışmaları pek çok araştırmacı tarafından eleştirilmiştir.
Böylesi ideolojik amaçlarla yürütülen halk bilimi çalışmalarını sahte folklor olarak adlandırılmıştır.
Folklor araştırmaları bazı politik ve entelektüel ortamlarda başlayıp gelişmiştir.

Fox'a göre bu politik ve entelektüel ortamlar folklor malzemelerinin toplumsal ve politik anlamının aktif olarak incelenmesini engellemiştir:

Örneğin Wilhelm ve Jakob Grimm, P. Christian Abjornsen ve Jorgen Moe gibi on dokuzuncu yüzyılın erken döneminin folklorcuları, romantik nasyonalizmle öylesine yakın ilişki içindeydiler ki folklorun toplumsal ve politik yansımalarının dikkatli bir analizini ya entelektüel açıdan gereksiz ya da politik ve ideolojik açıdan uzlaştırıcı olarak gördüler (Fox, 2007: 36).

Folklorun temel özelliklerinden biri de ideolojiyle yakın ilişki içerisinde olmasıdır.

İdeoloji hem toplumsal yaratım olmaları dolayısıyla halk bilgisi ürünlerinin kendisinde, hem de bu ürünleri malzeme edinen bilimin, folklorun ortaya çıkma nedenlerinde ve kullanılan yöntemlerinde açıkça görülmektedir.

Folklora malzeme olan halk bilgisi ürünlerinde doğal olarak kafi miktarda bulunan ideoloji, fakelore ürünlerine özellikle işlenmiş haldedir.

Fox, fakelore’un en dolaysız ve gerçek usullerle egemen kültürü temsil ettiğini önemle belirtmektedir:

Kültürel hegemonya fakelore tarafından ilerletilir.

Folklor ulus devletlerinde eleştirel bir işlevi yerine getirirken, fakelore toplumun koordine edilmesine, ideolojik ve kültürel hegemonyanın kurulmasına katkıda bulunur (Fox, 2007: 45).
Dundes, görünürde farklı olan fakelore örneklerinin esasında ortak unsurları olduğunu tespit etmiştir.
Bu tespite göre bütün örneklerde, ülkeler kendi içlerinde ciddi bir aşağılık kompleksinden dolayı acı çekmektedirler.
Söz konusu acıyı çeken ve aşağılık duygusundan etkilenen bir ülkenin de Almanya olduğunu Dundes şu şekilde ifade etmektedir:
Benzer bir durum Grimm öncesi Almanya'da da görülüyordu. Nedenleri ne olursa olsun, on sekizinci yüzyıl ortalarında komşularıyla kıyaslandığında, Almanya kültürel geçmişine yönelmiş ve sonuç olarak ulusça bir kültürel aşağılık kompleksi içersindeydi...
Grimmlerin ünlü Kinder- und Hausmärchen çalışmasını fakelore olarak nitelendirmek kutsal şeylere karşı saygısızlık gibi görünür, ancak yeniden yazılmış, süslenmiş ve saptırılmış sözlü materyallerin sanki saf ve otantik sözlü gelenekmiş gibi sunulmalarının fakelore olduğu hatırlandığında, biz hakikatte uydurulduğu sonradan anlaşılan bir fakelore örneğiyle karşı karşıyayızdır. (Dundes, 2007: 77).
Dundes'in ifade ettiği sözlü malzemeler üzerindeki aşırı serbestlik, Grimm kardeşlerin geleneksel halk masallarında yer alan çocuklar için uygun olmayan bölümlerin kaldırılması ya da çocuklara uygun hale getirilmesi şeklinde gerekçelendirerek “Kinder- und Hausmärchen” adlı eserlerinin sonraki baskılarında sergiledikleri bir tavır olmuştur.
Bu noktada halk bilgisi ürünlerinin çocuklara uygunluğunun fakelore üretimi için bir neden olup olmadığı düşünülmelidir.
Singer fakelore'un öncelikle çocuk kitaplarının içine girdiğini belirtmiştir:

Günümüz fakelore’u önce çocuk kitaplarının içine girmiştir.
Çocuk kitapları, çocuk kitabı yazarları tarafından çocuk kitabı okuyucuları için yazılırlar
İfade ettikleri inançlar, değerler, durumlar ve estetik değerler yazarların, okuyucuların ve yayıncılarındır.

