Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

ARİF NİHAT ASYA

No description
by

Özge Değer

on 12 February 2017

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of ARİF NİHAT ASYA

ARİF NİHAT ASYA
BAYRAK
DOĞUMU
Arif Nihat Asya 7 Şubat 1904'te İnceğiz Köyü'nde doğmuştur. Asıl adı Mehmet Arif'tir. Mehmet Arif henüz 7 günlük bir bebek iken babasını kaybetmiştir. Bir süre dedesi, babaannesi ve annesi ile yaşamıştır. Fakat 3 yaşına girince annesi tekrar evlenmiştir. Üvey babası Osmanlı ordusunda Filistinli bir subay olduğu için bir zaman sonra Filistin'in Akka şehrine göç etmeleri gerekmiştir. Annesi, Mehmet Arif'i de yanında götürmek istemiştir fakat dedesi buna izin vermemiştir ve Arif dedesi ile birlikte İstanbul'da yaşamaya devam etmiştir.
OKUL HAYATI
Dedesi ile yaşamına devam eden Arif, çok geçmeden baannesini de kaybetmiştir. Dedesi Arif'e bakamayınca Örçünlü Köyü'nde yaşayan üvey halasına emanet etmiştir Arif'i. Ve de ölmeden önceki vasiyeti: Arif'İ okutun. olmuştur. Bunun üzerine üvey halası da Mehmet Arif'i mahalle mektebine vermiştir. Ancak bir süre sonra Balkan Savaşı'nın kapıya dayanmasıyla Mehmet Arif ve halası İstabul'a taşınmak zorunda kalmış ve eğitim hayatını İstanbul Yusufpaşa'da bulunan Gülşen-i Maarif Mektebi'nde devam ettirmişlerdir. 1916 yılında bu okulu da bitirmesiyle Bolu Sultanisi'ne yatılı olarak yazılır ancak okulun kapanması ile 1920'de Kastamonu Sultanisi'nde eğitimine devam etmiştir. 1923 yılına bu okulu da bitirmesinin ardından İstanbul Yüksek Muallim Mektebi Edebiyat Bölümü'ne kayıt olmuştur ve 1927 yılında da okuldan mezun olmuştur.
ÖLÜMÜ
Arif Nihat Asya kalp yetmezliği şikayeti ile Ankara Numune Hatanesi'ne gitmiştir. Doktorlar sigarayı acilen bırakmasını söylemiştir ama o ölmeden önceki gün 4 paket sigara içmiştir. 5 Ocak 1975'te hayata gözlerini yummuştur. Naaşı Ankara Yenimahalle Karşıyaka Mezarlığı'ndadır.
BİR ANI
Şairin 1967 yılında Kova Burcu adında bir kitabı çıkar. İmzalı kitabını yakın dostlarından Halil Soyuer'e hediye ederken sorar:
"-Soyuer, senin burcun ne?
-Keçi Burcu hocam."
Arif Nihat gözlüklerini çıkarıp hayretle bakar:
"-Soyuer sen ne diyorsun? Keçi burcu da ne?
-Hocam benim burcum oğlaktı ama oğlak büyüdü keçi oldu."
Bu cevaba ikisi de gülerken Arif Nihat şunu der:
"-Bunu niye baştan söylemedin? Ben de kitabımın adını Fıçı Burcu koyardım. Oğlak büyüyüp keçi oluyorsa kova da büyüyüp fıçı olur."
ESERLERİRNDEKİ ÜSLUBU
Arif Nihat eserlerinde günlük Türkçe'yi bir sanat dili haline getirmiştir ve rahat, özentisiz ve sade bir üslup kullanmıştır. Genel olarak şiirlerine kahramanlık, tarih duygusu, din, aşk, tabiat ve memleket güzelliklerini işlemiştir.
BAZI ESERLERİ
Heykeltıraş (1924)
Yastığımın Rüyası (1930)
Ayetler (1936)
Bir Bayrak Rüzgar Bekliyor (1946)
Kubbe-i Hadrâ (Mevlana üzerine, 1956)
Kökler ve Dallar (1964)
Emzikler (1964)
Dualar ve Aminler (1967)
Aynalarda Kalan (1969)
Bütün Eserleri (1975-1977)
Rubaiyyat-ı Ârif (rubailer, 1956)
Kıbrıs Rubaileri (rubailer, 1964, 1967)
Nisan (rubailer, 1964)
Kova Burcu (rubailer, 1967)
Avrupa'dan Rubailer (1969)
Şiirler (Ahmet Kabaklı derledi, 1971)
BAYRAK ŞİİRİ
Yavuz Bülent Bakiler Anlatıyor:

Adana’da 5 Ocak kutlamaları için Milli Eğitim Müdürlüğü bayrak konulu bir şiirin öğrenciler tarafından okunmasını ister. Lise müdürü bu işle ilgili Arif Nihat Asya’yı görevlendirir. O da öğrencilerinden birkaçına bu vazifeyi verir. Bir iki gün araştırma yapan öğrenciler “bulamadık” diyerek hocanın yanına gelirler. Kendi kendine bu şiiri yazmaya karar verir. Akşam el-ayak ortalıktan çekilince, petrol lambasının yorgun ışığı al¬tında, bayrağımıza sarınarak kalemi eline alır. Şafak sökerken, Bayrak şiiri hazırdır. O gece, şiiri nasıl yazdıysa, öylece kalır. Yani üzerinde ikinci bir defa oynamaz...
BAYRAK

Ey,mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
Kızkardeşimin gelinliği,şehidimin son örtüsü!
Işık ışık, dalga dalga bayrağım,
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.

Sana benim gözümle bakmayanın
mezarını kazacağım.
Seni selamlamadan uçan kuşun
yuvasını bozacağım.

Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder...
Gölgende bana da, bana da yer ver !
Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar.
Yurda ay yıldızın ışığı yeter.

Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün.
Kızıllığında ısındık,
Dağlardan çöllere düşürdüğü gün.
Gölgene sığındık.

Ey, şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalan;
Barışın güvercini, savaşın kartalı...
Yüksek yerlerde açan çiçeğim;
Senin altında doğdum,
Senin dibinde öleceğim.

Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim:
Yer yüzünde yer beğen !
Nereye dikilmek istersen,
Söyle, seni oraya dikeyim !
Hazırlayan: Özge Değer 7/A 16
Kaynakça:

https://tr.wikipedia.org/wiki/Arif_Nihat_Asya#Eserleri

http://www.turkedebiyati.org/arif_nihat_asya.html

https://www.frmtr.com/edebiyat/4090747-arif-nihat-asya-bayrak-siirinin-hikayesi.html

Hayatından Sayfalarla Arif Nihat Asya; Orhan Bilir
BAYRAK ŞİİRİ
Yavuz Bülent Bakiler Anlatıyor:


Adana’da 5 Ocak kutlamaları için Milli Eğitim Müdürlüğü bayrak konulu bir şiirin öğrenciler tarafından okunmasını ister. Lise müdürü bu işle ilgili Arif Nihat Asya’yı görevlendirir. O da öğrencilerinden birkaçına bu vazifeyi verir. Bir iki gün araştırma yapan öğrenciler “bulamadık” diyerek hocanın yanına gelirler. Kendi kendine bu şiiri yazmaya karar verir. Akşam el-ayak ortalıktan çekilince, petrol lambasının yorgun ışığı altında, bayrağımıza sarınarak kalemi eline alır. Şafak sökerken, Bayrak şiiri hazırdır. O gece, şiiri nasıl yazdıysa, öylece kalır. Yani üzerinde ikinci bir defa oynamaz..
Full transcript