Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

ULUSLARARASI HUKUKTA KİŞİLER

No description
by

Kübra Yılmaz Avcı

on 6 November 2014

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of ULUSLARARASI HUKUKTA KİŞİLER

- Uluslararası hukuk kuralları kime uygulanır? Bu kuralların muhatabı kimlerdir?
-Uluslararası hukuk kuralları uluslararası hukuk kişilerine uygulanır.

- Uluslararası hukuk kişilerinin temel olarak 2 özelliği vardır;

1. Uluslararası düzeyde hak sahibi olabilme ve yükümlülük altına girebilme

2. Sahip olduğu hakları, uluslararası düzeyde ( özellikle uluslararası yargı kuruluşları önünde) koruyabilme
-Günümüzde devletler uluslararası hukukun en önemli kişileri olmakla beraber, uluslararası örgütler de uluslararası hukuk kişileri olarak kabul edilmektedir.
-Aynı zamanda devlet niteliği taşımayan insan toplulukları

ve

- Bireyler' de uluslararası hukuk kişileri olarak kabul edilmektedir.
- Uluslarara Adalet Divanı Statüsü' nin 34. maddesine göre Divan önünde, çekişmeli yargı davalarının tarafları sadece devletler olabilir.

1.
-insan nüfusunun ne olacağı konusunda minumum veya maksimum bir sayı öngörülmemiştir.

- Günümüzde nüfusu milyarları aşan devletler olduğu gibi ( Çin ve Hindistan), sayısı on binlerle ifade edilen devletler de vardır( Tuvalu).
- Devletin kurucu unsuru olarak ülke üzerinde yaşayan insan topluluğunun o devletin uyruğunda olma mecburiyeti dahi yoktur.

- Önemli olan nokta insan topluluğunun varlığının sürekli olmasıdır.


- Uluslararası hukukta bir devletin ülke unsuru denildiğinde, ülke kavramının üç boyutlu olduğu bilinmelidir. Bunlar; kara ülkesi, deniz ülkesi ve hava ülkesidir.

-Kara ülkesi; üzerinde yaşanılan toprak parçasını ve toprak parçasında olan nehirleri ve gölleri kapsar.

- Deniz ülkesi; denize kıyısı olan devletler bakımından kara sularını içerir.

- Hava ülkesi; br devletin kara ve deniz ülkesi üzerinde belli bir yüksekliğe kadar olan hava sahasını içermektedir.
2. Ülke
-Uluslararası hukukta devletin ülkesinin büyüklüğü için herhangi bir sınırlama yoktur.

- Bir kıtadan oluşabilen devletler olduğu gibi ( Avustralya), dünya haritası üzerinde bir noktadan ibaret devletler de olabilir ( Lüksemburg, Monaco).Uluslararası hukuk açısından önemli olan devletin üzerinde egemenliğini icra ettiği bir ülkenin olmasıdır.
-
- Ülke unsuru ile alakalı diğer önemli bir husus;
bir devletin ülkesi üzerinde siyasal etkisini belli bir süre kaybetmesi durumunda devlet niteliği ortadan kalkmamaktadır.

- Örneğin ABD' nin Afganistan' ı işgali, Afganistan' ın devlet niteliğini ortadan kaldırmamıştır.
3. Etkin Siyasal Yönetim

- Uluslararası hukukta bir devletin etkin siyasal yönetimi, devletin diğer devletlerden bağımsız, kendi hukuki ve idari yeterliliğini ifade etmektedir.

- Uluslararası alanda mevcut bir siyasal yönetim bazen etkisiz kalır;

-iç savaşlar veya dış müdahaleler sebebiyle

veya

-devletin henüz kuruluş aşamasında organlarının dahi tam olarak oluşturulmadığı ülke üzerinde tam bir siyasi etkinlik tesis edilmediği

hallerde

Bu gibi hallerde söz konusus oluşumların devlet olarak tanındığı örnekler vardır.

- Örneğin Yugoslavya' nın dağılma sürecinde Hırvatistan ve Bosna Hersek devletlerinin kuruluşunda her iki devlet ülkelerinin büyük bölümleri başka devletlerin askeri kontrolü altında olmasına rağmen, ikisi de AB üyelerince bağımsız birer devlet olarak tanınmış ve BM' e de üye kabul edilmişlerdir.
- Vesayet altındaki yönetimlerin veya sömürge toplumlarının bir devlet veya uluslararası hukuk kişisi olarak kabul edilmeleri mümkün müdür?
- Devlet hem iç işlerinde hem de uluslararası ilişkilerinde egemen biçimde hareket edebilmelidir. Vesayet veya sömürge altındaki yönetimler ise iç işlerinde ve uluslararası ilişkilerinde bağımsız olamadıkları için devlet olarak kabul edilmeleri mümkün olmamaktadır.
-Klasik yaklaşımda bir devletin egemen ve bağımsız olması ve başka hiçbir devletin veya uluslararası örgütün denetimine tabi olmaması gerekir.