Çocuk masal kitaplarının içindeki masalların, halk masallarıymış gibi görünmesi masum ve teknik bir terimin basitçe başıboş ve gelişigüzel bir kullanımı değildir.


Çocuk kitabı endüstrisi bu kullanımı tüketicinin zihnindeki bir yanılsamayı kendi ticari kaygıları nedeniyle beslediği düşünülmektedir.




Singer, kitaplarda “tarafından yeniden anlatıldı” ibaresine yer verilmesinin de aslında iyi niyetli olmadığını şu şekilde izah etmiştir:

“Tarafından yeniden anlatıldı” ifadesinin, yazarların; sözlü geleneğin taşıyıcıları gibi hikâyeleri ağızdan ağza aktaran versiyon ve varyantların yeniden söyleyicilerinin arasındaymış gibi görünmesi için yapılmış bir paketleme stratejisi olduğunu söyleyebiliriz.

Fakat çocuk kitapları yazılıdır (ve resimlidir) sözlü olarak aktarılmaz ve bu kitapların yazarları birkaç istisna haricinde, bu hikâyeleri geleneksel toplulukların üyeleri olarak öğrenmezler ve bu hikâyeleri hiçbir zaman toplulukların parçası olarak anlatmazlar (Singer, 2007: 101).
Yeniden yazma sanat masallarının yani daha çok çocuklara yönelik yayımlanan masal kitaplarının fakelore kavramıyla kurulan ilişkisi göz önünde bulundurulduğunda da Grimm masallarının fakelore ürünü oldukları düşünülebilir. Pek çok araştırmacının da fakelore tartışması içinde dile getirdiği Grimm masallarının bu özelliği esasında farklı bir açıdan bakıldığında reddedilecektir.
Grimm kardeşler önceki bölümde de bahsedildiği gibi halk bilgisi ürünlerini halk bilimi yöntemlerine uygun olmayan şekilde derlemeleri ve ideolojik birtakım amaçlarla değiştirerek yayımlamaları dolayısıyla halkbilimciler tarafından fakelore üreticisi olarak kabul görmüşlerdir. Gerçekten de günümüzde Grimm kardeşlerin kırsaldan, geleneğin içindeki masal anlatıcılarından derlediklerini öne sürdükleri pek çok masalın orta sınıftan eğitimli kişilerden derlendikleri bilinmektedir. Üstelik masalları anlatan bu kişilerin bir kısmının anadilinin Almanca değil Fransızca olduğu da yine kanıtlanmış bilgiler içindedir. Bu açıdan bakıldığında Grimm masallarının bir kısmının Alman halk bilgisi ürünü olmadıkları görülmektedir. Ayrıca ellerindeki metinleri halk bilimine katkı sağlamak için değil farklı niyetlerle değiştirmiş olmaları Grimm kardeşleri halk biliminin yaratıcıları konumundan fakelore üreticileri durumuna düşürmektedir. Fakat bütün bunlardan ayrı olarak bir başka açıdan Grimm masallarına yaklaşmak onların fakelore ürünü olmadıkları hatta yeniden yazma sanat masalları bile değil doğrudan halk masalları oldukları fikrini bile yaratabilecektir

Yeniden yazma sanat masallarının yani daha çok çocuklara yönelik yayımlanan masal kitaplarının fakelore kavramıyla kurulan ilişkisi göz önünde bulundurulduğunda da Grimm masallarının fakelore ürünü oldukları düşünülebilir.
Pek çok araştırmacının da fakelore tartışması içinde dile getirdiği Grimm masallarının bu özelliği esasında farklı bir açıdan bakıldığında reddedilecektir.
Grimm kardeşler önceki bölümde de bahsedildiği gibi
halk bilgisi ürünlerini halk bilimi yöntemlerine uygun olmayan şekilde derlemeleri
ideolojik birtakım amaçlarla değiştirerek yayımlamaları dolayısıyla halkbilimciler tarafından fakelore üreticisi olarak kabul görmüşlerdir.

