Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

Fenomenoloji

No description
by

Emel Bayrak

on 21 October 2014

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of Fenomenoloji

Fenomenoloji- Olgubilim
Fenomenoloji ,
"Gerçek Nedir?"
sorusuna cevap arayan bir yöntemdir.
20. ve 21. yüzyıl
bilimsel çalışmaları üzerinde çok önemli bir etkiye sahiptir.
Neden?
İnsanların deneyimleri ile ilgili araştırılması çok zor olabilecek fenomenlere de ulaşarak çalışma imkanı sağlayan bir metodolojiye sahiptir (Giorgi, 1997).
Fenomenolojiye Felsefik Bakış
"fenomenolojinin birliğini ve gerçek anlamını ancak kendi içimizde bulabiliriz."
"Fenomenoloji için nesnel bir tanım talep etmek saçmalıktır."
Fenomenoloji (hareket- üslup) ancak, taşıdığı sorgulama üstlenilerek, içerden kuşatılması ile mümkün olur (Lyotard, 2007).
Olaylar sadece dışarıdan bakılarak anlamlandırılmaz. Olaylar düşünce olarak (problem, oluşum, geliş-gidiş) yeniden ele alınmalıdır. Bu gerçek nesnelliktir.
Husserl'in fenomenolojisi öznelcilik* ve usdışıcılık** bunalımının (xıx.yy.sonları, xx.yy.başları), içinde yeşermiştir.
Husserl psikolojizme karşı çıkmıştır.
* Öznelcilik:
Nesneyi öznenin ürünü sayan öznelcilik, temelde dış dünyanın varlığını öznenin varlığına indirgediği (özne var olduğu sürece dış dünya vardır, özne yoksa dış dünya da yoktur) gibi hemen her alandaki değer yargılarını da öznel ve bireysel değerlendirmelere indirger. Örneğin öznelci mantıkta doğruyla yanlışın, iyilikle kötülüğün, güzelle çirkinin ölçütü öznel ve bireyseldir. (İnsan her şeyin ölçütüdür-Protagoras N.) Demek ki gerçek nesnel(insanlara göre değişmez) değildir ve keyfe bağlı, öznel, kişiden kişiye değişebilen bir şeydir. Bu bakımdan ‘bilinemezcilik’ öznelciliğin zorunlu ve ‘tekbencilik’ kaçınılmaz sonucudur.

** Usdışıcılık:
(Fizikötesinde) Usdışı bir evren temelinin bulunduğunu kabul eden görüşlere verilen ad.
Kaynak: BSTS / Felsefe Terimleri Sözlüğü

Psikolojizm, felsefi problemlerin, ancak psikolojinin cevaplandırabileceği sorunlar olarak yorumlanmasını
ifade etmek için kullanılan bir terimdir. Felsefe tarihinde özellikle John Locke (1632-1704) ve David Hume (1711-1776) tarafından temsil edilen deneycilik akımının birçok anlayışında psikolojizm kendini açıkça belli eder.

J. Locke'un insandaki kavrama yetisini açıklarken kullandığı anahtar kavram, Rene Descartes'in ünlü "ide" kavramıdır. Hem Descartes, hem de Locke için insan zihninin bütün içerikleri (algı, inanç, düşünce, duygulanım vb.) "ide"lerden oluşur. Onlar için bilgi, ide'lerin uyum ya da ilişkilerin veya uyumsuzluk ya da karşıtlıklarının zihin tarafından algılanması ve kavranmasından ibarettir. Anlam, onlara insanın önceki duyusal deneyimlerine bağımlı imgeler olarak görünmektedir.

XIX. yüzyılda Edmund Husserl (1859-1938) ünlü eseri Mantık Araştırmaları'nın ilk bölümünü psikolojizmin eleştirisine ayırmış, bütün idelerin psikolojik yapılardan bambaşka bir karaktere sahip olduklarını, insan zihnindeki basit imgeler olmayıp kendi nesnel gerçeklikleri bulunduğunu savunmuştur.
(SBA) Bk. Algı, Deneycilik, Psikoloji


Fenomenoloji, bilgi üzerine, bilmenin bilgisi üzerine bir düşünme çabasıdır.
"Ayraç içine alma" yöntemi ile, olguda tarih ve kültürü dışarıda bırakarak, " yad- bilgi" ye kadar tüm bilgiyi oradan itibaren yeniden ele almaktır. Burada kartezyanizme benzer.
Kartezyanizm: Önce bir ilke olarak edinilmiş bütün bilgilerinden şüphe etmeliyim ve onları bir yana bırakarak ilk ve sağlam yeni bir düşünceden yola çıkmalıyım.

İnsanların bütün düşünceleri birbirine bağlıdır birbirinden çıkar. Bir düşünmeyi doğuran ondan önce gerçekleşmiş başka bir düşüncedir.

Düşünceler bir neden sonuç zinciri içerisinde sürüp gider(mekanizm). Öyleyse sırayı titizlikle kovalarsam doğru olmayan bir düşünceyi doğru sanmaktan sakınarak düşünce zincirinin arasına yanlış bir düşünce karıştırmazsam doğru olana ulaşabilirim.

Bu durumda benim için kesin olan tek şey şüphe etmektir. Bütün bilgilerden şüphe etmek düşünmektir. Düşünmekse var olmaktır. Öyleyse var olduğumda şüphesizdir. Düşünüyorum öyleyse varım. Şüphe edemeyeceğim ilk ve sağlam bilgim budur.

