Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

Ağlamak için gözden yaşmı akmalı

jjk
by

ilknur ültanır

on 9 June 2011

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of Ağlamak için gözden yaşmı akmalı

Ağlamak İçin Gözden Yaş Mı Akmalı? Aral Oktar
Elif Olkun
İlknur Ültanır Görev Dağılımı Aral Konu, Ana Tema, Yan Anlamlar ve Anlatıcı
Elif Anlam Tabakası, Anlatım Özellikleri ve Sunum
İlknur Ses Tabakası, Zaman, Ton ve Bunun Şiire Etkisi ve Sunum Şiirimiz Victor Hugo'nun Hayatı Victor Hugo 26 Şubat 1802'de Fransa'da doğdu. Liseyi bitirdikten sonra kendini tümüyle edebiyata adadı. 1824 yılında Fransız coşumcularının (romantikler) yayın organı olan La Muse Française dergisini kurdu. Cenacle adını taşıyan coşumcu sanatçılar çevresinin üyesi ve onun odak noktası oldu. 1830-1843 arasında en verimli dönemlerinden birini yaşadı. Romanları, tiyatro yapıtları ve şiirleriyle başarıdan başarıya koştu. 1831'de Notre Dame de Paris (Paris'in Notredame Kilisesi) adlı büyük romanını yayımladı. 1841 yılında Fransız Akademisi'ne üye seçildi. Çok sevdiği kızı Leopoldine'nin 1843'de kazayla boğularak ölmesi üzerine 1852'ye dek yeni yapıt vermedi. 1848 Fransa Devrimi'nden sonra parlemento üyeliğine seçildi. 3. Napoleon'un hükümet darbesini engellemeye çalıştı, başaramayınca 1851 yılında Belçika'ya kaçmak zorunda kaldı. Ateşli bir demokrasi ve cumhuriyet yanlısı olarak imparatorluk rejimini eleştiren yapıtlar yazdı. 1855-1870 arasını küçük bir İngiliz adası olan Guernsey'de geçirdi. O dönem yazarlığının en üretken yılları olmuştur. 1862 yılında başyapıtı olan Les Misérables (Sefiller) adlı romanını yayımladı. Bunu 1866'da Les Travailleurs de la Mer (Deniz İşçileri) ve aynı yıl L'Homme qui Rit(Gülen Adam) gibi önemli romanları izledi.
Fransa'da Cumhuriyet yeniden kurulunca Paris'e döndü. Ulusal Meclise seçildi. Artık Fransa'nın en gözde kişilerinden biriydi. Paris Komünü'nün ezilmesinden sonra komüncülerin bağışlanması için çok uğraştıysada sonuç alamadı. Giderek siyasal ve toplumsal yaşamdan elini eteğini çekti.
komün    Fr. commun a. Beraber çalışıp geliri paylaşmak üzere bir araya gelen topluluk: “Ama daha önemlisi komünle bizim aramızda bir anlayış farkı olduğu açığa çıktı.” -A. Ümit.  Güncel Türkçe Sözlük  romantizm akımı Romantizm bir edebiyat akımı olmanın ötesinde, 18.yy.sonu ile 19. yüzyıl başlarında Avrupa'da yer etmiş belli bir duyarlılığı belirtir. İngiltere ve Almanya'da doğan bu hareket Fransa ve Güney Avrupa ülkelerine (İtalya ve İspanya) biraz daha geç girmiştir. Klasik edebiyat akımına tepki olarak 18. yüzyılın sonlarında doğan ve Victor Hugo'yla birlikte büyük ün kazanan Romantizm, insanın yaratma özgürlüğü önündeki her şeye karşı durur. "En iyi kural, kuralsızlıktır" diyen romantikler, insanın duygularını, düş gücünü hayata geçirmesini ve insanı düzeltmenin toplumu düzeltmekle olabileceğini savunurlar Ağlamak İçin Gözden Yaş mı Akmalı?

Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
Hırsızlık; para, malmı çalmaktır?
Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
Solması için gülü dalından mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
Öldürmek için silah, hançer mı olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı? Eserleri Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
İnsanlar yaşamları boyunca görünmez bir maske takarlar, ve bu maskenin dış yüzü hep gülmektedir fakat; maskenin altında saklanan yüz ise kimsenin görmediği ve ağlayan kısımdır.

Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
İnsanların dış güzellikleri önemli değildir, önemli olan ruh güzelliğinin dışarı yansımış olmasıdır. Çünkü seven bir insan için karşısındaki dünyanın en güzel kişisidir.

Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
Yakında bile olsa özlediğimiz insanlar olabilir. Her zaman aklımızda olan kişiler aklımızdan çıktığında onların yokluğunu hissederiz bir anda.

Hırsızlık; para, mal mı çalmaktır?
Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
Sadece mal çalmak insanları geçici olarak yaralar, kaybettiğiniz paranın eksikliğini bir müddet sonra unutursunuz elbet; fakat huzur öyle bir kavramdır ki bir kere gittiğinde onu tekrar yerine getirmek çok zordur.

Solması için gülü dalından mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
Ne insanlar vardır bir aya toprakta olmasına rağmen yeni açmış bir gonca gibidir. Ne insanlar vardır ki yirmisinde susuzluktan ölmüş, kurumuş bir çiçeği andırırlar. Eğere siz yaşamayı severseniz o da sizi yaşatır, eğer her şeye küsüp nefret ederseniz oda sizi karanlığına hapseder.

Öldürmek için silah, hançer mı olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş kurşun olamaz mı?
Bir insanı en çok etkileyen organ gözlerdir, bazen anlatamadığımız şeyler gözlerle anlatılır, fakat insanı en çok yaralayan ise bir tokat veya tekme değildir, ağızdan çıkan tek bir kelimedir. Dalıp Gitmeler (şiir)
Dilenci (şiir)
Kadına Sitem (şiir) -
Lucreca Borgia (tiyatro)
Burgrave'lar (tiyatro) - Les Burgraves
Kral Eğleniyor (tiyatro) - Le roi s'amuse
Notre Dame'in Kamburu (roman) - Notre-Dame de Paris
Sefiller (roman) - Les Misérables
Bir İdam Mahkumunun Son Günü (roman) - Le Dernier Jour d'un condamné Anlatıcı: 1. Tekil Şahıs Anlatıcı şiirde sevdiği kadını anlatıyor. Silahın kurşun olması, güzelliğin görünüş olması gibi kalıplaşmış kavramları çürüterek içindeki aşk acısını anlatıyor. Şiirde Geçen Mekan ve Özellikleri Şiirin Tonu ve Bunun Anlama Etkisi Şiirin Türü: Lirik Nazım Birimi : Serbest Ölçü : Serbest Şiirde mekan belirtilmemiş olmamasına karşın mekanın yazarı sorgulamaya yönelten bir mekan olduğunu anlayabiliyoruz. YORUMLARIMIZ... Şiirde soru eklerinin oluşturduğu ahenk şiirin ana temasını örneklerle vurgulamıştır. Aliterasyonlar: l,m,g Asonanslar: a,e,ı,i Anlam Tabakası
 Sözcük türleri genellikle fiil ve isimdir.
Örn: Öldürmek için silah, hançer mi olmalı? Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?
Örn: “Solmaz mı?”, “Olamaz mı?”, “Çalmaktır?” “Ağlamak”, “Duyulamaz mı?”

 Sözcük tekrarı bulunmamaktadır.

 Cümlelerde ilk dikkat çeken şey soru cümlesi olmalarıdır. Şiir boyunca hep soru cümlesi kullanılmıştır. Kurallı, kısa cümleler vardır. Anlatım
 Duru ve yalın bir anlatımı vardır. Bu şiirin anlaşılmasında kolaylık sağlar; konu ve ana tema hemen anlaşılır.
Örn: Sevmek için güzele mi bakmalı? Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı? (Burada söylenmek istenen hemen anlaşılır; insanın dış güzelliğinden ziyade iç güzelliği, huyu da önemlidir sevmekte. )
 Şiirin hızlı bir ritmi vardır, bu şiiri okumada kolaylık ve akıcılık sağlar. Yaşamımızda genellikle hoşnut olmadığımız kalıplaşmış kavramlar vardır, güzelliğin sadece fiziksel bir özellik olması, ağlamanın gözlerden yaş gelmesi olayı gibi; fakat bu şiirde bunların sadece böyle şeylerden ibaret olmadığını, daha ötesi olduğunu söylüyor. Bu düşüncesinden dolayı ve bunu anlatış şeklinden dolayı bu şiiri çok beğendim Bu şiiri ilk okuduğumda 7 sınıftaytım fakat çok etkilenmiştim. Şairin kavramları başka anlamlarla ilişkilendirmesi ve bunları başka anlamlarla bağdaştırması bana yeni bi bakış açısı kazandırdı. Şiirin günlük kullanımdaki yanlışlıklara ışık tutması ve kullanımındaki tabuları yıkması beni çok etkiledi. Benim de düşüncelerimi yansıttığın için bu şiiri incelerken çok keyif aldım.
Full transcript