Gerçekten de günümüzde Grimm kardeşlerin kırsaldan, geleneğin içindeki masal anlatıcılarından derlediklerini öne sürdükleri pek çok masalın orta sınıftan eğitimli kişilerden derlendikleri bilinmektedir.
Üstelik masalları anlatan bu kişilerin bir kısmının anadilinin Almanca değil Fransızca olduğu da yine kanıtlanmış bilgiler içindedir.
Bu açıdan bakıldığında Grimm masallarının bir kısmının Alman halk bilgisi ürünü olmadıkları görülmektedir.
Ayrıca ellerindeki metinleri halk bilimine katkı sağlamak için değil farklı niyetlerle değiştirmiş olmaları Grimm kardeşleri halk biliminin yaratıcıları konumundan fakelore üreticileri durumuna düşürmektedir.


Fakat bütün bunlardan ayrı olarak bir başka açıdan Grimm masallarına yaklaşmak onların fakelore ürünü olmadıkları hatta yeniden yazma sanat masalları bile değil doğrudan halk masalları oldukları fikrini bile yaratabilecektir...
Folklor, hangi şekilde tanımlanırsa tanımlansın sözlü olarak yaşadığını kanıtlaması gerekir. Masallar, şarkılar, söylenceler, el sanatları sonraki nesillere sözlü olarak aktarılır. Yayımlanma onların yayılmasına yardım edebilir, ancak bir masal sadece yayında yaşarsa edebiyat olur, halk ürünü değil. Yazılı ve sözlü şekiller arasındaki uçurum ne kadar geniş olursa geleneğin geriye ve ileriye doğru yayılma şansı o kadar azalır (Dorson, 2007: 12).
Masalların yeniden üretim süreçlerini dört başlık altında inceleyen Danacı, bu başlıkları

sözlü edebiyattan yazılı edebiyata geçiş süreci,
hedef kitlenin değişmesi üzerine yeniden üretimi,
başka kültürlere taşınarak yeniden üretimi ve
aynı kültür içinde değişen yaşam koşullarına uygun olarak yeniden üretimi şeklinde sıralamıştır (bkz. Danacı, 2010: 23).

Söz konusu yeniden üretim yalnız sözlü kültürden yazılı kültüre aktarılan ya da yazılı kültürde tasarlanan sanat masallarında değil, Danacı'nın ifade ettiği gibi yazarından bağımsızlaşan,
Dundes'in işaret ettiği gibi fakelore ürünü olmaktan çıkıp gerçek folklor malzemesine dönüşen,
yani sözlü kültürde yaşamaya başlayan masallar için de geçerlidir...
Grimm masalları da bu tarife uygun bir şekilde
önce sözlü kültürden yazılı kültüre geçişte sözden yazıya aktarılması dolayısıyla birtakım değişiklikler geçirmiş;
bu değişikliğe ek olarak, yazıya geçiren Grimm kardeşlerin metinlere birtakım müdahaleleri gerçekleşmiş;
sonrasında masalların toplandığı kitabın her bir baskısında masallar tekrar şekillenmiş;
buraya kadar fakelore özelliği taşıyan masallar sonrasında sözlü kültüre mal edilerek yeniden folklor ürünü olabilmiş fakat yine her bir anlatımlarında yeniden değişmiştir.

Bu süreç şu şekilde gösterilebilir:
Rus biçimcileriyle birlikte yüzünü metne dönen edebiyat eleştirmenlerinin hazırladığı zeminde
metinlerin birbirleriyle olan ilişkilerini söyleşimcilik adını verdiği kuramıyla dile getiren Bakhtin

ve onun bu kuramının etkisinde Kristeva'nın ortaya koyduğu metinlerarasılık,
Barthes'in metni yeniden yorumlamasıyla,
Bloom'un psikanalitik kuramı kullanarak yeni bir yaklaşım sunmasıyla,

Riffaterre'in okuru merkeze koyarak başka bir açıdan bakmasıyla,

Genette'in kendi modelini kurmasıyla
her araştırmacının elinde yeniden şekil almış, yeni yorumlarla yeni tanımlar kazanmıştır.
Düşünsel tarihi bu şekilde özetlenebilecek metinlerarasılık hem yazarların başvurdukları bir yaratım biçimi hem de eleştirmenlerin kullandıkları bir eleştiri yöntemi olarak literatürde yerini almıştır.
Jenny'nin sınıflandırma çalışması ve
Grimm masallarının metinlerarası yöntemle kullanıldığı Mungan metinlerinde alt-metin olarak hangi Grimm masallarının belirlenmesi gerektiği belirsizdir.

