Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

JOHN DEWEY - EĞİTİM FELSEFESİ

No description
by

ilker sahin

on 4 May 2014

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of JOHN DEWEY - EĞİTİM FELSEFESİ

JOHN DEWEY'İN EĞİTİM FELSESİ
JOHN DEWEY - EĞİTİM FELSEFESİ
Dewey’in dünyayı eğitim ve kanunlarla daha iyi yaşanacak bir yer yapma misyonunu üstlenmiş toplumsal bir reformcu olduğu da söylenebilir. Eğitime verdiği büyük önem, konuyla ilgili yazdığı bir çok eserinden ve de 1894 yılında Chicago Üniversitesi felsefe ve psikoloji bölümü kürsü profesörlüğüne çağrıldığında, bu teklifi ancak bölüm içine pedagojiyi de alacak şekilde yeniden düzenlenirse kabul edeceğini belirtmesinden açıkça anlaşılır. Bunun üzerine gerekli düzenlemeler yapılmış ve Dewey Chicago üniversitesinde felsefe psikoloji ve pedagoji bölümü müdürü olmuştur.
JOHN DEWEY - EĞİTİM FELSEFESİ
Bu yeniden düzenlemeyi istemesinin nedenleri onun eğitimle ilgili düşüncelerini yansıtmaktadır. Öncelikle, Dewey öğretmen yetiştirmenin üniversitelerde ciddi bir şekilde yapılmasını istiyordu. Ayrıca düşüncelerini deneyeceği bir laboratuar-okul ihtiyacı duyuyordu. Bu nedenlerden de anlaşılacağı üzere, Dewey’e göre eğitim ciddi bir bilimsel disiplin olarak ele alınmalı ve öğretmen yetiştirmekten eğitim teorilerine kadar bütün çalışmalar bilimsel metotlarla uygulanmalı ve test edilmelidir. Ona göre eğitim sürekli toplumun değişmesiyle birlikte yeniden düzenlenmeli ve biçim değiştirmelidir.[4] Bu amaçla, Chicago Üniversitesinde bir laboratuar Okul kurmuş ve 1896’dan 1904’e kadar yönetmiştir.
JOHN DEWEY - EĞİTİM FELSEFESİ
Dewey’in eğitim felsefesini oluşturan temel unsurlar şu şekilde belirtebiliriz.
1- Öğrenen; yaşayan bir organizma, yaşamını sürdürmek için etki veya enerjiye sahip biyolojik ve sosyolojik bir fenomendir.
2- Öğrenen hem doğal hem de sosyal bir çevrede yaşar.
3- Kendine özgü davranışlarla hareket eden öğrenen birey çevreyle sürekli bir ilişki halindedir.
4- Çevreyle ilişkisinde birey ihtiyaçlarını karşılamak için uğraşırken problemlerle karşılaşır.
5- Problemleri çözme sürecini öğrenmesi çevre içinde gerçekleşir.

