Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

Edatlar ve Bağlaçlar Sunum

No description
by

Enes Bener

on 23 December 2013

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of Edatlar ve Bağlaçlar Sunum

*EDAT
*BAĞLAÇ
*sAYILARIN kULLANIMI
*TARİHLERİN KULLANIMI
*sORU EKİ

Edat veya ilgeç
; dilbilgisinde farklı tür ve görevdeki sözcükler ve kavramlar arasında anlam ilgisi kurmaya yarayan yardımcı sözcükler. Edatların tek başlarına anlamları yoktur; ancak diğer sözcüklerle birlikte, cümle içinde görev kazanırlar.
Bazı kaynaklarda ünlemler ve bağlaçlar da edat kabul edilirler.
başka
beri
dâir
doğru
değin
denli
dek
dolayı
diye
evvel
gayri
gibi
göre
için
ile[Ve]
kadar
karşı
karşın
önce
ötürü
öte
rağmen
sanki
sonra
sıra
üzere
Başlıca edatlar :
Edatlar iliştirildikleri isimlerin yalın hâlleriyle veya ismin diğer hâlleri ile birlikte kullanılabilirler. Bu kullanımlardan bazıları ekli hâlleri ile Türkçeye yerleşmiştir ve bazı edatlar her zaman ilgili hâl ekinin ardından kullanılır:

Bu çiçekleri annem
için
alıyorum. ("anne" yalın halde)

Yarın
a kadar
bu ödevi bitirmem lazım. (-e hâli)

Düşük notların
dan ötürü
çok çalışman gerekiyor. (-den hâli)
Edatlardan önce gelen hal ekleri
Vasıta ve beraberlik edatı
İle
ve
birle
sözcükleridir. İle edatı
-le
şeklinde ek biçiminde de yazılabilir. Birkaç farklı kullanımı vardır.
İşin, eylemin, hangi araçla (vasıtayla) yapılacağını, yapıldığını bildirir
:
İstanbul’a uçakla gideceğim.

İşin, eylemin kimle yapıldığını, yapılacağını bildirir
:
Bu oyuncağı küçük kardeşimle birlikte yaptım.

İşin, eylemin nasıl yapıldığını, yapılacağını bildirerek durum zarfı oluşturabilir:
Büyük bir sevinçle yanıma geldi.

İşin, eylemin nedenini bildirerek edat tümleci olabilir:
Arabanın devrilmesiyle yol trafiğe kapandı.

İle edatı, bağlaç olan "ile" sözcüğüyle karıştırılmamalıdır. Bağlaç olan "ile", "ve" anlamına gelir:
Ali ile Aydın bize geldiler. (
bağlaç
)
Bu filmi Ali'yle izlemiştim. (
edat
)
İçin, üzere, dolayı, ötürü, nâşi, diye gibi sebep bildirmede kullanılan edatlardır.

Bu raporu bitirebilmek için zamana ihtiyacım var.
Açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye çıktı.
Kardeşim hastalığından nâşi gelemedi.
Sebep edatı
Benzerlik Edatı
Gibi
ve bazı ağızlardaki
bigi
gibi benzerlik bildiren edatlardır.

Yorgunluktan yatağa bavul gibi düştüm.
Başkalık edatı
Başka
,
gayri
,
özge
gibi başkalık bildiren edatlardır:
Yardım istemekten başka çaremiz kalmadı.
Senden gayri kimsem yok.

Hâl edatı
Göre
,
nazaran
,
dâir
,
rağmen
gibi edatlardır.
Şirketteki son değişikliklere dâir bilgi almak istiyorum.
Duyduğuma göre bitirme sınavları bir hafta erken gerçekleşecekmiş.
Çok çalışmama rağmen sınavda hedeflediğim başarıyı yakalayamadım.
Miktar edatı
Kadar sözcüğüdür. Yer ve yön edatı olan "kadar" ile karıştırılmamalıdır.

Sürahiyi ağzına kadar doldurdum.
Ne kadar zaman olmuş görüşmeyeli.

