Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

MUSAHİPZADE CELAL

No description
by

beril izpayı

on 11 May 2016

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of MUSAHİPZADE CELAL

MUSAHİPZADE CELAL (1870 – 1959)
EDEBİ KİŞİLİĞİ
Osmanlı toplumunda yozlaşan değerleri hicveden komedi tarzında eserler vermiştir. Sosyal tenkide büyük önem vermiş, bu hicivlerle eserleri daha çok töre komedisi halini almıştır.

Tiyatro bilgisini Ahmet Vefik Paşa’nın Moliere çevirilerini inceleyerek artırdı.

Musahipzade, 18.yüzyıl Osmanlı toplumundaki idari bozuklukları ve dini sömürüyü yansıtmıştır.

Musahipzade Celal, hem Milli Edebiyatın hem de Cumhuriyet’in önemli bir tiyatro yazarıdır.
KISACA ÖZETLEYECEK OLURSAK
İlk oyunu 1913’te sahneye konulan “Köprülüler”dir.
Hafif, müzikli oyunlar yazmayı sürdüren yazarın oyunları, daha çok töre güldürüsü niteliği taşır.
Konularını daha çok Osmanlı tarihinden alan oyunlar yazmıştır.
Oyunlarında çeşitli dönemlerdeki sosyal hayatı, töreleri, inançları ve düşünceleri gülünç yanlarıyla anlatmıştır.
Sosyal eleştiriye büyük önem vermiştir.
Oyunları siyasal ve belgesel niteliktedir.
Saray yaşamını ve sosyal dramları anlatmıştır.
Yakın tarih ve Türk dünyası işlediği konular arasındadır.
Oyunları teknik yönden başarılı değildir.
Kişileri döneminin dil özellikleriyle konuşturmuştur.
Üsküdar’daki tiyatro onun adını taşımaktadır.
YAŞAMI
Yayımlanan ilk oyunu olan Türk Kızı’nı (1910) bu dönemde yazdı, oyun 1912’de Köprülüler adıyla Manakyan Tiyatrosu’nda sahnelendi[3]. Belediye işlerine kadıların baktığı devri hicveden İstanbul Efendisi (1913) adlı ilk müzikal oyununun ardından; Macun Hokkası (1917), baba parası yiyen mevki sahibi kimseler ile yaşamlarını alınterleriyle kazanmaya çalışan emekçilerin arasındaki karşıtlığı anlatan Yedekçi (1919), Kaşıkçılar (1920), Atlı Ases, Demirbaş Şarl gibi oyunları yazmaya ve sahnelenmeye devam etti. 1919-1924 yılları arasında yazdığı oyunların hepsi Osmanlı Operet Heyeti (1923 yılında İstanbul Operet Heyeti adını aldı) tarafından sahnelendi.
Lale Devri adlı oyunu, İstanbul’da ilk defa kadınların tiyatroya gelmesini sağlayan oyun oldu. O sene ramazan ayında ilk defa kadınların da gece tiyatroya gelip bu oyunu izlemesi için izin verildi. Oyun yazmayı sürdürürken memuriyet hayatına 1917′de Üsküdar livasında bandrol memuru olarak devam etti. 1920′de bandrol örgütü kaldırılınca, görevi Maliye tahsil memurluğuna aktarıldı. 1923 yılında Üsküdar defterdarı iken emekliye ayrıldı.


Çocukluğunda Karagöz ve orta oyununa duyduğu ilgi, Babıali Tercüme Odasında çalıştığı yıllarda onu Batı tiyatrosunun yapısını ve özünü ayrıntılarıyla tanıyıp incelemeye yöneltmiştir.
31 Ağustos 1868 günü İstanbul’un Cihangir semtinde dünyaya geldi. Asıl adı Mahmut Celaleddin’dir. Gazhane Başkatibi Musahipzade Ali Bey ile Fıtnat Ecibe Hanım’ın oğludur. Dedesi, III. Selim’in musahibi bestekâr İzzet Şakir Ağa’dır. 1935’te çıkarılan Soyadı Kanunu ile Musahipzade soyadını aldı ve Musahipzade Celal adıyla ünlendi.

