Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

ÇOCUK SUÇLULUĞU

Barış AKSU-Hüseyin SOYLU-Musa AK
by

Musa Ak

on 29 May 2015

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of ÇOCUK SUÇLULUĞU

KONU BAŞLIKLARI
Suç Nedir?
Suç kavramını tanımlamak oldukça güçtür. Bunun nedeni bu kavramın tanımının toplumdan topluma, aynı toplumda farklı zamanlarda, farklı sosyal gruplar arasında değişiklikler göstermesidir.
(Yalçın 1996)
Suç; toplum düzenini bozan, kanunlarca yasaklanan, hukuka aykırı davranışlar olarak tanımlanabilir.
(1982 Anayasası)
Suç, yanlış ya da zararlı olduğu için yasaklanan ve bazı durumlarda cezalandırılan davranışlardır.
SOSYOLOJİK
HUKUKİ
(Yalçın 1996)
Çocuk suçluluğu diğer suçlar arasında genel olarak önemsenmeyen görmezden gelinen bir suçtur. Ancak çocuk suçluluğunun her geçen gün artması çocukların basit kapkaççılık suçlarından uyuşturucu dağıtımına kadar farklı alanlarda suçlar işlemeleri sorunun ciddiyetini arttırmıştır.
Henüz ergenliğe ulaşmamış yada ergenlik dönemindeki çocuklar çesitli sebeplerden dolayı suça sürüklenebilmektedir.
Fakat çocukların suça bulaşmasının altında yatan en temel sebep bitmek bilmeyen köyden kente göç ve buna paralel olarak gelişen çarpık kentleşmedir.
Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde şehirler giderek sanayileşmekte ve istihdam yaratmaktadır. Bununla birlikte köylerdeyse giderek makineleşen tarım uygulamaları işgücüne olan ihtiyacı giderek azaltmaktadır. Şehirlerin insanlara cazip hale gelmesiyle birlikte Türkiye özellikle Cumhuriyet döneminden sonra hızlanan köyden kente göç olayı bugünde hala devam etmektedir.
Köyden kente göç ile çocukların suç işlemesi arasında nasıl bir bağlantı vardır?
KENTLEŞEN TÜRKİYE’DE ÇOCUK SUÇLULUĞU (Yakup ÇOŞAR)
Yoğun göçler sebebiyle İstanbul'un yanı sıra Ankara, İzmir, Antalya ve Bursa gibi şehirler giderek artan nüfuslarıyla Anadolu'nun en büyük şehirleri haline geldiler.
Zamanla şehirler bu göçleri kaldıramamış kenar mahalleri oluşmuş gecekondu evleri ortaya çıkmıştır. İnsanlar hayalleri uğruna geldikleri yerlerde işşiz kalmış zamanla illegal işlerle uğraşmaya başlamışlardır. Bu durum çocukları da suça itmiş ve çocuk suçluluğunun en temel sebebi haline gelmiştir.
Çocukların suç işleme olayı dolayısıyla şehirlerde giderek artmış ve büyük kentlerde ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkmıştır. Dolayısıyla çocuk suçları daha çok şehirlerde olmaktadır.
Devlet İstatistik Enstitüsü’nün 1997 yılında yaptığı ayrıntılı bir araştırmanın sonuçlarına göre kolluk kuvvetlerince yakalanan ergenlerin (12-18 yaş arası) %93’e yakını şehirlerde ve ancak %7’si köylerde oturmaktadır. Aynı yıl Türkiye nüfusunun %65’i şehirlerde, %35’i köylerde oturmaktadır. Yani şehirde oturan gençlerin suç işleme oranları köylerde oturanlara göre çok yüksektir.
Çocukların İşlediği Suçlar
1) Hırsızlık
2) Uyuşturucu satma veya kullanma
3) Rahatsızlık verme ve taciz
4) Kapkaç olayları
5) Kavga ve darp olayları
6) Adam öldürme veya teşebbüs
7) Mala zarar
8) Yaralama

Edinilen bilgiye göre, merkez Karatay ilçesinde gece bir otomobil çalındı. Çalınan otomobilin modelini inceleyen polis ekipleri, hırsızlığı iki günde 12 otomobil çalan ve otomobillerle benzini bitene kadar gezen çocukların yapacağını düşünerek harekete geçti. Çocukların otomobili çaldıktan sonra gittikleri bölgeleri inceleyen Asayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri, gece saat 03.30 sıralarında Ereğli yolunda aracı fark etti. Bir süre takip edilen araç polisler tarafından durduruldu. Direksiyon başındaki sürücü 10 gün önce 12 otomobil çalmaktan hakkında işlem yapılan 12 yaşındaki İ.Y. çıkarken, yanında da 12 yaşındaki arkadaşları V.A., H.E. ve M.T.’nin olduğu görüldü.

