Prezi

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in the manual

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

BATI CEPHESİ

No description
by kadir takes on 3 January 2014

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of BATI CEPHESİ

BATI CEPHESİ
Konu Başliklari

1 İşgalin başlamasiı, 15 Mayis 1919
2 İşgale karşi ilk cephe
3 Bati Cephesi’nin kuruluşu
4 Yunan Taarruzlari-Özet
5 İkinci İnönü Muharebesi, Mart 1921
5.1 Sonuç
6 Kütahya-Eskişehir Muharebeleri, Temmuz 1921
7 Sakarya Meydan Muharebesi, Ağustos 1921
7.1 Sonuçları
8 Büyük Taarruz 26 Ağustos 1922
8.1 Hazirlik
8.2 Taarruz
9 İzmir'in Kurtuluşu, 9 Eylül 1922
10 Batı Cephesi’nin kaldırılması
11 Kaynakça

işgalin başlaması
Yunanistan'ın İzmir işgali, Paris Barış Konferansı kararıyla gerçekleştirilmiştir. Konferans'ın bu kararı esasen Mondros Ateşkes Antlaşması'na aykırı düşen bir karardı.
Batı Cephesi’nin kuruluşu
Asıl olarak Yunanlılar işgaline karşı Batı Anadolu’da verilen savaşları kapsayan Batı Cephesi ya da Garp Cephesi, 22 Haziran 1920’de Milne Hattı’ndan başlayan Yunanistan Ordusu'nun gelen taarruzunun hemen ardından, 25 Haziran 1920’de oluşturuldu ve komutanlığına Ali Fuat Paşa getirildi. Bu arada Yunan kuvvetleri 24 Mart 1920’de Dumlupınar’ı, 28 Mart’ta da Afyon’u ele geçirmişlerdi. Yunanlılara karşı verilen asıl savaşlar da bu tarihten sonra oldu
Enes Asana 11/C 473
işgale karşı ilk cephe
Kurtuluş Savaşı’nda ilk cepheler Yunanlıların işgal ettiği bölgelerde kuruldu. Bunlardan ilki Ayvalık Cephesi’ydi. 172. Alay komutanı Yarbay Ali Bey (Çetinkaya), halkı da silahlandırarak 29 Mayıs 1919’da Ayvalık’ı işgal eden Yunanlılara karşı direnişe geçti. Bu arada Yörük Ali Efe gibi çete reisleri de zaman zaman Yunanlılara karşı baskınlar düzenliyordu. Aydın Cephesi’ndeki Kuva-yi Milliye, 28 Haziran 1919’da Yunan askerlerine saldırıya geçti ve üç gün süren kanlı çatışmalardan sonra işgalcileri Aydın’dan çıkarmayı başardı. Ne var ki Yunanlılar kısa bir süre sonra kenti yeniden işgal ettiler. Bu bölgede faaliyet gösteren Çerkez Ethem Bey ise Salihli Cephesi’ni oluşturmuştu.
Ancak Ali Fuat Paşa, Yunanistan'ın genel taarruzu ve Çerkez Ethem Bey'in faaliyetleri karşısında[kaynak belirtilmeli] başarısız bulundu ve Batı Cephesi komutanlığından alındı. TBMM Hükümeti, 9 Kasım 1920’de Batı Cephesi'nin iki kısma ayrılmasına karar vermiştir.Bu karara göre Kuzey Cephesi, İzmit, Ertuğrul, Eskişehir, Kütahya sancaklarını kapsayacak ve Genelkurmay Başkanı Albay İsmet Bey (İnönü) komutasında olacaktır. Güney Cephesi ise Afyonkarahisar, Isparta, Burdur, Denizli, Aydın, Menteşe, Antalya, Konya, Silifke, Niğde ve Adana merkez sancağını kapsayacak ve İçişleri Bakanı Albay Refet Bey (Bele) komutasında kurulacaktır.
Yunan Taarruzları-Özet
