Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

hematopoetik kök hücrelerin klinikte uygulamaları

No description
by

merve saygi

on 17 January 2013

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of hematopoetik kök hücrelerin klinikte uygulamaları

TEZ DANIŞMANI:
PROF. DR. ADİL ALLAHVERDİYEV

MERVE KÜBRA SAYGI HEMOTOPOETiK KÖK HÜCRELERiN KLiNiKSEL UYGULAMALARI Çalışmamdaki hipotezim nedir? Hemotopoetik kök hücreler kliniksel olarak uygulanabilir.

Sorular;
Kök hücre nedir?
Hemotopoetik kök hücre nedir?
Hemotopoetik kök hücreler kliniksel olarak nasıl uygulanır?
Yüzde yüz başarı sağlar mı? GiRiS Periferik kök hücre nakli (PKHN) miyeloablatif tedavide zarar gören kök hücrelerin yerine yenisini koyma işlemi olup özellikle solid tümörler gibi maliynitelerde yoğun kemoterapi verilmesine fırsat verir ve bazı kanser tiplerinde kemoterapiye göre üstünlük sağlar (yüksek riskli ALL, AML, relaps lenfomalar). Kök hücreler aferez denilen işlemle hastanın periferik dolaşımından toplanır. GİRİŞ Hematopoietik kök hücre nakli (KHN) ve yüksek doz tedavinin (YDT), hastaların hemen tüm organ sistemlerinde ve ruh sağlığında, ağır hasarlar oluşturma potansiyeli vardır. Hasta öncelikli olarak bunu bilmelidir.
Hasta ve donör arasında doku uygunluğu hem doku reddi hem de nakil sonrası graft versus host hastalığı (GVHH) açısından önemlidir. Kök hücre naklinde kullanılan hazırlama rejimleri hastalığın tedavisi ve kök hücre nakli yapılan hastalarda, greft reddini önleyecek şekilde yeterli immünsüpresyonu sağlamak amacıyla kullanılır. KÖK HÜCRE NEDİR?

Kök hücreler, kendini yenileme özelliğine sahip olup vücut ve laboratuar ortamlarında, uygun sinyaller aldıklarında, birçok özelleşmiş hücre tipine dönüşebilen farklılaşmamış hücrelerdir. Kök hücre, ‘‘fonksiyonel olarak farklılaşmamış ve heterojen üreme potansiyeli olan hücre’’ olarak tanımlanmaktadır. Başka bir tanıma göre kök hücre; ‘‘bölünerek kendini yenileyen (self-renewal), sayılarını devamlı sabit tutan, kan, karaciğer ve kas gibi özelleşmiş, görev yapan organları oluşturan ve farklılaşma yeteneğinde olan primitif nitelikteki hücredir’’ KÖK HÜCRELERİN ÖZELLİKLERİ NELERDİR?
1- Kök hücreler, uzun süre bölünebilme ve kendi kendini yenileme yeteneğine sahiptirler.
2- Kök hücreler özelleşmemişlerdir. Özelleşmiş hücrelere dönüşmek üzere kaynak oluşturabilir.
3- Kök hücreler, özelleşmemiş hücrelere kaynaklık edebilirler ve birden fazla hücre tipine farklılaşabilirler. Bunun en iyi örneğini döllenmiş yumurta hücresinde görebiliriz.
4- Kök hücreler, hasar gören alıcıya nakil sonrasında kaynak dokuyu işlevsel olarak tekrar çoğaltabilirler. Buna en iyi örnek, olarak hematopoetik kök hücrelerde, karaciğer öncüllerinde ve sinir kök hücrelerinde gösterilmiştir.
5- Kök hücreler, in vivo şartlarda doku hasarının olmadığı durumlarda bile farklılaşmamış kuşaklara katkı sağlayabilirler. KÖK HÜCRE TİPLERİ NELERDİR?

Kök hücreler temelde üç tipe ayrılmıştır. Bunlar; Totipotent kök hücreler, Pluripotent kök hücreler ve Multipotent kök hücrelerdir. HEMOTOPOETİK KÖK HÜCRELER HANGİ SINIFA GİRER?

Erişkin kök hücreler, canlı organizmalarda doku ve organlarda bulunan kök hücrelerdir. Erişkin kök hücreleri kendilerini yenileme özelliklerine sahiptirler ve ihtiyaç halinde farklılaşma göstererek doku ve organların tamirini, yenilenmelerini ve yaşamlarını devam ettirmelerini sağlamaktadırlar.

1970 yılından günümüze malign ve malign-olmayan hastalıkların tedavilerinde başarıyla uygulanan “kök hücre nakli”nde erişkin türde hematopoetik kök hücreler kullanılmaktadır. HEMOTOPOEZ NEDİR?

