Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

Öğrenen Organizasyonlar

No description
by

Hatice ŞAHAN

on 30 December 2014

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of Öğrenen Organizasyonlar

Öğrenen Organizasyonlar
Öğrenen Organizasyon Kavramı Nedir?
planlama
1.ÖĞRENEN ORGANİZASYONUN TARİHSEL GELİŞİMİ
2.ÖĞRENEN ORGANİZASYON KAVRAMI
2.1.TEMEL ÖZELLİKLERİ
2.2.GELENEKSEL ORGANİZASYONLAR VE ÖĞRENEN ORGANİZASYONLAR
3.ÖĞRENEN ORGANİZASYONUN AŞAMALARI
3.1.BİLEN ORGANİZASYONLAR
3.2.ANLAYAN ORGANİZASYONLAR
3.3.DÜŞÜNEN ORGANİZASYONLAR
3.4.ÖĞRENEN ORGANİZASYONLAR
4.ÖĞRENEN ORGANİZASYONLARIN DİSİPLİNLERİ
4.1. KİŞİSEL USTALIK
4.2. ZİHNİ MODELLER
4.3. PAYLAŞILAN VİZYON
4.4. TAKIM HALİNDE ÖĞRENME
4.5. SİSTEM DÜŞÜNCESİ

1950’li yıllarda “Sistem Teorisi’’nin ortaya konması ve ortaya atılan sistem düşüncesinin gelişmesi ile organizasyonların yaşayan organizmalar olarak düşünülmesi sağlanmıştır. Senge, “Sistem Teorisi” ni öğrenme sürecine uyarlayarak, buradan elde ettiği bilgileri iş dünyasına aktarmış ve karşılaşılan olumlu sonuçlarla öğrenen organizasyon disiplini iş dünyasında popüler olmaya başlamıştır .
Bu yıllarda, şirketlerin öğrenme aktivitelerinin kendileri için çalışan kişiler aracılığıyla gerçekleştiği kabul ediliyordu. Daha sonraları, şirketlerin bu öğrenme aktivitesindeki rolü, şirketin içinde barındırdığı “örgütsel öğrenme sistemi” adı verilen bir çevresel etken sistemiyle, şahısların, öğrenme aktivitelerinin kolaylaştırılması ya da zorlaştırılmasıydı .
Ancak, “Öğrenen Organizasyon” terimine ilk olarak Chris Argyris ve Donald Schön’un çalışmalarında rastlamakta, Senge’nin çalışmaları ile de önemi artmaktadır.
ÖĞRENEN ORGANİZASYON KAVRAMI
Öğrenen organizasyon değişik şekillerde tanımlanmıştır; Ama sonuçta belirli kriterlerde birleşmektedirler. Bu tanımlardan bazıları şu şekilde ifade edilebilir. Organizasyon sözcüğü literatürde hem
makro hem de mikro
yaklaşım olarak ele alınıp tanımlanmaya çalışılmıştır. Her iki yaklaşımı da içeren ve kavramı tanımlayan bir açıklamaya göre, organizasyon, ortak bir amacı gerçekleştirmek için bir araya gelen insanların oluşturduğu yapı, kural ve süreçler bütünüdür
Öğrenen organizasyon anlayışı; yarının yönetimi ve değişim yönetiminde eğitimli insana daima kendini geliştirme yeteneğine sahip organizasyonlar inşa etme yolunda ipuçları veren, İnsanın organizasyonla beraber nasıl öğrenebileceğini ve öğrenilmesi gerekenin nasıl öğrenileceğini gösteren bir yönetim tekniğidir.
Öğrenen organizasyon kavramını daha iyi açıklayabilmek için, şu iki kavramı birbirinden ayırmak ve özelliklerini kısaca ele almak gerekir: Bunlar
organizasyonlarda öğrenme ve öğrenen organizasyondur.
Bunlardan birincisini organizasyon içinde çeşitli düzeylerde öğrenme olayının gerçekleştiği bir süreç; ikincisini de bu süreç sonucu ortaya çıkan bir yapı olarak ele almak mümkündür .
Öğrenen organizasyon, öğrenmeye daima öncelik verir. Bu nedenle öğrenen organizasyon, tüm üyelerin öğrenmesini sağlayıp basitleştirir ve bu süreyi verimli bir şekilde yönlendirerek kendini değişen koşullara uyarlayan bir yapıya kavuşur. David Garvin’in (1993) de belirttiği gibi
öğrenen organizasyon, bilgiyi oluşturma, edinme, aktarma, yeni bilgi ve kavrayışları yansıtmak için değiştirme becerisine sahip olan organizasyondur .
Öğrenen organizasyonda öğrenme belli zaman ve aralıklarda gerçekleştirilen bir olay olmaktan çıkarılarak, organizasyondaki bütün çalışmalar, işbirliği ve öğrenme temeline oturtulmaktadır.
TEMEL ÖZELLİKLERİ
Örgüt liderlerinin örgütlerini ulaştırmaya çalıştırdıkları hedef olan öğrenen örgütlerin en temel özellikleri

