Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

TÜRKİYE EKONOMİSİ EKONOMİK KRİZLER

No description
by

Hasan Atabey

on 30 December 2013

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of TÜRKİYE EKONOMİSİ EKONOMİK KRİZLER

TÜRKİYE EKONOMİSİ DERSİ ÖDEVİ

EKONOMİK KRİZLER


EKONOMİK KRİZLER
İÇİNDEKİLER
Ekonomik krizin tanımı,
Dünyada ve Türkiye’de görülen ekonomik krizler,
Ekonomik krizlerin nedenleri,sonuçları ve etkileri,
Sonuç ve değerlendirme,
Kaynaklar.


Bir ülkede politik ve/veya ekonomik nedenlerle ortaya çıkan ve
ülkenin temel ekonomik yapısını temelden sarsan
olaylardır.


Global ekonomik kriz, uluslararası ekonomide aniden ve beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan olayların
makro açıdan ülke ekonomisini, mikro açıdan ise firmaları
ciddi anlamda sarsacak sonuçlar ortaya çıkarmasıdır.

1994 Meksika Krizi
1997 Güneydoğu Asya Krizi
1998 Rusya Krizi
Arjantin Krizi
2001 Türkiye krizi
2008-2012 Küresel Ekonomik Kriz
Based on Jim Harvey's speech structures
Hazırlayan:
Hasan ATABEY

Danışman:
Yrd.Doç.Dr. Tufan BAL

EKONOMİK KRİZ NEDİR ?

GLOBAL EKONOMİK KRİZ NEDİR ?
GLOBAL EKONOMİK KRİZLER
EKONOMİK KRİZLER
GİRİŞ
GİRİŞ
Türkiye’nin yaşadığı ilk ekonomik kriz 1929 depresyonu ile ortaya çıkmıştır.
Devletçilik politikalarıyla kriz atlatılmaya çalışılmış 1970’lerdeki ekonomik krizler nedeniyle
IMF patentli istikrar politikaları uygulanmaya konulmuş 24 Ocak kararları ile Türkiye ekonomisinde belli bir yapısal dönüşüm yaşanmıştır.

Kriz bir karmaşadır ve her karmaşada bazıları kaybederken bazıları kazanacaktır.
Kriz döneminde kazananlar arasında yer alıp, kriz şartlarını gelişme fırsatı olarak kullanmak isteyen reel işletmeler, krizden nemalanmak ve işletmelerini ayakta tutmak için çaba gösterirler.


BÜYÜK DÜNYA BUHRANI (1929)
BÜYÜK DÜNYA BUHRANI (1929)
Büyük Bunalım 1929'da başlayan (ancak etkilerini 1930 yılının sonlarında tam anlamıyla hissettiren) ve 1930'lu yıllar boyunca devam eden ekonomik buhrana verilen isimdir.
1929 Krizi o zamana kadar görülmemiş işsizliğin, ekonomik daralmanın, durgunluğun sebebi olmuştur.
Ekonomide yeni akımların da temelleri bu kriz sebebiyle atılmıştır.
Büyük Bunalım en çok sanayileşmiş şehirleri vurmuş, bu kentlerde bir işsizler ve evsizler ordusu yaratmıştır.

SEBEPLERİ:
Amerika’daki şirketlerin mali güçleriydi.
Bankaların kötü yapılanmış olmasıydı. Bankaların sermaye esaslarını, rezerv ve kredi oranlarını belirleyen yasalar yoktu.
Başkan Hoover yönetiminin ekonomi alanındaki tecrübesizliği olduğu söylenebilir.

TÜRKİYE’YE ETKİSİ:
1929 Türkiye’nin ekonomik krizle tanıştığı yıl olmuştur.
Tüm dünyada etkili olan kriz Türkiye’de de ciddi sıkıntılara sebep olmuş buna Osmanlı’dan kalan borçların da eklenmiş ve bu dönemde
Türk parasının değeri düşmüştür
.

TÜRKİYE'DE GÖRÜLEN EKONOMİK KRİZLER :
1929 KRİZİ - İLK KRİZ:
Türkiye Cumhuriyeti, ekonomik krizle
ilk kez 1929 yılında
tanıştı.
Türkiye, Osmanlı borçlarının kendine düşen bölümünü 1929 yılında ödemeye başladı. Aynı yıl dünyada
"büyük buhran"
baş gösterdi.
Türk parasının değeri düştü. Türkiye ekonomisi dışa kapandı. Devlet eliyle bir milli sanayileşme denemesi içine girildi. Dönemin iktisat politikaları açısından belirleyen iki önemli özellik
'korumacılık ve devletçilik"
oldu.
1948 KRİZİ
Türkiye İkinci Dünya Savaşı'na girmedi. Ancak savaş, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de ekonominin dengeleri sarstı.
Savunma harcamaları bütçeye hakim oldu. Karaborsanın önüne geçilemedi. Varlık Vergisi ve Toprak Mahsulleri Vergisi savaş yıllarında konuldu. Bu,piyasa için üretmeyen küçük ve yoksul köylünün üzerinde ağır bir yük oluşturdu. Türkiye devalüasyonla da bu dönemde tanıştı.
7 Eylül 1946'da Türk Lirasının değeri
%115.4
oranında develüe edilmiştir. Bir Dolar, 2.82 Lira oldu. 1931'den 1936'ya kadar lirasının değerine hiç dokunulmadığından bütçe fazla vermesine rağmen ihracatı artırmak için devalüasyona gidildi. Ancak hedeflere ulaşılamadı.
1954 KRİZİ
Savaş sonrasında içe dönük ekonomik politikalar gevşetildi ve tüm sosyal grupların reel gelir düzeyi yükseldi.
Dış sermayeye açılma ve serbest piyasa ekonomisine geçiş dönemi 1950-1954 yıllarında başladı.
1951 yılında bütçe açık vermeye başladı ve bu durum 1963'e kadar 12 yıl boyunca devam etti.