Hematopoez, organizmanın embriyonik ve yetişkin düzeyde kan hücresi oluşturmasını tanımlayan bir terimdir. Hematopoez, yetişkin kök hücre tiplerinden biri olan ve bütün kan hücre serilerine dönüşme yeteneğindeki hematopoetik kök hücrenin (HKH, hematopoietic stem cell =HSC) gelişim, kendini yenileme ve farklılaşma süreçlerini de kapsamaktadır. KÖK HÜCRE NAKİLLERİ
Allojenik Hemotopoetik Kök Hücre Nakli
Halen en sık kullanım alanı 1. tam remisyonda akut lösemilerdir, diğer hastalık safhasında akut lösemiler ve miyelodisplastik sendromlar takip etmektedir. Bu hastalık grubunu lenfoproliferatif hastalıklar takip etmektedir.
Hastaya allojenik kök hücre naklinin yararlı olacağına karar verildikten sonra HLA doku grubu uyumlu verici aranmaya başlanır. Öncelikle akraba, sonra akraba dışı veya kordon kanı kökenli kök hücre bulunduktan sonra, işlem konusunda alıcı-verici onarımını takiben hazırlıklar yapılır. Otolog HKHN ve YDT öncelikle miyelom olgularında, takiben Hodgkin dışı ve Hodgkin lenfomalarda kullanılmaktadır. Solid tümörler (özellikle nöroblastom ve germ hücreli tümörler) ve akut lösemilerde bunları takip etmektedir. Otolog Kök Hücre Uygulama Süreci
Dört aşamadan geçilir. Her aşam için bir öncekinin başarı ile tamamlanması ve hedefe ulaşılması gerekmektedir. Allo HKHN aksine çok kademeli bir yatış trafiği ve takvimi gerektirir.
Birinci aşama hücre toplanması, işlenmesi ve saklanmasıdır. Bu aşamada % 8 üzerinde periferik kan HKH toplanmaktadır. Yıllardır toplanan hücrelerden farklı yöntemler ile KH saflaştırılması ve tümör hücrelerinin arındırılması denenmişse de başarılı klinik sonuçlar alınamamıştır.
İkinci aşamada hasta ünite içine alınır ve yüksek doz tedavi uygulanır (TBI içerebilir veya içermeyebilir).
Takiben üçüncü aşamada dondurularak saklanmış hastaya ait ürün çözülür ve hastaya infüze edilir (OHKH nakli).
Son aşamada hastada aplazi gelişir, destek tedavisi alır, hücreleri toparlanınca taburcu edilir
Vericiler kan bağına göre akraba veya akraba dışı verici olarak adlandırılırlar. Büyük çoğunluk olarak önce öz kardeşler taranırlar, sonrasında aile içi tarama, anne ve baba doku grupları çalışıldıktan sonra ortaya haplo tip analizine göre devam ettirilebilir. Akraba evliliği veya doku gruplarının ortak paylaşımı gibi durumlarda, kardeş dışı akraba verici bulunma olasılığı artar. Göbek kordonu kanı (GKK) 1988 yılından itibaren allojeneik nakiller için alternatif bir kök hücre kaynağı olarak kullanılmaktadır. Hem kardeş, hem de akraba dışı vericilerden yapılan kordon kanı transplantasyonlarında kemik iliği ve mobilize çevre kanı transplantasyonlarına oranla daha yüksek engrafman oranları bildirilmiştir. TRANSPLANTASYONLA TEDAVİ EDİLEBİLEN HASTALIKLAR
Lösemi
Hodgkin, Non-Hodgkin lenfomalar
Kemik iliğinin çalışmadığı durumlar (Aplastik anemi)
Bazı genetik geçişli hastalıklar (Talasemi majör)
Solid organ kanserleri (meme, testis gibi)
Hemotopoetik kök hücre nakli aplastik anemi, hematolojik maliynite, seçilmiş solid tümör, lösemi ve bazı genetik hastalığı olan pediatrik hastalarda son 20 yılda bir tedavi seçeneği olarak uygulanmaktadır.

Hastalığın tipi, hastanın yaşı, tıbbi öyküsü önerilecek nakilin tipini ve tedavi rejimini belirlemede önemli rol oynar. Nakilin tipi ve kullanılacak kemoterapi ilaçları hastanın yaşayacağı komplikasyonları gösterir. Bu aşamada komplikasyonların erken belirlenmesi ve uygun girişimlerin başlatılması önemlidir. Allojenik nakiller hastayla akraba olan ya da olmayan bir donörden kök hücreleri toplayıp hastaya verme işlemidir. Bu tip nakilde donörün uygunluğunu belirlemek için doku tipi testi (HLA- Human Leucoyte antigen) yapılır. Sinjenik nakil ikizden alınan kök hücrelerin kullanılması işlemidir. Bu nakillerde kabul olmama (rejection) sorunu yoktur. Otolog nakillerde ise kişinin kendi kök hücrelerinin toplanmasını gerektirir. Bu tip nakilde kabul olmama (rejection) için çok az bir şans vardır, çünkü kök hücreler hastanın kendisinindir.
1. Değerlendirme- kateter yerleştirilmesi