Bilginin somut bilimde vücut bulduğunu bilir ve bu bilimsel bilginin nereye yaslandığını bilmek ister. Çıkış noktası, araştırdığı köken burasıdır: "bilginin dolaysız verileri..." (a priori). Kant'da bilginin a priori'sini araştırmıştır. Ancak o, (sanki) a priori'lik çözümünü önceden tanımlar. Fenomenoloji böyle bir alt-tözü bile istemez. Sorgulayıcı üslubu, köktenciliği, özündeki tamamlanmamışlık da buradan gelir.
neden fenomenoloji?
Fenomenlerin - bilince görünen şeyin- incelenmesi anlamına gelir.
algılanan
düşünülen
sözü edilen
fenomeni görüngüsü olduğu varlığa bağlamadan
görüngü olduğu özne ile birleştirmeden
Örneğin kırmızı bir abajuru incelediğimde, ne abajur nesnesi ne de kırmızı rengi üzerinde düşünmeden, onu sadece bilince verdiği gibi incelemek gerekir. Onu belli bir frekans ve yoğunluk değerlerinin titreşimi olarak ortaya koymaktır.
Örneğin: Öğretmenlik fenomenini, öğretmenlerin gözünden açıklamak amacıyla bir araştırma yaptığımda, ne öğretmenliğin kendisi ne de öğretmen olan öznenin kendisi derinleşeceğim noktadır. Öğretmen olmanın o kişi tarafından deneyimlenme biçiminin, anlamlarının... doğrudan aktarılan üzerinden, anlam örüntülerine ulaşmam gerekir. Husserl'e göre bu deneyim "gerçek" ten parçalar taşımaktadır. Psikolojist düşüncedekilerin benimsediği ideler sadece basit, gerçelikten parçalar taşımayan, öznel yapılar değildir.
FENOMENOLOJİK ARAŞTIRMA
Fenomenolojinin Karakteristik Özellikler
Fenomenoloji Türleri
Fenomenoloji Araştırmaları Yürütürken Takip Edilen Aşamalar
Fenomenolojik araştırmada veri toplama
Fenomenloljik araştırmada veri analizi
Fenomenolojik araştırmanın yazma yapısı
Fenomenolojik araştırmada araştırma problemi
En Temel Amacı
Fenomenle ilgili bireysel deneyimleri, evrensel nitelikteki bir açıklamaya indirgemektir (Creswell, 2013).
Nesnenin gerçek doğasını anlamak (Van Mannen, 1990).
Fenomeoloji Kavramları
Fenomen:
İnsan deneyimlerinin nesnesi (Van Manen, 1990). (Keder, uykusuzluk, dışlanmışlık, öfke, öğretmenlik, başarısızlık...)
Özetle Fenomenoljik Araştırmda Neler Yapılır?
Araştırılacak olan
fenomene karar verilir.
Araştırılacak fenomeni
deneyimleyen bir çalışma
grubu oluşturulur.
Bütün bireylerin deneyimlerinin özünü tanımlayan bütüncül bir betimleme ortaya koyar (Moustakas, 1994).
Muhalif öğretmen
olmak
Sosyal örgütler,
sendikalar
Herkes için ortak faydası olduğuna inanılan bir toplum ülküsünün, her türlü baskı ve zorlamanın yarattığı korkuya rağmen sahip olunan sorumluluk duygusu ile bastırılmayan eylem ve söylemlerle sürdürülmesi.
(1854- 1938)
(1889- 1976)
(1908- 1961)
Fenomenolojinin dayandığı felsefi dayanaklar (Stewart ve Mickunas, 1990).
Felsefenin geleneksel görevlerine geri dönüş:
Felsefe 19. yüzyılın sonlarında, dünyanın açıklanmasında amprik araçlarla sınırlı kaldı. Bu dönem "bilimcilik" olarak adlandırılmaktadır. Felsefenin deneysel bilimlerle iç içe olduğu bu zamanlardaki geleneksel görevlerine geri dönmek, bir bilgelik arayışı olarak felsefenin Yunan anlayışına dönmektir.
Ön Kabulları Olmayan Bir Felsefe:
Fenomenolojik yaklaşım daha belirgin temeller kurulana kadar "gerçek nedir?" ile ilgili bütün yargıları askıya almıştır. Bu durum Husserl tarafından "paranteze almak" olarak isimlendirilmiştir.
Bilincin yönelmişliği:
Bilinç her zaman doğrudan nesneye (fenomen) yöneliktir. Nesnenin (fenomen) hakikati, kişinin o nesneye (fenomen) ilişkin bilinci ile ilgili ayrılmaz bir parçadır. Bu nedenle, Husserl'e göre hakikat, özneler ve nesneler şeklinde bölünmez, fakat bilinçte ortaya çıktığı şekliyle hem özneler hem de nesneler (fenomen) olarak ikili kartezyen yapıda ele alınabilir.
Özne Nesne İkiliğini Reddetme:
Bu tema, bilincin yönelmişliğinden ortaya çıkmaktadır. Bir nesnenin hakikati sadece bir bireyin deneyimi anlamında algılanmaktadır.
FENOMENOLOJİNİN KARAKTERİSTİK ÖZELLİKLERİ
Fenomenolojinin karakteristik özellikleri (Moustakas, 1994; Manen, 1990);

ÖRNEK: Okul korkusu, öğretmenler odası, nöbetçi öğretmenlik, köy okulları, YİBO'lar, Kanser hatahenelerinde öğretmen olmak, veli iletişimi, okullarda taciz, sınıf tekrarı, okul bırakma, çalışan öğrenciler, okulda dayak, mevsim işçilerinin okula giden çocuğu olmak...
Okul korkusu geliştirdiği belirlenen öğrenciler

