Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

Hidroelektrik Santraller

No description
by

Semih Can

on 10 December 2014

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of Hidroelektrik Santraller

Hidroelektrik Santrali Nedir?
Bir miktar yükseklik kazandırılmış suyun potansiyel enerjisine hidrolik enerji denir. Bu enerjinin önce çeşitli düzeneklerle mekanik enerjiye, oradan da elektrik enerjisine dönüştürülmesiyle elde edilen yeni elektrik enerjisine ise hidroelektrik enerji denir.

Hidroelektrik Santraller Nasıl Çalışır?
Doğal veya yapay olarak belli bir seviye kazanmış su, daha düşük seviyedeki türbinlere iletilir, türbin çarklarına büyük bir hızla çarpan su, türbin milini döndürür ve dolayısıyla jeneratörü çalıştırır ve elektrik üretilmiş olur. Bu düzeneklerin yapıldığı yerler barajlardır. Bu dönüşümün yapıldığı tesislere genel ismiyle hidroelektrik santral denir.

HİDROELEKTRİK SANTRALLERİN TÜRLERİ

-DEPO TİPİ(BARAJLI ) HİDROELEKTRİK SANTRALLER

-NEHİR TİPİ(BARAJSIZ) HİDROELEKTRİK SANTRALLER

-GEL-GİT TİPİ HİDROELEKTRİK SANTRALLER

-DEPRESİYON TİPİ HİDROELEKTRİK SANTRALLER



Depolama Yapılarına Göre;
Depolamalı(rezervuarlı) HES’ler
Genel olarak termik santrallar talep değişimlerine kolayca uyum sağlayamamaları nedeniyle baz yükte, hidroelektrik santrallar ise kolayca işletilip durdurulabilen ve aynı zamanda kısa bir sürede tam kapasite yüke çıkışa uyum sağlayabilmeleri nedeni ile pik talebin karşılanmasında kullanılmaktadır. Rezervuarlı santrallerde suyun kullanımı enerji gereksinimine göre ayarlanabileceğinden verimleri yüksektir. Pik talebinin karşılanmasında rezervuarlı HES ler kullanılır.

Nehir Tipi(regülatör) HES’ler
Nehir-tipi HESler’de ise su biriktirmesi bulunmaz. Nehrin suyu bir regülatör sayesinde bir iletim yapısına alınır. Santral çoğu zaman gerekli düşüyü sağlayabilmek için regülatörden uzaktadır; su iletim yapısı ile (kanal, boru veya tünel) santrale düşürülür ve böylece elektrik üretilir. Biriktirme bulunmadığı için elektrik üretimi nehrin akış rejimine bağlıdır. Rezervuarlılara göre daha ucuza mal olmalarına karşın su biriktirme olanağı olmadığından gelen su debisine göre çalışmak zorundadırlar.

GEL-GİT TİPİ HİDROELEKTRİK SANTRALLER


-Okyanuslarda meydana gelen gel-git olayından faydalanarak elektrik üreten santrallerdir.
-Yükselen su bir körfezde toplanır ve buraya getirilirken türbin döndürülür. Aynı şekilde su çekilince de okyanusa doğru akıntı olacağından türbin döndürülür ve elektrik üretilir.
-Ülkemiz, gel-git enerjisi bakımından uygun değildir. Ancak dünyada uygulamaları vardır. Örneğin; Fransa'nın, Atlantik sahilinde her biri 10 mw gücünde 24 adet santrali vardır.


DEPRESİYON TİPİ HİDROELEKTRİK SANTRALLER


-Denizden alçakta olan çöllerde veya deniz kıyısı olan çok sıcak bölgelerde suyun buharlaşma hızının fazla olmasından faydalanarak elektrik üreten tesislerdir.

-Denizden getirilen su bu çukura dökülür ve burada elektrik üretilir.

-Dökülen su hızlı buharlaştığından çukur dolmaz.


Kattara Tesisi en büyük çöl hidroelektrik projesidir. Bu proje uyarınca Akdenizden bir proje aracılığıyla alınan deniz suyu çöldeki bir çukurda toplanacaktır.Bu çukurun serbest yüzeyindeki suyun fazla buharlaşmasından yararlanılarak hidroelektrik santral kurulup 1200 MW enerji üretimi sağlanacaktır.

