Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

8 Mart Dünya Kadınlar Günü

No description
by

Ayça Sağesen

on 9 March 2015

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of 8 Mart Dünya Kadınlar Günü

8 MART
Bunun yanı sıra feminizm gibi eşitliği savunan akımlar doğru şekilde topluma tanıtılmalıdır.
İnsan hakları; tüm insanların hiçbir ayrım gözetmeksizin yalnızca insan oluşlarından dolayı eşit, özgür ve onurlu yaşama hakkına sahip olmasıdır.
Haklarımızı koruma altına alan hukuk sistemine göre herkes cinsiyet, ırk, renk, din, dil, yaş, uyruk ya da toplumsal köken, düşünce farkı gibi farklara bakılmaksızın yasalar önünde eşittir. Ancak yasaların zaman zaman gerektiği gibi uygulanmadığı ve haklarımızın yeterince korunmadığı da bir gerçek.
DÜNYA KADINLAR
GÜNÜ

İnsan Hakları;
İnsanın değerini ve onurunu korur.
İnsanın, “insanca” yaşaması için gerekli, zorunlu koşulları ifade eder.
İnsanın insan olmaktan kaynaklanan gereksinimlerini karşılamaya yönelik, maddi ve manevi varlığını korumayı, geliştirmeyi hedef edinen en temel değerlerdir.
İnsan haklarının yeterince korunmadığı durumların izlerine tarihte de rastlanmaktadır.
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nün günümüzde kutlanmasına yol açan olay da geçmişte yaşanmış benzer bir durumdur.
19. yüzyılda işçilerin çalışma ortamları olabildiğine kötüdür.
Bu sebeple 8 Mart 1857 tarihinde ABD’nin New York şehrinde 40.000 kadın dokuma işçisi daha iyi şartlarda çalışma amacıyla greve başlar.
Polis işçi kadınlara saldırır, onları fabrikaya kilitler. Fabrika önüne barikatlar kurulur.
Fabrikada bir yangın çıkar. Ancak kurulan barikatlar yüzünden kaçamayan 129 işçi kadın hayatını kaybeder.
Bu olay işçi hakları konusunda bilinç uyandırırken, hayatını kaybedenlerin cenazesine 10.000 kişi katılır.
Olaydan 53 sene sonra gerçekleşen
Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı’nda
8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olarak anılması önerilir.
Öneri oybirliğiyle kabul edilir ve Dünya Kadınlar Günü’nün ilk kez adı konmuş olur.
İlk konferanstan tam 11 yıl sonra 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı’nda ismi 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak değiştirilir.
Yaklaşık olarak Birinci ve İkinci Dünya Savaşları arasında, yani ilk 60 yılında, Kadınlar Günü kutlamaları birçok ülke tarafından yasaklanır.
1960 yılından sonra Kadınlar Günü ABD’de de kutlanmaya başlar.
Bu 16 Aralık 1977’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun Kadınlar Günü’nün anılmasına onay vermesinin en büyük tetikçisi olur.
Ancak Birleşmiş Milletler bu güne ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ der ve kutlamanın anma niteliğini görmezden gelir.
Resmi sitesinde New York'ta hayatını kaybeden işçiler anısına yapıldığına yer verilmez.
Türkiye’de ise, Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında ‘Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ adıyla kutlanır.
8 Mart' ın Türkiye' de yaygın olarak kutlanmaya başlanması da yaklaşık 1977’den sonraki yıllara denk gelir.
Şiddet; Dünya Sağlık Örgütü'nün tanımına göre, sahip olunan gücün ve iktidarın, fiziksel ya da ruhsal bir yaralanmaya ve kayba neden olacak biçimde bir başka insana, kendine, bir gruba ya da bir topluma doğrudan ya da dolaylı yolla uygulanmasıdır
Şiddet, bir kontrol kaybı ya da "cinnet" hali değildir. Aksine, bilinçli, kontrollü, planlı ve sistematik bir eylemdir, bir seçimdir.
Rastgele değildir.
Şiddetin farklı şekillerde dışavurumları olabilir. Yalnızca fiziksel değildir.
Şiddet;
Fiziksel
Psikolojik
Cinsel
Ekonomik
şekillerde karşımıza çıkabilir.
Fiziksel şiddet; doğrudan temasla, bir eşya, bir araç ya da fiziksel üstünlüğün kullanılması ile sergilenen her tür tutum ve davranıştır.
Psikolojik şiddet; kişide psikolojik travmaya yol açabilecek davranışlar bütünüdür.