• Mesleğinde derin bilgi sahibi ve öz yetenekleri gelişmiş, öğrenmeyi öğrenmiş, bilgiyi kıskanmayan, bilgi paylaşımına açık, bilgiye nasıl ulaşılabileceğini bilen, araştıran ve sürekli gelişen, yenilikçi ve yaratıcı, değişime açık ve esnek, takım halinde çalışabilen çalışanlara sahip olmak,
• Örgütte öğrenmeyi sürekli ve kalıcı kılacak bir eğitim mekanizmasına sahip olmak,
• Örgütsel düzeyde bilgi paylaşım kültürüne sahip olmak,
• Sahip olunan örgütsel bilgiyi yönetebilmektir.
Öğrenen örgütlerin genel olarak sahip oldukları diğer bazı özellikler ise
• Sistematik sorun çözme,
• Yeni yaklaşımları deneme,
• Geçmiş deneyimlerden öğrenme,
• İşi en iyi yapanların tecrübelerinden yararlanma ve başkalarından öğrenme,
• Bilgiyi hızla ve etkin bir şekilde kullanmadır
Tüm bu özellikler, bilgi çağı örgütlerinin şiddetle ihtiyaç duyduğu organik yapıyı oluşturan özelliklerdir. Bu özelliklere sahip bir örgütün sürekli öğrenen, öğrendiklerini uygulayan, diğer çalışanlarla paylaşan böylece birlikte öğrenerek yenilik üretme kapasitelerini sürekli geliştiren çalışanlara sahip olarak bilgiyi yöneten ve öğrenen esnek bir örgüt olacağı gerçektir.
GELENEKSEL ORGANİZASYONLAR
VE
ÖĞRENEN ORGANİZASYONLAR
Öğrenen organizasyon daima kendini yenileyen, geliştiren, teknolojik yenilikleri örgüte yansıtan bir örgüt yapısına sahiptir. Öğrenen organizasyonlar ile geleneksel organizasyonlar arasında birçok farklılıklar vardır.
ÖĞRENEN ORGANİZASYONUN(ÖRGÜTLERİN) AŞAMALARI
BİLEN ORGANİZASYONLAR
ANLAYAN ORGANİZASYONLAR
DÜŞÜNEN ORGANİZASYONLAR
ÖĞRENEN ORGANİZASYONLAR
Tarihi akış içerisinde ilk halkayı oluşturabilen örgütün, en eski modeli olduğu vurgulanmaktadır
Bilen örgütler, çevrelerinde var olan değişime tepki biçiminde ortaya çıkmaktadırlar.
Değişimler büyük çaplı olmamakla birlikte, sahip olunan ürün veya hizmetlere bazı eklemeler yapılıp değişim sağlanmaya çalışılmaktadır .
Bu tür yapılarda, yapılan yenilikler öğrenme sonucunda ortaya çıkmış ürünler değildir. Bu yüzden firmanın kanıtlanmış çizgisiyle sınırlı kalan yenilikler, rekabet gücünü de sınırlamaktadır.

