Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

Copy of DUYGU DAVRANISŞ BOZUKLUĞU

No description
by

Yasemin Turkes

on 29 December 2013

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of Copy of DUYGU DAVRANISŞ BOZUKLUĞU

DUYGU DAVRANISŞ BOZUKLUĞU
Genel olarak duygu ve davranış bozukluklarının yaklaşımlara göre farklılaşan tanımları olmasına rağmen aslında ortak bir tanımda uzlaşılmak kritik ölçüde önemlidir. Bu önem, kabul edilen tanımla beraber hangi özelliklerdeki çocukların özel eğitim hizmetlerinde yararlanıp yararlanamayacağına göstermesidendir.

NEDENLER
1.BİYOLOJİK FAKTÖRLER
2.AİLE İLE İLGİLİ FAKTÖRLER
3.OKUL İLE İLGİLİ FAKTÖRLER

TANILAMA VE DEGERLENDIRME
Duygu davranış bozuklukları olan çocukların eğitim ortamlarında nasıl de­ğerlendirileceğine dair dünyada görüş birliğine varılmış bir uygulama yoktur. Değerlendirmede yaşanan problemlerin temelde duygu davranış bozukluklarının tanımında yaşanan problemlerle ilişkili olduğunu görmekteyiz.

Duygu davranış bozukluklarının değerlendirilmesinde dikkat edilmesi gere­ken en önemli noktalardan birisi, değerlendirmenin faklı uzmanların bir araya geldiği tarafsız bir ekip tarafından yapılmasının gerekliliğidir. Bu ekipte çocuğun sınıf öğretmeni, özel eğitim öğretmeni, branş öğretmenleri, rehber öğretmen, ve okul yöneticileri aktif rol almalı ve her ekip üyesi kendi alanlanındaki uzmanlık bilgisini çocuğun değerlendirilmesi sürecinde tüm ekiple paylaşmalıdır. Ekibin çocuğu değerlendirmesi ise sadece duygu ve davranış problemleri ile sınırlı kal­mamalı. çocuğun eğitim performansı ve var olan problemlerinin eğitim perfor­mansına olan etkisine de bakılmalıdır.


ÖZELLiKLER
Genel anlamda yapılan çalışmalarda duygu davranış bozuklukları olan çocuklar iki önemli gruba ayrılmaktadırlar:
1.DIŞA YÖNELİK BOZUKLUKLAR
2.İÇE YÖNELİK BOZUKLUKLAR

BiLiMSEL DAYANAKLI MÜDAHALE YÖNTEMLERi
Günümüzde yapılan çok sayıda araştırma ile duygu davranış bozulduklarının son derece kalıcı ve değişmeye dirençli bir doğasının olduğu kanıtlanmış ve bu direnci kırmanın tek çıkış noktasının ise bozukluğun belirtilerinin oluştuğu en erken yaşlarda çocuğun problemlerine müdahale etmek olduğu gösterilmiştir

Uzmanların birleştiği ortak nokta etkili erken müdahale programları ile çocuklarda duygu davranış bozukluklarının büyük ölçüde önüne geçilebileceği ve halihazırda duygu davranış bozuklukları olan çocukların ise uygun ruh sağlığı ve eğitim hizmetleri ile yaşam kalitelerinin arttırılabileceği yönündedir


ÖgRETMENLERE ÖNERiLER
OLUMLU SINIF ORTAMI OLUŞTURMA

Sene başında sistematik bir biçimde öğrencilerinizden beklentilerinizin neler olduğunu olumlu sınıf kuralları şeklinde öğrencilerinize öğretin.
Uygun davranışlar için kolay anlaşılır kurallar koyun ve öğrencilerinizden beklentilerinizi onlara olumlu ifadelerle açıklayın

Sınıfınızın kurallarını 10 maddelik olumlu davranışlar listesi şeklinde sınıfınızın en iyi görünen yerine asın ve kuralları öğrencilerinizle beraber sık sık tekrar edin.
Öğrettiğiniz olumlu davranışları öğrencileriniz akıcılık kazanıncaya kadar pekiştirin.
Öğrencileri motive edici bir başka yöntem ise onları hiç beklemedikleri bir anda ödüllendirmektir.