2. Mobilizasyon ve kök hücre toplanması


3. Yüksek doz kemoterapi tedavisi (hazırlama- kondisyon tedavisi)


4. Kök hücrelerin verilmesi (nakil - transplant)


5. Engrafman ve iyileşme

Hasta genellikle iki veya üç gün tıbbi yönden değerlendirilir. Tıbbi değerlendirmenin amacı nakil öncesi klinik ve laboratuvar verileri sağlamaktır. Transplant öncesi günler “– den başlar (-8.gün vb.) ve nakil yapılan gün sııfırıncı gün, sonrası günler “+” (+5. gün vb.) olarak sayılır. Kök hücreler periferik olarak bir donör veya hastadan aferez denilen işlemle toplanır. Hastanın kanı hücre ayıran aferez cihazı yardımıyla alınır ve kök hücreler ayrılır. Yeterli kök hücre toplanması için mobilizasyon rejimine bağlı olarak genellikle iki veya daha çok aferez işlemi gerekebilir. Yoğun ve yüksek doz kemoterapi hastayı nakile hazırlar. Bu rejim rezidüel maliyn hücreler kadar hastanın kendi kemik iliğini de tamamıyla yok etmektedir. Son doz kemoterapiden 24-48 saat sonra, hastaya kök hücrelerin yeniden verilmesi en uygun dönem olup bugüne “reinfüzyon günü” denir. Kök hücreler santral kateter yardımıyla hastaya verilir. Engrafman kemik iliğinde yeni hücrelerin oluşmaya başlaması olup tam kan sayımları yapılarak belirlenir ve iyileşmeyi gösterir. İnfeksiyonun olmaması, mutlak nötrofil sayısının 1000’in üzerinde olması engrafman olduğunu gösterir. Nakil sırasında kondisyon rejimi ve ek tedaviler yaşamsal bazı organlara zarar verebilir. Nakilin tipine, miyeloablatif tedavi düzenine ve hastanın durumuna göre çeşitli yan etkiler gelişebilir. I. Kemik iliği baskılanması
II. Enfeksiyon
III. Gastrointestinal toksisite
IV. Veno-oklüzif hastalık (VOD)
V. Akut greft-versus-host hastalığı (AGVHH)
VI. Kronik greft-versus-host has-talığı (KGVHH)
VII. Pulmoner komplikasyonlar
VIII. Renal toksisite
SONUÇ Erişkin kök hücre plastisitesinin klinikte büyük ölçüde faydalı olabilmesi için, iyi şekilde karakterize edilmiş erişkin pluripotent kök hücrelerin kolay elde edilebilir bir kaynağına gerek duyulmaktadır. Erişkin kök hücrelerin en önemli avantajlarından birisi de hastadan toplanabilmeleri ve bu nedenle istenmeyen immun yanıtlara yol açmamaları olduğu söylenebilir. Ancak, pek çok dejeneratif hastalığın altında yatan mekanizmaların tam olarak bilinmemesi nedeniyle, benzer defektlerin kök hücrelerde de veya onlardan gelişen diğer hücre serilerinde de bulunup bulunmadığı bilinmemektedir. İlk olarak; bir organ ya da dokuda fonksiyonel yarar sağlayabilmek için gerekli olacak minimum hücre sayısını belirlemek çok önemlidir. Dolayısıyla akla şu sorular gelmektedir: doku ya da organı onarmak için kaç tane kök hücreye ihtiyacınız olacak? Replasman amacıyla verilen hücreler ne kadar süreyle fonksiyon göstermeye devam edecek? Kök hücrelerin biyolojisinin anlaşılması ve insanlarda kök hücre tedavisinde ortaya çıkan soruları cevaplandırabilmek için çok daha fazla çalışma yapılması gerekmektedir. Cevaplanmayı bekleyen tüm sorulara rağmen, kök hücrelerin hastanın kendisinden toplanması, çoğaltılarak hastaya tekrar implante edilmesi yaklaşımı organ transplantasyonu ve immunosüpresif tedavinin yol açacağı sorunlara göre çok daha büyük avantajlar taşımaktadır. Türkiye’de yuksek doz KT ve HKHT uygulamalarının sıklığının arttığı, ayrıca viral etkenlerin böbrek ve diğer organ nakil hastalarında da klinik sorun yarattığı göz önune alınarak, viral çalışmalar konusunda referans merkezleri oluşturulmalı, tanı ve tedavide en uygun stratejilerin geliştirilmesi amacıyla bu olgular çok merkezli araştırma protokolleri çercevesinde değerlendirilmelidir. TEŞEKKÜRLER :)))
Full transcript