Hidroelektrik Santraller
Merve Bakırsözer
Merve Betül Bakır

Hidroelektrik Santral Sınıflaması
Düşülerine Göre
• Alçak düşülü HES’ler(H<10m)
• Orta düşülü HES’ler(H= 10-50 m arası)
• Yüksek düşülü HES’ler(H>50 m den büyük düşülü)

Kurulu Güçlerine Göre
• Çok küçük (mikro) kapasiteli(<100 kW)
• Küçük(Mini) kapasiteli(100-1000 kW)
• Orta kapasiteli(1000-10000 kW)
• Büyük kapasiteli(>10000 kW)

Ulusal Elektrik Sisteminin Yükünü Karşılama Durumuna Göre:
• Baz Yük HES
• Puant(Pik)Yük HES
• Hem Baz hem de Puant(Pik)Yük HES

Santral Binasının Konumuna Göre 
• Yer Üstü HES
• Yer Altı HES
• Yarı Gömülü veya Batık HES

Baraj Gövdesinin Tipine Göre:
• Ağırlıklı Beton Gövdeli Barajlı HES
• Beton Kemer Gövdeli Barajlı HES
• Kaya Dolgu Gövdeli Barajlı HES
• Toprak Dolgulu Gövdeli HES vb.

Baraj Gövdesinin Tipine Göre

Genelde sağlam temel üzerine yapılırlar. Üzerinden su aştığında yıkılma tehlikesi bulunmadığından dolusavak yapısı doğrudan baraj gövdesi üzerine yerleştirilebilir.
Beton Kemer Gövdeli Barajlı HES
Bu tip barajlar, barajın kret uzunluğu ile yüksekliğinin birbirine yakın olduğu çok dar vadilerde tercih edilirler. Özel mühendislik teknikleri gerektirdiğinden sayısal olarak daha az uygulamaları vardır.
Kaya Dolgu Gövdeli Barajlı HES
Yapım tekniği ve tipi itibariyle toprak dolu baraj ile benzeşmektedir. En önemli fark ana dolgu malzemesinin kaya olmasıdır. Yapının stabilitesi kaya malzeme ile, geçirimsizliği ise kil çekirdek ya da ön yüzün beton asfalt gibi geçirimsiz bir malzeme ile kaplanması sureti ile imal edilir. Toprak dolgu barajlarda olduğu gibi kaya dolgu barajlar da üzerinden su aşması halinde erozyona uğrayarak yıkılırlar. Bu nedenle özel dolusavak yapısı gerektirir. Ayrıca toprak barajlara göre daha yoğun olduklarından daha sağlam temel koşulları gerektirirler.
Toprak Dolgulu Gövdeli HES
En çok kullanılan baraj tipidir. Malzemenin tabii olarak doğadan kolaylıkla temin edilebilmesi, her türlü zemin koşulunda yapılabilir olması, en eski baraj tipi olması ve bu sebeple bilimsel olarak baraj dinamiklerine daha hakim olunması bu tercihteki etkin sebeplerdir. Suyun baraj üzerinden aşması halinde toprak dolgu barajların yıkılması kaçınılmazdır.
DÜNYA VE HİDROELEKTRİK SANTRALLER
Uluslararası Hidroelektrik Enerji Birliği’ne göre küresel elektrik ihtiyacının % 16’sı hidroelektrik enerjiden elde ediliyor. Hidroelektrik enerjinin, yenilenebilir enerji kaynakları içerisindeki payı % 80’lere ulaşıyor. Hid­roelektrik enerji, 65 ülkenin ulusal elektriğinin % 50’sini, 32 ülkenin % 80’nini ve 13 ülkenin de elektrik ihtiyacının neredeyse tamamını sağlayan önemli bir enerji kaynağıdır.ABD’nde toplam elektrik üretiminde hidroelektrik enerjinin payı % 7. Avrupa’da ise % 10 seviyesinde. Kuzey Amerika’da, kullanılabilir hidroelektrik kaynakların % 70’inin, Avrupa’da ise % 75’inin kullanıldığı belirtiliyor. Gelişmiş ülkelerin HES’lerde yeni hedefi 10 MW (MegaWatt) ve altındaki güçlerde küçük HES’ler kurmak.