Genel olarak tüm çocuklar belli bir mizaç ile doğarlar yaklaşımına göre doğuştan zor mizaçlı yani kolay sinirlenip zor sakinleşen çocukların ilerde duygu davranış bozuklukları sergileme riski kolay mizaçlı yani kolay sakinleşen genel olarak mutlu ruh haliiçerisinde olan çocuklara göre daha yüksektir.

AİLE İLE İLGİLİ FAKTÖRLER

Olumlu ebeveyn çocuk ilişkileri çocukların sağlıklı psikolojik gelişimleri açısından çok önemlidir. Çocuklarının olumsuz davranışları ile ılımlı sevgi dolu bir yaklaşımla başa çıkan, çocuğa olumsuz davranış yerine alternatifi olan olumlu davranışı öğreten ve destekleyen, uygun sosyal becerileri çocuğun kazanması için çocuğa model olan, çocuğun okul başarısı ile ilgilenip ona destek olan, ilgili, sevgi dolu anne babalar çocuklarda olumlu sosyal duygusal gelişimi desteklerken, çocukları ile ilgilenmeyen, çocuğun fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarına karşı duyarsız kalan, çocuğun olumsuz davranışları ile başa çıkmak için çocuğa şiddet uygulayan, okul başarısını desteklemeyen, düşük sosyo ekonomik düzey gibi olumsuz yaşam koşulları nedeniyle kendisi de yüksek stress altında olan, eşler arasında da sürekli çatışmanın yaşandığı mutsuz ve çatışmalarla dolu ortamlarda büyüyen çocukların ise duygu davranış bozuklukları sergileme olasılığı daha yüksektir

Yapılan araştırmalarla' çocuklarda duygu davranış bozuklarının ortaya çıkmasında anne babaların çocuk yetiştirme usûllerinin çok önemli bir etken olarak gösterilmesine rağmen, anne babaları çocuk yetiştirme usûllerinin
yanlışlığından dolayı suçlamak duygu davranış bozulduklarının komleks doğasını anlama noktasında yeterli bir yaklaşım değildir.

Anne babaların çocuk yetiştirme usûllerinin sonucu sadece uyguladıkları çocuk yetiştirme tekniklerine bağlı değil bir o kadar da çocukların kişilik özelliklerine
ve diğer çevresel risk faktörlerine bağlıdır.


OKUL İLE İLGİLİ FAKTÖRLER

Okul, çocukların vakitlerinin çok büyük bir kısmını geçirdikleri, akranları ve öğretmenleri ile olan sosyal ilişkilerin çocukların kişilik gelişimini belirgin ölçüde şekillendirdiği, ve bu nedenlerden dolayı da duygu davranış bozuklarının ortaya çıkışı ve devamında en dikkatle incelenmesi gere­ken ortamlar arasında yer almaktadır.

Yine benzer bir yaklaşımla, çocuklarda duygu davranış bozukluklarının tanılanması genel olarak çocuk okula başladık­tan sonra gerçekleşen bir süreç olduğu için, okuldaki hangi faktörlerin çocukta var olan problemlerin devamına ya da artmasına yol açtığının belirlenmesi ço­cuğun problemlerini iyileştirici önlemlerin alınmasında büyük önem kazanmak­tadır. Çocuğu akademik başarısızlığa götüren etkisiz öğretim yöntemleri, açık bir biçimde ifade edilmeyen okul kuralları, uygunsuz davranışa yönelik tutarsız bir biçimde uygulanan cezalandırıcı disiplin teknikleri, öğretmenin uygun sosyal ve akademik davranışı yeterince pekiştirmemesi, farklı öğretimsel ihtiyaçları olan çocukların ihtiyaçlarına büyük grup öğretiminin cevap vermemesi, çocukların var olan davranış problemlerini arttıran önde gelen nedenler arasında kabul edilmektedir