Bu arada Yunanlılar 8 Temmuz 1920’de Bursa’yı, 12 Temmuz 1920’de İznik’i işgal etmişlerdi. 6 Ocak 1921’de Bursa yöresinden saldırıya geçen Yunan birlikleri, 11 Ocak 1921’de Birinci İnönü Muharebesi’nden sonra geri çekildiler. Bir süre sonra Yunanlılar, Londra Konferansı sürerken, Bursa’nın doğusundaki Dimboz’dan Eskişehir yönünde yeni bir taarruz başlattılar. Bu taarruz, 23 Mart-1 Nisan 1921 tarihleri arasında yapılan İkinci İnönü Muharebesi sonucu durduruldu. Bu muharebenin ardından, 3 Mayıs 1921’de Batı Cephesi İsmet Paşa (İnönü)’nın komutanlığı altında yeniden birleştirildi.Uşak'ta Yunan kralını karşılama töreni için hazırlıklar yapılıyor. (21 Haziran 1921)Bursa, Yunan kuvvetlerinin üslendiği en önemli[kaynak belirtilmeli] merkezlerden biri durumuna gelmişti. Sevr Antlaşması’nı imzalaması için Ankara Hükümeti’ni sıkıştırmaya ve Batı Cephesi birliklerinin direncini kırmaya yönelik yeni bir Yunan saldırısı da Temmuz 1921’de Bursa ve güneyinden geldi. Türk birlikleri, bu saldırıya karşılık verecek gerekli hazırlıkları tamamlamış değildi ve bundan dolayı düzenli olarak geri çekilmeye karar verildi. Bu çekilme Sakarya Irmağı’nın doğusuna kadar sürdü. Bu arada Yunan kuvvetleri 13 Temmuz 1921’de ikinci kez Afyon’u, 17 Temmuz 1921’de Kütahya’yı ve 20 Temmuz 1921’de Eskişehir’i işgal etti.
İkinci İnönü Muharebesi, Mart 1921
Londra Barış Konferansı’nın önerilerinin TBMM Hükümeti’nce reddedilmesi üzerine, İtilaf Devletleri’nin isteklerini zorla Türklere kabul ettirmekle görevlendirilen[kaynak belirtilmeli] Yunanlılar, Bursa üzerinden Eskişehir’e, Uşak üzerinden Afyon’a doğru 23 Mart 1921'de saldırıya geçtiler.
Yunanlılar, Bilecik’i, İnönü’de Metris Tepe'yi ve Uşak’ı ele geçirmeleri üzerine, TBMM Muhafız Taburu cepheye gönderildi. Böylece güçlenen Türk kuvvetleri karşı saldırıya geçerek Yunan saldırısını püskürttü. Batı Cephesi Komutanı İsmet Bey’in savaş süresince verdiği “mevzilerin kesin olarak savunulması” emri başarının elde edilmesinde etken oldu.1 Nisan 1921’de Yunan ordusu Bursa’ya çekilmeye başladı. Böylece Yunanlılar İnönü’de ikinci kez yenildiler.
Sonuç
TBMM Hükümeti varlığını bütün Avrupa devletlerine, resmen olmasa da kabul ettirdi; içte ve dışta nüfuz ve saygınlıgı yükseldi.
Avrupa ülkelerinde, ingiliz ve Yunan politikasına karşı güvensizlik ve muhalefet başladı.
Ordu mensuplarında, her bakımdan kendilerine güven arttı.
Bu durum karşısında, Fransızlar Zonguldak’tan, italyanlar Güney Anadolu’dan çekilmeyi tercih ettiler.
TBMM Hükûmeti ordusunun kazandıgı zaferler, itilaf Devletleri’ni Türkler hakkında yararlı kararlar almaya zorladı.
II. inönü Muharebesi’nin kazanılmasından, Sovyet Rusya ve Afganistan gibi dost devletlerde büyük bir memnunluk duyulmuş ve bu resmen Ankara hükûmeti’ne bildirilmiştir.
Kütahya – Eskişehir Muharebeleri, Temmuz 1921
10 Temmuz’da Yunan saldırısı inönü-Eskişehir, Afyon ve Kütahya hattında geniş bir cephede başladı. Bu durumda Mustafa Kemal Paşa fazla kayıplar verilmeden ordunun Sakarya Irmagı'nın dogusuna çekilmesine karar verdi. Ordu, Sakarya’nın dogusunda toparlanmaya başladı. Yunanlılar da Sakarya Irmagı kıyılarına kadar ilerlediler. Yunanlılar Sakarya Irmağı'nın batı tarafında durmuşlar, yeni bir saldırı için hazırlıklara başlamışlardı.Sonuçta Yunanlılar kazanmıştı. Ordumuz, yok olmamak için Sakarya Irmagı'nın doğu kıyısına çekilmişti.
Sonuç olarak:
Eskişehir, Afyon ve Kütahya Ankara Hükümeti'nin elinden çıkmıştır.Yunanlıları oyalamak için Ankara'ya giden tüm demiryolları havaya uçuruldu. Çünkü;Yunanlılara Ankara yolu gözükmüştü.
Meclis tarafından Mustafa Kemal 5 Agustos 1921’de başkomutan seçilmiştir.