2020 yılına kadar toplam enerji tüketiminin beşte birini yenilenebilir enerji kaynaklarından elde etmeyi hedefleyen AB ülkelerinde, özellikle hidroelektrik enerji kapasitesinin artırılmasına yönelik yatırımlar hızla artıyor. Avrupa’da kurulu hidroeleketrik enerji kapasitesi 170 bin MW civarında. Ülkemizin toplam elektrik kurulu gücünün 44,5 bin MW olduğu düşünüldüğün de, Avrupa’da hidroelektrik kaynaklara verilen önem ortaya çıkmaktadır.

DÜNYADAKİ ÖNEMLİ HİDROELEKTRİK SANTRALLER

ÇİN ÜÇ BOĞAZ BARAJI
Çin'deki Üç Boğaz Barajı'nın oluşturduğu göl İsviçre büyüklüğünde. Çin'de faaliyet gösteren Üç Boğaz Barajı, 15 nükleer reaktör ile aynı güçte elektrik üretebiliyor.

22,5 milyar dolara mal olan baraj, 22,5 milyon kilovat kapasitesiyle de 15 nükleer santral gücüne sahip.

Dünyanın en büyük hidroelektrik santralı olan Üç Vadi çevresinde çok sayıda heyelan ve çöküntüye yol açıyor.Baraj gölü dolduğunda bölgedeki 13 kent, 140 kasaba ve 1350 köy baraj gölünün suları altında kaldı.
ITAIPU BARAJI
Itaipu Barajı, Brazilya ve Paraguay topraklarından geçen Parana nehrinde bulunan Itaipu Barajı, 14.000 MW enerji üretimi ile Üç Boğaz Barajı’ndan sonra ikinci sırada bulunmaktadır. Üretilen bu enerji Paraguay’ın elektrik tüketiminin %90’ını Brezilya’nın ise %19’luk bir kısmını karşılamaktadır. Bir toprak dolgu baraj, bir kaya dolgu baraj, bir beton ana payandalı baraj ve bir sağa kanat baraj olmak üzere dört farklı tip barajın birleşimiyle oluşmuştur. Toplam uzunluğu 7235 metre olan barajın yapı sırasında yaklaşık 50 milyon ton toprak çıkarılmıştır. Yaklaşık olarak 210 futbol sahası büyüklüğünde bir alan kaplayan Itaipu Barajı’nın yapımında 380 adet Eyfel Kulesi oluşturabilecek kadar çelik kullanılmıştır.

Guri Barajı (Venezuela)
Guri Barajı, 7.426 metre genişliğinde ve 162 metre yüksekliğindedir. Venezuela’nın Caroni Nehri üzerinde yer alan ve 2009 yılında faaliyete geçen bu baraj dünyanın en büyük üçüncü barajıdır. 10.235 MW kapasite ile Venezuela’nın %73’lük enerji tüketimini karşılayabilmektedir. Bu baraj, bulunduğu bölgede var olan biyolojik çeşitlilik ve ender görülen yabani hayvanların varlığı dolayısı ile uzun zamandır tartışma konusu olmaktadır.

TÜRKİYE’DE HİDROELEKTRİK SANTRAL

Hızlı bir ekonomik ve sosyal kalkınma süreci içinde olan Türkiye’de, sanayileşmede en önemli etmen olan enerjiye, özellikle elektrik enerjisine olan talep sürekli artmaktadır. Artan elektrik enerjisi talebini karşılamak üzere, ulusal enerji politikaları çerçevesinde, yeterli, güvenilir, ekonomik ve temiz elektrik enerjisi arzının sağlanması en önemli ilke olarak ortaya çıkmaktadır. Türkiye’de, yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen enerji miktarı, toplam enerji üretiminin %25’ine
karşılık gelmektedir.
Hidroelektrik enerji, Türkiye’nin kullanılabilir en önemli yenilenebilir enerji kaynağını oluşturmaktadır. Jeomorfolojik yapısı ve klimatolojik/hidrolojik özellikleri göz önüne alındığında, Türkiye, hem düşü hem de su tutarı açısından şanslı sayılabilecek ülkeler arasında yer almaktadır. Ülkemiz, ilk defa 1951’de özel sektörce yapılan Derme ve Murgul HES’leri ile hidroelektrik enerji ile tanışmıştır. İlk büyük HES ise 1956 yılında hizmete alınan Seyhan I HES’idir.