Tüm bu bulgular öğretmenlerin özellikle sınıf yönetimi konusunda bilgili ol­malarının, duygu davranış problemleri sergileyen çocukların sosyal başarılarının arttırılıp okula uyumlarının sağlanmasında çok önemli olduğuna işaret etmekte­dir. Öte yandan, duygu davranış problemleri olan çocuklarda akademik başarıyı desteklemek için öğretmenlerin farklı akademik alanlardaki öğretimsel yöntemler ve bireyselleştirilmiş eğitim planlama konusunda da donanımlı olmaları bu ço­cukların bireysel akademik ihtiyaçlarına cevap verebilmeleri açısından önem ka­zanmaktadır


Etkili öğretim yöntemleri ile beraber kullanılan başarılı sınıf yönetimi teknikleri duygu davranış bozuklukları olan çocukların topluma uyumlu bireyler olarak yetiştirip kazanıldırıimasında anahtar noktalardır. Bu bağlamda eğitimciler duygu davra­nış bozuklukları olan çocuklar ile çalışırken üzerlerine çok büyük görevler düştü­ğünün farkında olmalı ve çocuğun problemlerini sadece aile gibi dışsal bir nede­ne bağlayıp kendilerini çocuğun problemlerinden soyutlamak yerine, duygu davranış bozuklukları olan çocuğu kazanmak için gereken tüm uygulamaları yapmalıdırlar.

Çocuğun duygusal ve davranışsal problemlerinin değerlendirilmesinde sınıf ortamında ve serbest oyun ortamında sınıf öğretmeni dışında bir gözlemcinin çocuğun sorun davranışlarını gözlemlemesi yine bozukluğun değerlendirilmesi sürecinde anlamlı bilgiler sağlar. Problem davranışların gözlemlenmesinde asla gözden kaçırılmaması gereken temel bilgiler, problem davranışın öncesinde ve sonrasında ne olduğunun saptanması, problem davranışın çocuğun yaşamındaki işlevinin ne olduğunun anlaşılmaya çalısılması ve problem davranışın hangi düzeyde ortaya çıktığının belirlenmesidir. Gözlemlerden elde edilen bilgiler ile problem davranışın çocuğun hayatındaki işlevi anlaşıldıktan sonra, bu işlevin yerini dolduracak olumlu davranışın belirlenmesi ve çocuğa olumlu davranış desteğinin sağlanması takip edilecek diğer adımlardır.

Değerlendirme sırasında değerlendirme ekibinin başvuracağı bir diğer etkili yöntem ise standardize edilmiş testlerin kullanımıdır. Hem anne babaların hem de öğretmenlerin görüşlerinin alındığı standardize edilmiş testler ile çocuğun sergilediği problemlerin dikkat dağınıklığı, sosyal problemler, somatik problemler, agresif davranışlar gibi alt alanlardan hangilerinde yoğunlaştığını anlamak mümkün olacaktır. Türkiye'de duygu davranış bozukluklarının belirlenmesinde kullanılan geçerliliği ve güvenirliği en yüksek standardize edilmiş testlerden bazıları; Çocuklarda ve Gençlerde Davranış Değerlendirme Ölçeği-(6- 18 yaş) Anne baba formu ve Öğretmen formu

Çocuklarda duygu davranış bozukluklarının değerlendirilmesinde çocuğun problemlerinin daha iyi anlaşılabilmesi için ekolojik bir değerlendirmenin yürütülmesi büyük önem taşır. Ekolojik değerlendirme, çocuğun içerisinde yaşadığı çevre ile bir bütün olarak görülmesi ve çocuğun davranışlarının çocuğun çevresi ile olan ilişkisindeki rolünün anlaşılması ile gerçekleştirilir.