- Fakat Uluslararası hukukta bir devletin egemenliği ile çelişen bazı durumlar vardır.

- Bu tür sınırlamalar devletin uluslararası hukuk kişiliğini etkilemez.

1. Anayasal Sınırlamalar

- Örneğin; 1960 tarihli Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası' nda; Türk, Yunan ve ingiliz askeri kuvvetlerinin ülkede konuşlandırılmasına ve ingilizlerin 2 askeri üs kurmasına imkan sağlamıştır.
- Bir devletin kuruluşuna esas teşkil eden anayasal düzenlemelerde, söz konusu devletin egemenliğini sınırlayıcı düzenlemeler bulunabilir.
2. Andlaşmadan doğan yükümlülükler
-
Uluslararası hukukta devlet olmanın yansımalarından biri devletin uluslararası andlaşmalar yapabilmesidir.

- Yapılan bir andlaşma devletin ekonomik veya siyasi bağımsızlığını kısıtlayabilir. Fakat bu durum devletin bağımsız bir devlet olarak varlığını sürdürmesine engel teşkil etmez.


4. Uluslararası Örgütlere Üyelik
- Bir devletin uluslararası örgüte üye oması, o devletin bağımsızlığını ortadan kaldırmaktan ziyade, o devletin uluslararası alanda devlet olarak kabul edildiğini göstermektedir.

- Örneğin; Bir devletin BM üyeliği o devletin uluslararası toplum tarafından tanındığını ifade etmektedir.
SELF DETERMİNASYON İLKESİ VE YENİ DEVLET OLUŞUMU
- BM andlaşmasında, BM 'nin kuruluş amaçlarından birisi olarak, halkların self-determinasyon ve eşit halklar ilkesine bağlı olması temelinde uluslar arasında dostça ilişkilerin geliştirilmesini öngörmüştür.
- Self determinasyon, halkların kendi kaderlerini kendilerinin tayin etmeleri şeklinde tanımlanabilir.

- Bir halk, bağımsız bir devlet kurmak dahil, istediği devlete bağlı olmayı seçme hakkına sahiptir.

- Devletlerin ekonomik kaynakları üzerinde sürekli egemenliğinin olması ilkesi self determinasyon hakkının ayrılmaz bir parçası olarak görülmektedir.

- Self determinasyon hakkının uluslararası hukuk alanındaki gelişimi ve uygulaması değerlendirildiğinde, bu hakkın sömürge altındaki halkların bağımsızlığını elde etme yöntemlerinden biri olduğu anlaşılmaktadır.

- Bu sebeple bağımsızlığını elde etmiş bir devletin içerisinde bulunan bir azınlık veya etnik grubun bu devletten ayrılarak ayrı bir bağımsız devlet kurma taleplerinin self determinasyon hakkı kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.
KUVVET KULLANMA VE YENi DEVLET OLUŞUMU
- BM andlaşması uluslararası hukuka aykırı kuvvet kullanmayı açıkça yasaklamaktadır.

- Bir devletin uluslararası hukuk kurallarını ihlal ederek başka bir devlete müdahale etmesi ve bunun neticesinde yeni bir devlet kurulduğunun iddia edilmesi durumunda; uluslararası toplum üyelerinin yeni devleti tanımaması yani uluslararası hukuk kurallarının ihlalini hoş karşılamadığını belirtmesi gerekmektedir.
- Uluslararası hukuk kişisi statüsüne sahip olabilecek devlet niteliği kazanamamış insan toplulukları veya ülkeler için "ulusal özgürlük hareketleri" adı kullanılmaktadır.

- Örneğin; Filistin Kurtuluş Örgütü, uluslararası hukuk kişisi olmak bakımından bazı haklara ve yükümlülüklere tabidir. BM Genel Kurul' da yer almaktadır.

2. ULUSLARARASI ÖRGÜTLER
- Uluslararası örgüt; iki veya daha fazla devlet tarafından bir andlaşma ile kurulan ve kendini oluşturan devletlerden bağımsız uluslararası hukuk kişiliği bulunan varlıktır.