Üstelik Grimm masalları önceki bölümlerde de belirtildiği gibi diğer halk masallarından farklı özellikler göstermektedir.

Tablo 1'deki yazar bölümüne Murathan Mungan yerleştirildiğinde görülecektir ki Mungan alt-metin olabilecek bütün Grimm masallarından faydalanmış olabilir.


Mungan,
yazıya geçirilmiş Alman halk masallarını;
Grimm kardeşler tarafından değiştirilerek yeniden yazılmış ve onlara mal olmuş Grimm masalları kitaplarının herhangi bir nüshasını;
yazılı kültürden tekrar sözlü kültüre geçerek anlatılmaya devam etmiş Grimm masallarını;
Türkçeye, İngilizceye ya da herhangi bir dile çevrilmiş Grimm masallarını,
çevrildiği dillerde de sözlü kültürde dolaşıma girmiş Grimm masallarını
hatta Alman halk bilgisi ürünü olan orijinal masalları dahi
dinleyip, okuyup metinlerine yerleştirmiş olabilir.

Üstelik bunların haricinde bambaşka bir sektörde de dolaşımda olan, film, ya da çizgi film formundaki Grimm masallarını izleyerek metinlerine taşımış olabilecek yazar, etkisinde kalmış olabileceği bu kadar alternatifin hangisini ya da hangilerini metinlerine taşıdığını kendisi bile bilemeyebilir.

Bu sebeple bir sonraki bölümde yapılacak olan incelemede de tek bir alt-metin belirlenerek incelemeye rehber tayin edilmemiş, Murathan Mungan tarafından metinlerarası ilişkilerle yeniden yazılan ya da metinlerine taşınan Grimm masallarının toplumsal bellekte bulunan en belirgin şekilleri alt-metin olarak kabul edilmiştir.
Metinlerarasılık ya da intertextuality daha terminoloji noktasında metni esas alıp sözü yok saydığı algısını yaratmaktadır.


Özay, pek çok eleştirmenden derlediği görüşlere dayanarak,
hem yazılı hem de sözlü edebiyat ürünlerinde “metinlerarası” ilişkilerin olduğunu söylemektedir (Özay, 2007a: 173).

Metinlerarasılık kavramının tarihsel çizgisinde sözlü yapıtların yer almadığını, yalnızca dönüştürülebilir alt-metinler olarak görüldüklerini,
oysa sözlü ürünlerin de kendi aralarında metinlerarası ilişkiler kurduklarını anlatmaktadır:
Aktulum, içeriğin anlamını değiştiren dönüşümler için Özay tarafından metinlerarasılığın önerilmesine karşılık,

sözlü edebiyat ürünlerinin kendi aralarındaki ilişkilerini

söylemlerarasılık terimiyle karşılamanın daha doğru olduğunu ifade etmiştir
Çoğunlukla adsız bir ilk söyleyenin ürünü olan bir yapıt, örneğin bir masal ya da fıkra yinelenerek hem biçimsel hem de içeriksel olarak bir basmakalıp,
dolayısıyla bir yineleme nesnesi durumuna gelir. Her yinelendiğinde ise aynı ürününü değişik biçimleri ortaya çıkar.

Söylemlerarasılık süreci bu andan başlayarak işlerlik kazanır.
Çünkü sözlü ürünlerin sözlü olarak aynı icracı tarafından aktarılmasında bile değişiklikler, bir dizi dönüşümler oluşabilmektedir (Aktulum, 2013a: 26).
METİNLERARASILIK VE FOLKLOR İLİŞKİSİ
Murathan Mungan'ın anlatma esasına bağlı Kırk Oda, Üç Aynalı Kırk Oda, Yedi Kapılı Kırk Oda, Lal Masallar, Kaf Dağının Önü, Cenk Hikâyeleri, Eldivenler Hikâyeler, Kadından Kentler, Kibrit Çöpleri, Son İstanbul, Çador, Şairin Romanı ve Yüksek Topuklar adlı hikâye ve romanlarında Grimm masallarının ne şekilde kullanıldıkları incelenecektir
Bu bölümde Murathan Mungan'ın hikâye ve romanlarında yeniden yazma örneği olarak değil yazara ait metinlere metinlerarası yöntemlerle taşınan Grimm masalları tespit edilerek bu masalların taşındıkları metinlerde hangi işlevlerde kullanıldıkları araştırılmıştır.