Mustafa Kemal ayrıca üç ay süreyle meclisin orduya ilişkin yetkilerine de sahip olacaktı.
Mustafa Kemal ilk iş olarak ordunun gereksinimlerinin sağlanması için 7-8 Agustos 1921’ de Tekalif-i Milliye Emirleri (Ulusal Yükümlülükler) yayınladı. Tekalif-i Milliye emirlerinin uygulanmasında çıkacak aksaklıkları ortadan kaldırmak için çeşitli yerlerde istiklal Mahkemeleri açıldı.
Sakarya Meydan Muharebesi, Ağustos 1921
23 Agustos – 13 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan ve Türk milleti için bir ölüm kalım savaşı olan Sakarya Meydan Muharebesi; Kurtuluş Savaşı içinde kader tayin edici olmuştur.
Bu savaştan önce Yunanlıların başlıca hedefi; Ankara yönünde ilerleyerek, Türk Ordusunu yok etmek ve Kurtuluş Savaşı’nın sembolü ve direniş merkezi haline gelen Ankara’yı ele geçirmekti. Böylece Türk azim ve direnme gücü yok edilmiş olacaktı. Mustafa Kemal Paşa’nın emir ve komutasında, Türk ulusunun kanıyla yapılan en uzun meydan muharebesi[kaynak belirtilmeli]; Türk Kurtuluş Savaşı tarihine de subay muharebesi diye geçen Sakarya Destanı 21 gün 21 gece devam etmiş ve 13 Eylül günü Yunanlıların Sakarya Nehri’nin dogusunu tamamen terk etmesiyle son bulmuştur.Yunan Evzonlar (1/38 Evzon Alayından) Türk siperlerine hücum ederken. (Agustos 1921) 23 Agustos 1921’de Yunan ordusunun saldırısıyla başladı ve 22 gün-22 gece sürdü. Başkomutan Mustafa Kemal’in yönettigi Sakarya Savaşı, Yunan ordusunun 13 Eylül 1921’de Sakarya Irmagı’nın batısına çekilmek zorunda bırakılmasıyla son buldu. Sakarya zaferinin ardından ilan edilen seferberlik Büyük Taarruz’un ilk işareti oldu.
Yunan uçagı Başkomutan Mustafa Kemal, Sakarya Meydan Muharebesi sırasında ülke savunmasını şu şekilde ifade etmiştir:
Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O sathı bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanı ile ıslanmadıkça bırakılamaz. Onun için küçük, büyük her birlik bulundugu mevziden atılabilir; fakat, küçük büyük her birlik durabildigi noktadan yeniden Yunan birliklerine karşı cephe teşkil edip muharebeye devam eder. Yanındaki birligin çekilmek zorunda kaldığını gören birlikler, ona uymaz; bulunduğu mevzide sonuna kadar durmaya ve direnmeye mecburdur Sakarya Savaşı sonunda; Türk Ordusu’nun 1683 yılındaki 2. Viyana Kuşatmasındaki yenilgisinden beri süregelen çekilmesi sona ermiştir.Bu savaş, Türk Ordusu’nun son savunma savaşıdır.
Sonuçlar
ı
Muharebe Türk ordusunun zaferiyle sonuçlanmıştır.
Ulusal Kurtuluş Savaşının son savunma savaşıdır.
Yunanistan Ordusu'nun saldırı gücü tükenmiş, Türk topraklarını ele geçirme istek ve umudu yok olmuş, savunmaya geçmişlerdir.
Bu savaşa Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak Batı Cephesi Komutanı ismet inönü Paşalar katılmıştır. Subaylar savaşıdır.
Mustafa Kemal’e mareşallik rütbesi ve Gazi unvanı (19 Eylül 1921) verilmiştir.
Sovyetler Birligi ile Kars, Fransızlarla Ankara Antlaşmaları imzalanmıştır.
TBMM Anadolu’da kesin egemenlik saglamıştır.
TBMM’nin yaşama ve varolma mücadelesindeki en büyük başarısıdır.
Yunanistan Ordusu 10 Eylül’de karşı taarruzla Afyon-Kütahya hattına kadar atılmıştır.
Büyük Taarruz 26 Ağustos 1922
