Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

SERA GAZLARI VE ÖNEMİ

No description
by

nazmiye dınek

on 25 October 2016

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of SERA GAZLARI VE ÖNEMİ

SERA GAZLARI VE ÖNEMİ
KAZANIMLAR
Sera gazları ve önemini kavrar.
Sera etkisinin oluşumu hakkında düşünce sahibi olur.
Başlıca sera gazları hakkında düşünce sahibi olur
Sera gazlarının olası etkileri hakkında düşünce sahibi olur

SERA ETKİSİ
Atmosferdeki gazların gelen Güneş ışınımına karşı

geçirgen, buna karşılık geri salınan uzun dalga boylu

yer ışınımına karşı çok daha geçirgen olması

nedeniyle, Yerküre'nin beklenenden daha fazla

ısınmasını sağlayan ve ısı dengesini düzenleyen

dogal süreç,
sera etkisi
olarak adlandırılır.
(1958-2005 Döneminde Mauna Loa(Hawaii) Gözlemevi'nde Ölçülen Aylık Ortalama Atmosferik CO2 Birikimindeki Değişimler.)
Doğal Sera Etkisi
Kuvvetlenmiş Sera Etkisi
Atmosferdeki doğal sera etkisinin varlığı ve işlevi, daha küçük bir ölçekte, tarımsal üretimde kullanılan bitki seralarının çalışma sistematiği ile benzeştirilebilir. Bitki seralarında kullanılan cam ya da plastik kaplamalar, kısa dalgalı güneş ışınımlarını geçirmekte, buna karşılık uzun dalgalı yer (kızıl ötesi ya da termik) ışınımının büyük bölümünün kaçmasına engel olmaktadır.
Yerküre atmosferdeki doğal sera gazları,
su buharı
CO2
CH4
N2O
O3
Kuvvetlenmiş Sera Etkisi
S
anayi devriminden bu yana yoğunlaşan insan etkinlikleri nedeniyle atmosferdeki sera gazları birikiminde belirgin bir artış gözlenmiştir.
Sera gazı birikimindeki bu artışlar .Yerküre'nin uzun dalga boylu ışınım yoluyla soğuma etknliğini zayıflatarak, onu daha fazla ısıtma egilimindeki bir pozitif ışınımsal zorlamanın oluşmasını sağlar.
Bu yuzden, Yerküre/atmosfer ortak sisteminin enerji dengesine yapılan pozitif etki kuvvetlenen
sera etkisi
olarak adlandırılır.
Yeryüzü, sera etkisi sayesinde, bu sürecin bulunmadığı
ortam koşullarına göre 33 0C daha sıcaktır.
SERA ETKİSİNİN ÖNEMİ
Sera etkisi doğal olarak oluşmakta ve iklim üzerinde önemli rol oynar.
Endüstri devrimi ile birlikte, özellikle 2. Dünya Savaşından sonra insan aktivesi sera gazlarının miktarını her geçen yıl arttırarak yüksek oranlara ulaştırmıştır.
dünyanın ortalama sıcaklığının -18 oC olacağı belirtilmektedir.
Sera gazlarının normal üzerine çıkması ve bunun artışının sürmesi Dünya'nın iklimsel dengelerinin bozulmasına neden olur.
Başlıca Sera Gazları
ozon
su buharı
Karbondioksit
Metan
Azot Oksit Gazları
Kloroflorokarbonlar
OZON
Yeryüzüne yakın atmosfer tabakalarındaki ozon’un başlıca kaynağı egzoz gazlarının 2/3 ünü oluşturan azotoksitlerin ultraviyole ışınları ile reaksiyona girmesidir.
Bu reaksiyon sonucunda bol miktarda ozon meydana ve atmosferde birikir.
Küresel ısınmadaki sera etkisi %7 kadardır.
SU BUHARI
Küresel ısınmada sera etkisi bakımından en baştadır.
Yeryüzüne yakın atmosfer içindeki miktarı çok nadir hallerde yüksektir
.

Bol miktarda bulunduğu atmosfer katmanı genellikle bulutların oluştuğu yükseklerdeki atmosfer tabakalarındadır.
O nedenle daha çok güneşten gelen ışınları tutmada veyükseklere yansıtmada etkilidir
Karbondioksit (CO2)
Dünya'nın ısınmasında en önemli rolu olan gazdır.
Güneş ışınlarının yeryüzüne ulaşması sırasında bu ışınlara karçı geçirgendir.böylece yeryüzüne çarpıp yansıdıklarında onları soğurur.
CO2 atmosferdeki miktarı 280-290 ppm iken fosil yakıtların kullanılması sonucu yaklaşık 380 ppm'e yükselmiştir.
yapılan ölçümlere göre 1958 itibaren %9 artmış ve günmüzde artış miktarı yıllık 1 ppm olarak hesaplanmıştır.
METAN(CH4)
Oranı binlerce yıldan beri değişmemiş olan metan gazı, son birkaç yüzyılda iki katına çıkmış ve 1950’den beri de her yıl %1 artmıştır.
Bu değişiklik karbondioksit seviyesindeki artışa göre az olsa da, metan, karbondioksitten 21 kat daha kalıcı olduğu için en az karbondioksit kadar dünyamızı olumsuz yönde etkilemektedir.
Azot Oksit Gazları(NOx)