Herhangi bir bozukluğun yaygınlığına ilişkin rakamlar öğretmenler açısından önemli bir anlam ifade etmese de, yaygınlık bilgilen eğitim planlamacıları açısından kritik ölçüde önemlidir. Eğitim planlamacıları bir bozukluğun yaygınlığını değerlendirerek uzun ve kısa vadeli dönemlerde örneğin ne kadar sayıda öğretmene, ne kadar özel eğitim desteğine ve ne kadar sayıda ek personele ihtiyaç duyduklarının analizini yapar ve yıllar içerisindeki yaygınlık değerlerini karşılaştırarak yaygınlık değerlerinde ortaya çıkan artma ve azalma gibi trendlere yönelik stratejik planlama gerçekleştirirler

Dışa yönelim bozuklukları sergileyen çocuklar saldırgan, başkalarını rahatsız edici, karşı gelme davranışlarını sıklıkla sergileyen çocuklardır

Aslında tüm çocuklar dönem dönem karşı gelme, başkalarına vurma, kurallara uymama gibi problem davranışlar sergileyebilirler ancak duygu davranış bozuklukları olan çocukların farkı bu problem davranışları diğer çocuklara oranla çok daha sık ve yoğun
şiddette sergilemeleridir.

Duygu davranış bozuklukları olan çocukların sınıf ortamında sergiledikleri genel problem davranışlar ise sık sık oturdukları sıradan kalkma, sınıfta dolaşma, sınıf arkadaşlarını ders dışı konularla rahatsız etme, vurma, kavga etme, öğretmeni görmezden gelme, devamlı aşırı ölçüde şikayet edici bir ruh hali içerisinde olma, çalma, eşyalara zarar verme, arkadaşları ile sık sık tartışma, karşı cevap verme, gerçekleri değiştirerek anlatmaya çalışma, ödevleri yapmama, sınıf kurallarına uymama, yönergeleri takip etmeme, ve dersi dinlememedir

İçe yönelim bozuklukları sergileyen çocuklar içe kapanma, depresyon, kaygı, ve takıntılı düşünce ya da davranışlar gibi problemleri ile ön plana çıkan çocuklardır. Genelde kendi başlarına yanlız vakit geçiren, yaşıtı çocuklarla oynamayı tercih etmeyen, sık sık hayallere ya da yoğun kaygı ve depresif duygulara dalan, nedensiz korkuları olan, ve sağlık problemlerinden şikayet eden bu çocuklar dışa yönelim bozukluklarında olduğu gibi başkaları için bir tehdit unsuru olmadıkları için öğretmenlerinin çok dikkatlerini çekmeyebilirler

Oysaki içe yönelim bozuklukları olan çocukların sergiledikleri problemler bu çocukların sağlıklı sosyal ve duygusal gelişimlerini engellemektedir. Tıpkı dışa yönelim bozuklukları olan çocuklarda olduğu gibi akran reddi problemleri yaşayan bu çocuklar, akranlarının en sevmedikleri sınıf arkadaşı olmaktan çok, akranları tarafından sınıftaki varlıkları görmezden gelinerek arkadaşlık kurmayı tercih etmedikleri çocuklar olarak dikkat çekmektedirler

Dışa yönelim ve içe yönelim bozukluklarını incelerken göz önüne alınması gereken en önemli noktalardan bir diğeri ise her iki bozukluk alt tipleri arasında geçişlilik olabildiğidir. Yani içe yönelim bozuldukları sergileyen çocukların problemleri zamanla dışa yönelim problemlerine doğru kayabilmektedir
Bir diğer önemli nokta ise akademik problemlerle sosyal problemlerin çocuklarda genelde beraber görüldüğüdür. Diğer bir deyimle sosyal alanda yoğun problemler sergileyen çocukların akademik alanda da başarısızlık sergileme olasılıkları son derece yüksektir


BiLiSSEL VE AKADEMiK ÖZELLiKLER
Araştırmalar duygu davranış bozuklukları sergileyen çocukların yaklaşık % 50'den fazlasının öğrenme güçlüğü sergilediklerini göstermiştir

Dışa yönelim bozuklukları olan çocukların akademik problemler sergileme olasılığı içe yönelim problemleri olan çocuklardan daha yüksektir
Pek çok araştırmacı antisosyal davranışları olan çocukların orta dereceden ağır dereceye kadar değişen oranlarda akademik problemler sergilediklerini belgeleyerek akademik problemlerin duygu davranış bozuklukları olan çocuklar arasında yaygınlığına dikkat çekmişlerdir


