Prezi

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in the manual

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

BİTKİLERDE BESLENME

No description
by yasemin ömer on 8 December 2012

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of BİTKİLERDE BESLENME

Topraktaki minerallerin çok azı bitkiler tarafından kolayca alınabilir.Bitkiler mineralleri topraktaki mikroorganizmaların faaliyetleri,toprağın sıcaklığı ve havası gibi bir çok faktöre bağımlı olarak alırlar. Bitkilerin yeterince büyüyüp gelişebilmesi için toprak,yeterli minerallere,suya ve gerekli bazı mikroorganizmalara sahip olmalıdır.Ayrıca köklerinin gelişmesine uygun bir ortam oluşturmalıdır. BiTKiLERDE BESLENME BAZI MAKRO ELEMENTLER, ETKiLERi VE EKSiKLiKLERiNDE GÖRÜLEN ANORMALLiKLER BAZI MiKRO ELEMENTLER, ETKiLERi VE EKSiKLiKLERiNDE GÖRÜLEN ANORMALLiKLER GÜBRE VE GÜBRELEME Bu bölümde bitkilerin ihtiyaç duyduklar besinleri,bu besinlerin eksikliklerinde görülebilen anormallikleri ve bu anormalliklerin gübreleme ile giderilebileceini öreneceiz. Bitkiler kendileri için gerekli mineralleri(besinleri),topraktan su içinde çözünmüş inorganik iyonlar halinde alır.Bunlar organik madde üretmek için çok önemlidir. BiTKiLERDEKi BESiN TUZLARININ öNEMi MAKRO ELEMENTLER Bitkilerin fazlaca ihtiyaç duydukları elementlerdir.Bunlar azot, potasyum, kalsiyum, magnezyum, fosfor, kükürt ve silisyumdur. MiKRO ELEMENTLER Bitkilerin az ihtiyaç duydukları elementlerdir.Bunlar klor, demir, bor, mangan, sodyum, çinko, bakır ve molibdendir. Bazı elementler bitkiler için besin tuzlarını oluştururlar.Büyüme ve gelişme için bunlar gereklidir.Besin tuzlarını oluşturan elementler makro ve mikro elementler olarak adlandırılır. Elementler bileşiklerin yapısına katıldığı gibi enzim faaliyetlerinde ve osmotik basıncın ayarlanmasında görev yaparlar. Bu elementlerin eksikliğinde bitkinin metabolizmasında aksaklıklar oluşur.Bu aksaklıklara bağlı olarak yapraklarda sararma, yeterli gelişmeme gibi durumlar görülür. Bitkinin normal bir şekilde büyümesi için bu elementlerden optimum miktarda alması gerekir. AZOT ETKİSİ; Bitkinin yaşamında en çok kullandığı ve ihtiyaç duyduğu elementtir.Aminoasit, nükleik asit, protein, ATP gibi birçok bileşiğin yapısına katılır. EKSİKLİĞİ; Yaşlı yapraklarda kahverengi lekeler ve sararma görülür.Fotosentez, solunum, protein sentezi olayları olumsuz etkilenir. POTASYUM ETKİSİ; Osmotik basıncın düzenlenmesinde ve bazı enzimlerin aktifleştirilmesinde rol oynar. EKSİKLİĞİ; Potasyum eksikliği olan yerlerde yetişen bitkide büyümenin yavaşladığı, yaprakların doğal rengini kaybettiği, sarardığı görülür. MAGNEZYUM ETKİSİ; Klorofilin yapısına katılır.Solunum ve fotosentezde görevli enzimlerin aktifleştirilmesinde görev alır. EKSİKLİĞİ; Protein sentezi engellenir.Yaprak damarları arasında lekelenmeler olur.Yapraklar solar, kıvrılır, kurur ve erken dökülür. KüKüRT ETKİSİ; İki aminoasitin yapısında yer alır.Metabolizma için gerekli birçok koenzim ve vitaminin bileşiğidir. EKSİKLİĞİ; Azot eksikliğinde görülenlere benzer durumlar görülür. SiLiSYUM ETKİSİ; At kuyruğu gibi bazı bitkiler dokularında yeterli silisyum biriktirdiğinde büyüme ve gelişme gösterirler. EKSİKLİĞİ; Bitkiler eksikliğinde yatmaya ve mantar enfeksiyonlarına karşı duyarlı olurlar. KLOR