Ülkemizin 2010 yılında toplam elektrik üretiminin, %45,9'u doğalgazdan, %18,4'i yerli kömürden, %6,9’u ithal kömürden, %24,5’i hidrolik kaynaklardan, %2,5'i sıvı yakıtlardan, %1,35’i rüzgârdan ve %0,47’si jeotermal ve biyogazdan sağlanmıştır. 2009 yılı ile kıyaslandığında özellikle hidrolik kaynaklardan ve rüzgârdan yararlanma oranı artarken, yerli kömür ve doğal gazın oranlarında düşme görülmüştür.

Türkiye, teknik hidroelektrik potansiyelinin %23,5'ini geliştirmiştir. Ülkemizde işletmede olan 213 adet hidroelektrik santralin kurulu gücü 14.300 MW ve ortalama yıllık üretimi ise 50.000 GWh olup toplam potansiyelin %35,71'ine karşılık gelmektedir.7.286 MW'lık bir kurulu güç ve toplam potansiyelin%16,98'i olan 23.770 GWh'lik yıllık üretim kapasitesine sahip 145 hidroelektrik santral halen inşa halinde bulunmaktadır. Türkiye'de geriye kalan yıllık 66.230 GWh potansiyeli (ortalama yıllık üretim potansiyelinin 140 milyar kWh olduğu öngörülmüştür.) kullanabilmek için önümüzdeki yıllarda 200 adet hidroelektrik santral yapılacaktır. Böylece toplam kurulu güç 44.200 MW'a, yıllıkortalama üretim 140.000 GWh'e ve hidroelektrik santrallerin sayısı 558'e ulaşacaktır.
Türkiye'nin Önemli Baraj ve Hidroelektrik Santralleri

1) Atatürk Barajı ve Hidroelektrik santrali: Atatürk Barajı, Adıyaman ve Şanlıurfa illeri arasında, Fırat Nehri üzerinde kurulu olup, enerji ve sulama amaçlıdır. 1983 yılında inşaatı başlamış olan baraj 1992 yılında işletmeye açıldı. 169 metre yüksekliğe sahip 2400 MW güç üretim kapasitesine sahiptir.

2) Karakaya Barajı ve Hidroelektrik santrali:
Karakaya Barajı, Diyarbakır ili Çüngüş ilçesi sınırları içinde, Fırat Nehri üzerinde, Güneydoğu Anadolu Projesi'nin bir parçası olarak elektrik enerjisi üretimi amacıyla 1976-1987 yılları arasında inşa edilmiştir. 173 metre yüksekliğe sahip 1800 MW kurulu güce sahiptir.

3) Keban Barajı ve Hidroelektrik santrali:
Keban Barajı, Keban ilçesinde, Fırat Nehri üzerinde, 1965-1975 yılları arasında inşa edilmiş olan elektrik enerjisi üretimi amaçlı barajdır. 210 metre yüksekliği vardır. 1330 MW kurulu güce sahiptir.
4) Berke Barajı ve Hidroelektrik Santrali:
Berke Barajı, Osmaniye'nin Düziçi İlçesinde Düldül Dağı eteklerinde, Ceyhan Nehri üzerinde, enerji üretmek amacıyla 1995-1999 yılları arasında inşa edilmiş bir barajdır. 201 metre set yükseliğine sahip olup 510 MW güç üretim kapasitesi vardır.
5) Altınkaya Barajı ve Hidroelektrik Santrali:
Altınkaya Barajı, Samsun'da, Kızılırmak üzerinde, enerji üretmek amacıyla 1980-1988 yılları arasında inşa edilmiş bir barajdır. Baraj yüksekliği 195 metre olup 700 MW güç üretimi yapabilmektedir.
6) Oymapınar Barajı ve Hidroelektrik Santrali:
Oymapınar Barajı, Antalya'da, Manavgat Nehri üzerinde, elektrik enerjisi üretimi amacı ile 1977-1984 yılları arasında inşa edilmiş bir barajdır. 185 metre yüksekliğe sahiptir. 510 MW güç üretimi sağlamaktadır.
7) Hasan Uğurlu Barajı ve Hidroelektrik Santrali:
Hasan Uğurlu Barajı ve Hidroelektrik Santrali, Samsun ili Ayvacık ilçesinde, Yeşilırmak üzerinde, elektrik enerjisi üretimi amacı ile 1971-1981 yılları arasında inşa edilmiş bir baraj ve hidroelektrik santralidir. 175 metre yüksekliğe sahip olup 500 MW kurulu güce sahiptir.

