Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Osmanlı Ekonomisi ve Kanuni Sultan Süleyman Dönemi Siyaseti

No description
by

emine celebcioğlu

on 31 January 2014

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of Osmanlı Ekonomisi ve Kanuni Sultan Süleyman Dönemi Siyaseti

Osmanlı Ekonomisinde Madencilik
- Osmanlı Devleti’nde madenler iltizam olarak dağıtılırdı. Çıkartılan madenlerin çoğu ülke içinde işlenemediğinden dışarıya ihraç edilirdi.

NOT: Osmanlılarda ilk madenin işletilmesi Osman Bey zamanındadır. Bilecik'in fethi ile buradaki demir madeni işletilmiştir.

Osmanlı Ekonomisinde Tarım ve Hayvancılık
- Osmanlı ekonomisinin en önemli sektörü tarımdır. 17. yüzyılın başlarına kadar Osmanlı devleti tarım ürünleri bakımından kendine yeten bir ülkeydi. Ancak, zaman zaman karşılaşılan kuraklık, sel, isyanlar, göçler,ve tımar sisteminin bozulması üretim kayıplarına neden olmuştur.

Osmanlı Ekonomisinde Sanayi
Osmanlı'da Ekonomi
Osmanlı ekonomisinin başlıca dalları ; tarım,madencilik,hayvancılık ve sanayi dir.
Kanuni Sultan Süleyman Dönemi Siyasi Olayları
iç isyanlar
Avrupa ilişkileri
Denizlerde gelişmeler
Osmanlı-iran ilişkleri
Osmanlı Ekonomisi ve Kanuni Sultan Süleyman Dönemi Siyaseti
OSMANLI

1) Tarım alanında : Toprakları ekmek için öküz, manda gibi hayvanlardan yararlanılıyordu.
2) Gıda alanında : Etinden yağından,sütünden yararlanılıyordu.
3) Sanayi alanında: Yünü ve derisi giyim, dokuma ve ayakkabı üretiminde hammadde olarak kullanılıyordu.
4) Ulaşım alanında: At,katır ,eşek gibi hayvanlar taşıma ve ulaştırmada kullanılıyordu.
5) Maliye alanında: Hayvanlardan ve hayvansal ürünlerden alınan vergiler devletin başlıca gelir kaynaklarını oluşturuyordu.


Avrupa’daki Ekonomik Gelişmelerin Osmanlı Sanayiine Etkileri:
- Coğrafi keşiflerle zenginleşen Avrupalılar; artan tüketim eğilimlerini, elde ettikleri altın ve gümüşle Osmanlı pazarlarından karşılayınca esnaf hammadde bulmakta zorlandı.
- Sanayii inkılâbı sonucu bol ve ucuz, üstelik kapitülasyonlar nedeniyle düşük gümrüklü Avrupa mallarıyla Osmanlı esnafı rekabet edemedi.

NOT: Esnafı zorlayan başka bir konuda şehirlere göç eden köylünün,maaşları alan yeniçerilerin ve diğer grupların esnaflığı yeni bir geçim yolu olarak görmesiydi. Bu durum esnaf teşkilatlarının disiplinli yapısını bozmuş, artan esnaf sayısı geçimlerini iyice zorlaştırmıştır.