Farklı fiziksel ve sosyal yapıda görev yapmakta olan öğretmenler

Türkiye'nin çeşitli bölgelerindeki köylerde hizmet vermiş ya da vermekte olan
öğretmenler

Kanser hastahanelerinde görev yapmakta olan öğretmenler

Okulda taciz olayına şahitlik etmiş öğretmen ve/veya okulda taciz görmüş
öğrenciler

Sınıf tekrarını yaşamış öğrenciler

Okul bırakmayı tecrübe eden kişiler

Hem okuyup hem çalışan öğrenciler

Okulda dayağa maruz kalmış öğrenciler

Mevsim işçilerinin okuyan çocukları

Bu felsefi asrgümanlar, bireyin yaşanmış deneyimlerini ve araştırılan fenomenle ilgili olarak nasıl hem öznel hem de nesnel deneyimlere sahip olunabildiğini açıklamaktadır. Bu argümanlar, araştırma sürecinde araştırmacı için aydınlatılmış bir yol sağlar.

Araştırmacıların fenomenle ilişkili kendi kişisel deneyimlerini paylaşıp bunlar üzerinde tartıştıktan sonra, kendilerini çalışmanın dışında ayraç içine alırlar.
Bu bir bakıma zihni, araştırılan fenomene ilişkin kendisinin değil çalışma grubunun kişisel deneyimlerine odaklanabilmesi için zihni boşaltma işlemi olarak görülebilir.
Tek bir kavram ya da düşüncenin ifade edildiği, fenomen
Fenomeni, bütün yönleriyle tecrübe etmiş bir grup
Fenomenoloji sürecinde rol alan temel görüşler konusunda felsefi argümanlar
Ayraç içine alma (Epoche);
Bu noktada ideal olan; okuyucuların araştırmacının deneyimleri hakkında bilgi sahibi olması. Bu sayede , araştırmacının kendisinin mevcut resim içinde yer almadığı bir betimlemede yalnızca katılımcıların deneyimlerine odaklanıp odaklanmadığı okuyucuların kendilerinin karar verebilmesidir.
Fenomeni Deneyimleyen kişilerle görüşme;
Fenomenolojik araştırmalarda veri toplama süreci, fenomeni deneyimlerleyen kişilerle yapılan görüşmeyi içerir.
Veri Analizi
Dar kapsamlı analiz birimlerinden (önemli açıklamalar) başlayan ve daha geniş birilere doğru giden (bimlerin açıklaması) ve sonrasında bireylerin neyi nasıl deneyimlediklerinin detaylı betimlenmesine doğru giden sistematik bir süreç izlenmektedir (Moustakas, 1994).
Fenomenoljik Araştırmanın Sonlandırılması
Bir fenomenolojik araştırma, fenomenin nasıl deneyimlendiğinin bütünleştiren, bireylerin deneyimlerinin özünün tartışıldığı bir betimleyici bölümler sona erer.
FENOMENOLOJİK ARAŞTIRMA TÜRLERİ
http://www.sunypress.edu/p-1066-researching-lived-experience.aspx
John W. Creswell
Fenomenolojik araltırma türleri, bu alana ilişkin kaleme alınan kitap ve çalışmalar dikkate alınarak gerçekleştirilmiş bir sınıflamadır. Bu sınıflamada Creswell tarafından gerçekleştirilen sınıflamaya dayanmaktadır. Creswell bu sınıflamada;
YORUMLAYICI (HERMÖNETİK)FENOMENOLOJİ
Hermönetik: "Yorumlayıcı". Yunancada, müfessir- yorumcu anlamına gelen bir kelimeden türetilmiştir. Önceleri anlam bilimi olarak ortaya çıkan hermönetik, daha sonraları da yorum araştırmaları ile ilgili felsefi bir disipline dönüşmütür.
Yorum ilmi olarak kabul edilen hermönetik, bir metnin asıl maksadının ne olduğunun anlaşılması, metin içeriğinin ne ifade ettiğinin ortaya konması manasında kullanılır (Fergusan, Wright ve Packer, 1988).
Van Manen (1990), yorumlayıcı fenomenolojik araştırmayı, yaşanmış deneyime yönelme (fenomenoloji) ve yaşanmış hayat metinlerini yorumlama (hermönetik) olarak tanımlamaktadır.
Van Manen, fenomenolojiyi bir dizi kural ve yöntem içersinde ele almasa da, araştırma faaliyetleri arasındaki dinamik ekileşim olarak ele alır.
sürekli ilgi
Yaşanmış deneyimin doğasını oluşturan temel temaları üzerinde derinlemesine düşünürler.

Fenomenin ortaya çıktığı şekliyle oluşmasına ne/neler nasıl sebep olmuştur?

Fenomenle sağlam bir ilişkiye girerler.

Fenomeni betimlemler.