Azot ve oksijen 250 0C sıcaklıkta kimyasal reaksiyona giren azot oksitleri meydana getirir.

Azot oksit, tarımsal ve endüstriyel etkinlikler ve katı
atıklar ile fosil yakıtların yanması sırasında oluşur.

Küresel ısınmadaki payı % 5’tir.

Bu sera gazının kaynakları egzoz kaynakları, fosil yakıtlar ve organik maddelerdir.
Kloroflorokarbonlar (CFCs)
Kloroflorokarbonlar; klor, flor, karbon ve çoğunlukla
da hidrojenin karışımından oluşur.
Bu gazlar buzdolaplarında, klimalarda, spreylerde,
yangın söndürücülerde ve plastik üretiminde
kullanılmaktadır.
Bilim adamları bu gazların ozonu yok ederek önemli
iklim ve hava değişikliklerine neden olduklarını
kanıtlamışlardır
Bu sera gazı için doğal kaynak yoktur.
Küresel ısınmadaki payları % 22 oranındadır.
Sera Etkisine Sebep Olan Diğer Gazlar
Kükürtdioksit (SO2

Fosil yakıtların yanması sonucu ortaya çıkar
CİVA
Civanın en önemli özelliği diğer elementler gibi çözünmemektedir.
1950-1960 yılları arasıda etkisini ömemli ölçüde göstermiştir.
Bir ara kozmetik ürünlerinde kullanılmış olsa da daha sonra son derece zehirli olduğu anlaşılıp vazgeçilmiştir.
KURŞUN
Günümüzde kalemlerin içerisinde grafit olarak kullanılmaktadır.
Vücudun içine girdiği takdirde çok zehirleyicidir,sinir sistemini çökertip hasar verir.
VİNİLKLORİD
PVC yani 'polivinil klorür' elde etmek için kullanılan bir gaz karışımıdır.
Solunduğunda toksik etki gösterir.
POLİMERLER
Doğal ve sentetik çeşitleri bulunmaktadır.,doğal olanları proten ve nişasta içerir.
Sentetik olanları ise plastik ürünlerinde ve el yapımı kumaşlarda bulunup naylon, teflon,polyester gibi adlar alır.
PCB ‘poliklorin bifenil’ dir. Bunlar büyük
santrallerdeki santrallerde elektrik
transformatörlerinin yalıtımında, birçok elektrikli ev
aletlerinde aynı zamanda boya ve yapıştırıcıların
esneklik kazanılmasında kullanılmaktadır.
PCB’LER
Et ve diğer bazı yiyecekleri korumak için kullanılan bir çeşit tuzdur.
Vücuda girdiğinde
kansere yol açtığı bilinmektedir
Sodyum nitrat
Kükürtdioksit ve azotoksidin birbiriyle reaksiyonu sonucunda asit yağmurlarını oluşturan sülfirik asit meydana gelir.
DİOKSİN
100 'ün üstünde çeşidi vardır.
bitkilerin ve böceklerin tahribatı için kullanılır.
Çoğu çeşidi çok tehlikelidir; kansere ve birçok hastalığa neden olmaktadır.
DDT
1940-1950 arasında dünya çapında tarım alanlarındaki böcekleri zehirlemek için kullanılmıştır.
Kimyasal adı ' diklorodifeniltrikloroetan' dır
Klorin içeren bu gazın insan dahil diğer canlılar için de öldürücülüğü fark edildikten sonra üretimden kaldırılmıştır.
Güç Üretiminde Azalma
Elektrik güç santrallerinin tamamı suya ihtiyaç duaktadır.
Su miktarının azalmasından dolayı elektrik üretimi düşecektir.
Bu da halka ekonomik sıkıntılar yaşatacak, çeşitli sorunlara neden olacaktır.