- Devletlerin uluslararası hukuk kişiliği her devlet için aynı olmakla birlikte, uluslararası örgütlerin her birinin kişiliği kendisini kuran kurucu andlaşmada belirtilen amaçlarla sınırlıdır.

-Uluslararası örgütler, uluslararası sivil toplum kuruluşlarından farklıdır. Sivil toplum kuruluşları belli bir devletin hukuki düzenlemeleri temelinde bireyler tarafından kurulmuş örgütlerdir. ( Uluslararası Af Örgütü, insan Hakları izleme Örgütü)
- Uluslararası Sivil toplum kuruluşları bir uluslararası hukuk kişisi değildirler fakat belli derecede uluslararası hukuk kişilikleri kabul edilmektedir.

- Örneğin bir davada Greenpeace'in uluslararası düzeyde hak talep edebilmesi, uyuşmazlık tarafı olması.
Uluslararası Örgütlerin Uluslararası Hukuk Kişiliği
-Uluslararası örgütlerin uluslararası hukuk kişilikleri ve kişiliğin kapsamı konusunda bir yargıya ulaşabilmenin en kolay yolu, uluslararası örgütü kuran andlaşma metnine bakmaktır.

- Örneğin; Avrupa Birliği' nin kurucu andlaşması olan Roma Andlaşması' nın 210. maddesinde "topluluğun hukuki kişiliği vardır" hükmüne yer verilmiştir.

- Eğer andlaşmada kişilik ile ilgili herhangi bir hüküm yoksa örgütün amaçlarından, yetkilerinden ve uygulamalarından uluslararası hukuk kişiliği tespit edilebilir.

- Uluslararası Örgütler, mülk edinebilirler, devletlerle ve diğer örgütlerle andlaşma yapabilirler.
IV. GERÇEK VE TÜZEL KİŞİLER



- Bireylerin uluslararası suçlar sebebiyle cezai sorumluluklarının uygulama alanı bulduğu Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Ruanda Uluslararası Cezza Mahkemesi vardır.


- Bireylerin uluslararası düzeyde sorumlu tutulmaları haricinde birtakım haklar elde etmeleri de uluslararası insan hakları hukukunun gelişimiyle mümkün olmuştur.

- Örneğin; Evrensel insan Hakları Bildirisi, Avrupa insan Hakları Sözleşmesi...

- Bu haklar, bireylerin uluslararası hukuk kişisi olarak kabul edilmelerinde etkili olmuştur.
- Tüzel kişiler, uluslararası hukukun en önemli hukuk kişileri olmaya en güçlü adaylardandır.

B. TÜZEL KİŞİLER

1. Uluslararası Sivil Toplum Kuruluşları
- Uluslararası sivil toplum kuruluşları, ulusal hukuk sistemlerine göre kurulan, fakat küresel düzeyde karşılaşılan sorunlara dikkat çekmeyi ve onlara çözüm bulmayı amaç edinen sivil toplum yapılanmalarıdır.

- Uluslararası Sivil toplum kuruluşları, insan hakları, çevre, iklim, ticaret gibi birçok alanda konferanslara katılmak suretiyle devletleri ve uluslararası örgütlEri etkileri altına almaktadır.
2. Çok Uluslu/ Ulus- Ötesi Şirketler
- Çok- uluslu şirketler, küreselleşmenin en önemli sebeplerinden bir tanesidir ve küreselleşmenin ekonomik/iktisadi aktörleridir.

- Bu şirketler belli bir ülkede kurulmakla birlikte, çok değişik ülkelerde faaliyette bulunmaktadırlar.

- Örneğin; Coca Cola, Nestle, Burger King, Sony, McDonalds.... gibi.

- Çok uluslu şirketler de aynen uluslararası sivil toplum kuruluşlarında olduğu gibi, belli bir devletin iç hukuk sistemine göre kurulmaktadır.


- Çok uluslu şirketlerin uyruğunda bulunduğu devletin hukuk sistemine göre değerlendirilmesi gerektiği yönündeki algılamaların ve uygulamaların, içinde bulunulan yüzyılda değişmesi gerekmektedir.
- Çok uluslu şirketlerin, uluslararası düzeyde, uluslararası yargı kuruluşları nezdinde bağımsız olarak davalı ve davacı olabilmesi, uluslararası hukuk kişiliklerinin tanınması gerekmektedir.
.

Devletin Unsurları


Bir devletin ülke sınırlarının da kesin belli olması gerekmemektedir.

- Örneğin israil devletinin bugün itibariyle sınırlarının nereyi kapsadığı belli değildir.