Otomobilin içinde arama yapan polis, başka otomobillerden çalındığı tahmin edilen navigasyon cihazları buldu. 4 çocuk, Çocuk Şube Müdürlüğü'ne teslim edildi.
Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.


Edinilen bilgiye göre, Konya Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, merkez Karatay İlçesi Aslanlı Kışla Caddesi üzerinde hırsızlıktan bir çok defa yakalanan 16 yaşındaki M.M. ve arkadaşı Teyfik G’yi (25) elinde poşetlerle görünce durdurdu. Poşetleri kontrol eden polis, çok sayıda çocuk bezi ve deterjan görünce araştırma yaptı. Yapılan araştırmada M.M. ile arkadaşı Teyfik G’nin, Akçeşme Mahallesi Piri Esat Caddesinde bir marketin çatısından içeri girerek ellerindeki malzemeleri çaldıkları ortaya çıktı.

Daha önce 89 kez hırsızlıktan yakalanan ve her defasında yaşı küçük olduğu için serbest kalan M.M. ve arkadaşı Teyfik G. çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı. M.M’nin ilk defa tutuklandığı öğrenildi.


Uyuşturucu madde kullanımıda çocuklar arasında çok yaygın bir suç unsuru durumundadır. Çocuklar bir şekilde uyuşturucu tuzağına düşebiliyorlar. Uyuşturucu madde satmaktan yakalanan çocukların sayısı hiçte az değil.
(bkz., Devlet İstatistik Enstitüsü, 1998a, s. 42).
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre ceza infaz kurumlarına giren çocuk hükümlülerin oranı her geçen gün artıyor. Türkiye'de 2013 yılında ceza infaz kurumuna giren hükümlü sayısı 161 bin 711 iken, ceza infaz kurumuna giren 12-17 yaş grubundaki çocuk hükümlü sayısı 6 bin 132 oldu. Ceza infaz kurumuna giren hükümlüler arasında 12-17 yaş grubundaki çocukların oranı 2009 yılında yüzde 1,5 iken, 2013 yılında ise yüzde 3,8'e yükseldi. Suç türüne göre ceza infaz kurumuna 2013 yılında giren aynı yaş grubundaki çocuk hükümlüler incelendiğinde hırsızlık, yağma ve yaralama ilk sıralarda yer aldı


KIRIKKALE (CİHAN)- İl Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Uzun, anne ve babanın boşanması, ayrı yaşaması gibi aile bütünlüğünü bozan etkenlerin uyuşturucu kullanımı için önemli risk oluşturduğunu belirterek, "Yapılan araştırmalarda eroin bağımlılarının yüzde 50'den fazlasının boşanmış ailelerden geldikleri saptanmıştır." dedi.