1958 KRİZİ
1950'li yıllarda uygulanan dışarıdan sermaye ithaline ayarlanmış
serbestleşme programı
1958 krizini hazırladı.
1958'e gelindiğinde Türkiye'nin günü gelmiş 256 milyon dolar tutarında dış borcu ve de kucağında bir "kambiyo krizi" bulunuyordu. Ağustos ayında Türkiye IMF ile bir istikrar programı uygulamayı kabul etti.
TÜRKİYE'DE GÖRÜLEN EKONOMİK KRİZLER :
PETROL KRİZLERİ
1974 BİRİNCİ PETROL KRİZİ
1974 yılında petrol fiyatlarının patlayarak 4 katına çıkması Türkiye ekonomisini olumsuz etkiledi.
Petrol fiyatlarındaki artış ithal edilen sanayi ürünlerinin fiyatlarını da tırmandırdı.
Dış ticaret açığı korkunç şekilde artış gösterdi ve
769 milyon dolardan 2.3 milyar dolara fırladı
.
Türkiye o yıl 303 milyon dolarla rekor bir bütçe açığı verdi.
Türkiye yeni bir darboğazın eşiğine geldi.
1979-1980 İKİNCİ PETROL KRİZİ
OPEC(Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü) üyeleri petrol fiyatını 1979 ve 1980'de ikinci kez yüzde 150 oranında artırdı.
Bu şok Türkiye'yi yoğun ekonomik kriz yaşarken yakaladı.
İşsizlik oranı yüzde 20'lere yaklaştı.
Enflasyon yüzde 63.9'a yükseldi.
1979-1980 petrol krizi, halkı 1974 petrol krizinden daha fazla etkiledi.
KAYNAKLAR:
FORBES Dergisi
Executive Excellence Dergisi
WORLD BANK,
World Development Report
ODTÜ Gelişme Dergisi
Cumhuriyet Üniversitesi İİBF Dergisi,
TCMB Yıllık Rapor
Osmanlı Bankası Arşiv ve Araştırma Merkezi

ÖNERİLER :
Krizleri önlemenin yolu finans sektörünü ve ödemeler dengesini sağlıklı tutmaktır.
Ödemeler dengesinin sağlıklı olması makro ekonomik politikalar, sağlıklı döviz politikaları, özellikle kısa vadeli sermaye hareketleri konusunda çok dikkatli olunması gerekir.

Sonuç olarak; krizin bir fırsat oluşturmasına izin verilmemeli, ülkemizi gelişmiş ülkeler düzeyine çıkarmak için uluslar arası işletmelerin iş birliğine ve gelişmiş modern teknolojilerini transfer ederek ülkenin üretimini artırmak için her türlü çaba gösterilmelidir.

SONUÇLAR:
Mali ve parasal disiplinin sağlanamamış olamazsının getirdiği makro ekonomik dengesizlikler ekonomik daralmayı birlikte krizleri de beraberinde getirmektedir
Krizler genellikle bankacılık sektöründe başlamakta, ardından döviz krizi yaşanmakta ve nihai olarak ise reel sektörün krize girmesiyle birlikte ekonomik daralmalar ortaya çıkmaktadır.

Bu noktada, bir istikrar programının başarıyla uygulanabilmesinin siyasi ve ekonomik istikrarın sağlanmasıyla paralellik arz ettiğini belirtmekte yarar vardır.

Türk ekonomisinin yıllardır uygulanan yanlış politikaların doğal bir sonucu olarak girdiği borç sarmalından kurtularak istikrarlı bir ekonomiye kavuşması, popülist politikaların terk edilerek, devletin ekonomide düzenleyici- denetleyici bir yapıya kavuşturulması kaçınılmazdır.

SONUÇLAR,ÖNERİLER VE KAYNAKLAR
1929 KRİZİ
1948 KRİZİ
1954 KRİZİ
1958 KRİZİ
1969 KRİZİ
1978 KRİZİ
1986 KRİZİ
1988-1989 KRİZİ
1998-1999 KRİZİ
2001 KRİZİ
2008-2012 KÜRESEL EKONOMİK KRİZ:
2008-2012 KÜRESEL EKONOMİK KRİZ
2008 Ekonomik Krizi, 2008 yılının son aylarında ortaya çıkan ve dünyanın birçok ülkelerini olumsuz yönde etkileyen ekonomik gelişmelerdir.
1929 Dünya Ekonomik Bunalımıyla kıyaslanan bu kriz özellikle Eylül 2008 ayında gözle görülür hale gelmiştir.
ABD'deki taşınmaz mal piyasasının birden değer kaybetmesi ve bunun sonucu olarak tutulu satışlardaki kişisel iflasların artmasının bu krizi tetiklediği sanılmaktadır.

EKONOMİK KRİZLERİN ÖZELLİKLERİ:
İktisatçılar bu saydığımız krizlerin gözleminden, ekonomik krizin üç önemli özelliğini belirlemiştir:
Kriz bir “aşırı-üretim” olgusudur,

Kriz “genel”dir ya da genelleşebilir niteliktedir,

Kriz dönemseldir ya da en azından
geri dönüşlüdür.
Bunlara bir dördüncü özelliği ekleyebiliriz:

Kriz kapitalist sistemin ayrılmaz bir parçasıdır
.
Full transcript