Sistematik kızgınlık, nefret göstermek, yetersizlik hissettirmek, suçluluk hissettirmek, sürekli eleştirmek, küçük düşürmek, sevdiği şeylerden mahrum bırakmak, tehdit etmek ve korkutmak psikolojik şiddetin en yaygın örnekleridir.
Psikolojik istismarın yol açtığı psikolojik travmalar, anksiyete bozukluğu, kronik depresyon, travma sonrası stres bozukluğu (PTSD) gibi psikolojik rahatsızlıkları doğurabilir.

2. Kadınlar doğru ve yeterli bilgilendirilmedikleri için ekonomik ve sözel şiddeti normal karşılıyor, bu davranışları şiddet olarak görmüyorlar.




Türkiye'de kadın hakları konusu, Batı dünyasındaki gelişmelere paralel olarak ancak 19. yüzyıl ortalarından itibaren gündeme gelebilmiştir.
Kadınlar neden terk etmiyor?
1. Kadınlar ailelerinin parçalanmasını, çocuklarının babalarından ayrı büyümesini istemiyorlar
7. Toplumda kadına ve erkeğe tanımlanmış olan roller
İnsan Hakları söylemi Magna Carta ile başlatılıp, daha sonra çeşitli İngiliz yasaları ve ünlü 1789 İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi ile hukuka geçmiş, 1949 BM İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ve Avrupa Sözleşmesi ile olgunlaşmıştır.

3. Kişinin sahip olduğu
ruhsal bozukluklar şiddete
yatkınlığı arttırmaktadır.



4. Düşük gelir düzeyinin yarattığı stres ve işsizlik de aile içinde uygulanan şiddet düzeyini arttırabilecek etkenlerdendir.
1. Bir çocuğun büyüdüğü aile ortamı kişiliğini şekillendirerek şiddete yönelmesine sebep olabilir.

Ancak başlangıç noktasında insan hakları
söyleminin temel aldığı "insan", herhangi bir insan
varlığı değildi, beyaz, burjuva ve aynı zamanda da erkek olan bir insandı.

Kadına Şiddetin Temel Sebepleri
Ekonomik şiddet; paranın, bir güç, kontrol, aşağılama ve cezalandırma aracı olarak kullanıldığı şiddet türüdür. Bu, ekonomik özgürlüğü kısıtlama, eve para bırakmama veya çok az bırakma, sürekli hesap sorma, parayı kullanarak aşağılamaya çalışma şeklinde olabilir
Bu sebeple kadınlar, çok uzun bir süre insan haklarından eşit bir biçimde yararlanmadılar. Çünkü bilinen tarih boyunca da, hiçbir zaman dünyayı erkeklerle eşit bir biçimde paylaşmadılar.
Cinsel şiddet; kişinin rızası dışında ve kişiyi rahatsız edici her tür cinsel tutum, yaklaşım ve temastır.
ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Kadın haklarının ihlali ve cinsiyetçilik sorunun temelinde yatan sorun eğitimdir. Bireyler doğdukları andan itibaren onlara biçilen roller nedeniyle nesiller boyu ayrımcılığı benimseyebilirler.
Kadın haklarının ihlaline karşın geliştirilebilecek çözümler,