Kırıkkale Valiliği koordinasyonunda oluşturulan 'Madde Bağımlılığı ile Mücadele' programı kapsamında önleyici tedbirler başlığı altında Sağlık Müdürlüğü, Halk Sağlığı Müdürlüğü, Milli Eğitim Müdürlüğü, Emniyet Müdürlüğü işbirliğinde okullarda öğretmen ve öğrencilere yönelik uzmanlar tarafından eğitimler veriliyor. Doktor, psikolog ve uzman eğitimciler tarafından sunulan eğitim programında, madde bağımlılığı konusunun yanı sıra 'Akılcı İlaç Kullanımı, Organ Bağışı ve Ağız Diş Sağlığı' konularında eğitimler veriliyor. Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı 7 okulda gerçekleştirilen eğitimlerin yıl içinde devam edeceği bildirildi.
KENDİ DOĞUM YERİNDEN BAŞKA YERLERDE YAŞAYAN ÇOCUKLARDA SUÇA BULAŞMA ORANI DAHA YÜKSEKTİR!
Çeşitli şehirlerde yapılan araştırmalar suç işleyen çocuklar arasında “göçmen” çocukların oranının yüksek olduğunu göstermektedir. İzmirde yapılan bir araştırmaya göre bu şehirde suç işleyen
çocukların %69’u başka bir ilde doğup, daha sonra İzmir’e taşınmıştır.
Aynı olgu Antalya’da Mayıs 1994 ile Mayıs 1995 arasında yapılan bir
araştırma ile de doğrulanmaktadır. Araştırmaya göre suç işleyen küçüklerin %60’ı başka bir ilde doğmuş ve Antalya’ya göç etmiştir. Araştırmada Antalya şehrine özellikle Güneydoğu Anadolu’dan hızlı bir göç olduğu vurgulanmaktadır

(bkz., Karagöz, 1995)
Avrupa Kentsel Şartı’na temel olan Kentli Hakları Bildirgesi’nde kent
sakinlerinin çocuk suçlarına maruz kalmamaları için bazı önlemler alınmıştır. Bu önlemler:

1) Güvenlik
2) İstihdam
3) Spor ve Dinlence
4) Kültür
5) Kültürler Arası Kaynaşma
7) Katılım
8) Ekonomik Kalkınma
9) Mal ve Hizmetler
10) Kişisel Bütünlük

(http://www.yerelnet.org.tr, 2007; Tekeli, 2001: 133-135)
Suç işledikten sonra cezaevine giren çocuk mahkumların profili
Sizce çocukların en çok suç ilediği iller hangisidir?
İzmir Çocuk Mahkemesi’ne çıkarılan 2466 küçük üzerinde yapılan araştırmaya göre, bunların %80’inin gecekondu bölgelerinde ya da kısmen gecekondulardan oluşan bölgelerde oturdukları tespit edilmiştir.
(bkz., Hancı, 1995, s. 55-62)
İzmir’de yapılan bir araştırmaya göre bu şehirde suç işleyen çocukların %69’u başka bir ilde doğup, daha sonra İzmir’e taşınmıştır. Suç işleyen göçmen çocuklar arasında da Doğu ve Güneydoğu Anadolu doğumluların oranı daha yüksektir.
TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
Çocukların En Çok Suç İşlediği Şehirler
Kısacası suç işleyen gençlerin önemli bir kısmını (İzmir’de yaklaşık %70’ini, Antalya’da % 60’ını) göçmen gençler oluşturuyor. Ancak suç işleme oranı bütün göçmen çocuklar arasında değil, özellikle Doğu ve Güneydoğu’dan gelen göçmen çocuklar arasında yüksek.
Şehirde daha çok suç işlenmesinin sebepleri
1) Aidiyetlerin önemsizleşmesi
2) Kaderine terk edilmişlik
3) Toplumsal yaptırımların zayıflaması
4) Aşırı bireyselleşme
5) Özgürlüklerin sınırsız olduğunun düşünülmesi
Türkiye’de 50’li yılların başından beri kırdan şehire, Doğu ve Orta Anadolu’dan Batıya doğru güçlü bir coğrafi hareketlilik (göç) yaşanmaktadır. İstatistiklere göre 1997 yılında Türkiye nüfusunun 1/4’ü doğdukları il
dışında yaşıyordu. Araştırmanın sunduğu verilere göre ise, 1975 -1980 dönemi içinde kırsal alanlardaki nüfus artışı yalnızca %1.3 iken, şehirlerdeki artış %4.4’tür. 1985’ten başlayarak kırsal nüfus mutlak olarak da azalmaya başlamıştır.
(bkz., Kongar, 1998, s. 549).
(bkz., Sönmez, 1998, S. 175).
TBMM Şiddet Araştırma Komisyonu (2010)
Çözüm Önerileri
Çocuk suçları çağımızın ciddi sorunlarından bir tanesidir. Ergenlik döneminde çeşitli suçlara karışan çocukların ileriki yaşlarda daha büyük suçlara karışması muhtemeldir. Bu yüzden bu çocukların toplumsallaştırılması çok önemli bir görevdir.
ÇOCUK SUÇLARI AZALMAMAKTA AKSİNE HER GEÇEN GÜN DAHA DA ARTMAKTADIR. ÖNLEM ALINMAZSA YAKIN GELECEKTE HER 3 ÇOCUKTAN BİRİSİ HAPSE GİRECEK!!!
En önemli nokta suça karışan çocukların yeniden toplumsallaştırılmasıdır. Bu durumda ancak devlet müdahalesiyle olabilir. Bunu yapabilmek içinse tüm alanlarda başarı sağlayıp toplumsal refahın sağlanması gerekiyor. Yeteri kadar istihdam, işşizliğin azalması, maddi refahın yükselmesi kısacası her alanda başarı sağlanması gerekiyor.
İlgiyle izlediğiniz için
-Çocuk Suçluluğu Nedir.
-Suç İşleme Eğilimli Gruplar.
-Çocuk Suçlarının Sebepleri.
-Göçlerin Suçlar Üzerindeki Etkisi.
-Çocukların İşlediği Bazı Suçlar.
-Çeşitli Gazete Haberleri.
-Bazı İstatistikler.
-Çözüm Önerileri.
Hazırlayanlar:
Barış AKSU
Hüseyin SOYLU
Musa AK