Osmanlı Devletinin Sanayii Geliştirmek için Aldıgı Tedbirler:
1. Sanayi hammaddelerinin ihracını yasaklamıştır.
2. Gelişmiş teknolojiyle yeni imalathaneler açmıştır.
3. Islah.ı Sanayii Komisyonu kurarak, esnaf birliklerini canlandırmaya ve onları şirketleşmeye çalışmıştır.
- Osmanlı Devleti Tanzimat fermanıyla ülkenin kalkınması için yabancı sermayeden yararlanacağını açıklamıştı. Bu yolla Osmanlı ülkesinde haberleşme ve ulaşımı geliştiren adımlar atılmıştır.
- Kırım savaşı sırasında ilk defa TELGRAF hattı döşenmiştir. Yine yeni bir teknoloji olan"demiryolu" Osmanlı ülkesine girmiştir. Verilen imtiyazlarla ingilizler Batı Anadolu hattını, Almanlarda Bağdat Demiryolunu inşa etmişlerdir.
- Osmanlı Devletinde sanayi kesimi esnaf birlikleri (Lonca) halinde teşkilatlanmıştı.Esnafın üretimi elemegi göz nuruna dayanıyordu. Bu mevcut sanayi öncesi üretim başlangıçta ülke ihtiyaçlarını karşılıyordu. Ankara'da sof, Bursa'da ipekçilik, Selanik'te çuhacılık, Bulgaristan'da aba Kayseri, Manisa ve Tokat'ta dericilik (debbağlık) yaygındı. Ayrıca Osmanlı Devletinde savaş araç ve gereçlerini üretmek için fabrika ve imalathaneler de kurulmuştu.
iç isyanlar
1) Canberdi Gazali isyanı (1521) : Yavuz tarafından Suriye Valiliğine atanan eski Memluk komutanlarından Canberdi Gazali, Yavuz'un ölümünü fırsat bilerek ayaklanmış ve ortadan kaldırılmıştır.
2) Ahmet Paşa isyanı (1524) : Kanuni döneminde sadrazam olmayı beklerken Mısır’a vali olarak tayin edilen Ahmet Paşa ayaklanmış ve ortadan kaldırılmıştır.
NOT : Bu iki isyan hareketi, Memluk Devletini yeniden kurmak amacıyla ortaya çıkmıştır. Mısır isyanları olarak da bilinmektedir.

3) Baba Zünnun isyanı (1526) : Yozgat’ta arazi meselesinden ve vergilerin ağır olduğu konusunda çıkmış gibi gösterilen bir Şii ayaklanmasıdır.
4) Kalenderoğlu (Kalender Çelebi ) isyanı ( 1527) : Tımarların haksız yere ellerinden alındığını ileri sürerek ve Konya'da Hacı Bektaş-ı Veli soyundan geldiğini ileri süren Kalenderoğlu tarafından çıkarılmış bir şii ayaklanmasıdır.
NOT : Bu iki isyan hareketinin ortak noktası,Anadolu’da Şiiliği yaymak isteyen ayaklanma olmalarıdır.

Avrupa ile Ilişkiler
1) Belgrat'ın Alınması (1521) : Macarlardan Belgrat'ın alınmasıyla Orta Avrupa'nın kapıları Osmanlılara açıldı.
2) Rodos Adasının Fethi (1522): Rodos Sain Jean Şövalyelerinin elinde buluyordu. Şövalyeler Akdeniz'deki Türk ticaret gemilerine büyük zararlar veriyorlardı. Bu adanın alınmasıyla bu tehdit ortadan kalktı.


Osmanlı Devleti’nin 1521’de Belgrad’ı fethinden sonra Osmanlı-Macar ilişkileri iyice bozulması,
Alman İmparatoru Şarlken’in Avrupa birliğini sağlamak amacıyla İspanya'yı ele geçirmiş, Fransa Kralı Fransuva'yı 1525 Pavia savaşında esir almıştı. Fransuva'nın annesinin isteği üzerine, Kanuni Fransa'ya destek olmak için II. Macaristan seferine çıktı ve Macarları Mohaç ovasında yendi(1526)
Bu zaferle Macaristan Osmanlı devletine bağlandı.
Mohaç Meydan Savaşı,dünya tarihinin en kısa süren meydan savaşıdır.(yaklaşık 2 saat)
Orta Avrupa’da Osmanlı egemenliği güçlenmiştir.
Osmanlı Devleti ile Avusturya komşu olmuş ve uzun yıllar devam edecek savaşlar başlamıştır.
NOT: Kanuni Macaristan'ı Osmanlı topraklarına katmamış, himaye altına almıştır. Bunun nedeni; Osmanlıların Kutsal Roma Germen İmparatorluğu ile Osmanlı Devleti arasında bir tampon bölge oluşturmak istemesidir.