Eğitim
Bilinçlendirme
Sivil kuruluşlar oluşturma ve bu kuruluşları destekleme
Yasalar ile çözümü destekleme yolunda izlenebilir.
Oysa ideal bir dünyada insan haklarının yanı sıra kadın haklarını, çocuk haklarını vb. ayrıca tartışmaya gerek duyulmamalıydı; çünkü insan hakları erkek ya da kadın, çocuk ya da yetişkin herkes için geçerli olacaktı.
Öncelikle aile ortamında hiçbir bireye şiddet uygulanmaması, kadın ve erkeğin eşit olması, ebeveynlerin toplum tarafından biçilen rollere hapsolmaması ve çocuklara her insana hoşgörüyle yaklaşması, ayrımcılıktan uzak kalmaları öğretilmelidir.
Ailedeki eğitimin yanı sıra okullarda bu kavramların desteklenmesi ve ayrımcılığın önlenmesi gerekmektedir.
Bazı durumlarda evde şiddete maruz kalan çocuklar okul gibi çevrelerden yardım bekleyebilirler. Buna benzer durumlar için okullarda bilinçlendirme yapılmalıdır.
Özellikle erkek çocuklarından ataerkil bir toplumda oluşturulan beklentiler bu sorunun temelinde yatar.
Bu nedenle toplumun baskısına karşın çocuklar küçüklüklerinden itibaren eşitliği öğrenerek yetiştirilmelidir.
Kadının İnsan Hakları,
insan hakları söylemini dünya kadınları açısından yeniden yorumlayarak oluşturmayı amaçlayan bir kavramdır.
Bir cinsiyeti, cinsel tercihi aşağılayacak, küçük düşürecek, küçümseyecek biçimde ve içerikte konuşmak da bir cinsel şiddettir
5. Aşırı alkol kullanımı, kişini saldırganlaşmasına sebep olabilmektedir.

6.Erkeğin ailesiyle sorunlar yaşandığında; erkekler, ailelerinin dolduruşuna gelerek eşlerine zarar verebiliyorlar.
Kadının insan hakları şu şekilde kategorize edilebilir:
* Kadının evlilikle ilgili hakları
* Kadının boşanma ile ilgili hakları
* Kadının bedensel hakları
* Kadının kamu yaşamındaki hakları
BİLİNÇLENDİRME
Televizyon benzeri iletişim araçları kullanılarak cinsiyet ayrımcılığı ve hak ihlaline dikkat çekilerek aileler ve çocuklar bilinçlendirilmelidir.
1. Şiddet uygulayan kişinin büyüdüğü aile ortamı
2. Ekonomik ve cinsel şiddetin birçok kadın tarafından şiddet olarak tanımlanmaması
3. Ruhsal hastalıklar
4. Düşük gelir düzeyi
5. Aşırı alkol kullanımı.
6. Erkeğin ailesiyle yaşanan sorunlar
7. Toplumda kadına ve erkeğe tanımlanmış olan roller

http://www.dmy.info/hak-nedir-anlami/
https://www.morcati.org.tr/tr/ana-sayfa/8-mor-cati-kadin-siginagi-vakfi/1-siddet-nedir
http://www.who.int/mediacentre/factsheets/fs239/en/
http://en.wikipedia.org/wiki/Violence_against_women
http://en.wikipedia.org/wiki/Domestic_violence
http://en.wikipedia.org/wiki/Sexual_abuse
http://www.jinekoloji.net/dosyalar/taciz.html
http://en.wikipedia.org/wiki/Verbal_abuse
http://en.wikipedia.org/wiki/Conflict_tactics_scale
http://en.wikipedia.org/wiki/Psychological_abuse
http://tr.wikipedia.org/wiki/Cinsel_istismar
http://www.do.se/tr-TR/Ayrmcla-m-uratldnz/-hayat/Taciz-nedir/
http://tr.wikipedia.org/wiki/Taciz
http://www.tihk.gov.tr/
http://www.kadinininsanhaklari.org/kadinin-insan-haklari/
http://www.dokudanismanlik.com/makaleler-siddet-nedir.php
https://www.morcati.org.tr/tr/ana-sayfa/8-mor-cati-kadin-siginagi-vakfi/1-siddet-nedir
http://www.cankaya.bel.tr/dokumanlar/kadina_siddet/siddet_nedir.pdf
http://www.domesticviolence.org/what-is-abuse/
http://www.edmontonpolice.ca/VictimSupport/WhatIsAbuse.aspx
http://www.yellowbrickhouse.org/english/about/what-is-abuse/
http://www.humanillnesses.com/Behavioral-Health-Sel-Vi/Violence.html
http://apa.org/topics/violence/index.aspx
http://stk.bilgi.edu.tr/docs/berktay_std_7.pdf
http://dosyalar.hurriyet.com.tr/aileici/aileicisiddet2.asp
http://www.tuik.gov.tr/VeriTabanlari.do?ust_id=109&vt_id=31
http://bianet.org/bianet/kadin/132742-kadin-cinayetleri-14-kat-artti
http://www.anitsayac.com
http://www.kadininstatusu.gov.tr