Ancak bu araştırmalarda ortaya konulan sadece betimleler değildir. Fenomen yorumlayıcı bir süreç olarak ortaya çıkar.
deneyimlenen yaşantı
deneyimlerin anlamı
arabulucu (Van Manen, 1990, 26).
AŞKIN FENOMENOLOJİ
Bu fenomenolojik araştırma türünde, araştırmacının yorumlarına daha az, katılımcıların deneyimlerinin betimlenmesine daha çok vurgu yapar.
Moustakas, incelenen fenomene arınmış bir bakış açısıyla yaklaşmak için kendi deneyimlerini mümkün olduğunca bir kenera bırakmasını öngören Husserl'in kavramlarından "paranteze alma" ya odaklanır.
Bu araştırmaya "aşkın" denmesinin altındaki neden de budur. "Herşeyin ilk kez karşılaşılıyormuş gibi yeni bir şekilde algılanması." (Moustakas, 1994) olarak ifade edilmektedir.
Moustakas, bu durumun çok nadir gerçekleşeceğini belirtse de bu yaklaşımı benimseyen araştırmacılar projeye başladıkları zaman kendi deneyimlerini, çalışma grubunun deneyimlerini yargılamadan önce açıklayarak araştırmadan önce kendi düşüncelerini parantez içine almaktadırlar.

çalışmadaki fenomenin belirlenmesi
kişinin kendi deneyimlerini ayraç içine alması
fenomeni deneyimleyen kişilerle görüşmelerin yapılarak veri toplanması
elde edilen veriler metne dökülerek, önemli ifade ve alıntılara indirgenmes
verilerin temalaştırılarak analiz edilmesi
kişilerin deneyimlerinin dokusal (neyi deneyimledikleri) yapısal (nasıl deneyimledikleri) betimlemesinin yapılması
dokusal ve yapısal deneyimleri birleştirerek fenomene ilişkin genel bir öze ulaşmak için bir yapı oluşturması
Moustakas'ın belirttiği aşkın fenomenoloji adımları:
Epoche Yunancada "askıya alma" anlamında kullanılmaktaydı. Felsefe alnında, dış dünya üzerinde var olan yargıların, düşüncelerin bloklanması ya da askıya alınması olarak kullanılmaktadır. Hsserl'in çalışmalarında ortayaya atılan bu terim fenomenolojik araştırma için araştırmacının araştırdığı fenomen hakkında sahip olduğu ön bilgi veya yargıları geçici olarak askıya alması, bloklaması anlamında kullanılmaktadır (Dukes, 1994).
http://link.springer.com/article/10.1007%2FBF00990785#page-1
http://www.qualres.org/HomeTesc-3586.html
Dukes (1984)
Tesch (1990)
Giorgi (1985, 2009)
Moustakas (1994)
FENOMENOLOJİK ARAŞTIRMA SÜRECİ
ARAŞTIRMA PROBLEMİ
Araştırma yöntemi ne olursa olsun (nitel, nicel) her bilimsel araştırma genel itibariyle bir problem cümlesi ile başlar.
Bu problem araştırmacıya yönlendirilen, "Neden bu araştırmayı yaptın?" sorusunun cevabıdır.
Fenomenolojik araştırmada araştırma problemi insanlar tarafndan tecrübe edilen fenomenle ile ilgilidir.
Köyde