ETKİSİ; Bitkilerde iyon halde bulunur.Fotosentezde ve hücre bölünmesinde görev alır. EKSİKLİĞİ; Yapraklarda kuruma görülür. DEMiR ETKİSİ; Bitkilerde çok az bulunmasına rağmen çok önemlidir.Klorofil sentezinde rol oynar, ferrodoksin ve sitokromların yapısına katılır. EKSİKLİĞİ; Demir eksikliğinde klorofil oluşturulamadığı için yapraklar beyaza dönüşür. ÇiNKO ETKİSİ; Klorofil sentezinde ve birçok enzimin aktifleştirilmesinde görev alır. EKSİKLİĞİ; Çinko eksikliğinde bitki fazla büyüyemez.Küçük ve şekil bozukluğu olan yapraklar oluşur. MANGAN ETKİSİ; Mangan iyonları, bitki hücrelerindeki birkaç enzimi aktifleştirir.Özellikle sudan oksijenin üretildiği reaksiyonlar için gereklidir. EKSİKLİĞİ; Yapraklarda lekelenmeler ve sararma görülür. BOR ETKİSİ; Hücre uzamasında, nükleik asit sentezinde, hormon tepkilerinde ve zar işlevlerinde görev alır. EKSİKLİĞİ; Genç yaprak ve tepe tomurcuklarında siyah benekler ortaya çıkar.Gövdeler normalin dışında sert ve kırılgan olabilir.Meyvelerde bozulmalara yol açabilir. MiNiMUM YASASI(FIÇI YASASI) Bitkinin yaşamı için gerekli elementlerin bir bölümü doğada yeterli miktarda bulunurken bir bölümü her zaman canlıların ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde bulunmayabilir.Ortamda bulunan elementlerden hangisi en az ise o element sınırlayıcı etki gösterir. Yani diğer elementler ortamda yeterli olsa bile bitkinin bu elementlerden yararlrnma ölçüsü, ortamda az bulunan elementten yararlandığı ölçüdedir. Örneğin bor elementi bitkiler için gereklidir ve toprakta az miktarda her zaman bulunur.Toprakta diğer gerekli elementler bol bulunsa bile bitki, bordan yararlandığı ölçüde diğer elementlerden yararlanacaktır.İşte buna MİNİMUM YASASI denir. Liebig 1840 yılında ortaya atmıştır. Bitkilerde yeterli büyüme gelişmenin sağlanması için bitki beslenmesinde gerekli olan elementleri içeren doğal yada yapay maddeye gübre denir. Toprakta değişik nedenlerle gerekli minerallerin kaybolması bitki gelişimini olumsuz etkiler.Bunların toprağa yeniden kazandırılmasına GÜBRELEME denir. Gübrelerin bir kısmı azot, fosfor, potasyum gibi elementlerdenkimyasal yollarla üretilir.Bunlara yapay gübre denir. Bir kısmı da bitki ve hayvanların kalıntılarının ayrışmasıyla oluşur.Bunlara da doğal gübreler denir. Bezelye, fasulye, yer fıstığı, soya fasulyesi, yonca gibi bazı bitkilerle toprakta bulunan azot bağlayıcı bakteriler(Rhizobium) arasında mutualist bir yaşam görülür. Azot bağlayıcı bakterilerin kök hücrelerine girmesiyle kökte NODÜL denilen yumrular oluşur. Nodüldeki bakteriler ortamdaki azotu bağlayarak aminoasit ve protein sentezine katkıda bulunur.Çünkü bitkiler havadaki serbest azotu direk olarak alamazlar. MiKORiZA Bitkilerin çoğu, topraktan su ve minerallerin emilmesi sırasında ortak yaşadıkları MANTARLARLA işbirliği yaparlar.Canlı bitki kökleri ile mantar hifleri arasındaki bu mutualist birliğe MİKORİZA denir. Kökler yalnızca uygun mantar türleri ile mikorizayı oluşturur. Mantar hifleri su ve minerallerin, özellikle fosfatın emilmesi için bitkiye geniş bir yüzey sağlarken aynı zamanda bitkinin fotosentez ürünlerinden yararlanır. Hemen hemen bütün damarlı bitkilerde mikoriza bulunur. Mikorizası bulunan bitkiler doğada daha iyi rekabet eder, daha iyi gelişir ve bol ürün verir.
See the full transcript