Duygu davranış bozuklukları olan çocuklara uygulanan müdahale programları temelde üç ayrı düzeyde yapılandırmaktadır: birincil, ikincil ve üçüncül

Birincil önleme yaklaşımının çıkış noktası duygu davranış bozukluklarına, ilk belirtilerin görüldüğü en erken yaşlarda müdahale ederek bozukluğun oluşmasının tamamen önüne geçmektir. İkincil yaklaşımda, halihazırda oluşmuş duygu davranış bozuklukları olan çocuklarda bozukluğun ağırlaşmasını engellemek hedef alınmakta ve eğer mümkün olursa problemi tersine çevirip tamamen ortadan kaldırmak hedeflenmektedir. Üçüncül yaklaşımda ise artık yerleşmiş duygu davranış bozuklukları olan çocuk ya da gençlerde bozukluğun belirtilerinin kontrol altına alınması üzerinde çalışılmakta ve belirtileri azaltmak amaçlanmaktadır

SOSYAL VE AKADEMİK YETERSiZLigi DESTEKLEME
Genel değil, davranışı betimleyici pekiştireçler kullanın. "Beni gürültü yapmadan sessizce beklediğiniz için çok teşekkür ederim." "Sırana çok sakince döndüğün için çok teşekkür ederim."
Çocuğun akademik başarısını, gösterdiği çabayı ve ilerlemeyi pekiştirin. "Ali okuman çok ilerledi. Metinleri artık son derece hatasız okuyorsun. Bu kadar düzgün okuduğun için kendinle gurur duymalısın."

Çocuklar doğru cevabı bildiklerinde kendi kendilerini pekiştirmelerini sağlayın. "Eğer sizde doğru cevabı bulduysanız kendinize kocaman bir a'ferin verin."
Pekiştireci asla çocuğu eleştirerek kullanmayın. "Materyallerini çok güzel topladın. Harikasın. Ama bir dahaki sefere ben senden bunu rica etmeden yap."

Tüm sınıfı pekiştirin. "Sınıftaki herkesin tenefüs için hazır olduğunu görüyorum. Hepiniz harikasınız."
Tüm öğrencilerinize yönelik beklentilerinizin olumlu olduğunu sınıfınıza ifade edin. "Gördünüz mü, bu konuyu da öğrendiniz. Çalıştığımız konu biraz zordu farkındayım ama yeterince çalışınca hepinizin bunu başarabileceğinizi biliyordum."

Herhangi bir nedene bağlı olmayan pekiştireçler kullanın "Bu sınıfın öğretmeni olduğum için çok mutluyum."
Yeni birşey öğrenirken gösterdikleri çabayı teşvik edin. "Bu konuyu öğrenmenin zor olduğunu biliyorum ve başarılı olabilmek için hepiniz bugün tüm dikkatinizi işlediğimiz konuya verdiniz. Hepinizle gurur duyuyorum".


OLUMLU DAVRANIS iÇiN SOMUT PEKiçTiREÇ KULLANIMI
Somut pekiştireçleri genel davranışlar için değil özel olarak hedeflenen bir amaç başarıldığı için kullanın.
Öğrencilere başarıya ulaşmayı hedefleyecekleri sosyal ve akademik davranışlar için açıkça ifade edilmiş hedefler belirleyin.
Çocukların hedeflenen amaca ulaşmalarını kolaylaştırmak için küçük basamaklar oluşturun. Amacı çocuklar için ulaşılmaz bir hale getirmeyin, küçük amaçları başardıkça hedefe yaklaşsınlar.