Nehir Ulaşımında Problemler
Sıcaklık artışına bağlı olarak suların alçalması, su yolu ticaretine engel oluşturup ulaşım giderlerini arttırmaktadır.
Kuraklık ve Seller
sera etkisi çeşitli iklim değişikliklerine yol açmaktadır.
Önlem alınmadığı takdirde bazı doğa olaylarının olumsuz etkileri çok büyük boyutlara ulaşacaktır.
Sera Gazlarının Bilinmeyen Olası Etkileri
Dünyanın sıcaklığı sanayi devriminden nu yana 0,45 0C artmıştır.
bunun esas nedeni CO2 miktarı ve diğer sera gazlarıdır.

KYOTO PROTOKOLÜ
Bu protokolü imzalayan ülkeler, karbon dioksit ve sera etkisine neden olan diğer beş gazın salınımını azaltmaya veya bunu yapamıyorlarsa salınım ticareti yoluyla haklarını artırmaya söz vermişleridir.
1992 yılında Rio’daki “Dünya Zirvesi”nde Birleşmiş Milletler İklim Değişimi Çerçeve Anlaşması hazırlanmıştı.
Çerçeve Anlaşması, gaz salınımlarını sabit hale getirmeyi öngörüyordu, fakat bağlayıcılığı yoktu. Nitekim, bu anlaşma sonrasında gaz salınımlarında küresel bir düşüş gözlenmedi.
Bu anlaşma yerine bağlayıcılığı olan Kyoto Protokolü imzalandı.
AMAÇ
Atmosferdeki sera gazı yoğunluğunun, iklime tehlikeli etki yapmayacak seviyelerde dengede kalmasını sağlamaktır.
Kyoto Protokolü Şu Prensipleri Temel Alır:

-Kyoto Protokolü devletler tarafından desteklenir ve BM şemsiyesi altında küresel kurallar ile belirlenir.
- Devletler iki genel sınıfa ayrılmıştır: gelişmiş ülkeler, bu ülkeler Ek 1 ülkeleri olarak anılacaktır; ve gelişmekte olan ülkeler, bu ülkeler Ek 1'de yer almayan ülkeler olarak anılacaklardır. Ek 1 ülkeleri sera gazı salınımlarını azaltmayı kabul etmişlerdir. Ek2 ise Ek 1'in alt kümesidir.
- Kyoto Protokolündeki hedeflerine uymayan herhangi bir Ek 1 ülkesi bir sonraki dönem azaltma hedeflerinin %30 daha azaltılması ile cezalandırılacaktır.
- Kyoto Protokolü, Ek 1 ülkelerinin sera gazı salınımı hedeflerine ulaşmak için başka ülkelerden salınım azalması satın alabilmeleri esnekliğine imkân tanımıştır.
KYOTO PROTOKOLÜNÜ 1997 YILINDA 187 ÜLKE İMZALADI
TBMM 5 Şubat 2009 günkü toplantısında, Türkiye'nin Kyoto Protokolü'ne katılmasını kararlaştırdı.
T
İklim Değişikliği Nedir?
Karşılaştırılabilir zaman dilimlerinde gözlenen doğal iklim değişikliğine ek olarak, doğrudan veya dolaylı olarak küresel atmosferin bileşimini bozan insan faaliyetleri sonucunda iklimde oluşan bir değişiklik olarak tanımlanır.
BM Genel Sekreteri Ban ki Moon "Bu imzaladığımız gelecek için yeni bir akit" dedi ve anlaşmanın tüm gelecek kuşakların hayatlarını derinden etkileyeceğini belirtti.
Türkiye iklim görüşmelerinden neden mutsuz ayrıldı?
Aralarında Türkiye'nin de bulunduğu ülkelerin her biri, sıcaklık artışının bu yüzyılın sonuna kadar 2 derecenin altında kalması için vaatler verdiler.

Türkiye iklim değişikliği çerçeve anlaşmasına imza attığında gelişmiş ülke statüsüne konuldu. Bu 23 yıl önceydi ve sözleşme ve dolayısıyla gelişmiş ülke statüsü değişmediği için iklim değişikliğini önlemek için atacağı adımlar için finansal kredi alamıyor.
Ümit Şahin "Çıkan anlaşma çok bağlayıcı değil. Türkiye şu anda bu anlaşmaya imza attığına göre bütün politikalarını değiştirmek zorunda ama diğer bütün ülkeler gibi değiştirmezse bir yaptırımla karşılaşmayacak" diyor.
Ümit ŞAHİN kendisinin de Türkiye'yi temsil eden delegasyonla yaptığı görüşmelerde bu iklim hedeflerini gerçekleştirmek için hibe değil, kredi istediklerini vurguladıklarını belirtiyor.
Türkiye, 2030'daki sera gazı salımını 1,175 milyon ton CO2 eşdeğeri yerine %21 azaltarak 929 milyon ton CO2 eşdeğerine indireceğini taahhüt etti.
BİZİ DİNLEDİĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ
Full transcript