Zaman edatı
Beri, önce, evvel, sonra gibi zaman bildiren edatlardır.

Ne zamandan beri bu işle meşgulsünüz?
Gitmeden evvel bahçe düzenlemesini tamamlamalıyız.
Babam yurtdışından döndükten sonra taşınacağız.
Yer ve yön edatları

Kadar
,
değin
,
dek
,
karşı
,
doğru
,
yan

gibi yer veya yön bildiren edatlardır.

Otomobilimiz bozulunca şehre kadar yürüdük.
Ayvalık'ta denize karşı bir villa almış kendisine.
Eve doğru ıslık çalarak yürürken eski bir arkadaşıma rastladım.
illuminati
Edatların cümlede diğer görevlerde kullanımı

Edat olarak kullanılan bazı sözcükler cümlede başka görevlerde de kullanılabilirler:
Yolun karşısına geçerken çok dikkatli olmalısın. (isim)
Bugün derse başka bir öğretmen geldi. (sıfat)
Biraz beri gel. (zarf)
Cümledeki diğer sözcüklerle birlikte sıfat veya zarf öbeği oluşturabilirler:
Dağ gibi adam bu hastalığı atlatamadı. (sıfat öbeği)
Sen de herkes kadar çaba göstermelisin. (zarf öbeği)
Başka sözcüklerle birlikte özne veya yüklem görevinde de kullanılabilirler:
Onun gibisi zor bulunur. (isim, özne)
Dünkü provada repliğimi unuttuğumda utançtan ölecek gibiydim. (isim, yüklem)
EDATLAR
Cümleleri veya aynı görevdeki sözcükleri birbirine bağlayarak aralarında anlam ilgisi kuran sözcüklere denir.

İLE
” – “
VE
” BAĞLAÇLARI
Aynı görevdeki sözcükleri birbirine bağlar.

—Evin ve bahçenin kapısı açıktı.(Tamlayan)

—Bu radyo Adana’da ve Mersin’de yayın yapıyor.(D.T)

—Akşam arkadaşıma gideceğim ve her şeyi anlatacağım.

—Cehennemle cenneti bu dünyada yaşadık.(Nesne)

—Evle okul arasında mekik dokuyor.(Tamlayan)

—Annesiyle babası yarın bize gelecek.(Özne)
Bağlaçlar
Uyarı
: Biri bağlaç diğeri edat olan iki çeşit “
ile
” vardır. Bir cümlede “ile”nin yerine “
ve
”yi getirebiliyorsak bağlaç, getiremiyorsak edattır.

—“Bazen yandık bazen menekşelerle söyleştik.(
Edat
)

—“Kazaklarla ceketi parayla aldım.(
B-E
)
“DE” BAĞLACI

*Eşitlik, gibilik anlamı katar.

—O filmi ben de seyrettim.
*Abartma anlamı katar.

—Çocuğun okuduğu şiir de şiirdi hani.
*Küçümseme anlamı katar.

—Sen sınavı kazanacaksın da ben göreceğim.
*Sitem anlamı katar.

—Okula kadar geldin de bir selam vermedin.
*Şaşma,inat,sebep, korkutma anlamı katar.

—Ailesiyle kavga etti de evi terk etti.(Sebep)
*Ama, fakat anlamında kullanılır.

—Pansiyona kaydını yaptı da yerleşmedi.

Uyarı: Türkçede biri bağlaç diğeri hal eki olan iki çeşit “de” vardır. “De”yi cümleden çıkardığımızda cümlenin yapısı bozulursa ektir bitişik yazılır, bozulmazsa bağlaçtır ayrı yazılır.

—Bakkalda sebze de satılıyormuş.

—Ayşe de okulda kalmış.
“AMA” , “FAKAT” BAĞLACI

*Karşıt anlamlı iki cümleyi birbirine bağlar.

—Sınava çok iyi hazırlandı ama üniversiteyi kazanamadı.

—Her sabah spor yapıyor ama zayıflayamıyordu.

*Koşul, pekiştirme anlamı katar.