Varoşlarda

Birleştirilmiş sınıfta

Lojmanda yaşayan

Anadili farklı olan
bir bölgede

Stajer

Dershanede

Kolejde

Muhalif

Emekli

Anne- Baba

Köyde

Mevsim işçisi

Kanser

Çalışan

Yatılı İlköğretim Bölge

Birleştirilmiş sınıfta

Meslek lisesinde

Fen lisesinde

Sınıf tekrar eden

Açık lisede

Sağra hastası

Madde bağılmlısı

Farklı etnik köken ve/veya dinden

Öğretmen olmak nedir?
Öğrenci olmak nedir?
Araştırma problemi belirlenirken;
Neden böyle bir konuda çalıştığının gerekçelerini ortaya koyabilmelidir.
Gerekçeler neler olabilir?
Problemin literatürde hiç ele alınmamış olması
Literatürde konunun farklı noktaları ele alınmış olması
Aynı konuya kendi çalışmasının katkı sağlayacağını düşünmesi
Konuya ilişkin edinilen bilgiler poltika yapıcıların ve sosyal problemleri çözme sorumluluğuna sahip olanların politka ve program oluşturmalarında işlerine yarayacağının vurgulanması
PROBLEM CÜMLESİ
Neden böyle bir fenomen üzerinde çalıştığını gerekçelendirebilmeli.
Açık uçlu ve yönsüz olmalıdır.
Araştırma sorusunda sebep sonuç
ilişkisi gözetilmez. (Ne, nasıl)
Araştırma Problemi araştırmanın amacını da içermelidir.
Araştırmanın Alt Problemleri
Örnek:
Öğretmenlerin / öğrencilerin ......... ilişkin deneyimleri nelerdir/nasıldır?
Öğretmenlerin ...... şartları altındaki deneyimlerini anlatan ifadeler nelerdir?
Öğretmenlerin/ öğrencilerin ........ şartları altındaki koşullardaki deneyimleri incelendiğinde ortaya çıkacak temalar nelerdir?
Öğretmenler üzerinde negatif/pozitif etki yapan unsurlar nelerdir?
Deneyimlerin yaşandığı şartlar nelerdir?
Deneyimleri ile ilgili düşünceleri nelerdir?
VERİ TOPLAMA FAALİYETLERİ
Mekanın/kişinin
öğrenilmesi
Amaçlı Örnekleme
Veri Toplama
Verilerin Kaydı
Alan Sorunlarının
Çözümü
Erişimin ve
uyumun sağlanması
Verilerin Saklanması
Orada yaşamak zorunda olmasa da tek bir yerden belirlenebilir.
Fenomenle ilgili yaşanmış deneyimlere sahip olan bireyler gerekliliktir.
Yaşanmış deneyimlerin açık ve anlaşılabilir bir biçimde ifade edebilmesi önemlidir.
Yakın kişilik özelliklerine sahip olan bireylerin seçilmesi (araştırma probleminin buna imkan veren bir yapıda olması önemlidir. Örneğin çalışılacak fenomen "öğretmen olmak" ise bu çok geniş bir fenomen oluşturur, temalaştırmada ciddi sorunların yaşanmasına neden olabilir. Örneğin Galatasaray Lisesi'nde ve Bitlis'in kırsalındaki YİBO'larda da öğretmenler vardır. Bu deneyimler birbirinde oldukça uzaktır. Bu açıdan, kolejlerde öğretmen olmak ve YİBO'larda öğretmen olmak gibi sınırlandırılmış bir amaç fenomenolojik çalışmaya daha uygun bir problem belirlemektir.
Nitel araştırma bir araşrma alan(lar)ı çalışmasını ve çalışma yerinde verinin kolay toplanabilmesi için gerekli iznin alınmasını gerektirir.
Bu durum; üniversitenin etik kurul onayını, araştırma mekanının yetkili mercilerinin onayını ve araştırma mekanınındaki bireylerin ve tabi araştırma yapılacak fenomeni deneyimleyen kişinin izninin alınmasını gerektirmektedir.
Bu aynı zamanda, araştırma alanına erişimi sağlayan ve veri toplanmasını kolaylaştıran bireylerin bulunması anlamına da gelmektedir.
İzin Formunda Bulunması Gereken İfadeler;
Katılımcının istediği zaman kendi isteğiyle çalışmadan çekilme hakkının olduğu
Çalışmanın ana amacı ve veri toplama sürecinde izlenecek süreçler
Katılımcıların gizliliğinin korunması
Çalışmaya katılımla ilgili bilinen riskler
Çalışmaya katılanların doğrudan elde edecekleri bilinen kazanımlar
Katılımcının ve aynı zamanda araştırmacının imzası
Veri toplamanın bu aşamasında üç sorunun yanıtlanmış olması büyük önem taşımaktadır:
Çalışmaya kimlerin (veya mekanların) çalışma grubu olarak seçildi?
Spesfik örnekleme stratejisi olarak hangisi seçildi?
Çalışma grubunun büyüklüğü ne kadardır?
Fenomenolojik araştırmada örneklem seçim stratejileri oldukça dar aralıktadır. Bunun için;

katılımcıların tamamının çalışılan fenomene ilişkin deneyimlerinin olması ön koşuldur. Bu da ölçüt temelli örneklem seçim yöntemi kullanılabilmektedir.
Fenomenolojik araştırmada bu konuda farklı fikirler olduğu görülmektedir. 325 kişinin dahil olduğu araştırmalar görülse de (Polinghorne, 1989) tavsiye edilen 3- 10 kişi ile çalışılmasıdır.
Nitel Araştırmada
Veri Toplama Yaklaşımları
GÖZLEMLER
GÖRÜŞMELER
DOKÜMANLAR
GÖRSEL İŞİTSEL MATERYALLER
Nitel araştırmada veri toplama sürecinde daha önceden tasarlanmış bir yapı (şema, çizelge...) veri toplama sürecinde araştırmacının bilgilerini organize edebilmesine yardımcı olmacaktır. Ayrıca;
Çalışma hakkında temel bilgileri kaydetmek
Görüşme süresince çalışmanın amacına göre hareket etmek
Görüşme öncesi hazırlanan göstergeler içerebilmektedir
Katılımcının görüşmede verilen soruyu cevaplarken diğer sorulara geçmesi durumunu dikkate alarak
Katılımcı ile göz temasını en yüksek seviyede tutmak
ALAN SORUNLARI
Araştırmada verilerin toplanmasının ardından alan sorunları ile karşılaşılmaktadır. Bu sorunlar son yıllarda bu konuya ilişkin çeitli çalışmaların gerçekleştirildiğigörülmektedir.
Yeni başlayana araştırmacılar için en önemli sorun, toplanan verinin fazlalalıği içinde araştırmacının boğulmasıdır. Bu nedenler yeni başalayanların sınırlı veri toplayarak ya da pilot bir projeye katılmaları önemli görülmektedir (Sampson, 2004).
Araştırma Çevresine Erişim
Bireylerin araştırmaya katılmaları için ikna edilmeleri
Güven inşası
Çalışma mekanında güvenirlik
Çalışma mekanına giriş için bazı insanlar edinme
Gözlemler
Gözlemin mekanik yapısında (Ezeh, 2003; Labaree, 2002);
Hatırlama için alan notlarının alınması
Katılımsız rolden katılımlı role geçiş için en uygun zamanı belirlenmesi
Mekanda, araştırmacının geçmiş bilgilerinden kaynaklanan ketlemeler gerçekleştirmesi
Büyük resimde küçük sme araştırmann nasıl daraltılacağı konusunda yaşanan zorluklar
Görüşmeler
Görüşmelerde yaşanan zorluklar genellikle mülakatın yürütülme mekanizmasından kaynaklanmaktadır.
Yaşanan zorluklar tecrübe edilen araştımalar sonrasında alınan alan notlarına göre şu şekilde özetenebilir (Roulstan, deMarrais ve Lewis, 2003; Weis, Fine, 2000).
Katılımcıların beklenmedik davranışları
İfade ve tartışma soruları oluşturmada yaşanan zorluk
Hassas konularla ilgilenme
Görüşme esnasında görüşme sürecini zedelemeden not alma
Bunların yanında mülakatçı ile katılımcı arasındaki ilişkinin akranlar eşit arasında açık ve serbest bit diyalog değil, bireyler arasında eşit olmayan güç dinamiği kurmaktır (Kvale ve Brinkman, 2009)
Katılımıların kendilerin engelleyen, baskılayan ve sıkıntıya sokan şeyleri ifade edebilmelerinin sağlanması
Araştırmacı görüşme esnasında geçmişini, yaklaımlarını ve kültürel kimliklerini silebiliyorlar mı?
Etik Sorunlar
İzin alma süreçlerinin takip edilmiş olması
Bilgi kaynaklarının gizliliğini sağlama
Araştırmacının bireysel resmler oluşturmak yerine bireyleri temsil eden daha karma bir resim oluşturmalıdır
Araştırmanın genel amacından bahsedilerek araştırmada bireyden edinilen bilgilerin ne amaçla kullanılacağının katılımcılara açıklanması
Katılımcının gizli kalması koşuluyla paylaştığı bilgilere raporda yer vermeme
Fenomenolojik bir araştırma yürütürken karşılaşılacak olası sorunları aşağıdaki gibi özetlemek mümkündür (Amerikan Antropoloji Bİrliği, 1967; Glesne be Peshkin, 1992);
Bu konuya ilişkin araştımacıların tavsiyleri şu şekilde özetlenebilir (Plummer, 1983; Davidson, 1996)
Dosyalama sistemi geliştirme
Toplanan bilginin yedeklenmesi
Yükek kalitede ses kayıt imkanı veren cihazla kullanma
Toplanan bilgi türleri için bir ana liste geliştirme
Verilerde isimleri saklamak, verileri kişilerin ulaşamayacağı yerlerde muhafaza etmek
Görsel araçlar için bir veri toplama matrisi geliştirme
BLOKLAMA VE FENOMENOLOJİK İNDİRGEME
DÖKÜMLERİN OLUŞTURULMASI
DÖKÜMLERİN TEKRARDAN OKUNMASI
ÖNEMLİ İFADELERİN BELİRLENMESİ
öNEMLİ İFADLERİN LİSTESİNİN ÇIKARILMASI ÖNEMSİZ iFADELERİN ELENMESI
İFADELERİN TEMALAR ALTINDA
KÜMELENMESİ