T.C.
KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ KAMU YÖNETİMİ ANABİLİMDALI Lütfü GÖÇ
YÜKSEK LİSANS PROJESİ
Çocukların en çok suç işlediği şehirler
AYDIN
Çocukların en çok suç işlediği şehirler
KIRKLARELİ
Çocukların en çok suç işlediği şehirler
EDİRNE
Çocukların en çok suç işlediği şehirler
ESKİŞEHİR
Çocukların en çok suç işlediği şehirler
İZMİR
ÇOCUK SUÇLARI
HAP VAR CİGARA VAR EX VAR NE ARARSAN VAR
GENEL
Suç; her toplumda görülen ancak şekli kültürden kültüre göre değişen çok boyutlu bir sosyal olgudur.
• Kanunun ihlal edilmesi bakımından hukuki;
• Hangi davranışların suç olduğunun belirlenmesi
açısından kriminolojik;
• Topluma zararlı kabul edilmesi açısından sosyolojik;
• Bireysel bir davranış olması açısından psikolojik;
• Dini kurallara aykırı düşmesi açısından dini;
• Ahlaki kurallarla çelişmesi açısından ahlaki bir
kavramdır. (Tufan, 2001).

SUÇ
1. 12 yaşının sonuna kadar suç işleyen kişinin cezai sorumluluğu bulunmamaktadır. Ancak kişi en az bir yıl hapis cezası gerektiren bir suç işlemişse tedbir uygulanır.

2. Yaşları 12 ile 15 arasında olan çocuklar, kısmi olarak cezai ehliyete sahiptir. Suçlu yaptığı fiilin bilincinde ve sonuçlarını kavrayabilecek durumda ise ceza, belirli oranda indirim uygulanarak verilmektedir. Aksi halde ceza verilmemektedir.

3. Yaşları 15 ile 18 arasındaki çocukların işledikleri suçun bilincinde ve sonuçlarını kavrayabilecek durumda olduğu kabul edildiğinden ceza verilir ancak belirli bir oranda indirim uygulanır.