Uzun bir hazırlık döneminden sonra, 26 Agustos 1922’de Mustafa Kemal’in başkomutanlıgında Büyük Taarruz başladı. Batı Cephesi birlikleri, 30 Agustos 1922’de Dumlupınar Meydan Muharebesi’nde Yunanlılara karşı büyük bir zafer kazandı.izmir’e doğru çekilen Yunanlıları izleyen Türk birlikleri, 9 Eylül 1922’de izmir’e girdi.
Hazirlik
Başkomutan Mustafa Kemal Yunan Ordusu'na kesin darbeyi indirmek için hızlı biçimde hazırlıklara girişti.Dogu ve Güney cepheleri tam anlamıyla güvenlik altına alındıgından buralardaki birlikler tam bir gizlilik içinde Batı’ya kaydırıldı.
Ordunun eksiklikleri giderildi.
Taarruz
Sakarya savaşı ve ondan önceki muharebelerde Türklerin taarruza geçememesinin sebebi TBMM'nin yeterli güce ulaşamamasıdır.Fakat Mustafa Kemal Paşa'nın Tekalif-i Milliye emirlerinden sonra halkın desteğiyle ordu taaruz gücüne ulaştı. Mustafa Kemal Haziran 1922’de taarruz kararı aldı. 6 Agustos 1922’de orduya gizlice taarruz için hazırlanması emri verildi. Mustafa Kemal Akşehir’e gelerek komutanlarla toplantı yaptı. Toplantıda 26 Agustos taarruz günü olarak belirlendi. Taarruz Afyon’un güneyinden Dumlupınar yönüne dogru baskın şeklinde başlayacak ve sonra da meydan savaşına dönüştürülerek Yunan kuvvetleri tümüyle yok edilecekti.
2 Eylül'de esir alınan Yunan Ordusu komutanları: soldan saga 4. Tümen komutanı Dimaras, 1. Kolordu komutanı (Başkumandanlıgına yeni tayin edilen) Trikupis, Kurmay Albay Adnan Bey, 2. Kolordu komutanı Dighenis (Diyenis), Yüzbaşı Emin
26 Agustos 1922 sabahı saat 05.30 da topçularımızın ateşiyle Kocatepe’den taarruz başladı.Başkomutan Mustafa Kemal de bu esnada taarruzu Kocatepe’den sevk ve idare ediyordu. Siklet merkezi 1 inci Ordu da olmak üzere, 1 inci Ordu güneyden, 2 inci Ordu kuzeyden taarruzla, harekat kısa sürede başarılı bir şekilde gelişti. Yunan savunma hattı parçalandı. 26/27 Agustos gecesi Yunan mevzileri ele geçirildi. 27 Agustos’ta Türk Ordusu Afyon’u Yunan işgalinden kurtardı. Dumlupınar mevzilerine çekilen Yunan birliklerine karşı 29 Agustos’ta taarruz eden ordumuz, 30 Agustos’ta Yunan ordusunu tamamen kuşatarak büyük bir kısmını imha etmiştir. Yunanistan Ordusu Başkomutanı General Trikopis esir alındı. Kütahya’daki Yunan Ordusu temizlenmiştir. Bu savaşı Başkomutan Mustafa Kemal dogrudan kendisi yönettigi için bu zafere Başkomutanlık Meydan Muharebesi denir.
İzmir'in Kurtuluşu, 9 Eylül 1922
Başkomutan Mustafa Kemal’in 1 Eylül 1922’de, Türk ordusuna verdiii emrinin son paragrafı
Ordular! ilk Hedefiniz Akdeniz'dir. ileri.
şeklinde 2 Eylül 1922 tarihli Hâkimiyeti Milliye gazetesinde yayımlanmıştır. Yunan işgalindeki tüm yerler tek tek kurtaran Türk ordusu 9 Eylül 1922’de izmir’e girdi.
Batiı Cephesi’nin kaldirilmasi
Büyük Taarruz’un ardından Mudanya’da başlayan ateşkes görüşmelerine ismet Paşa, Batı Cephesi komutanı olarak katıldı. Mudanya Mütarekesi’nin ardından ismet Paşa Batı Cephesi komutanlıgından ayrılarak hariciye vekili oldu. Batı Cephesi komutanlıgını Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa üstlendi. Lozan Antlaşması’nın imzalanmasından sonra, savaş ortamı tamamen ortadan kalktı ve 1 Eylül 1923’te Batı Cephesi karargâhı kaldırıldı.
KAYNAKÇA: WİKİPEDİA VE 11.SINIF TARİH DERS K.
HAZIRLAYAN: ENES ASANA
NO:473 11/C
See the full transcript