—Dışarı çıkabilirsin ama eve erken döneceksin.

—Seninle sinemaya gelirim ama işim olmazsa.

—Bu kitabı sana alacağım ama okuyacaksın.

—Dışarıda soğuk ama çok soğuk bir hava var.

—Büyük ama çok büyük bir bahçesi vardı.
“ANCAK” ,“YALNIZ” BAĞLACI

Yalnız
sözcüğü;

*Ama, fakat anlamında kullanılıyorsa bağlaç,

* Bir tek, sadece anlamında kullanılıyorsa edat,

* Önündeki ismi niteliyorsa sıfat,

* Fiili niteliyorsa zarftır.

—Geziye yalnız bizim sınıf katıldı. (edat)

—Bu adam evde yalnız yaşıyor. (zarf)

—Yalnız insanlar hayata karamsar bakarlar. (sıfat)

—Onunla konuşurum yalnız fikrim yine de değişmez.(bağ)

—Bu işin üstesinden ancak sen gelirsin. (edat)

—Bütün gün evde yalnızdım. (adaşmış sıfat)

—Filmi seyredebilirsin ancak yarın erken kalkmalısın.(b.)
"ki" bağlacı
*Özneyi pekiştirir.

—Ben ki yedi iklimin padişahıyım.
*Neden-sonuç vardır.

—Günü kötü geçmiş ki çok kızgın görünüyor.
*Kuşku,yakınma,şaşma,amaç-sonuç, tahmin

—Beni tanımıyorsun ki…(Yakınma)

—Kafamı bir kaldırdım ki onu karşımda gördüm.(Şaşma,)

—Arabayı o çizmiş olabilir mi ki?(Kuşku)

—Geç saatlere kadar çalışmış olmalı ki sabah uyanamamış. (tahmin)

HEM…HEM
” BAĞLACI

Karşılaştırılan iki unsurun hepsi anlamını vermektedir.Eş görevli sözcükleri bağlar.

—Hem arabayı hem evi üzerine alacakmış.(Nesne)
NE…NE
BAĞLACI

Cümleyi anlamca olumsuz yapar. Karşılaştırılan iki unsurun hiçbiri anlamını verir.

-Sallanmaz o kalkışta ne bir mendil ne bir kol.(Özne)
NOT
: İki karşıt sıfatı birbirine bağlarsa “ikisinin arası, ortası” anlamı verir.

Kız ne zayıf ne şişman biriydi.

Konuşan adam ne uzun ne kısaydı.
ya… ya
bağlacı:

Karşılaştırılan unsurlardan birini ifade etmek için kullanılır.

Ya bu deveyi güdeceksin ya bu diyardan gideceksin. (cümleleri)

Aynayı ya Ayşe ya Özlem kırmıştır. (özne)
1.
Sayılar metin içerisinde yazıyla yazılır:
bin yıldan beri, dört kardeş, haftanın beşinci günü, üç ayda bir, yüz soru, iki hafta sonra, üçüncü sınıf.
Yaş otuz beş, yolun yarısı eder. (Cahit Sıtkı Tarancı)

Buna karşılık saat, para tutarı, ölçü, istatistik verilere ilişkin sayılarda rakam kullanılır
:
17.30'da, 11.00’de, 1.500.000 lira, 25 kilogram, 150 kilometre, 15 metre kumaş, 1.250.000 kişi, % 25, % 50.
Saat ve dakikalar metin içinde yazıyla da yazılabilir: saat dokuzu beş geçe, saat yediye çeyrek kala, saat sekizi on dakika üç saniye geçe, mesela saat onda.

2.
Birden fazla kelimeden oluşan sayılar ayrı yazılır:
iki yüz, üç yüz altmış beş.

3.
Para ile ilgili işlem ve senet, çek vb. ticarî belgelerde geçen sayılar bitişik yazılır
:
650,35 (altıyüzelliTL,otuzbeşKr).
Sayıların Kullanımı
4. Notayı niteleyen sayılar ayrı yazılır:
on altılık.