Almanya Seferi (1532)
Sebebi: Avusturya Kralı Ferdinand'ın Kanuni'nin İstanbul'a geri dönmesinden sonra tekrar Macaristan'a saldırması.
Sefer: Kanuni Ferdinand ve Şarlkenle bir meydan savaşı yapmak umuduyla Almanya içlerine kadar ilerledi. Ancak Şarlken ve Ferdinand karşısına çıkma cesareti gösteremeyince İstanbul'a döndü.
• istanbul Antlaşması (1533)
Ferdinand'ın barış isteği üzerine ilk Osmanlı-Avusturya Antlaşması istanbul'da imzalandı (1533).
Maddeleri:
Avusturya kralı protokol bakımından Osmanlı sadrazamına (başbakanına) denk olacak.
Avusturya elinde tuttuğu Macar toprakları için Osmanlılara vergi verecek.
• Önemi: Bu antlaşma,Osmanlı Devleti'nin Orta Avrupa'daki üstünlüğünün bir kanıtıdır.
Osmanlı-Fransız ilişkileri ve Kapitülasyonlar
Mohaç Meydan Savaşı ve Macaristan’ın Fethi (29 Agustos 1526)
Avusturya Arşidük’ü (Kralı) Ferdinand ölen Macar kralı II. Lui’nin kız kardeşiyle evliydi ve Macaristan tahtının kendisine ait olduğunu iddia etmekteydi. Macar tahtının Jan Zapola’ya (Yanoş) verilmesini kabul etmeyen Avusturya Arşidükü Ferdinand Budin’i kuşattı. Osmanlı devleti Macaristan’a yardım göndererek Budin’i geri alıp Jan Zapola’ya geri verdi. Avusturya’yı savaşa zorlamak amacıyla 1529’da Viyana kuşatıldı. Akıncılar şehrin içlerine kadar girdiler. Kuşatma kaldırıldı. Kuşatmanın kaldırılma sebepleri:
Ancak;
a) Kış mevsiminin yaklaşması,
b) Ağır topların getirilmeyişi,
c) Cephane ve erzağın yetersiz oluşu.
d) Kuşatma Avrupa’da büyük bir heyecan uyandırmıştır.
I. Viyana Kuşatması (1529):


İlk Osmanlı-Fransız ilişkisi Fransa kralı I. Fransuva'nın Almanya İmparatoru (Kutsal Roma Germen) Şarlken ile yaptığı savaşta esir düşmesiyle başlamıştı. Bunun üzerine Fransuva'nın annesi dönemin en güçlü devleti Osmanlı Devletinden yardım istemişti (1525). Bunun üzerine Kanuni Macaristan seferine çıkarak Mohaç'da Macarları yenmiş, sonrada Avusturya ve Almanya seferlerine çıkmıştı.
Kapitülasyonlar: Ticaret, hukuk, gümrük gibi alanlarda devletlerin birbirlerine tanıdıkları imtiyazlardır.
Kanuni Sultan Süleyman 1535'de Fransızlarla KAPİTÜLASYON antlaşması imzalamıştır.Kanuni’nin Fransızlara kapitülasyon vermesindeki amaçları şunlardır;
Fransa’yı kendi yanına çekerek Avrupa Hristiyan birliğini bozmak,
Osmanlıların Avrupa siyasetinde etkili olmasını sağlamak,
Akdeniz ticaretini canlandırmak
Osmanlı gümrük gelirlerini arttırmak,
Osmanlı ticaret mallarını Fransızlar aracılığıyla Avrupa’ya pazarlamaktır.
1535’te imzalanan bu kapitülasyon antlaşması süresiz değildi. İki hükümdarın yaşadığı dönemde geçerli olacaktı. Ancak Kanuni'nin ölümünden sonra Fransızların isteğiyle 5 kez yenilenmiş ve kapitülasyonlar I. Mahmut döneminde 1740'da sürekli hale getirilmiştir.
Devletin gücünü koruduğu dönemlerde önemli bir sorun yaratmayan kapitülasyonlar, devletin gücünün azalmasına paralel olarak ve Avrupa'da sanayinin gelişmesiyle önemli bir sorun olmuştur.
Başlangıçta sadece Fransızlara verilen bu haklar genişletilerek, diğer Avrupa devletlerine de verilmiştir.
24 Temmuz 1923 tarihli Lozan Barış Antlaşmasıyla Kapitülasyonlar tamamen kaldırılmıştır.
Full transcript