GENEL VE KİŞİLERE AİT TEMALARIN BELİRLENMESI
DOKUSAL TANIMLAMA
YAPISAL TANIMLAMA
FENOMENOLOJİK ARAŞTIRMALARIN RAPOR EDİLMESİ
FENOMENOLOJİK ARAŞTIRMADA GEÇERLİK
EPOCHE
TOPLANAN VERİLERLE UZUN SÜRE MEŞGUL OLUNMASI
KATILIMCILARDAN GERİ BİLDİRİM ALINMASI
BAŞKA ARAŞTIRMACILARDAN BİLGİ ALMAK
YORUMLARIN YANI SIRA KATILIMCILARIN İFADELERİNİN KELİMESİ KELİMESİNE AYNI OLARAK KALMASI
NOTLARIN VE SES KAYITLARININ KONTROLÜ
YAPILAN ÇALIŞMANIN DENETLENEBİLİR OLMASI
FENOMENOLOJİK ARAŞTIRMADA VERİ ANALİZİ
Bazı bilim insanları bu adımın araştırmanın veri analizi bölümünden hemen önce başlatılması gerektiğini ifade etseler de (Drew, 204; Hycner, 1985), kişisel özellikler verilerin toplanma sürecinde de etkili olacağından verilerin toplanmasından da önce gerçekleştirilmelidir (Creswell, 2007).
Bloklama (epoche) fenomenolojik indirgeme, "araştırmacıyı incelediği fenomeni olduğu gibi kavrmaya zorlayan bilinçtir (Hycner, 1985).
Araştırmacının fenomenle ilgili deneyimle elde ettiği bilgiler
Araştımacının fenomenle ilgili kuramsal olarak sahip olduğu bilgiler
Araştırmacının fenomene ilişkin sahip olduğu önyargılar
Bu nedenle araştırmacı incelenen fenomenle ilgili sahip olduğu bütün tecrübe ve bilgileri tamamıyla tanmlamalayarak, bunları anlaması adeta ifşa etmesi ve fenomene boş bir zihinle yaklaşması önemlidir.
Bloklanmamış Zihin
Bloklanmış Zihin
Fenomeni nasıl ise öyle görmek
Veri toplama esnasında tutulan görüşme protokollerinin her bir katılımcı için ayrı ayrı düzenlenerek yeniden yazılmasına ya da ses kayıtlarının yazılı hale getirilmesine transkript oluşturmak, yazılı dökümlere de transkript denir.
Katılımcıların söylediklerinin aynen yazılmasının yanı sıra sözlü olmayan beden diline ilişkin gözlenenlerin de yazılması araştırmanın geçerliği için önemlidir (Hycner, 1985).
Yazıların kağıda dökümünde, sayfanın sağ kenarına boşluklar bırakmak araştırmacının analiz esnasında önemli gördüğü yerleri not almasını kolaylaştıracaktır.
Araştırmacı genel bir kanaate ulaşabilmek için transkriptleri baştan sona bir kaç kez okumalıdır (Knaack, 1984).
Bunun yanında eğer ses kayıtları varsa onların da dinlenmesi genel bir kanının oluşması için önemlidir.
Bu okumalar ve dinlemeler önemli anlamların ve temaların ortaya çıkmasında çok faydalıdır.
Okuma ve dinlemeler yapılırken sessiz iletişim ifadelerine de (duraksama, ses yükseltme, ağlama, gülme, vurgu...) dikkat edilmelidir.
Araştırmacı katılımcıya ait transkripti okurken, katılımcının fenomeni nasıl tecrübe ettiğini anlatan önemli ifadeleri belirler.
Bu bazen bir cümle, bir paragraf ya da cümlenin içindeki bir tamlama, kelime vb.olarak belirlenebilir.
Bu ifadeler, numaralandırılır ya da renklendirilir. Bunun amacı bu ifadelerin ilerleyen adımlarda bir araya etirilmesinin kolaylaştırmaktır.
İfadelerin belirlenmesinin ardından araştırma sorusu ile ilgili olduğu düşünülen ve katılımcıların fenomeni nasıl deneyimlediklerini anlatan ifadler listelenir.
Bu aşamada, fenomenle ilişkili görülmeyen ya da tekrarlayan ifadeler listeden çıkarılır (Hyncer, 1985).
Tekrar ettiğine karar vermek için ifadede geçen aynı kelimelerin tekrarlanması değil, anlamlarına odaklanılmalıdır. Çünkü aynı kelime ile farklı anlamlarda kullanılabilir.
İfadelerin belirlenmesinin ardından altında bir kaç ifadenin toplanabileceği ana konseptler belirlenir. Birbirine benzer ifadelerin altında kümeleşebileceği bu konseptlere tema denir. Bu aşamada araştırmacı tanskriptleri tekrar tekrar okuyarak her bir görüşme için uygun temaları bulmaya çalışır (Hycner, 1985).
Temalaştırma işleminin ardından, bütün görüşmelerde ortak çıkan temalar ile sadece bir ve/veya bir kaç görüşmede ortaya çıkan temaları belirlenir. Daha sonra aynı temaya ait ifadeler bir tema altında toplanır. Fenomenin daha iyi anlaşılabilmesi için birve/veya bir kaç görüşede ortaya çıkan temalarında araştırmadaki yerini alması önemlidir (Hycner, 1985).