5. Oyun adlarını niteleyen sayılar bitişik yazılır:
altmışaltı
.

6. Romen rakamları ancak yüzyıllarda, hükümdar adlarında, tarihlerde ayların yazılışında, kitap ve dergi ciltlerinde ve kitapların asıl bölümlerinden önceki sayfaların nu­maralandırılmasında kullanılabilir:
XX. yüzyıl, III. Selim, XIV. Louis, II. Wilhelm, V. Karl, VIII. Edward, 1.XI.1928, I. Cilt, XII. Cilt.

7. Beş ve beşten çok rakamlı sayılar sondan sayılmak üzere üçlü gruplara ayrılarak yazılır ve araya nokta konur:
326.197, 49.750.812, 28.434.250.310.500 .

8. Sayılarda kesirler virgül ile ayrılır:
15,2 (15 tam, onda 2), 5,26 (5 tam, yüzde 26).

9. Sıra sayıları yazıyla veya rakamla gösterilebilir. Rakamla gösteril­mesi durumunda ya rakamdan sonra bir nokta konur ya da rakamdan sonra kesme işareti konularak derece gösteren ek yazılır:
15., 56., XX.; 5'inci, 6'ncı.
Önemli
Üleştirme sayıları rakamla değil yazıyla belirtilir:


2'şer
değil
ikişer
,
9'ar
değil
dokuzar
,
100’er
değil
yüzer
.
Tarihlerin Yazılışı
:
Gün ve yıl sayıları rakamla ;ay, hem rakamla hem de yazıyla gösterilebilir:

*21 Mart 1978 *25.11.1930 *11.X.2000 *18/01/1919

Not
:Tarih bildiren sayılardan sonra gelen ekler,kesme işaretiyle ayrılır.

*19 Mayıs 1919'da *18.12.1933'te
mı, mi, mu, mü soru ekinin yazılışı

mı, mi, mu, mü soru eki gelenekleşmiş olarak ayrı yazılır; ancak, kendisinden önceki kelimenin son ünlüsüne bağlı olarak ünlü uyumlarına uyar ve mı, mi, mu, mü biçimlerini alır
:
Kaldı mı? Sen de mi Brutus? Olur mu? İnsanlık öldü mü?

Soru ekine birtakım ekler de getirilebilir. Bu ekler soru ekiyle bitişik yazılır
: V
erecek misin? Okuyor muyuz? Çocuk muyum? Gelecek miydi? Ölür müsün, öldürür müsün?

Bu ek sorudan başka görevlerde kullanıldığı zaman da ayrı yazılır
:
Güzel mi güzel! Yağmur yağdı mı dışarı çıkamayız.
1. Aşağıdaki atasözlerinin hangisinde edat (ilgeç) yoktur?

A) Deveci ile konuşan kapısını büyük açar.
B) Kimsenin çırası tana kadar yanmaz.
C) Akıllı köprü arayana dek deli suyu geçer.
D) Derede tarla sel için, tepede harman yel için.
E) Bin atın varsa inişte in, bin atın varsa yokuşta bin.
2. Aşağıdaki atasözlerinden hangisinde bağlaç yoktur?

A) Boynuz kulaktan sonra çıkar ama kulağı geçer.
B) Ekmeği ekmekçiye ver, bir ekmek de üste ver.
C) Serçe ile konuşanın sesi semadan gelir.
D) Çağrılmayan yere börekçi ile çörekçi gider.
E) Buğday mısıra demiş ki: "Aş ol, keş ol; hamur işine karışma."
3.
I
. Beş yüz kişiyi davet etmişler, ne var ki salon o kadar insanı almaz.
II
. Tatile gitmek istemiyorum, kaldı ki bu yıl vaktim de olmayacak.
III
. Bütün gece sınava çalışmış öyle ki gözleri kan çanağına dönmüş.
IV
. Hava çok soğuk bununla birlikte hastayım; dışarı çıka­mam.
V
. Mademki okumayacaktın, bu kitapları neden aldın?