Aşkın Gözyaşları ya da Rapunzel ile Avare
hikâyesinde

Kaf Dağının Önü
adlı kitapta
Üç Aynalı Kırk Oda
adlı kitapta
Yedi Kapılı Kırk Oda
kitabında
yaratılmak istenen etkiyi kuvvetlendirmek için
gönderge yöntemiyle
"Rapunzel" masalına
Kırk Oda
kitabında
"Külkedisi" masalına
anıştırma, gönderge, indirgeme, alaycı dönüştürüm ve değersel dönüşüm yöntemleriyle
ifade edilmek istenen düşünceyi somutlaştırmak, toplumsal bilinçteki birtakım unsurları eleştirmek ve anlatımı güçlendirmek amaçlarıyla
Yüksek Topuklar
romanının muhtelif yerlerinde
"Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler" masalına
gönderge yöntemiyle
anlatımı güçlendirmek amacıyla
Kağıttan Kaplanlar Masalı

hikâyesinde
"Külkedisi" masalına
gönderge yöntemiyle
ifade edilmek istenen düşünceyi somutlaştırmak amacıyla
Gece Masalı
hikâyesinde
"Külkedisi" masalına
gönderge, kesip çıkarma, yansılama, anıştırma ve değersel dönüşüm yöntemleriyle
anlatımı güçlendirmek amacıyla
Aynalı Pastane
hikâyesinde
"Kırmızı Başlıklı Kız" masalına
gönderge yöntemiyle
anlatımı süsleme amacıyla
Alice Harikalar Diyarında
hikâyesinde
"Hansel ile Gretel" masalına
anıştırma yöntemiyle
anlatımı süslemek amacıyla
Mavisakal
hikâyesinde
Yedi Cücesi Olmayan Bir Pamuk Prenses hikâyesi,
yazarın izleksel anlamını taşıması amacıyla benöyküsel dönüşümle
yazar tarafından "Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler" adlı masaldan
kesip çıkarma tekniğiyle indirgenerek
yansılama,
öykünme,
değersel dönüşüm ve
klişe
gibi metinlerarası biçim ve yöntemlerin de kullanılarak yaratılmış bir yeniden yazma örneğidir
Plett, metinlerarası alıntının işlevleriyle ilgili Stefan Morawski’nin tipolojisine yer vermiştir. Morawski, alıntıları

The Authoritative Quotation (yetkin, otoriter),
The Erudite Quotation (bilimsel) ve
The Ornamental Quotation (dekoratif)

olmak üzere üç başlıkta toplamıştır (bkz. Plett, 1991: 13).
Murathan Mungan’ın incelenen eserlerine bakıldığında

Grimm masallarının anlatıdaki bazı
ifade ve durumları kuvvetlendirmek
le birlikte
daha çok
süsleme
amacıyla kullanıldıkları anlaşılmıştır.
Grimm masallarına metinlerarası biçim ve yöntemlerle daha çok
anlatıyı süslemek için dekoratif amaçlı
başvurulduğu,
masal parçalarının anlatıdan çıkarılması halinde
kurgunun bozulmayacağı,