TEŞEKKÜRLER
JOHN DEWEY - EĞİTİM FELSEFESİ
Felsefe insan hayatının farklı yönleri arasındaki ilişkileri araştırmalı ve en önemli toplumsal sorunlarla ilgilenmelidir. Dewey’e göre günün en önemli problemi sosyal, ahlaki ve eğitsel olanlardır. Dewey felsefeyi bir araştırma metodu olarak tanımlar. Toplumsal hayatın pratik nedenleriyle ilgilendiği zaman felsefe üstüne düşen görevi yerine getirmiş olur. Felsefenin bir diğer görevi ise, insan zihnini önyargılardan kurtarmak, özgür kılmak ve dünya hakkındaki algılarını çoğaltmaktır.
JOHN DEWEY - EĞİTİM FELSEFESİ
Dewey'e göre okul bir laboratuardır. Nasıl ki biyoloji, fizik veya kimya laboratuarlarında bu alanlara ilişkin çalışmalar yapılıyorsa, bu laboratuarda da eğitim üzerine çalışılır. Herhangi bir laboratuar gibi, bunun da iki temel amacı vardır. 1)Kuramsal yargıları ve ilkeleri araştırmak, tanımlamak, eleştirmek, 2)Olay ve ilkelerin özel bir biçimde kısa açıklamalarını yapmaktır.
JOHN DEWEY - EĞİTİM FELSEFESİ
Dewey’e göre, çocuklar yaparak, deneyimleyerek öğrenirler. Öğrenciler okullarda yaşayarak yaşamayı öğrenmelidir. Eğitim deneyimlerin sürekli yeniden yapılandırılmasıdır. Bu aynı anda hem eğitimin amacı hem de sürecidir. Yani başka bir deyişle, eğitim gelecek yaşama hazırlık değil, yaşamın kendisidir. Eğitim nasıl sosyal bir süreç ise, okul da çocuğa bütün toplumsal değerlerin konsantre olarak sunulduğu, varolan toplumsal hayatın basitleştirilerek bir model haline getirildiği toplumsal bir kurumdur. Okul o günkü hayatı aynen yansıtmalıdır. Çocuk varolan hayatın karmaşıklığından dolayı zorlanır ve aklı karışır. Bu yüzden okul hayatı aşamalı olarak gelişmeli, öncelikle çocuğun ev hayatından alışkın olduğu aktivitelerle başlamalıdır. Ev hayatı da toplumsal hayatın bir biçimidir. Çocuk zihinsel ve ahlaki olarak ilk buradan beslenir. Okulun görevi evde kazandığı bu değerleri genişletmek ve derinleştirmektir.
JOHN DEWEY - EĞİTİM FELSEFESİ
Bu nedenle, okulun üç temel işlevi vardır; kültürel mirası sadeleştirmek, daraltmak ve dengelemek. Okulun sadeleştirme işlevinin nedeni konuları öğrenenin olgunlaşma ve bilinç düzeyine getirmektir. Okul, ayrıca, kültürel mirasın konularını daraltıp, özetleyerek sunmalıdır. Üçüncü işlevi ise, demokratik bir toplumun gerekliliğidir. Toplum pek çok farklı gruplardan oluşur. Çocukların diğer gruplardaki bireyleri anlayabilmek için yardıma ihtiyaçları vardır. okul bu yardımı veren, farklı yaşantıları anlayabilen, uyum gösterebilen bireylerin yetiştirildiği bir kurum olmalıdır.
JOHN DEWEY - EĞİTİM FELSEFESİ
Eğitimin toplumsal misyonu demokratik toplumun etkili üyelerini yetiştirmektir. Otoriter bir okul demokratik bir toplum için iyi bir örnek sağlayamaz. Öğrencilerin okul ortamında, toplumun eşit, değerli ve sorumluluk sahibi üyeleri olmasına uygun eğitsel deneyimler yaşaması gerekir. Eğitim kurumları gençleri grup değerleriyle toplumsallaştırdığından, demokratik eğitim deneyci bir çevreden veya araştırma merkezli okuldan meydana gelir. Dewey geleneksel eğitim metotlarına karşı çıkar, ama ilerlemeci eğitimin özgürlüğü tek kural olarak sunmasına da karşıdır. Çünkü ona göre öğrenmenin gerçekleşmesi için bir düzen gereklidir ve net bir deneyim teorisine dayalı sistem oluşturulmalıdır.
JOHN DEWEY - EĞİTİM FELSEFESİ
Dewey yaşanılan her deneyimin olumlu ya da olumsuz bize bir şey öğrettiğini, bu deneyimlerin birikerek gelecekteki öğrenmelerimizin temelini oluşturduğunu söyler. Buradan deneyim teorisinin ikinci ayağı ortaya çıkar. Şu anki deneyimimiz geçmişteki deneyimlerimizle etkileşim sonucu ortaya çıkar. Bir öğrencinin okulu severken diğerinin sevmemesinin nedeni de budur. Çünkü her deneyim farklı kişilerce farklı algılanır. Eğitimcilerin bunu anlamsı gereklidir. Onlar öğrencilerin geçmiş deneyimlerini kontrol edemezler ama öğrencilere daha iyi ve uygun eğitsel durumların sunulabilmesi için bu geçmiş deneyimleri anlamaya çalışabilirler. Eğer bu anlaşılır ve buna uygun eğitsel durumlar yaratılırsa, o zaman çocuklar için anlamlı olan kaliteli bir eğitimden söz edebiliriz.