Numaralanmış cümlelerden hangilerinde geçen altı çizili sözler, anlamca birbirine en yakındır?

A) I. ve II. B) I. ve III. C) II. ve IV.
D) III. ve V. E) IV. ve V.
4.
Aşağıdakilerin hangisinde "de, da" bağlacı cümleye "üstelik" anlamı katmıştır?

A) O kitabın ilk baskısını çok aradım da bulamadım.
B) Programı istediğin gibi hazırlarsın, sunarsın da.
C) Satıcı, müşteriyi ikna etmek için sattığı ürünün üstünlük­lerini anlattı da anlattı.
D) İki yıl boyunca uğraştı da bu projeyi tamamlayabildi.
E) Bugün geleceğini söyledi de yine gelmedi.
5.
Aşağıdaki atasözlerinin hangisinde "ile" edat olarak kullanılmamıştır?

A) Kürk ile, börk ile adam olunmaz.
B) Lafla peynir gemisi yürümez.
C) Ne verirsen elinle, o gider seninle.
D) Olacakla öleceğe çare bulunmaz.
E) Öfkeyle kalkan zararla oturur.
6.
Aşağıdaki cümlelerden hangisinde "kadar" edatının oluş­turduğu söz öbeği cümleye yaklaşıklık anlamı katmıştır?

A) Yaşlı adam "Bacak kadar çocuk bize akıl veriyor." deyiverdi.
B) Sen gelene kadar ben de sofrayı hazırlarım.
C) Müdür beyle görüşmek için akşama kadar kapıda bek­ledi.
D) Sorular bitse de zil çalana kadar sınıfta bekleyeceksiniz.
E) Beni merak etmeyin bir saate kadar yanınıza gelirim.
7.
Aşağıdaki cümlelerden hangisinde bağlaç ötekilerden farklı bir öğeyi bağlamıştır?

A) İş konusunda ne annesini ne babasını dinliyor.
B) Birkaç yıl içinde hem evini hem arabasını yeniledi.
C) Defterlerini ve kitabını arkadaşının evinde unutmuş.
D) Bu yaz ya Karadeniz'i ya da Ege'yi gezeceğiz.
E) Birkaç yazısı ve bir şiiri okul gazetesine alınmıştı.
8.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "gibi" ile oluşturulan edat öbeği ötekilerden farklı görevde kullanılmıştır?

A) Londra'dan gelecek uçak saat altı gibi havaalanında olacakmış.
B) Gelinciğin kedi gibi bir hayvan olduğunu bilmiyordum.
C) Yaşlı kadın, yanık sesiyle ağıt gibi bir türkü söyledi.
D) Dağ gibi adam birkaç ay içinde eriyip tükenmişti.
E) Çiçek satan kız cin gibi bir çocuktu.
9.
Aşağıdaki atasözlerinden hangisindeki "de, da" bağlacı yerine "bile" sözcüğü getirilebilir?

A) Bir kızı bin kişi ister de bir kişi alır.
B) Dervişin fikri ne ise zikri de odur.
C) Bin bilsen de bir bilene danış.
D) Duvarın kulağı var gözünü de unutma.
E) Bir ağaçta gül de biter, diken de.
10.
Aşağıdaki cümlelerden hangisinde "koşul" bildiren bir bağlaç kullanılmıştır?

A) Biz salonun dışında Burcu'yu bekliyorduk, meğer o çok­tan içeri girmiş.
B) Buradaki yaşantıya alışmış ise yeni bir yere ayak uydur­ması zor olur.
C) Perdeleri çekip odanın ışıklarını açmış, oysa dışarda henüz güneş bile kaybolmamış.
D) Size her zaman ders anlatırım, yeter ki siz istekli olun.
E) Düzenli çalışacağını söylüyor, gel gelelim yaptıkları söylediklerini doğrulamıyor.
Son
Enes Bener
Sunum Hazırlayan
İçerik Hazırlayanlar
Melike Çolak
Ezgi Elibol
Tarih
Soru Eki
Sayı
Sorular
Full transcript