anlatının temel bilgilerinin değişmeyerek
anlamda bir kayıp yaşanmayacağı
göz önünde bulundurularak
Murathan Mungan’ın özgün bireysel tasarımı olan metinlerinde Grimm masallarının kullanımlarını
Morawski’nin The Ornamental Quotation
başlığı altına yerleştirmenin mümkün olduğu görülmüştür.
Murathan Mungan'ın Zamanımızın Bir Külkedisi adlı hikayesinin gönderge, örgesel dönüşüm, öykünme, alaycı dönüştürüm, yorumsal üst-metin, kolaj, alıntı, genişletme, değersel dönüşüm ve yansılama metinlerarası biçim ve yöntemleriyle "Külkedisi" masalının yeniden yazmasıdır.
Murathan Mungan'ın Yüzyıllık Uyuyan Güzel hikâyesinin öykünme, genişletme, değersel dönüşüm, alıntı, yansılama ve iç anlatı metinlerarası biçim ve yöntemleri de kullanılarak yaratılan "Uyuyan Güzel" masalının yeniden yazmasıdır.
Metinlerarasılığın işlevsel çerçevesi keskin hatlarla çizilemeyecekse,
net kurallar şeklinde belirtilemeyecekse de taşıyabileceği birtakım fonksiyonel özelliklerini tarif etmek mümkün olabilecektir.
Bu tarifte yer alması muhtemel bazı özellikler şu şekilde sıralanabilir:

• Okurun bildiği metinlere yapılan göndergeler vesilesiyle eserin gerçekle olan bağını sağlamlaştırmak.
• Bilhassa romanda roman kişilerinin kişilik özelliklerini daha belirgin şekilde ortaya koymak.
• Göndergeler ile eserin ait olduğu toplum hakkında bilgi vermek.
• Eserin yazarının bilgi birikimi, kültürel düzeyi, hayata bakış açısı hakkında ipuçları sunmak.
• Anlatıcı-yazar ve okur arasında ortak bir mirasa dayanan bilgi aktarımlarıyla daha sağlam bir iletişim kurmak.
• Eserdeki temel tartışmayı gönderge yoluyla daha güvenilir bir metinle kanıtlamak.
• Esere kattığı anlamsal derinlikle okurun daha çok yorum yapabilmesini sağlamak.
• Bünyesinde çok sayıda metinden parçalar barındırması sebebiyle okurun okuma etkinliğine katkı sunmak.
• Esere eleştirel bir nitelik kazandırmak (bkz. Aktulum, 2011: 455)

.
Murathan Mungan'ın Yüksek Topuklar adlı romanında Nermin'in Külkedisi'ni akla getirebilecek durumlarda sık sık herkes gibi Külkedisi'ni hatırlaması onu Külkedisi masalını mutlaka bilen çağımız kadınlarından biri yaparak daha gerçek kılmaktadır.
Nermin'in gerçekliği metnin tamamına da yayılmaktadır.
Mungan'ın okurun bildiği metinlere yapılan göndergeler vesilesiyle eserin gerçekle olan bağını sağlamlaştırmak niyetiyle Yüksek Topuklar'daki "Külkedisi" masalı göndergelerine başvurduğu sanılmaktadır.
Aynı romanda Nermin'in aklına gelen Grimm masallarını eleştirel bir biçimde açıklaması, eleştirinin herkes tarafından bilinen bir metin aracılığıyla yapılması dolayısıyla okurun alımını arttırmakta,
dolayısıyla Nermin'in toplumsal cinsiyet ayrımcılığına, kadına, aşka bakışını yani kişilik özelliklerinin bir parçasını daha net ortaya koymaktadır.
Mungan'ın bilhassa romanda roman kişilerinin kişilik özelliklerini daha belirgin şekilde ortaya koymak niyetiyle Grimm masallarını kullandığı sanılmaktadır.
Mungan bu kullanımlarıyla yalnız roman kişisi Nermin'in değil kendisi hakkında bazı şeyleri de okurla paylaşmaktadır.

Bu da eserin yazarının bilgi birikimi, kültürel düzeyi, hayata bakış açısı hakkında ipuçları sunmak niyetiyle yapılmış olabilecek bir davranıştır.
Mungan'ın özellikle yeniden yazma örneği olarak ortaya koyduğu hikâyelerinde anlatmak istediklerini okuruyla paylaştığı ortak kültürün bir parçası üzerinden anlatarak okurun kendisini en iyi şekilde anlamasını sağlamıştır.