Fenomenolojik bir araştırmada
görüşme soruları
Araştırmada Ortaya Çıkan Temalar
Kendinizden bahsedebilir misiniz?
Öğretmen olmayı neden seçtiniz?
Meslekteki ilk gününüzü anlatabilir misiniz?
Meslekte unutamadığınız bir olayı anlatabilir misiniz?
Unutamadığınız bir öğretmeniniz var mı; sizin için neden nutulmaz?
Unutamadığınız bir öğrenciniz var mı; sizin için neden unutulmaz?
Sizin için öğretmenlik nedir?
Sizcemuhaliflik nedir ve kendinizi muhalif olarak görüyor musnuz?
Sizce günümüzde eğitim ortamlarındaki en tmeel sorun nedir?
stekleriniz kanun ve otoriteyle çakıştığında ne yaparsınız?
Örgütlülüğe ve Türkiye'de öğretmenler arasındaki örgütlülük anlayışına ilişkin neler düşünüyorsunuz?
Öğretmenler odasında, okulda ... diğer öğretmenler ilişkileriniz nasıl; günümüz öğretmenlerini nasıl buluyorsunuz?
Muhalif duruşunuzun bedellerini özdediniz mi; bu bedeller sizin duruşunuzda nasıl bir etki yarattı?
Sizce diğer öğretmenler ve sizin aranızda tepki gösterme ya da göstermeme/gösterme biçimleri açısında ne gibi farklar var ve bunlar neden kaynaklanıyor?
MESLEĞİM VE BEN
Öğretmenliğe nasıl başladım?
Ben kimim?
ÖĞRETMENLİĞİ DAİR DENEYİMLERİM VE GÖRÜŞLERİM
Eğitim ortamında karşılaştığım sorunlar
Bence öğretmenlik
Günümüzde öğretmenlik
ELEŞTİREL DURUŞ: DÜŞÜNCELER DENEYİMLER
Eleştirel duruşa sahip olmak ve örgütlü yaşam
Kanun ve otoritelere karşı duruş
Ödediğim bedeller
Araştırmacının, katılımcıların incelenen fenomen ile "neyi" tecrübe ettiklerinin genel temalar göz önünde bulundurularak yazılı olarak tanımlanmasına dokusal tanılama denilmektedir (Creswell, 2007).
Araştırmacının, katılımcıların incelenen fenomen ile ilgili "neyi" tecrübe ettiklerin genel temalar göz önünde bulundurlarak yazılı olarak tnaımlanmasına dokusal tanımlama denir.
Fenomenolojik araştırma raporlanırken aşağıdaki sıra takip edilmektedir (Güler, Halıcıoğlu, Taşğın, 2013):

