Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Divan Edebiyatı Nazım Türleri

No description
by

leyla tanlar

on 13 December 2013

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of Divan Edebiyatı Nazım Türleri

Divan Edebiyatı Nazım Türleri ve Biçimleri
Divan Edebiyatı Nazım Biçimleri

Divan Edebiyatı Nazım Türleri Gazel
1. Nazım birimi genellikle beyittir ve cümle beyitte tamamlanır. Beyit, cümleye egemendir.
2. Nazım ölçüsü “aruz“dur.
3. Dili Arapca, Farsça, Türkçe karışımı olan Osmanlıca”dır.
4. Şiirlerde tam ve zengin uyak kullanılmıştır.
5. Şiirlerin konuyu içeren başlıkları olmadığı için nazım biçimlerine göre adlandırılmışlardır.
6. Klişe bir edebiyattır. Duygu ve düşünceler değişmez sözlerle (Mazmun) anlatılır.
7. Anlatılan şey değil, anlatış biçimi ön plandadır.
8. Soyut bir edebiyattır. İnsan ve doğa gerçekte olduğundan farklı ele alınmıştır.
9. Aydın zümrenin edebiyatıdır. Medrese kültürü hakimdir. Genellikle saraya ve çevresine seslenir.
10. Sanatlara bolca yer verilmiş, sanat yapmak amaç durumuna gelmiştir.
11. Ulusal bir edebiyat olmayıp dinin etkisiyle şekillenmiştir. Arap ve İran edebiyatının etkisi çok fazladır.
12. Şiirde daha çok aşk, sevgili, içki, din ve kadercilik gibi konular işlenmiştir.
13. Nazım ön planda tutulmuş, nesre pek az yer verilmiştir.
14. Nesir alanında tezkireler (edebiyat tarihi görevini gören biyografik eser), münşeatlar (mektuplar), tarihler, dini metinler ve nasihatnamelere de rastlanmaktadır. Bunlarda da sanat yapma amacı ön plandadır.
15. 13.yüzyılda gelişmeye başlamış 16. ve 17. yüzyıllarda en olgun dönemini yaşamış, 19.yüzyılın sonlarına kadar sürmüştür.
BEYITLERLE KURULAN NAZIM BIÇIMLERI
Gazel, Divan Edebiyatının en çok kullanılan nazım türlerindendir. Gazeli ilk olarak İmr’ul Kays’ın 502 yılında söylediği kabul edilir. İlk beyitine matla, son beyitine makta, şairin mahlasının geçtiği beyite taç beyit, gazelin en güzel beyitine ise beyt’ül gazel denir. Matla mısraları kendi arasında kafiyelidir ve gazelin bu beyitten doğması bakımından önemlidir. Gazelin ilk beyitinden sonraki beyitlerin ilk mısraları kafiyeyle alakasız, ikinci mısraları ise matla beyitindeki kafiye ile kafiyelidir. Yani gazelin kafiye düzeni; aa/ba/ca/da….dır.
Divan Edebiyatının Genel Özellikleri
Divan edebiyatı Türklerin islâm dinini benimsemesinden sonra ortaya çıkan yazılı edebiyattır. Arap ve Fars edebiyatının etkisi altında gelismistir. Bu etki, Arapca ve Farsça sözcüklerin Türkçe’ye girmesinin yanı sıra, bu dillerin anlatım biçimlerinin benimsenmesiyle de kendini gösterir. Bu edebiyata Divan edebiyatı denmesinin nedeni, sâirlerin siirlerini divan denen el yazması kitaplarda toplamıs olmalarıdır.


Gazel beyit beyit yazılır. Mısralar birbiri ardına sıralanmazlar. beyit sayısı 5-15 arasında değişir. Fakat 9 beyitten fazla gazel pek yazılmamıştır.
Bütün gazellerin konusu genellikle aşk, şarap, sevgili, güzellik… vs.dir. Gazellerde şairler duygularını lirik bir şekilde anlatırlar. Her Divan şairinin divanının belkemiğini gazeller oluşturur.

Gazellerde beyitler arasında anlam birliği olduğu gibi, her beyitin kendi halinde güçlü olması da mümkündür. Beyitler arasında anlam birliği olması demek, her beyitin aynı konu üzerinde söylenmiş olması demektir. Beyitlerdeki bu anlam birliğine yek-ahenk denir.
Beyitleri arasında anlam birliği olmayan gazellerde ise her beyit, beyt’ül gazel derecesinde güçlü ve güzeldir. Bu tür gazellere yek-avaz denir.
Araplar, gazelin beyitleri arasında anlam birliği omasını savurlarken, Fars-Acem Edebiyatında yek-avaz gazeller daha yaygındır. Divan Edbiyatında ise her iki türden de gazel örnekleri çokça verilmiş ve bu konuda tam bir görüş birliğine varılamamıştır.
Ya Rab hemişe lutfunu kıl reh-nüma bana
Gösterme ol tariki ki yetmez sana bana