JOHN DEWEY - EĞİTİM FELSEFESİ
Dewey günümüzde eğitimin başarısızlık nedenlerinden en önemlisinin okulu toplumsal hayatın bir biçimi olarak kabul etmemekten ve çocukların geçmişteki deneyimlerine önem vermemekten kaynaklandığını düşünüyor. Günümüzdeki eğitim anlayışı okulları belli bilgilerin verildiği, belli derslerin öğrenildiği, belli alışkanlıkların kazandırıldığı bir yer olarak görüyor. Bu geleneksel eğitim anlayışının sonucudur.
JOHN DEWEY - EĞİTİM FELSEFESİ
Bu anlayışa göre öğrenmek büyüklerin kafasındaki ve kitaplarda olanların kazanılmasıdır. Dahası geleneksel eğitim anlayışında, öğretilenler durağan bitmiş bilgiler olarak öğretilmelidir. Bu bilgilerin nasıl üretildiği ya da gelecekte nasıl değişmelere uğrayacağı anlatılmaz. Yetişkinlerin ahlaki standartları ve bilgileri gençlere empoze dilmeye çalışılmaktadır. İyi öğretmenler, sanatsal yöntemlerle bu durumu saklamaya çalışsa da bilgiler ve tutumların empoze edildiği gerçeği değişmez. Oysa yukardan empoze etmeler, bireyselliğin gelişmesine ve dışavurumuna engeldir. Dışsal disiplin özgür aktiviteye zıttır. Metinlerden ve öğretmenlerden öğrenme, deneyimleyerek öğrenmeye zıttır. Geleceğe hazırlanmak bu günün fırsatlarını kaçırmaya neden olur.
JOHN DEWEY - EĞİTİM FELSEFESİ
Dewey’e göre, çocuklar gerçek bir dünyada yaşamak için ve bu hayatta kaçınılmaz olarak karşılarına çıkacak problemleri çözecek şekilde eğitilmelidirler. Bu yüzden de müfredat test edilmiş deneyimlerden ve çocukların ihtiyaçlarıyla ilgileri göz önünde bulundurularak oluşturulmalıdır. Dewey’e göre okullarda toplumsal hayatla ilişkili olmayan konular öğretmek çocuğun doğasını bozar. Ona göre okuldaki derslerin merkezi ne edebiyat, ne bilim, ne tarih ne de coğrafya olmamalıdır. Merkezde çocuğun kendi sosyal aktiviteleri olmalıdır.
JOHN DEWEY - EĞİTİM FELSEFESİ
Müfredat da önceden kesin olarak hazırlanmış, değişmez olmamalıdır. Öğrencilerin ilgi ve yeteneğine göre süreç içinde yeniden düzenlenebilme esnekliğine sahip olmalıdır. Ayrıca müfredat çocukların bireysel farklılıklarına hitap edecek şekilde düzenlenmelidir. Çünkü herkes birbirinden farklıdır ve aynı şey aynı metotlarla onlara sunulsa bile farklı şeyler deneyimleyeceklerdir. Bu da bazılarının okulu severken, bazılarının nefret etmesine neden olacaktır. Ayrıca müfredatta yaşamda bulunan tüm uğraş alanları bulunmalıdır. Yaşamdan seçilen konular kuramdan çok uygulama yoluyla öğretilmelidir.
Dewey’in 1896 yılında kurduğu laboratuar okulu deneycilik felsefesine uygun olarak kurulmuştur. Yani test edilmiş eğitim teorileri doğrultusunda oluşturulmuş deneysel bir okuldur. Bu okulda 4 yaşından 14 yaşına kadar çocuklara grup olarak çalışma olanağı sağlanmıştır. Öğretim yöntemi olarak oyun, araştırma, doğa araştırması ve kendini ifade gibi aktiviteler kullanılmıştır. Dewey’e göre bu aktiviteler, öğreneni uyaracak ve ona önceki yaşantılarını hatırlatacak şekilde düzenlenmelidir. Bunun için de okul küçük bir toplum modeli haline getirilmelidir. Böylece hem öğrencilerin bireysel eğilimleri yönlendirilir, hem de daha geniş toplumsal eylem tecrübeleri oluşturmalarına yardımcı olunur.
JOHN DEWEY - EĞİTİM FELSEFESİ
Günümüzdeki okul sisteminde, okulun toplumsal hayatın bir formu olarak kabul edilmemesinden dolayı da eğitim sürecinin kontrolü hep öğretmenden geliyor. Dewey bu anlayıştan kaynaklanarak varolan öğretmenin görevi ve yerine karşı çıkar. Ona göre öğretmenin görevi belli düşünceleri ve belli alışkanlıkları öğrencilere aktarmak değildir. Onlar geniş ve açık bir eğitsel sürecin rehberleridirler. Öğretmenin yapması gereken, toplumun bir parçası olan çocuğu etkileyecek etkileri seçmek ve çocuğun bu etkilere karşı tepkilerini oluşturmasına yardımcı olmaktır. Hayat disiplininin çocuğa nasıl geleceği konusunda bilgili olmalıdırlar. Bu nedenle zengin deneyimlere sahip ve kullandığı metotların ustası olmalılardır.
JOHN DEWEY - EĞİTİM FELSEFESİ
Sonuç olarak, buraya kadar anlattıklarımı birkaç maddede özetlemek istiyorum.