Bu, anlatıcı-yazar ve okur arasında ortak bir mirasa dayanan bilgi aktarımlarıyla daha sağlam bir iletişim kurmak için başvurulması muhtemel bir kullanımdır.
Bütün metinlerarası kullanımlarda seçilen Grimm masalları aslında mesaj içeren yeniden yazma masallar olduklarından Mungan metinlerinde yer aldıklarında metnin yoruma daha açık olmalarını sağlamaktadırlar.

Bu da esere kattığı anlamsal derinlikle okurun daha çok yorum yapabilmesini sağlamak için yapılmış olabilecek bir kullanımdır.
Böylelikle folklore-fakelore-folklore döngüsünü tamamlayarak dönüşüme uğrayan Grimm masalları, diğer halk masallarına göre daha yoğun olup toplumsal düzenin dinamikleri ve ideolojiyle daha yüklü haldedirler. Bu sebepten metinlerarası yöntemlerle çağdaş metinlere taşınma noktasında tercih edilmektedirler.
Çalışmanın sonucunda merkeze yerleştirilmiş olan iki temel sorunsala ilişkin birtakım neticelere ulaşılabilmiştir. Sorunsallardan biri olan masalların dönüşü ve dönüşümlerinin bir örneği olarak incelenen Grimm masallarının bir kısmının başlangıçta sözlü kültürden derlenen gerçek folklor malzemeleri, bir kısmının da yaratılan fakelore örnekleri oldukları; fakat zaman içinde döneme hakim birtakım siyasi amaçlarla tamamen değiştirildikleri tespit edilmiştir.
Lakin Grimm masallarının bu değişimler sonucunda fakelore örnekleri olarak sadece yazılı kültürde kalmadıkları, tekrar halka mal olarak sözlü kültürde dolaşıma girdikleri belirlenmiştir.
Bunun sebebi olarak da halk bilgisi ürünlerinin özelliklerini bilen, halk bilimine hakim olan Grimm kardeşlerin gerek değiştirdikleri gerek kendi icat ettikleri masallarda halk masallarına has temel niteliklerin korunmasına dikkat ettikleri gösterilebilir. Zira Grimm kardeşler halk biliminin temelini atacak kadar bilgi birikimine ve o bilgileri sistematize etme yetisine sahiptirler. Dolayısıyla taşınmasını istedikleri mesajları masalların dokusunu bozmadan, onların göçerlik niteliklerini ortadan kaldırmadan profesyonel bir şekilde masallara yerleştirebilmişlerdir.
Murathan Mungan yapmayı hedeflediği sistem eleştrisi, ideoloji hicvi için sıfırdan bir metin yazmak yerine hem çok kişi tarafından bilinen bir halk bilgisi ürününü hem de hedefine ulaşmasına daha çok yardımcı olabilecek, diğer halk bilgisi ürünlerinden daha yoğun biçimde mesaj içeren Grimm masallarını tercih etmiştir.
Çalışmanın bir diğer sorunsalı olan Murathan Mungan metinlerinde Grimm masallarının ne şekilde ve hangi işlevsellikte kullanıldıkları da böylelikle neticelenmiştir.
Murathan Mungan'a ait özgün metinlerde Grimm masallarının The Ornamental Quotation başlığı altına yerleştirilebilecek şekilde daha çok anlatımı süsleme ve güçlendirme işlevleriyle kullanılmış olmaları dönüş ve dönüşümleri sonucu halk bilgisi ürünü olarak yaygınlık kazanmalarıyla ilgilidir.
Yazar, anlatımını süslemek ev herkesin bildiği metinler kullanarak güçlendirmeyi hedeflemiştir. Bu hedefine başka halk bilgisi ürünleriyle de pekala yapabilecek olan yazar için yeniden yazma örneklerinde ise daha iyi bir alternatif mevcut değildir. Çünkü yeniden yazma örneklerinde tercih edilme sebepleri yeniden yazma hikayelerin niteliklerinden de anlaşılacağı gibi diğer masallardan daha fazlasına sahip oldukları ideolojik zemindir.
Bu noktada Grimm masallarının diğer masallardan ne şekilde farklılık gösterdikleri ve bu sayede metinlerarası yöntemlerle kullanıldıkları metinlere ne gibi özellikler kazandırabildiklerinin ortaya konması hem halk bilimi hem de edebiyat bilimi açısından önem arz etmektedir.
SONUÇ
Full transcript