Kat' eyle aşinalığım andan ki gayrdır
Ancak öz aşinaların et aşina bana

Bir yerde sabit et kadem-i i'tibarımı
Ancak öz aşinaların et aşina bana

Yok bende bir amel sana şayeste ah eğer
A'malime göre vere adlin ceza bana

Havf ü hatada muztaribim var ümid kim
Lutfun vere beşaret-i afv-i ata bana

Ben bilmezem bana gereğin sen Hakim'sin
Men' eyle verme her ne gerekmez sana bana

Habs-i hevada koyma Fuzuli-sıfat esir
Ya Rab hidayet eyle tarik-i fena bana
YAKARIS...
Tanrım! Lütfunu rehber kıl daima bana ve sakın sana ulaşmayan yolu bana gösterme!
Senden başka her şeyden dostluğumu kes benim; yalnızca kendi sevdiklerini sevdir bana! (Yalnız sana dost olan kişileri benim için dost kıl, sana dost olmayanlardan yolumu ayır.)
İtibar ayağımı öyle bir yerde sabitle ki, orada yalnızca dinin yol göstericisine (Hz. Muhammed'e) uyulsun, sadece onun yolundan gidilsin.
Yazık ki sana layık bir amelim yok benim. Eğer adaletin beni amelime göre cezalandıracak olursa benim vay halime!..
Hata ve buna bağlı korkular içinde kıvranıp duruyorum. Umarım, lütfun bana hatalarımın bağışlandığı müjdesini verir (yoksa halim haraptır.)
Ben bana tam olarak neyin gerektiğini bilemem.Hakim (her şeyi bilen Allah) sensin; bana gerekmeyeni bana verme!
Beni Fuzuli gibi heva (hevesler, istekler, ihtiraslar veya dünya ilgileri)
içinde hapis bırakma! Tanrım! Bana fena (Senin aşkında yok olma) yolunda kurtuluş nasip eyle (veya bu kötü gidişime bir hidayet nasip et!)
Açıklaması
Beni cândan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı

Felekler yandı âhımdan murâdım şem'i yanmaz mı


Kamu bîmârına cânân devâ-yi derd ider ihsân

Niçin kılmaz mana dermân meni bîmâr[ı] sanmaz mı


Gamım pinhân dutardum ben dediler yâre kıl rûşen

Desem ol bî-vefâ bilmen inanur mı inanmaz mı

Fuzili
Fuzili
Konu: Aşk Acısı
Tema: Aşk
Ölçü: Aruz Ölçüsü
Söz Sanaları:
“Felekler yandı ahımdan..”
Mübalağa
bimar (hasta), derd, derman, deva
Tenasüp
“Niçün kılmaz mana derman..”
Tecahül-i arif
pinhan tut- (gizlemek); ruşen kıl- (açıklamak)
kelimeleri ile de
tezat
sanatı yapılmıştır.

Musammat gazellerin ortasında iç kafiye bulunur ve gazel ortadan ikiye bölünüp dörtlük haline getirilir.




Kafiye Şeması: abcb, dddb, eeeb

Kafiyeler:
-an
tam kafiye
-maz mı
redif
-an
tam kafiye
-en
tam kafiye
Gazel ve Kosma Karsılastırması
Iki tür, farklı edebiyat geleneklerine aittir. Gazel klasik divan edebiyatı geleneğimize, kosma halk edebiyatı geleneğimize aittir.
Gazelin dili ağır ve sanatlıdır, kosmanın sadedir. Gazelde sanatlı ve yapay bir anlatım kullanılır, koşmadaki anlatım daha yalındır. Gazel "sanat, sanat içindir" anlayışıyla, anlatımda ve şekilde mükemmelliğe önem veren bir anlayısla, kosma ise "sanat, toplum içindir" anlayısıyla yazılır. Gazel konularına örnek
olarak aşk ve şarap; koşmada ise yine aşk doğa, ölüm, ayrılık, yiğitlik, toplumsal olaylar
Şekil açısından farkları: Koşmada
hece
(8'li ve 11'li), gazelde
aruz
ölçüsü kullanılmıştır. Koşma
dörtlüklerle
(en az iki, en fazla dört dörtlük), gazel
beyitlerle
(En az 5, en çok 15 beyit) yazılır
kafiye şeması
ise koşmada
aaab, cccb, dddb
gazelde de
aa, ba, ca, da
biçimindedir.
Geh cefâ kûhı gubârından örünse kisveti
Geh belâ vadisini geşt eylese üryân olup
Ağlasa âşık belâ-yı hecr ile nâlân olup
Gözlerinden akan anun yaş yerine kan olup




(Asık dedigin ayrılık atesiyle aglamalıdır, o derece ki gözlerinden yas yerine kan akması gerekir.)
(Asık ya cefa dagının tozlarıyla giyinmelidir, ya da çölde giyinmeden dolasmalıdır.)
Fatih Sultan Mehmed
Vara vara vardım ol kara taşa,
Hasret ettin beni kavim kardaşa,
Sebep ne gözden akan kanlı yaşa,
Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm

Nice sultanları tahttan indirdi
Nicesinin gül benzini soldurdu
Nicelerin gelmez yola gönderdi
Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm

Karacoğlan der ki kondum göçülmez
Acıdır ecel şerbeti içilmez
Üç derdim var birbirinden seçilmez
Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm
Karacaoglan
Nazım Birimine Göre Sınıflandırma
a) Tek Dörtlükten Oluşanlar
1. Rubai
2. Tuyuğ

b) Beyitlerle Kurulanlar
1. Gazel
2. Kaside
3. Mesnevi
4. Kıt'a
5. Müstezat
c) Bentlerle Kurulanlar
1. Dörtlüler (Murabbalar: terbi, şarkı)
2. Beşliler (Muhammesler: tahmis, taştir, tardiye)
3. Altılılar (Müseddes)
4. Yedililer (Müsebba)
5. Sekizliler (Müsemmen)
6. Dokuzlular (Mütessa)
7. Onlular (Muaşşer)
8. Terkib-i bent
9. Terci-I bent
DÖRTLÜKLERLE KURULAN NAZIM BIÇIMLERI
Iran edebiyatından alınmıştır.Uyak şeması aaaxa'dır sadece rubai ile manide gö­rülebilir. İnce duyguları, felsefi görüşleri ve nükteli söyleyişi anlat­maya çok uygun bir tür olarak bilinir. En büyük ustası İranlı şair Ömer Hayyam'dır.
Dert içinde sevinci bul da yaşa; Haksız düzende haklı ol da yaşa; Sonu nasıl olsa yokluk dünyanın, Varından yoğundan kurtul da yaşa

Ömer Hayyam
Rubai:
Divan edebiyatına Türkler kazandırmıştır.Uyak düzeni aaba şeklindedir
Tuyuğ:
Hak ne yazmış ise ezelde bolur Göz neni ki göreceg ise görür İki âlemde Hakk'a sığınmışız Tohtamış ne ola, yaahsah Temür?

Kadı Burhanettin
Gazel:Uyak dü­zeni; aa, ba, ca, da'dır. Ask, güzellik, içkiden bahseder.
Kaside: Peygamber sevgisi, tanrının varlığı ve birliği, dönemin ileri gelenlerini övme
Mesnevi:Her beyti kendi içinde kafiyeli. Kahramanlık, yiğitlik, ask.Düzeni aa, bb, cc, dd.
Kıt'a: ab, cb biçimindedir. Felsefi konular, nükte, yergi ağırlık verilir.
Müstezat: Artık mısralı siirdir. Bir uzun bir kısa dizenin alt alta dizilmesiyle olusur.
Örnek:
Bülbül yetişir bağrımı hûn etti figânın
Zabt eyle dehânın
Hançer gibi deldi yüreğim tîg-i zebânın
Te’sîr-i lisânın


BENTLERLE KURULAN NAZIM BIÇIMLERI
Murabba: aaaa, bbba, ccca, ddda
Şarkı: Aşk ve güzellik
Terkib-i bent: Son beyit “vasıta beyti” kendi içinde uyaklı
Tercib-i bent: Vasıta beyti her bendin sonunda değişmez tekrarlanır. Tanrının gücü, evrenin sonsuzluğu, doğanın ve yaşamın karşıtlıkları.

Geçti cânânın firâkı cânıma
Tîr-i cevri gibi girdi kanıma
Nâleden bir kimse gelmez yanıma
Söyle ey bâd-ı sabâ cânânıma
Taslıcalı Yahya Bey
Divan Edebiyatı Nazım Türleri
1.TEVHİT VE MÜNACÂT
: Tanrının birliğini ve yüceliğini anlatan şiirlere tevhit, Tanrıya yapılan yalvarış ve yakarışları anlatan şiirlere de münacât denir. Daha çok kaside biçimiyle yazılmıştır.
2.NAAT
: Hz. Muhammed’i övmek için yazılan şiirlere denir. Bunlar da daha çok kaside biçimiyle yazılmıştır.
3.MERSİYE:
Bir kimsenin ölümü üzerine duyulan üzüntü ve acıyı anlatmak için yazılan şiirlerdir. Genellikle terkib-i bent biçimiyle yazılmıştır. (Bu türün, Eski Türk Edebiyatı’ndaki adı sagu, Halk Edebiyatı’ndaki adı ise ağıttır).
4.METHİYE:
Bir kimseyi övmek için yazılan şiirlerdir. Bunlar da genellikle kaside biçiminde yazılmıştır.
5.HİCVİYE:
Bir kimseyi yermek için yazılan şiirlerdir.
6.FAHRİYE:
Şairlerin kendilerini övmek amacıyla yazdıkları şiirlerdir.
Full transcript