8) Çatalan Barajı ve Hidroelektrik Santrali:
Çatalan Barajı, Adana'da, Seyhan Nehri üzerinde, enerji ve taşkın kontrolü amacıyla 1982-1997 yılları arasında inşa edilmiş bir barajdır. 70 metre yükseliğe sahip olup 168 MW güç üretim kapasitesine sahiptir.
9) Gökçekaya Barajı ve Hidroelektrik Santrali:
Gökçekaya Barajı, Eskişehir'de, Sakarya Nehri üzerinde, Sarıyar Barajı mansabında (çıkışı) hidroelektrik enerji üretimi amaçlı, 1967 - 1972 yılları arasında inşa edilmiş bir barajdır.278 MW kurulu güce sahip olup 115 metre yüksekliğe sahiptir.

10) Deriner Barajı ve Hidroelektrik Santrali:
Deriner Barajı, Artvin'de, Çoruh Nehri üzerinde, enerji üretmek amacıyla 1998 yılında inşasına başlanmış bir barajdır. Deriner Barajı, 207 metre (talvegden) yüksekliği ile bugüne kadar Türkiye’de inşa edilmiş en yüksek beton barajı olacaktır. Deriner Barajı yüksekliği bakımından dünyada 6. sırada yer alır. 670 MW kurulu güce sahiptir.
HIDROELEKTRIK SANTRALLERIN AVANTAJLARI

-Ekonomik ömrü uzun,
-Dünya genelinde yaygın,
-İşletme-bakım gideri düşük,
-Yakıt gideri olmayan,
-Geri ödeme süresi kısa (5–10 yıl),
-Yüksek verimli (% 90’ın üzerinde),
-Yöre halkına da ekonomik ve sosyal katkılar sağlayan,
-Dışa bağımlı olmayan yerli bir kaynaktır.
HİDROLİK SANTRALLERİN DİĞER SANTRALLERE GÖRE AVANTAJLARI NELERDİR?
-Su santrallerinin yakıt masrafları yoktur.

-Santral yedekte kalsa bile kayıplar yok denecek kadar azdır.

-Verimler zamanla azalmaz.

-Az sayıda eleman gerektirir.

-Enerjinin birim maliyeti oldukça azdır.

-Yük değişmelerine çok çabuk uygunluk gösterir.

-Bakım ücretleri az olup yapısı basit ve sağlamdır.

-Hidroelektrik enerjinin hem çevreyi kirletmeyen temiz bir kaynak olması hem de uzun vadede en ucuz enerji türü olması sebebiyle, birçok ülke son yıllarda hidroelektrik santral inşaatına yeniden hız vermiştir.

HİDROELEKTRİK SANTRALLERİN DEZAVANTAJLARI
-Bir barajın yapımı ve öncesinde; uzun süreli yağış, su, jeolojik çalışmalar yapılması, su altında kalan arazi için ödenen istimlâk bedelleri, baraj yapım maliyetinin yüksek olması ilk yatırım maliyetinin çok fazla olmasına neden olur.

-Vahşi hayata ve doğal kaynaklara zararları vardır.

-Bölgesel kültürler ve tarihi yerlerin yok edilmesi (Hasankeyf, Zeugma, fırtına vadisi vs.)

-Küçük bir kasabaya yetecek kadar enerji üreten bir tesis için bile pek çok ağaç kesip yol açmak zorunda kalınması, doğaya geri dönüşü olmayan zararlar vermektedir.