KAYNAKÇA
EĞİTİM
SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI
YASALAR
Sivil toplum kuruluşlarına destek verilmeli ve çalışmaları duyurularak konuya dikkat çekilmeli; aynı zamanda ihtiyacı olan insanlara aradıkları çözüm ulaştırılmalıdır. Şiddet ve cinsel istismar durumunda insanların danışabileceği numaralar ve kuruluşlara ulaşmak kolaylaştırılmalıdır.
2. Kocalarını terk etmeyi isteseler bile, kocalarının hapse girip; çalışmayı, aileyi geçindirmeyi bırakmasını istemiyorlar
3. Kocaları özür dilediğinde, bir daha şiddet uygulamaycağına ve değiştiğine inanarak onu affediyor, ayrılmıyorlar
Hak ihlali; aile içi her türlü şiddet fark edildiğinde duruma karşı sessiz kalınmamalıdır.
4. Kocaları tarafından özelikle çocuklarını elinden almak ve öldürmekle tehdit ediliyor, kocasının yanında kalmak zorunda bırakılıyorlar
Kadınlar şiddetle karşılaştıklarında
ne yaparlar?
EVLİLİK
Evliliğin temeli hukuki ve sosyal açıdan eşlerin eşitliğine dayanır. Türk Medeni Kanunu'na göre hiçbir şahıs isteği dışında evliliğe zorlanamaz ve zorlanması takdirinde evlilik iptali davası açma hakkına sahiptir.
Eşlerin birbirlerinin çalışma hakkını önlemesi yasaya aykırıdır. Aksine, eğer eşlerden biri evin ekonomik dengesini sağlamada görevini yerine getirmezse diğer eş şikayet hakkına sahiptir.
BOŞANMA
Eşlerin ortak hayatı sürdürmeleri beklenemez hale geldiğinde eşlerin ikisi de boşanma hakkına sahiptir. Birliklerini sürdürememelerinin nedenleri arasında "şiddetli geçimsizlik", hayata kast, aldatma, suç işleme, bağımlılık gibi nedenler bulunurken; "Onur Kırıcı Davranış" şeklinde ifade edilen ve her türlü şiddeti içeren davranışlar da boşanma sebebi olarak gösterilebilir.
BEDENSEL HAKLAR
Vücut bütünlüğünü ihlal eden bütün davranışlar kadının bedensel haklarının ihlalidir. Bu davranışlar fiziksel şiddet, cinayet, tecavüz veya cinsel istismar olabilir. Yasaya aykırı olan bu davranışları, özellikle cinsel saldırı ve şiddeti eşin uyguluyor olması suçu hafifletmez; aksine cezayı arttırır.
KAMU YAŞAMI
Kadınların iş yerlerinde erkeklerle eşit tutulması ve yetenekleri aynı olan bir kadın ve bir erkeğin maaşlarının da eşit verilmesi eşitlik doğrultusundaki doğru hareket olmasına karşın, Dünya üzerinde bu eşitliği sağlayan ülke sayısı azdır. ABD'de aynı özelliklere sahip farklı cinsteki çalışanlar göz önüne alındığına kadınların erkeklerin maaşının %70'ini aldığı görülmüştür.
İş hayatı ile beraber aile hayatını devam ettirmek kadınların hakkıdır. Bu nedenle doğum izni olmasına karşın bu iznin yeterli olmadığı durumlar gözlemlenebilir.
Kadın erkek eşitliğini sağlama yolunda yasalarda gelişmelere yer verilmedilir. Çalışma imkan ve koşulları eşit tutulurken hak ihlallerine karşı önlemler alınmalıdır. Çoğu ülkede bir tecavüz vakasında kendini savunması gereken suçu işleyen şahıs iken ülkemizde tecavüze uğrayan taraf kendini savunmak, karşı tarafın suçunu kantlamak zorundadır. Şiddet, cinsel istismar, cinayet gibi suçlar kadınlara karşı işlendiğinde yaşananlar gözden geçirilmelidir.
İş yerinde çalışma koşullarını bozan; taciz, şiddet ve her çeşit istismar kategorisindeki davranış yasalara aykırıdır.
Full transcript