Bilen örgütlerin en büyük özelliği, rasyonelliğe ve etkinliğe her şeyden çok önem vermekte olmalarıdır
Bilen örgüt, insanların güçlü yönleri ve potansiyelleri çevresinde kurulmaktansa, insanları mekanik örgütlemenin gereklerine uyacak bir biçimde şekillendirebilmektedir
Bilen örgütlerde yöneticinin en önemli sorumluluğunun, çalışanları yakından denetlemek ve kurallara uymalarını sağlamak olduğu vurgulanmaktadır. Bilen örgütlerdeki bu sıkı denetimde uyum sağlama konusundaki baskı, rutin davranışlar ve riskten kaçma eğilimi, öğrenmeyi engelleyen en önemli faktörlerdir
Bilen örgütleri anlayan örgütler izlemektedir.
Anlayan örgütlerin bilen örgütlerden farklı tarafı, insan unsuruna önem verilmesidir. Özellikle 1970’lerde yabancı rekabetin artması, tüketicilerin değişen talepleri ve teknolojideki sürekli gelişme gibi nedenlerden dolayı, örgütlerin en iyi tek yol arayışından, farklı yönlere doğru yönelmeye başladığı görülmektedir.

1980’lerde örgüt kültürü, işletmeleri yönlendiren temel faktör haline gelmektedir
Anlayan örgütlerin temel felsefesi, şirket değerlerinin tüm çalışanlar tarafından anlaşılmasını ve uygulanmasını sağlamaktır
Günümüzde son aşamada ortaya çıkan öğrenen örgüt,
öğrenmeyi teşvik eden, personelini geliştirmeyi ön plana alan, açık haberleşme ve yapıcı diyaloğu öne çıkaran
bir örgüt şekli olarak benimsenmektedir
Öğrenen örgüt, bulunduğu zaman ve ortamda ne olup bittiğinin farkında olan, istedikleri sonuçları elde etmek için tüm potansiyelini kullanarak yeteneklerini geliştirebilen, işine bağlı takım arkadaşları ile anlamlı ilişkiler kurabilen örgüttür
Anlayan örgüt aşamasının bir üst aşamasında, düşünen örgüt yer almaktadır. Bu aşamada temel anlayış teşhis ve tedavidir
Düşünen örgütler, problemleri bulmaya çalışan, yeni çözümler üretmeyi deneyen ve gelecekte doğabilecek problemleri bugünden düşünerek çözüm yolları bulmaya çalışan örgütlerdir
Düşünen örgütün eksikliği, çabuk çözümler üzerinde durarak, temeldeki soruna yönelmemesidir. İşle ilgili sorunların çözümünde tepki verici programları esas alan bu yaklaşım, çoğu zaman yönetimin bakış açısını kısıtlamakta ve öğrenmeyi engellemektedir
Öğrenen örgütler; bilen, anlayan, düşünen örgütlerle karşılaştırıldıklarında, aradaki en büyük farkın, değişime olan yaklaşımlardan kaynaklandığı görülmektedir. Öğrenen örgütlerde değişim sürekli bir olgu olarak algılanmaktadır .
Çünkü değişim öğrenmeyi yönlendiren veya gerçekleştiren temel girdidir .