Ödül kazanmayı gittikçe zorlaştırın. Ödülün elde edilmesi çocuk için çok kolay olmasın.
İlk olarak sadece bir ya da iki hedef davranış belirleyin. Çok sayıda hedef davranışı içeren çocuk için kafa kanştıcı beklentiler ifade etmeyin.
Pahalı olmayan ve doyurucu niteliği olmayan ödüller kullanın.
Çocuklara kendi ödüllerini seçme hakkı tanıyın. Çocuk için motive edici olmayan ödülleri kullanmayın.
Günlük olarak kazanılabilecek ödüller koyun. Ödülü alma süresi çocuk için çok uzun bir süre olmasın.
Özellikle yaşı küçük çocuklarda ödülü hedef davranıştan hemen sonra verin.

GÖRMEZDEN GELME VE YÖNLEMDiRME
Görmezden gelme düşük düzeyde rahatsız edici davranışlarda etkilidir.
Çocuk dikkat çekmeye yönelik davranışını sonlandınr sonlandırmaz hemen ilginizi çocuğa yönlendirin ve olumlu davranışı için onu pekiştirin.
Sistematik olarak görmezden geldiğiniz davranışlar sınırlı sayıda olsun.
Sadece siz değil sınıftaki tüm öğrencilerin arkadaşlarının dikkat dağıtıcı davranışlarını görmezden gelmeyi öğrenmeleri gerekmektedir. Çünkü çoğu zaman çocuğun olumsuz davranışını pekiştiren faktör sizin gösterdiğiniz olumsuz ilgiden çok akranlarının gösterdiği ilgidir.

Çocukta içe kapanma gibi duygusal problemlere işaret eden davranışları asla görmezden gelmeyin.
Yönlendirme için kırmızı-yeşil kart kullanımı gibi sözel olmayan görsel ipuçları da kullanabilirsiniz. Çocuk olumlu davranış sergilerken gülen bir yüzün olduğu yeşil kart tarafını gösterip, olumsuz davranış sergilerken üzgün yüzün olduğu kırmızı kart tarafını gösterin. Trafikte kullanılan minyatür "dur" işareti veya başparmak ile gösterilen "başardın" ifadesi de sınıfta kullanılabilecek diğer görsel ipuçları arasındadır.

PROBLEM DAVRANISLA BASA ÇIKMA
Bir arkadaşına vurma, acı verecek biçimde arkadaşını itme, eşyaları yere atma gibi ağır agresif davranışlara verilen tepkinin sadece dikkat çekmeye yönelik olarak ortaya çıkan problem davranışa verilen tepkiden farklı olarak, daha ağır sonuçlarının - olması gerekmektedir. Çocuğun agresif davranışta bulunduğu ilk seferde agresif davranışın asla tolere edilmeyeceği mesajını açık bir biçimde alması çok önemlidir.

Ağır bir problem davranışla başa çıkma konusunda öğretmenlerin göz önüne alması gereken önemli noktalardan birisi ceza bittikten sonra çocuk ile problem hakkında ayrıntılı olarak konuşmak ve tekrar olumlu öğretmen-öğrenci ilişkisine geri dönebilmektir.

iSLEVSEL DAVRANIS DEGERLENDiRMESi
Davranışı gözlemlenebilir terimlerle tanımlayın. Eğer birden fazla problem davranış sözkonusu ise davranışları kendi içerisinde hiyerarşik bir sıraya koyun ve en önemli, diğer bir deyimle en zarar verici davranışı seçin.
Öğrenci hakkında bilgi toplamaya başlayın. Öğrencinin yaşamı, ailesi, çevresi, ve arkadaşları hakkında bilgi toplayın.

Davranış hakkında bilgi toplamaya başlayın. Davranışla ilgili Kim (problem davranış kimlerin olduğu ortamlarda ortaya çıkıyor), Ne (problem davranış neler olurken ortaya çıkıyor), Nerede (problem davranış hangi ortamlarda ortaya çıkıyor), ve Ne Zaman (problem davranış ne zaman ortaya çıkıyor) sorularına gözlem yaparak cevap verin.
Topladığınız bu bilgilerin yardımı ile davranış öncesinde neler oluyor, davranış sırasında neler oluyor ve davranış sonrasında neler oluyor sorularını cevaplandırın.
Problem davranışın çocuğun hayatındaki işlevi hakkında hipotezler oluşturun.