-Su kalitesine etki sorunu vardır.
Birçok balık ve omurgasız canlı türü normal davranışı gereği,
hayatlarının belirli dönemlerinde nehir boyunca uzun ya da
kısa mesafeli göçler gerçekleştirir. Nehirlerdeki göçlerin en
yaşamsal olanı, balıkların yumurtlama göçüdür. HES’lerin bir bileşeni olan regülatörler (su toplama yapıları), sucul canlıların
nehir boyunca hareketini kesintiye uğratırlar. Üreme tamamen
aksarsa, bu durum balık türünün o nehir habitatından tamamen
kaybolmasıyla sonuçlanabilir.

Sorularla Hidroelektrik Santraller
Nehirleri korumak için can suyu bırakılıyor, yetmez mi?

Doğal hayatın devamlılığının sağlanması için dere yatağına bırakılması öngörülen su miktarına “can suyu” denilmektedir . Su Kullanım Hakkına Dair Yönetmelik gereğince, hidroelektrik üretim tesisi kuran şirketler, doğal hayatın idamesini sağlayacak miktarda suyu dere yatağına bırakmakla yükümlüdür. Yönetmelikte, dere yatağına bırakılacak can suyu miktarı, HES projesine esas alınan son on yıllık ortalama akımın en az %10’u olarak saptanmıştır. ÇED sürecinde ekolojik ihtiyaçları tespit ederek bu miktarın artırılıp artırılmaması gerektiği ise şirketlerin inisiyatifine bırakılmıştır.Dere yatağına can suyu adı altında bırakılan su miktarı yetersizdir. Derenin doğal yapısı ciddi boyutta değişmiş ve sucul canlıların yaşamı olanaksız hale gelmiştir.

HES yaparak enerjide dışa bağımlılıktan kurtulacak mıyız ?
Hayır!

Kamuoyunda HES’lerden üretilecek elektrik ile enerjideki dışa bağımlılığımızın ortadan kalkacağı yönünde bir algı bulunmaktadır.
Ancak bu kesinlikle yanlış bir algıdır. İlgili kurumların verileri incelendiğinde, lisans alan HES projelerinin tamamı üretime geçse bile, ülke olarak enerjide dışa bağımlılığımızın devam edeceği görülmektedir.


Yenilenebilir bir enerji olan hidroelektrik aynı zamanda sürdürülebilir değil mi?
Hem evet, hem hayır

Gezegenin ortalama sıcaklığının 20C artmasını önlemek için sürdürülebilir hidroelektrik gereklidir ancak yenilenebilir enerji kaynakları her zaman sürdürülebilir değildir. Özellikle, HES’ler söz konusu olduğunda, inşaat ve işletme sürecinde çevreye ve insanlara yönelik çok büyük ve geri dönüşü mümkün olmayan etkiler ortaya çıkabilir. Hidroelektrik yatırımlarının çevresel ve sosyoekonomik tahribatının boyutu, enerji üretimi faydasının üzerine çıkarsa, sürdürülebilirlikten söz etmek mümkün değildir. Hidroelektrik
yatırımlarının nehir havzalarının ekolojik dinamiklerini gözeten ve koruyan bir biçimde planlanması ve uygulanması şarttır.
Özellikle aynı dere üzerinde çok sayıda ardışık HES tesis edilmesi sadece enerji açısından değil, enerjiyi sağlayan ekosistem hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından da olumsuz sonuçlar doğuracak uygulamalardır. Bu bakımdan, ülkemizde hâlihazırdaki hidroelektrik plan ve uygulamaları sürdürülebilirlikten uzaktır.


Dağılım grafiğine göre ülkemizin elektrik enerjisi ihtiyacının %24,5’i hidrolik kaynaklardan sağlanmaktadır.
Türkiye'nin teorik hidroelektrik potansiyeli dünya teorik potansiyelinin %1'idir. Türkiye'de teorik hidroelektrik potansiyel yaklaşık 435 GWh, teknik olarak değerlendirilebilir potansiyel 250 GWh kullanılabilir potansiyel ise yaklaşık 125 GWh olarak hesaplanmıştır.
Ağırlıklı Beton Gövdeli Barajlı HES
Full transcript