Turizm işletmelerinde öğrenen örgütün oluşması, değişen koşullara uyum sağlayabilmeleri açısından oldukça önemlidir. Bu bağlamda turizm işletmelerinin yenilikleri izlemekten öte yenilikleri ortaya koyan ve hizmet kalitesini paydaşlarından öğrendikleri ile arttıran örgüt olabilmeleri, öğrenen örgüt aşamasına ulaşmalarından geçmektedir
Öğrenen örgütün oluşması için gerekli beş disiplin;
kişisel hakimiyet, zihni modeller, paylaşılan vizyon, takım halinde öğrenme ve sistem düşüncesi olmakla birlikte, belli beceri ve yetenekleri elde etmek için izlenecek olan gelişme yollarıdır.
Bu yeni beş disiplini, diğer bilinen yönetim beceri ve disiplinlerinden ayıran en önemli özellik, bu disiplinlerin kişisel disiplin olmalarıdır.
ÖĞRENEN ORGANİZASYON DİSİPLİNLERİ
Bir işletmenin hem günümüzde hem gelecekte başarılı bir grafik çizmesi, öğrenen örgütler yaklaşımını başarıyla uygulamasına bağlıdır. Bir örgütü öğrenen örgüt haline dönüştürmek kolay değildir (Kırım, 1998’den aktaran Öneren, 2008:169).
Bir örgütün, öğrenen örgüt formunda kurulması zorlu bir sürecin sonunda gerçekleşebilir. Senge’ye göre bir öğrenen örgütün kurulabilmesi için 5 temel disiplinin başarıyla uygulanması gerekir
Senge “disiplin” sözü ile ne anlatmak istediğini şu şekilde açıklamaktadır: “Disiplin sözcüğü ile zorla kabul ettirilen bir düzeni veya bir cezalandırma aracını değil, uygulamaya koymak için incelenmesi ve hakim olunması gereken bir teori ve teknik bütününü anlatmak istiyorum. Bir disiplin, belirli beceri ve yetenekleri elde etmek için izlenecek bir gelişme yoludur. Herhangi bir disiplinle olduğu gibi, piyano çalmaktan elektrik mühendisliğine kadar, kimilerinin Tanrı vergisi yeteneği vardır, ama herkes pratikle yeteneğini geliştirebilir” (Senge, 1993’dan aktaran Öneren, 2008:169). Senge’nin bahsettiği 5 disiplin özetle şunlardır:
KİŞİSEL USTALIK
Bireyler ustalıklarını diğer insanların üzerinde kontrol kurmak için değil, organizasyon ve sistem üzerinde kontrol kurabilmek için geliştirmelidirler. Bireyler kendi kişiliklerini, bilgi ve becerilerini yargılayabilecek düzeyde kendilerini tanımlamalıdırlar
Bir organizasyonun iklimi kişisel ustalık aracılığıyla iki yoldan güçlendirilebilir
• Kişisel büyümeye organizasyonda gerçekten değer verildiği fikrinin sürekli olarak yeniden güçlendirilmesi.
• Kişisel ustalığın ve hâkimiyetin geliştirilmesi için hayati derecede önemli olan iş başında eğitimin sağlanmasıdır.
ZİHNİ MODELLER
Zihni modeller kişinin dış dünyaya bakış açısını ifade eder. Buna kesin ve apaçık anlamalar da dahildir. Öğrenme işleminde zihni modellerin önemi çoktur. Bazı insanlar zihni modellerin varlığını keşfedemezler.
Zihni modeller, bireyin dünyaya nasıl bir anlam verdiğini belirlemekle kalmaz, nasıl eyleme geçtiğini de belirler.
Organizasyonların varoluş amaçları, bir kişinin tek basına ulaşamadığı amaçlara ulaşmasında ortak bir yol izlemektir ve zihni modellerin, organizasyon yapısı içinde öğrenmeyi destekleyecek şekilde kullanıldığı zaman olumlu etkileri olacaktır.
PAYLAŞILAN VİZYON
Organizasyonda paylaşılan vizyon, bireylerin karşılıklı etkileşimden doğan bir vizyon ile gerçekleşebilmektedir. Öğrenen organizasyondaki liderler için bunun anlamı, organizasyon içindeki bireylerin birbirlerini etkileyerek oluşturmuş oldukları vizyonu lider olmadan da oluşturabilme kolaylığının olmasıdır.
Eğer organizasyonda gerçekten paylaşılan bir vizyon varsa, çalışanlar sadece onlara emredildiği için değil, aynı zamanda kendileri istediği için öğrenme sürecine girerler ve bu sayede kendilerini geliştirebilirler
TAKIM HALİNDE ÖĞRENME
Organizasyonda bireysel ve grupsal öğrenme benimsendiğinde, sistemler, yapılar, kültür ve stratejiler gibi kavramlar örgütsel ortamlara yerleşerek gerçekleşmektedir. Bir takımın başarıya ulaşabilmesi için dört aşamaya ihtiyacı vardır

Formlaşma
: Grup üyeler birbirleri ile anlaşmaya başladıkları zaman o işi minimum zamanda tamamlarlar.