TÜRKİYEDE SUÇLU ÇOCUKLARA VERİLEN CEZALAR
Diyarbakır'da yapılan bir araştırmada suç işleyen çocukların %70 farklı şehirlerden Diyarbakır'a yerleşen çocuklar oluşturmaktadır.
İnsanları göçe iten sebepler
Yaşlarına Göre Çocuk Suçlarının Dağılımı
Suçun Tanımı
ÇOCUKLARIN EN ÇOK SUÇ İŞLEDİĞİ ŞEHİRLER HANGİSİDİR.
Diversion of Juvenile Offenders in Turkish and German Criminal Procedure Law
Diversiyon nedir?
Saptırma, yoldan çevirme, ilgisini başka tarafa çekme, dikkatini dağıtma.
Öncelikle fikrin temeli 19. y.y'da Avrupa'da atılıyor. Dönemin önde gelen ceza hukukçuları Alman Von Liszt ve Hollandalı Prins Van Hamel tarafından uluslararası cezaevi konferanslarında dile getiriliyor. Bu dönem yapılan tartışmalarda, çocuk suçlunun damgalanmasının doğuracağı sıkıntılar sıklıkla dile getirilmiş, bu damgalanmanın önüne geçmek için cezai kovuşturmalardan mümkün olduğu ölçüde kaçınılması savunulmuştur. Bu bağlamda Von Liszt'in suçlunun bir kez yakalanıp cezalandırılması durumunda yeniden suç işleme eğiliminin, herhangi bir yaptırım söz konusu olmadığı duruma göre daha yüksek olacağını ifade etmiştir.Daha sonra Diversiyon fikri ABD'de geliştiriliyor.Çocuk mahkemelerinin kuruluşuna ilham veren Paternalist Felsefe çocuklar açısından suç kataloğunun geniş tutulmasına sebebiyet vermiştir. Evden kaçma, bir eğitim kurumuna mazeretsiz gitmeme gibi fiiller pek çok Amerika eyaletinde çocuklar bakımından bir ıslah enstitüsünde denetim altında tutulmayı gerektirecek özel suç tipleri olarak düzenlenmiştir. Islah altında bulundurmanın pratikte süresi belirsiz hüküm ile uygulanması, bu tip fiiller nedeniyle çocuk suçluların uzun süreli olarak göz altında tutulması ve bu uygulama nedeniyle ortaya çıkan hak ihlalleri 1960'lı yılların başlarında çok çeşitli itirazlara ve suçlara neden olmuştur. Burada ki itiraz ve suçların en önemli nedeni damgalanmadır.
Çocuk suçluluğunu önlemek için tüm Dünya'da mihenk taşı olarak kabul edilen Gault Kararı:
“Formel (resmi) cezalandırma ve suçluluğun tefhim edilmesine sadece son çare olarak başvurulmalıdır. Formel sistem yerine, muhakeme alternatifi seçeneklerin ve bu arada gerekli hizmet ve koordinasyonunu sağlayacak kurumların ve çocuklar bakımından zaruri denetimi sağlamasına rağmen onların lüzumsuz damgalanmasını engelleyecek muhakeme biçimlerinin geliştirilmesi gereklidir. Çocuk mahkemelerinin müdahalesini gerektirecek davranış tipleri sınırlandırılmalı ve bu bağlamda özellikle problemli çocuklar bakımından iknaya dayalı ve enformel müdahale biçimleri tercih edilmelidir.”
Bu komisyon raporu kendisinden sonra gelen çalışmaları önemli ölçüde etkilemiş ve önerdiği müdahale biçimleri özellikle 1974 tarihli Çocuk Yargılaması ve Suçluluğun Önlenmesi Kanunu ile ulusal bir stratejiye dönüşmüştür ABD'de.
Sosyal Hizmet Uzmanı'nın vaka karşısında uygulayacağı yol 7 aşamadan oluşmaktadır;
Bu aşamalar,
1) Sisteme giriş (İlk görüşmelerin yapılması, güven ilişkisinin kurulması ve ilk etaptaki gerekli bilgilerin toplanması),
2) Ekolojik haritanın çıkartılması (Bireyin hayatında
rolü olan tüm sistemlerin bireyle ilişkisi ve kendi aralarındaki ilişkiler göz önüne alınarak irdelenmesi ve bir harita çıkartılması),
3) Ekolojik haritanın değerlendirilmesi (İşlevlerini yerine getiren ve getiremeyen sistemlerin tespiti),
4) Değişim vizyonunun yaratılması (İhtiyaçların belirlenmesi, müdahale planının aile ile birlikte hazırlanması),
5) Koordinasyon ve iletişim (çıkarılan ekolojik harita ve müdahale planı doğrultusunda gerekli müdahalelerin aile birlikte hayata geçirilmesi),
6) Değerlendirme (süreç içerisinde yapılacak değerlendirmeler)
7) Ve sonlandırma (belirlenen hedeflere ulaşıldığında çalışmanın sonlandırılması) olarak karşımıza çıkmaktadır.
Full transcript