Problem davranışla aynı işlevi görecek olumlu alternatif bir davranış bulun.
Alternatif davranışı çocuğa öğretin. Öğrettiğiniz davranışı çocuğun uygulaması için çocuğu destekleyin.
Hipotezinizin ve öğrettiğiniz davranışın etkililiğini değerlendirin.

SOSYAL BECERi EGiTiMi
Sosyal beceri eğitimi (SBE) verilen grup sadece olumsuz sosyal davranışlar sergileyen ve sosyal beceri eğitimine ihtiyaç duyan çocuklardan değil, olumlu sosyal becerileri olan çocuklardan da oluşturulmalıdır. SBE grubu yalnızca problem davranışlar sergileyen çocuklardan oluşturulduğunda, duygu davranış bozukluğu olan bir çocuğun sosyal beceri eğitimine katılması dahi başlı başına okuldaki diğer çocuklann gözünde olumsuz etiketleyici bir durum haline gelebilmektedir.

Olumlu sosyal beceriler sergileyen çocuklann SBE' ye katılması hem SBE' nin olumsuz etiketleyici etkisini ortadan kaldıracak hem de olumlu sosyal becerileri olan çocuklardan eğitim sırasında iyi rol model örnekleri olarak yararlanılması mümkün olacaktır.

SBE'de öğretilen sosyal beceriler hakkında sınıf öğretmeni sık sık bilgilendirilerek sınıf öğretmeninin de SBE'de üzerinde çalışılan sosyal beceriler için çocuğu cesaretlendirip seçici bir biçimde aynı becerileri sınıfta farkedip pekiştirmesi sağlanmalıdır.
Sınıf öğretmeni tarafından sınıftaki diğer çocukların da SBE'ye katılan arkadaşlarının sergilediği olumlu sosyal becerilere dikkat edip arkadaşlarındaki sosyal beceri gelişimine olumlu tepki vermeleri sağlanmalıdır.
SBE'ye katılan çocuğun ailesi de düzenli aralıklarla çocuğun öğrendiği sosyal beceriler hakkında bilgilendirilmeli, ailelerden çocukla çalışılan sosyal becerilerin evde ve okul dışındaki farklı oyun ortamlarında da pekiştirilmesi istenmelidir.
Böylelikle SBE'de öğretilen sosyal beceriler sınıf ortamı, ev ortamı ve farklı oyun ortamlarında pekiştirilmiş olur. Bir sosyal becerinin çocuğun yaşadığı doğal ortamlardaki farklı kişiler tarafından pekiştirilmesi ise çocuğun öğrendiği beceriyi günlük yaşamına genellemesine yardımcı olur.

OLUMLU ÖGRETMEN AiLE iLETiSiMi
Aileyi arayıp onlarında uygun olabilecekleri bir görüşme tarihi ve saati ayarlayın.
Çocuğun problemi hakkında çocuğa değer veren, çocuğu seven ve çocuğun problemini önemseyen bir tavırla konuşmaya başlayın.
Önce aileye çocuğun olumlu özelliklerinden bahsedin (ne kadar arkadaş canlısı, güler yüzlü, ve örneğin resim dersinde ne kadar yetenekli olduğu gibi).

Sonra problemi kolay anlaşılır bir ifade ile aileye anlatın.
Kabarık bir problem listesi ile ailenin karşısına çıkıp aileyi baştan yıldırmayın. Her seferinde sadece bir problem seçip onun üzerinde aile ile konuşun.
Aileye problem hakkında görüşlerini sorun.
Aileyi yargılamayın, suçlamayın ve eleştirmeyin.

Aileye problemin üstesinden gelmek için okulda neler denediğinizi anlatın.
Aileye evde problemle başa çıkmak için neler yaptıklarını sorun.
Beraber uygulayabileceğiniz ortak amaçlar üzerinde uzlaşın.
Sizin ve ailenin problemin üstesinden gelebilmek için neler uygulayacağınızı özetleyin.

SABRINIZA
TESSEKKÜRLER
Full transcript