John Dewey’e göre;
1- Eğitim hayata hazırlık değil, hayatın kendisidir. Denyimlerin yorumlanması ve yeniden yapılandırılmasıyla gerçekleşir. Çocuk kendi yaşına ve kapasitesine uygun deneyimlerle öğrenmelidir.
2- Öğrenme doğrudan çocuğun ilgi alanlarına uygun olmalıdır. ama bu tamamen çocuğun isteklerine göre eğitimin oluşturulacağı anlamına gelmez. Çünkü çocuk belirli amaçları koyacak kadar olgu değildir. Öğretmenlerin rehberliğine ve yönlendirmesine ihtiyaç vardır.
3- Öğrenme, öğrenenin karşısına çıkacak problemleri çözme yoluyla gerçekleştirilmelidir. Öğrenme, öğretmenin öğrencilerin zihnine bilgileri doldurduğu bir süreç değildir. Pratik bir süreçtir. Öğrenciler yaparak, kendileri deneyimleyerek, kendi başlarına sonuçlara ulaşmalıdır. Ulaştıkları sonuçları test edebilmeli ve eğer işe yaramıyorsa, başa problemin kendisine geri dönmelidirler. Eğitimde bilimsel metot bunu gerektirir.
4- Öğretmenin rolü tavsiyede bulunmak, yardımcı olmaktır. Öğretmen sabırlı olmalı, çocuğun doğruları kendi başına bulmalarına izin vermelidir.
5- Bilgiler öğretilirken, onların mutlak doğrular olmadığı, sadece test edilmiş ve işe yararlılığı kanıtlanmış hipotezler olduğu belirtilmelidir. Aynı şey, toplumsal ve ahlaki değerler için de geçerlidir. Doğru olarak kabul edilen şeyin sürekli değişime tabi olduğu unutulmamalıdır.
6- Okul rekabeti değil, işbirliğini desteklemelidir. Dewey biyolojik Darwinizmi kabul etse de, Toplumsal Darwinizmin rekabet ahlakını kabul etmez. Toplumsal Darwinist okullar, bireylere etkili ve başarılı sosyal roller kazandırarak onları rekabetin hüküm sürdüğü bir topluma hazırlamayı amaçlar. Bu toplumda güçlü ve zeki olanlar başarılı olur. Ama Dewey’e göre işbirliği ve uyum, rekabet ve kişisel kazançtan daha önemlidir. Kişisel gelişim için, öğrencilerin birbirleriyle yarışmasını uygun bulsa da, işbirliğinin insan doğasına daha uygun olduğuna inanır.
7- Demokrasiyi öğretebilmek için, demokratik bir okul gereklidir. Öğrenciler yönetmeye, fikirlerin özgürce tartışılmasına ve tüm eğitsel deneyimlere katılmaya teşvik edilmelidir.
8- Dewey’in eğitim felsefesine göre, yetiştirilmek istene insanın amaçları bellidir. Yani kişinin gelişimi kendi haline ya da çocuğun isteklerine bırakılmamıştır. Amaç, demokratik, işbirliği yapabilen, içinde bulunduğu toplumla uyumlu bireyler yetiştirmektir. Hedeflerinin kesinliği bakımından, Dewey’in eğitim felsefesi diğer özgürlükçü eğitim felsefelerinden farklıdır.
Bir Bilim olarak Eğitim
Dewey eğitimin bilimsel bir disiplin olarak bilimsel metotlarla çalışılması gerektiğini düşünür. Eğitimin bilim olarak ele alınmasının onun sanatsal yönünü engellemeyeceğini, hatta doğal yeteneğe sahip eğitimcilerin başarılarının bilimsel metotların sayesinde gelecek kuşakların da hizmetine sunulacağını düşünür.
Eğitimin bilimsel olabilmesi için, kendine ait kaynaklara ve metotlara sahip olması gerektiğini belirten Dewey, bu yoldaki en büyük engellerden birisinin biran önce işe yarayacak bir metot bulma acelesi, diğer engelin ise eğitimin pratik sürecinde yer alanların, bilimsel çalışmalara dahil edilmemesi olduğunu düşünür.
Bir eğitim problemi sınıf ya da okul içinde ortaya çıkan bir sorunun çözülmesiyle başlar. Bilimsel olarak geliştirilen metot ise yine sınıf ve okulda uygulanarak test edilir ve işe yarayıp yaramadığı görülür. Bu nedenle eğitimci hem problemi belirleyen hem de onu test edendir ve bilim yardımcı roldedir.
Dewey, ayrıca eğitimde amaç ve araç ayrımı yapmanın ve bunları birbirinden bağımsızmış gibi düşünerek bilimsel çalışmalar yapmanın doğuracağı tehlikeleri de belirtmiştir.
Full transcript