İstanbul'da Firuzağa Sıbyan Mektebi’nde ilköğreniminin ardından, Feyziye Rüştiyesi’ni ve Süleymaniye Numune-i Terakki İdadisi'ni bitirdi. 1889 yılında, yazı yazma alışkanlığını edineceği Babıâli Tercüme Odası'nda kâtip olarak göreve başladı. Bir yandan da Hukuk Mektebi'ne devam etti ancak bitiremedi.
Tiyatroya olan ilgisi Tercüme Odası'nda görev yapmaktayken ortaya çıktı. Arkadaşları ile arasında ortaoyunları tertip edip bizzat kendisi de bu oyunlarda zenne rollerine çıktı. Mardiros Mınakyan’ın Osmanlı Dram Kumpanyası’nın oyunlarını takip etmesi oyun yazmaya karşı merakını uyandırdı. Tiyatro bilgisini Ahmet Vefik Paşa’nın Moliere çevirilerini inceleyerek arttırdı. 1908’de Tercüme Bürosu’ndan ayrılınca zamanının büyük bölümünü oyun yazma çalışmalarına ayırdı.
Musahipzade Celal, emekliliğinden sonra bir süre "Evkaf Müzesi"’nde koleksiyon uzmanlığı yaptı. 1927 yılında kütüphane görevlisi olarak Darülbedayi'e girince geçmişten gelen tiyatroya olan ilgisini geliştirme olanağı buldu. Ardı ardına tarihi hiciv özelliğinde eserler kaleme aldı. 1927’den sonra yazdığı oyunlar Darülbedayi’de (sonra İstanbul Şehir Tiyatroları adını aldı) sahnelendi. 1927’de Darülbedayi’de sahnelenen Fermanlı Deli Hazretleri adlı eseriyle tanındı. Aynaroz Kadısı (1928), Kafes Arkasında (1929), Bir Kavuk Devrildi (1930), Balaban Ağa (1933) adlı oyunları Darülbedayi’de sahnelendi. Bir Kavuk Devrildi‘de yabancı yatırımların yerli iktisadı iflasa sürüklemesini, bilgisiz yöneticilerin halkı sömürmesini; Balaban Ağa’da yetişmekte olan yükseköğrenim gençliğinin kendi sorunlarıyla başbaşa bırakılmasını yerdi. Beklenen ilgiyi görmeyen Selma (1934) adlı dramdan sonra yeni oyun yazmadı;18 oyunu 1936’da toplu halde yayımlandı. 1937’de Türk Kızı’nın değiştirilmiş hali olan Gülsüm (1937)’ü ve ardından Mehmet Şükrü Erden ile Genç Osman (1937) adlı oyunu kaleme aldı.
Türkiye’ye özgü denebilecek bir müzikal komedi türünün ilk yazarı olma özelliğini taşıyan Musahipzade'nin oyunları 18.yüzyıl Osmanlı toplumundaki idari bozuklukları ve dini sömürüyü malzeme olarak kullandı. Aynaroz Kadısı ve Bir Kavuk Devrildi adlı oyunları Muhsin Ertuğrul tarafından sinemaya aktarıldı. Eski İstanbul Hayatı (1946) adlı kitabında kendi hatıralarını, eski Osmanlı adetlerini ve gündelik hayatın detaylarını anlatmıştır. 1958 yılında çıkan bir yangında Bir Kavuk Devrildi filmi yandı.

13 Şubat 1952’de 40. sanat jübilesi yapıldı. Son yıllarında gözleri görmeyen Musahipzade Celal, oyunlarını yeğenlerine ve onların çocuklarına yazdırdı 20 Temmuz 1959’da yaşamını yitirdi.

İstanbul Şehir Tiyatroları'nın Üsküdar sahnesi yazarın adını taşır.
Türk Kızı, Köprülüler, İstanbul Efendisi, Lâle Devri, Macun Hokkası, Yedekçi Kaşıkçılar, Atlı Ases, Demirbaş Şarl, Moda Çılgınları, İtaat İlâmı, Fermanlı Deli Hazretleri, Aynaroz Kadısı, Kafes Arkasında, Bir Kavuk Devrildi, Mum Söndü, Pazartesi-Perşembe, Gül ve Gönül, Balaban Ağa, Selma, Genç Osman, Gücü Gücü Yetene, Kadın Tertibi, Kısmet Değilmiş gibi kendi yazdığı; Hisse-i Şayia, Sekizinci, Ceza Kanunu gibi uyarlama oyunları vardır.
ESERLERİ
AD:

BERİL SENA
SOYAD:
İZPAYİ
NUMARA:

16
SINIF:

11-E
Full transcript