Araştırmacıyı bu araşırmayı yapmaya iten nedenler, araştırma problemi ve araştırma sorularına yer verilir.
Araştırmacı fenomenle ilgili olarak gerçekleştirdiği literatür incelemesini sunar.
Araştırmacı, çalışmasını nasıl yürüttüğünü ve takip ettiği prosedürlerini neler olduğunu (çalışma alanı nasıl tespit edildi, çalışma grubu nasıl belirlendi, alana nasıl girildi, veriler nasıl toplandı ve analiz edildi)
Araştırmacı yaptığı yapısal, dokusal ve birleşik tanımlamalara yer verir.
Araştırmacı son olarak araştırmanın özetini, sonuçlarını, sınırlılıklarını ve sonuçların uygulanma alanlarını aktarır.
Fenomenolojik araştırmanın güvenirliliğini artırmanın çeşitli yolları bulunmaktadır. Bunları aşağıdaki gibi özetlemek mümkündür (Ashwroth, 1996; Hycner, 1985; Knaack, 1984; Priest, 2002):
Araştırmacının incelediği fenomenle ilgili sahip olduğu tecrübe, bilgi ve önyargıları göz ardı edebilmesi araştırmanın geçerliğine olumlu etkiler.
Tekrar tekrar okuma bir ileri bir geri metoduyla ifadeler, temalar ve görüşmeler arasında mekik dokuma fenomenin özünün en iyi şekilde anlaşılmasını sağlayacaktır.
Araştırmacının görüşmeleri temalandırmasının ardından, her bir katılımcının söz konusu temaları da içeren görüşme özetini oluşturması ve ardından katılımcı ile ikinci kez görüşme yapmasını içermektedir. Bu ikinci görüşmede araştırmacı özet ve temalarını katılımcıya göstererek söylediklerini doğru anlayıp anlamadığını; eklemek istediği bir yer olup olmadığını sorması beklenmektedir.
Görüşme dökümlerinin başka bir araştırmacıya da gösterilerek onun da temalaştırma gerçekleştirmesinin istenmesi. Ardından iki temalaştırmanın kıyaslanarak, gerçekleştirilen tartışmalar ile en doğru tema yapısına ulaşmayı içermektedir.
Katılımcıların ifadeleri ile araştırmacıların yorumlarının birlikte verilmesi araştırmaya duyulan güveni artırmaktadır.
Hem felsefe hem de bir metodolojidir.
Gerçeklik :
Subektif ve algısal bir kavramdır. Gerçeklik kişilere göre farklılıklar göstermektedir. Gerçeklik bireyden bağımsız bir olgu değildir. Gerçeklik Moustakas (1994) tarafından üç ana kavrama indirgenmiştir.
Amaçlılık:
Anlamlandırma, algılama, hatırlama, hissetme ve yargılamanın merkezidir. Amaçlılık gerçek ile hayali ya da var olmayan bir şeye karşı bilinçliliği yönlendiren bir kavramdır.
Noema:
Noema tecrübe edilen şeyin kendisidir.
Noesis:
Tecrübe edilen şeyin algılanma biçimidir.
Gerçek:
Gerçekliklerin bileşkesidir. Gerçek, gerçekliklere erişimi sağlamada rol oynamaktadır.
Tecrübe:
Fenomen tecrübelerle oluşmakta ve şekillenmektedir. Fenomenin tanımlanmasında da kişinin kendi deneyimleri önemli rol oynar.
Edmund Husserl
Martin Heidegger
Maurice Marleau Ponty
sorular
fenomenoloji çalışmasında araştırmacının kendisini araştırma konusuna ilişkin kişisel deneyimleriyle alakalı olarak dışarıda tutmasının kabul gördüğü fakat yine de bir şekilde kişisel deneyimlerle ilgili ifadelerin fenomenoloji ile ilgili açıklamaların başında yer almasının veya metodoloji ile ilgili açıklamaların başında yer almasının araştırmaya zarar vermeyeceği görüşü savunulmaktadır, bununla beraber önemli bir noktada çalışmanın sonunda araştırmacının yaygın bir anlayış ortaya çıkarabilmesi için çalışmaya katılanların söz konusu fenomeni bütün yönleriyle yaşamış bireylerden dikkatlice seçilmiş olması gerektiğine vurgu yapılmaktadır. peki araştırmacılar da araştıracakları her konuyu tam anlamıyla deneyimlememiş iseler örneklemlerini seçerlerken zorlanmazlar mı? ya da deneyimlemişler ise kendi deneyimlerine yatkın olan örneklemleri seçme eğilimleri göstermezler mi?
Olgubilimi ilk kez kullanacak olan bir araştırmacıyı bekleyen en zorlu süreç sizce nedir?
Desen olarak yalnızca olgubilim kullanan bir araştırmacı araştırmasına yönelik ne gibi eleştiriler alabilir?
Bir araştırmacı olarak hangi durumlarda olgubilimden yararlanmamız gerektiğine nasıl karar verebiliriz?
"Bir fenomeni araştırmak isteyen araştırmacılar, ilgili fenomen hakkındaki önceki inanışlarından bir süreliğine sıyrılmak zorundadır. Buna neden olarak da fenomenin yapısını ya da unsurlarını görmenin ya da sezmenin önüne geçilmek istenmesi gösterilir. Peki bu önceki inanışlardan bir süreliğine sıyrılma süresi ne kadardır? Araştırma tamamlana kadar mı? Yoksa örneğin kendi yorumlarımızı belirtirken önceki inanışlarımızla bir karşılaştırma yoluna gidilebilir mi?
Fenomenolojinin felsefesi de nitel araştırmanın temelinde yattığına için bazıları bütün nitel araştırmaların fenomenolojik olduğunu varsayar. Bu görüş ne kadar kabul edilebilir? Eğer bu görüş kabul edilebilirse fenomenoloji nerede bir nitel araştırma türü nerede tüm nitel araştırma türlerini kapsayan genel anlamda kullanılır? Bu ayrım nasıl yapılabilir?
Olgubilimin geçen hafta incelediğimiz kültür analizi ve durum çalışması ile farklı ve benzer noktarı nelerdir?
Full transcript