Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

Copy of 1923-1932 DÖNEMİ TÜRKİYE'NİN DIŞ POLİTİKASI

No description
by

irem apak irem

on 15 March 2014

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of Copy of 1923-1932 DÖNEMİ TÜRKİYE'NİN DIŞ POLİTİKASI

TÜRKİYE'NİN DIŞ POLİTİKASI
Türk-Fransiz İlişkileri ve Suriye Siniri
TÜRK-İNGİLİZ İLİŞKİLERİ
Lozan Barış Antlaşması Türk-İngiliz ilişkilerinde yeni bir dönem başlatmakla beraber, taraflar arasındaki ilişkilerin gelişmesini sağlayamadı. Hatta İngilizler, Ankara'nın başkent olmasına karşı çıkmış ve büyükelçiliğini bir süre İstanbul'da tutma konusunda ısrar ederek Türkiye'nin iç işlerinde müdahaleci bir tutum izledi.
TÜRK-SOVYET İLİŞKİLERİ
1923-1932 DÖNEMİ TÜRKİYE'NİN DIŞ POLİTİKASI
1923-1932 döneminde Türk dış politikasının esasını, Türk inkılâbının temel prensipleri ve Türk millî siyaset anlayışına uygun olarak Lozan‟da halledilemeyen meselelerin çözümü teşkil etmiştir
Atatürk yeni Türk Devleti'nin kurucusu olarak söz ve düşünceleri ile dış politikaya yer vermiştir.
Barışçıdır;

''
Yurtta barış dünya da barış.''
Bağımsızdır;

''Devlet için bağımsızlık kelimesinin karşılığı hayattır. Bağımsızlığı olmayan bir devlet gerçek manada bir devlet değildir''
Gerçekçidir;

''Efendiler, büyük hayaller peşinde koşan, yapamayacağımız şeyleri yapar gibi görünen sahtekar insanlardan değiliz.''
Hukuka bağlıdır;

''Dış siyasetimizde başka bir devletin hukukuna tecavüz yoktur.''
Milli güce bağlıdır;

''Dış siyaset bir toplumun iç bünyesi ile sıkı şekilde ilgilidir. Çünkü iç bünyeye dayanmayan dış siyasetler daima mahkum kalır.''
Türk-Yunan İlişkileri ve Nüfus Mübadelesi

Antlaşmanın uygulanmasında Türkiye ile Yunanistan arasında Lozan Barış Antlaşması'ndaki yerleşik (etabi) deyiminin farklı şekillerde yorumlanmasından dolayı anlaşmazlık çıktı.
İstanbul'da daha çok Rum bırakmak isteyen Yunan hükumeti Mondros Ateşkes Antlaşması'nın imzalanmasından önce İstanbul'da bulunan her Rum'un yerleşik sayılmasını istiyordu. Antlaşma sağlanamayınca Milletler Cemiyetine başvuruldu. Milletler Cemiyeti, Milletlerarası Adalet Divanı'nın yaptığı yorum da anlaşmazlığı gideremedi.
İlişkilerin zaman zaman giderilmesine rağmen her iki taraf da silahlı çatışmadan kaçındı. İtalya'nın Doğu Akdeniz'de yayılma girişimleri iki ülkenin birbirine yakınlaşmasına neden oldu. Sorun 1926'da yapılan mübadele antlaşmasıyla giderilmeye çalışıldıysa da 10 Haziran 1930'da Ankara'da imzalanan Nüfus Mübadelesi Antlaşması ile çözüme kavuşturuldu.
20 Ekim 1921'de Fransa ile Türkiye arasında Türkiye-Suriye sınırının tespitini de ilgilendiren Ankara Antlaşması imzalanmıştı. Sınır tespit komisyonunun kurulması ancak Eylül 1925'te mümkün olurken sınırın çizilmesinde de anlaşmazlıklar çıktı. 30 Mayıs 1926'da, Fransa ile Dostluk ve İyi Komşuluk Sözleşmesi imzalandı. Hatay hariç Türkiye-Suriye sınırı 1930'da belirlendi.
YABANCI OKULLAR
Türkiye'de yabancı okulların uyacakları esaslar Lozan'da kara bağlanmıştı. Bu okullar Türk kanununa ve Türk okullarının uydukları hükümlere uyacaklardı.
Türk Hükumeti; 26 Eylül 1925'te bir genelge hazırlayarak yabancı okullarda Türk dili, tarih ve coğrafya gibi derslerin Türkçe olarak Türk öğretmenleri tarafından okutulması ve türk müfettişlerce denetlenmesi esasını kabul etti. Genelgeye uymak istemeyen bazı okullar kapandı geri kalanlar da kapanmamak için kuralları kabul ettiler ve böylece sorun çözüldü.
BORÇLAR SORUNU
Borçlar meselesi daha şiddetli çekişmelere yol açmıştır. Fransa, Osmanlı Devleti'nden en çok alacaklı olan devletti. Fransızların oluşturduğu alacaklılarla Türkiye arasında yapılan müzakereler 1928'de sonuçlandı.
MUSUL SORUNU
Musul, sahip olduğu zengin petrol kaynakları nedeniyle 19. yüzyıl sonlarından itibaren batılı devletlerin ilgisini çekmeye başlamıştı. Özellikle İngiltere, 1. Dünya Savaşı sırasında İtilaf Devletlerinin diğer üyelerini Musul'un kendisine verilmesi konusunda ikna etmişti. Mondros Mütarekesi'nin imzalandığı tarihte, Türk birliklerinin kontrolünde olan bölge, 15 Kasım 1918'de İngilizler tarafından işgal edilmiş ve Milli mücadele sırasında ise düşman işgalinden kurtarılamamıştı. Misakımilli'ye göre 30 Ekim 1918'de fiili işgal altında bulunmadığından Musul, Türk sınırları içerisindeydi.
IRAK SINIRI
Türk Hükumeti, Musul'un Misak-ı Milli sınırları içinde kaldığını belirterek, buranın Türkiye'ye verilmesini istemişti. İngiltere ise Musul'un Irak'a ait olduğunu iddia etti. Bu sorun bir çözüme kavuşturulamadığı için sonraya bırakıldı.
1917'de çıkan ihtilalle Rusya'da çarlık rejimi yıkıldı. Bolşevikler yönetime hakim olup Sovyetler birliğini kurdu. Yenii yönetim Brest-Litowsk Antlaşması'yla savaştan çekildi. Sovyetlere karşı düşmanca davranan İtilaf Devletleri aynı zamanda Anadolu'yu işgale başlamışlardı.Böylece Sovyetler Birliği ve Türkiye'nin mücadele ettiği devletler aynı oluyordu. İki devlet arasında 1921 de Mokova Antlaşması imzalandı. Bu Antlaşma ile ilk defa batılı bir devlet, yeni Türk devletini tanımış oldu.
Full transcript