Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

Copy of >>>Canlıların Sınıflandırılması<<<

>>>Canlıların Sınıflandırılması Sunusu<<<
by

orhun Dinç

on 15 March 2014

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of Copy of >>>Canlıların Sınıflandırılması<<<

Çevremizde bir çok canlı türünü bir arada görebiliriz.
Günümüzde yer yüzünde yaklaşık 10.000.000 canlı türünün yaşadığı tahmin edilmektedir. 2.300.000 kadarı bilimsel olarak tanımlanmıştır.
Bu ünitede biyologların canlıların sınıflandırdığını öğreneceksiniz...
Karada yaşayan canlılar olarak bizler, genelikle yakın çevremizde diğer karasal canlıların farkındayız. Ancak yaşam...
... denizlerde başlamıştır ...
Yeryüzünün dörtte üçü
... ve yakın zamanda(jeolojik devir olarak 500 milyon yıl önce) karalara geçmiştir.
Bilim insanları yüzyıllardır canlıları sınıflandırma çabası içindedirler. SInıflandırma yöntemleri zamanla değişmiştir. Bunu etkileyen canlı çeşitliliği üzerine elde edilen bilginin artışı,yeni araştırma teknikleri üzerindeki gelişme ve yöntem anlayışını değiştirmektedir.
A.SINIFLANDIRMANIN GEREKLİLİĞİ VE GEÇMİŞİ

Dünya üzerinde pek çok canlı yaşar. Bilim insanları, bu canlıların milyonlarcasının hayvan,yüzbinlercesinin ise bitki olduğunu söylemektedir.
Bu sayı her geçen yıl dahada artmaktadır. Biyologlar keşfedilmemiş birkaç milyon canlı türü olduğunu düşünmektedir.
Oldukça büyük çeşitliliğe sahip canlılar dünyasını bir düzen içinde tanımlamak isteyen biyologlar organizmaları sınıflandırma yoluna gitmişlerdir. Bunun sonucunda da sistematik bilimi ortaya çıkmıştır.

İyi bir sınıflandırma sistemi canlıların ait oldukları grup özelliklerinden de yararlanarak o canlının karakteristik özelliklerini bilmemizi sağlar.
İlk sınıflandırma çalışmaları eski Yunanlılar zamanında başlamıştır.
Aristo canlıları bitkiler ve hayvanlar olarak sınıflandırmıştır. Aristo hayvanları yaşam ortamlarına göre de karada yaşayanlar, suda yaşayanlar ve havada yaşayanlar olmak üzere üç gruba ayırmıştır.
Aristo (M.Ö. 384-322)
Bir Yunan botanikçisi olan Theophrastus (Teofrastus) ise Aristo’nun öğrencilerinden biridir ve bitkileri bazı yapısal özelliklerine göre sınıflandırmıştır.
Buna göre bitkileri; otlar, çalılar,ağaçlar vb. gruplara ayırmıştır.
Theophrastus
Canlıların dış görünüşlerine ve yaşadıkları
yere bakılarak yapılan sınıflandırmaya
yapay(ampirik) sınıflandırma

denir.
Aristo döneminde yapılan sınıflandırma
yapay sınıflandırmadır.
Yapay sınıflandırmada yararlanılan özelliklerden
biri
analog organlar
dır.

Kökenleri farklı, görevleri aynı olan
organlara
analog organ
denir


İlk doğal sınıfl andırmayı yapan bilim insanı
John Ray
(1627-1705)’dir. Bitki, balık, kuş ve böcekler ile ilgili araştırmalar yapmıştır.
Bitkileri ilk kez tek çenekli ve çift çenekli olarak ikiye ayırmıştır.
Bu çalışmalar ile yapay sınıflandırma yöntemleri yerini doğal sınıflandırma yöntemlerine bırakmıştır.
Canlıların bilimsel sınıflandırılması
doğal (filogenetik) sınıflandırma
ile yapılır.
Canlıların;
köken (orjin) benzerliklerine,
akrabalık derecelerine,
sahip oldukları homolog yapılarına bakılarak yapılan sınıflandırmaya
doğal (filogenetik) sınıflandırma
denir.
Sineğin ve yarasanın kanadı analog organa örnek verilebilir.
Her ikisi de uçmaya yarar, fakat yapıları birbirinden farklıdır.
Yapılan benzer, yaptıkları işler farklı olan organlara
homolog organ

denir.

Balinanın ön yüzgeci ile insan kolu

homolog organ
dır.
Her ikisi de kökenleri aynı, fakat yaptığı işler birbirinden farklıdır.
B.Sınıflandırma Basamakları ve İkili Adlandırma
Biyolojik çeşitliliğin anlaşılması için çalışan sistematik bilimi,canlıları belirli bir hiyerarşik düzen içinde sınıflandırır.
Günümüzde de kullanılan bu hiyerarşik sistemin başlangıcı
Carolus Linnaeus
(Karl Line) (1707-1778) ’ye dayanır.
Carolus Linnaeus 1758 yılında “
Systema Naturea
” yani Doğanın Düzeni adlı kitabında canlıların adlandırılmasına ve sınıflandırmasına ilişkin geliştirdiği bilimsel yöntemi açıklamıştır.
Bu yöntemin iki temel özelliği vardır.
Bunlardan ilki her canlı türüne iki sözcükten oluşan isim verilmesidir.
İkincisi ise canlıların gittikçe daha fazla türü kapsayan hiyerarşik gruplar hâlinde sınıflandırılmasıdır.
Carolus Linnaeus (1707-1778)

Benzer türlerin yer aldığı sınıflandırma basamağı
cins
olarak adlandırılır.

Tür
; ortak bir atadan gelen, yapı ve görev bakımından benzer özelliklere sahip, doğada yalnız kendi aralarında üreyebilen ve verimli (kısır olmayan) yavrular oluşturan bireyler topluluğudur.
İnsan, çevresinde gördüğü cansız ve canlı varlıkları, her zaman bir sınıflandırma eğilimi içindedir. Kural olarak insan, sınıflandırarak algılayabilen bir türdür. Farkında olmasak bile, çevremizdeki canlıları bitkiler ve hayvanlar ya da suda ve karada yaşayanlar, tehlikeli-tehlikesizler gibi ayırımlarla sınıflandırırız.
Adlandırma yapan bilim insanları her bir tür için ikili adlandırma yöntemini kullanırlar.
İkili adlandırmada ilk ad türün ait olduğu cinsi ifade eder ve ilk harfi büyük yazılır. İkinci ad tanımlayıcı ad olarak kullanılır ve küçük harfle yazılır. İkisi birlikte tür adını oluşturur.
Tür ve cins adları yazılırken eğik yazı karakteri kullanılır.
Felis domesticus
1.CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI
Orhun DİNÇ-Erhan BAŞ
>>><Hazırlayanlar><<<
Full transcript