Prezi

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in the manual

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

MEMLEKET HİKAYELERİ

Refik Halid Karay
by Büşra İşlek on 28 February 2011

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of MEMLEKET HİKAYELERİ

MEMLEKET HİiKAYELERİi Refik Halid Karay Refik Halit Karay 15 Mart 1888, İstanbul 'da doğdu.18 Haziran 1965, İstanbul'da vefat etti. Galatasaray Sultanisi'nde ve Hukuk Mektebi 'nde okudu. Maliye Nezaretinde memur olarak çalıştı. II. Meşrutiyet'in ilanından sonra gazetecilik ile uğraşmaya başladı; Tercüman-ı Hakikat 'de mütercimlik ve muhabirlik yaptı. Yazıları yüzünden ilk önce Sinop'a daha sonra Çorum, Ankara ve Bilecik'e sürgün olarak gönderildi. İstanbul'a dönünce bir süre Türkçe öğretmenliği yaptı. PTT (Posta Telefon Telgraf) Genel Müdürlüğü'ne getirildi. Bu sırada Hürriyet ve İtilaf Fırkası'na üye oldu ve İstiklâl Savaşı aleyhine yazdığı yazılarından ötürü vatan hainliği suçuyla yüzellilikler listesine girerek Beyrut ve Halep'te sürgün hayatı yaşadı. Af kanunu ile yurda döndü, daha önceden çıkardığı Aydede adlı mizah dergisini tekrar yayınladı. Türk Edebiyatı'nda ilk defa Anadolu'yu tanıtan eserleri ile ismini duyurmuş, yergi ve mizah türündeki yazıları ile de ün yapmıştır. Gözleme dayanan eserlerinde, tasvirler, portreler, benzetmeler kullanarak, sade, akıcı dili, güçlü tekniği ile 20. yüzyıl romancıları arasında seçkin bir yere sahip olmuştur. Türkçeyi ustalıkla kullanan Refik Halit, Türk Edebiyatı'na birçok eser kazandırmıştır. İnsanların Anadoludaki yaşamları dile getirilmiştir.Anadolu’nun nasıl değiştiği,çağın manzarası,psikolojisi,mantığı,iç ve dış varlığı aktarılmıştır.Kitap birbirinden bağımsız 18 hikayeden oluşmaktadır. 1.yatık emine
2.Şeftali bahçeleri
3.koca öküz
4.vehbi efendinin kuşkusu
5.sarı bal
6.Şaka
7.kuş ömer
8.boz eşek 9.yatır
10.komşu namusu
11.yılda bir
12.sus payi
13.kuvvete karşı
14.cer hocası
15.garip bir hediye
16.bir saldırı
17.ayşe'nin yazgısı
18.garaz İlk defa 1919 yılında yayınlanan eserde, Refik Halit Karay, konularını I. Dünya Savaşı yıllarında yakından gördüğü Anadolu halk ve hayatından alan hikayelere yer vermiştir. Anadolu’da yaşayan yerli tipleri o zamana kadar görülmemiş bir canlılıkla anlatmıştır. Anadolu, bu eserle ilk defa bütün gerçek varlığı ve iç dünyasıyla okuyucunun karşısına çıkar. Memleket Hikayeleri‘nin çoğu, dünya dillerine çevrilmiş, tamamı Fransızcada yayınlanmıştır. Yatık Emine
kitabın ilk hikayesi olmakla birlikte
en çarpıcı hikayelerindendir.Ataerkil toplumumuzun Cumhuriyetin ilk yıllarında, kadın üstündeki baskısını ortaya koyar.Kadının kaderinin nasıl ailesinden dahi olmayan insanlarca çizildiğini anlatır. Şeftali bahçeleri
hikayelerin arasında betimlemeleriyle bir hayli öne çıkmaktadır.Refik Halit karayın bu hikayeyle okuyana şeftalilerin kokusunu aldırttığı söylenir.Hikayelerde bahsi geçen eğlenceleri adeta okura da yaşatır. Garip bir hediye:
Refik Halit bu hikayesinde bir Anadolu portresi çizmesinin yanı sıra ona şaşırtıcı birde son ekliyor.Yahudi bir tüccar hayatını kurtarması karşılığında kahramanımız Feridun'a bir fırça hediye ediyor.Zor durumda kalan Feridun da bu hediyeyi paraya çevirmeye karar veriyor,fakat bir kuyumcuya girdiğinde değersiz bir fırça olduğunu öğreniyor.Kaderine ve yahudiye sinirlenen Feridun fırçayı camdan atmasıyla garip hediyenin süpriziyle karşılaşıyor.Hediyenin kendisinin değil içindeki değerli taşın asıl para eden şey olduğunu öğreniyor. Küs Ömer adlı hikaye de tüm içeriğinin yanı sıra Anadoluda ki "lakap" geleneğini ortaya koyar.Yaptığı her hangi bir işte başarısız olması sonucu o işe sırtını temelli dönen Ömer'e "Küs Ömer" denmesi bu duruma bir örnektir.Hikayede Zehrayla evli olan Ömer ,karısının gözü gibi baktığı kazlardan birini dövüştürü ve dövüşü kaybeder bunun üzerine kısrağına atlayan Ömer köyünü terkeder. Yatır:
Bu hikaye isminden de anlaşılabileceği gibi
Anadolu'daki dini rivayetlere olan inancı ortaya koyar.
Şeyhlerin,rüyaların,yatırların halkı nasıl etkileyip yönlendirdiğini gözler önüne sürer.Bu hikayede hamamı için çam ormanlarına göz diken kahramanın bir rüya gördüğü iddasıyla kendine ve bilgisine güvenmeyen bir şeyhi ve köy halkını nasıl kandırdığını anlatır. TEŞSEKKÜRLER
See the full transcript