Heyecanlanma:
Stresli bir tartışmadan sonra bile beraber çalışabilmeleri gerekir.

Normlaşma
: Roller kabul edildiği zaman takımın yaratmaya başladığı hissedilir ve bilgiler paylaşılır.

Görevini Yerine Getirmeye Başlama
: Verimde, kalitede, karar vermede, takım halinde öğrenme yaşamsaldır.
Takım halinde öğrenmenin gerçekleşebilmesi için ilk asama olarak
“diyalog”
un oluşması gerekir.
Diyalog, takımın bireylerinin varsayımlarını askıya alıp gerçek bir “birlikte düşünme” eylemine girme kapasitesi olarak tanımlanır
. Bireylerin öğrenmeyi aksatan tüm engelleri keşfedebilmelerini sağlayan bir araçtır. Socrates’ in kendisine özgü öğretme ve araştırma yöntemi olan “diyalog” da düşünceler ortaya konulur ve bunlar karşılıklı olarak eleştirilir; böylece herkesin kabul edeceği şeye varılmak istenir
SİSTEM DÜŞÜNCESİ
Sistem düşüncesi, öğrenen organizasyonun temeli, ve aynı zamanda diğer disiplinleri bütünleştiren temel bir araçtır
Sistemin temel noktası genellikle uzun dönemli bir görüşe doğru yönelmektedir
Sistem düşüncesinde olaylar doğrusal değil, bir döngü içerisinde birbirini etkilemektedirler. Sistem düşüncesi disiplinin özü, karşılıklı ilişkileri ve değişim süreçlerini kavramaktır. Sistem düşüncesinin iki temel özelliği vardır. Bunlardan biri,
pekiştirici geri besleme süreci, diğeri ise dengeleyici geri besleme sürecidir
Değişimin yoğunluk kazandığı günümüzde en iyi sonuçlar örgütsel öğrenme ile sağlanabilir. Öğrenen organizasyonlar, değişimin önünde ve hızla değişen yapılardır .
ÖĞRENEN ORGANİZASYONUN TARİHSEL GELİŞİMİ
Bu kavram, iş dünyasında 1970'lerde ortaya çıkmış ve ilk olarak “hataların yakalanması ve düzeltilmesi” olarak tanımlanmıştı
Hatice Şahan Erkek
Gerçek öğrenme insanın özünde varolan birşeydir. Öğrenme sayesında daha önce hiç yapamadığımız şeyleri yapabilmeye başlarız. Öğrenme yoluyla dünyayı ve onunla olan ilişkimizi yeniden algılarız. Öğrenme sayesında yaşamın yaratıcı sürecinin bir parçası olan kapasitemizi genişletiriz. Her birimizin içinde böylesi bir öğrenmeye karşı büyük bir açlık vardır.”
Peter Senge, 1990

· Öğrenme, doğuştan gelen davranışları, eğilimleri ve yorgunluk,ilaç vb. etkilerle gerçekleşen organizmanın geçici durumlarını kapsamayan, çevredeki etkileşimler yoluyla davranışların oluşturulması ya da değiştirilmesi sürecidir.
· İnsanın eğilimlerinde belli bir zaman diliminde oluşan bir değişmedir.
· Pekiştirme sonucunda davranışta ya da potansiyel davranışta oldukça sürekli bir değişme meydana gelmesidir.
· Yaşantı sonucunda davranışta ya da potansiyel davranışta meydana gelen kalıcı izli bir değişmedir. Bireyin yaşantılarının bireyde oluşturduğu şeylerdir
Öğrenme nedir?
Full transcript