Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Helak Olan Kavimler

No description
by

Muhammed Perver

on 20 May 2015

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of Helak Olan Kavimler

Küçükçekmece
Anadolu
Imamhatip Lisesi

Ad Kavmi
Ad (Halkın)a gelince; onlar da, uğultu yüklü, azgın bir kasırga ile helak edildiler. (Allah) Onu, yedi gece ve sekiz gün, aralık vermeksizin üzerlerine musallat etti. Öyle ki, o kavmin, orada sanki içi kof hurma kütükleriymiş gibi çarpılıp yere yıkıldığını görürsün. Şimdi onlardan hiç arta kalan (bir şey) görüyor musun? (Hakka Suresi, 6-8)
Fil Ashabı
Firavun ve Ordusu
Helak Olan Kavimler
Nuh Tufanı ve Hz.Nuh Kavmi
Andolsun, Biz Nuh'u kendi kavmine (elçi olarak) gönderdik, o da içlerinde elli yılı eksik olmak üzere bin sene yaşadı. Sonunda onlar zulmetmekte devam ederlerken tufan kendilerini yakalayıverdi . (Ankebut Suresi, 14)
Fil ashabı, Komutanlığını Habeşistan’ın Yemen valisi Ebrehe’nin yaptığı ve Kâbe’yi yıkmak niyetiyle harekete geçip de, Mekke yakınında Allah’ın gönderdiği bir kuş sürüsünün attığı taşlarla helâk olan ordudur. 6. yüzyılın ortalarında Habeşistan’ın Yemen valisi olan Ebrehe, Arapların Kâbe’ye olan saygılarını görerek dinî, siyasî ve iktisadî düşünceler içinde Arapları çekebilmek için San’â şehrinde "el-Kulleys" adında haşmetli bir kilise yaptırmıştı. Çevrede yayınladığı bir tamimle Arapları Kâbe yerine Kulleys’i ziyarete çağırdıysa da, bu çağrı kabul görmedi. Hatta bir gece Kulleys’e gizlice giren bir Arap, hakaret olsun diye içine pisledi.
Duruma son derece öfkelenen Ebrehe, Kâbe’yi yıkmaya karar vererek büyük bir orduyla Mekke’ye doğru harekete geçti. Orduya heybet vermek üzere Habeşistan’dan bir fil de getirtmişti. Fil, ordunun önünde azametle yürüyordu. Bu filden dolayı bu olaya "Fil Olayı", bu seneye de "Fil Senesi" adı verilmiştir. Ebrehe, ordusuyla birlikte süratle Mekke üzerine ilerliyordu. Onun maksadını öğrenen Araplar, telâşa kapılmışlar, Mukaddes Beyt’lerinin yıkılmasına mani olmak üzere karşı koyma hareketlerine teşebbüs etmişlerse de Ebrehe’nin muazzam ordusu karşısında yenilip, dağılmışlardı. Zaten Arap kabileleri siyasî bir organizasyondan mahrum olup dağınık bir durumdaydılar ve henüz bir birlik sağlayamamışlardı. Böylece Ebrehe, küçük birtakım karşı koyuşları kolaylıkla etkisiz hale getirerek Mekke yakınlarına kadar geldi.
Bir öncü birliği, Kureyşliler’e bu arada Mekke reisi Abdülmuttalib’e ait olup Mekke meralarında otlayan sürüleri önüne katıp ele geçirirken Ebrehe’nin bir elçisi Mekke’ye gelip, kendilerine karşı konulmaması ve Kâbe’nin yıkılmasına müdahale edilmemesi hâlinde kimseye dokunulmayacağı, fakat küçük bir direnişle karşılaşırlarsa Mekke’de taş üzerinde taş bırakılmayacağı uyarısında bulundu.
Mekke reisi olarak Abdülmuttalib, bir heyetle Ebrehe’ye müracaat edip de onun Kâbe’yi yıkma hususunda kesin kararlı olduğunu görünce, çaresiz Mekke’ye geri döndü. Bu arada bizzat kendi gözleriyle Ebrehe ordusunun haşmetini görmüş, kendi mukavemetlerinin hiç bir fayda sağlamayacağını, işi Kâbe’nin sahibi olan Allah’a bırakmaktan başka çarelerinin olmadığını anlamıştı. Bu sebeple halka bir zarar gelmemesi için Mekkelilerin derhal şehri boşaltıp dağlara çekilmelerini emretti. Kendisi de Kâbe önünde Allah’a yaptığı bir duadan sonra oradan ayrıldı.
Ertesi sabah Ebrehe, ordusuna hareket emrini verdi. Kısa bir mesafe kat edildikten sonra Mekke’ye ve Kâbe’ye hücum edilecekti. Ancak ordunun hareketinden az zaman sonra gökte görülen bir kuş sürüsü, ordunun tam üzerine geldiği zaman taşıdıkları taş parçalarını Ebrehe’nin askerleri üzerine bırakmaya başladılar. Her kuş, biri gagasında, ikisi ayaklarında olmak üzere üç taş taşıyordu ve rivayetlere göre mercimekten biraz büyük, nohut tanesinden biraz küçük olan ve pişmiş topraktan oluşan bu taşlar, mutlaka bir askere isabet ediyor, taşın isabet ettiği yerde de derhal bir yara açılıyordu ki kısa sürede derinleşen ve iltihaplanan bu yara, askerlerin tamamen kırılıp telef olmasına sebep olmuştu. Ebrehe ordusunun bir kısmı bizzat olay yerinde cansız düşmüş, bir kısmı geri kaçarken Yemen yolunda can vermişti. Bizzat Ebrehe de yara almış bir vaziyette Sanâ’ya dönebilmişse de orada ölmüştü.
Hz.Lut Kavmi
Lut Kavmi de uyarıları yalanladı. Biz de onların üzerine taş yağdıran bir kasırga gönderdik. Yalnız Lut ailesini (bu azabtan ayrı tuttuk;) onları seher vakti kurtardık; Tarafımızdan bir nimet olarak. Işte Biz, şükredenleri böyle ödüllendiririz. Oysa andolsun zorlu yakalamamıza karşı onları uyarmıştı. Fakat onlar bu uyarıları kuşkuyla karşılayıp-yalanlamakta direttiler. (Kamer Suresi, 33-36)
ÖLÜ DENIZ
Ad Kavmi'nin yaşadığı Ubar kentinin kalıntıları, Umman'ın sahile yakın bir yerinde bulundu.
"Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin gidiş tarzı gibi. Onlar, Rablerinin ayetlerini yalanladılar; Biz de günahları dolayısıyla onları helak ettik. Firavun ordusunu suda boğduk. Onların tümü zulmeden kimselerdi." (Enfal Suresi, 54)
Hz. Musa'nın denizden geçmiş olabileceği noktalar numaralandırılmıştır. Görüldüğü gibi 1 ve 2 numaralar Kızıldeniz'de yer alırken 3. muhtemel nokta Mısır'ın Akdeniz kıyısındadır.
Helak olan insanların iskeletleri.
Full transcript