A. GERÇEK KİŞİLER
- Gerçek kişilerin uluslararası hukuk kişiliği, özellikle iki önemli hukuk sahasında gözlemlenmektedir; Uluslararası Ceza Hukuku ve Uluslararası İnsan Hakları Hukuku
1. İnsan Topluluğu
- Uluslararası hukuk bir devletin varlığı için şu üç şartı aramaktadır; insan topluluğu, ülke ve etkin siyasal yönetim
- Bu şartlara göre devleti şöyle tanımlayabiliriz; uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde ülkesi ve insan topluluğu üzerinde etkin bir siyasal yönetime sahip varlıktır.
- Uluslararası düzeyde bir ulus adına hak iddia etme yetkisi devletlere aittir.

Uluslararası hukuk kişileri;

-uluslararası düzeyde hak sahibi olabilen ve yükümlülük altına girebilen


-sahip olduğu hakları uluslararası yargı kuruluşları önünde koruyabilen kişilerdir.
1. DEVLETLER
3. Yabancı Askeri Üslerin Varlığı
- Burada ifade edilmek istenen husus bir andlaşma çerçevesinde gerçekleşen yabancı askeri üs kurulmasıdır. Bu durum, devletlerin uluslararası hukuk kişiliğini etkilememektedir.

- Örneğin; NATO' nun Türkiye' de askeri üs bulundurması. Bu durum devletin bağımsızlığını ortadan kaldıracak bir etken değildir.
DEVLETLERIN SONA ERMESI
- Bir devletin dağılarak yeni devletlerin ortaya çıkması ve eski devletin ortadan kalkması mümkündür.

- Örneğin; Sovyetler Birliği..

- Bir devletin andlaşmayla bölünerek ikiye ayrılması şeklinde olabilir.

- Çekoslavakya' nın Çek Cumhuriyeti ve Slovakya Cumhuriyeti olarak ayrılması sonrasında Çekoslavakya devleti sona ermiştir.
- iki devletin bir andlaşmayla birleşmesi

- Örneğin; Doğu Almanya ve Batı Almanya' nın birleşmesi ile Doğu Almanya sona ermiştir.
DEVLETLERiN HALEFiYETi

- Bir devletin sona ermesi ve onun yerine yeni bir devletin kurulması halinde andlaşmalardan doğan yükümlülükler, borçlar, önceki devletin mal ve mülkleri ne olacağı konusudur..
- Bu konuyla alakalı 2 önemli andlaşma vardır;

1. 1978 Tarihli Devletlerin Andlaşmalara Halefiyetine ilişkin Viyana Sözleşmesi

2. 1983 Tarihli Devletlerin Malvarlığı, Arşiv ve Borçlarına ilişkin Viyana Sözleşmesi
-1978 tarihli Viyana Sözleşmesinin 16. maddesinde, yeni kurulan devletin kural olarak, kendisinden önce yapılan andlaşmalarla bağlı olmayacağını düzenlemiştir.

- Bu kuralın istisnaları olarak; sınır andlaşmaları veya ülke sınırları ile ilgili düzenleme içeren (objekif bir sistem kuran) andlaşmalarla bağlılık bulunmaktadır.
BM' nin Amaçları ve İlkeleri
- Uluslararası barış ve güvenliği sağlamak

- Uluslararasında dostça ilişkileri geliştirmek

- Uluslararası işbirliğini geliştirmek

- Uluslararası uyuşmazlıkların veya sorunların çzöüldüğü bir merkez olmak

- Bu amaçlara ulaşabilmek için BM ve üyeleri şu ilkelere uygun hareket etmek zorundadır.
1. Üye devletlerin egemen eşitliği ilkesi
2. iyiniyet ilkesi
3. Uyuşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesi
4. Kuvvet kullanma yasağı
5. BM çerçevesinde alınacak her türlü eylem ve karara yardımcı olma
6. Üye olmayan devletlerin de uluslararası barış ve güvenliğin sağlanmasına katılımlarının gerçekleştirilmesi
7. Üye devletlerin ulusal yetkisine giren konulara karışılamaması
BM' e Üyelik
Asli Üyeler:
BM' in kurulmasına (1945) ilişkin Konferansa katılan devletler ile BM Bildirisini (1942) imzalayan devletler asli üyeleri oluşturur.

Sonra Kabul Edilen Üyeler:
Andlaşmanın 4. maddesinde belirtilen barışsever olma ve Andlaşmanın getirdiği yükümlülükleri yerine getirme gücüne sahip oldukları Örgüt tarafından kabul edilen devletlerdir.
BM ORGANLARI

1. Genel Kurul
- Genel kurul, uluslararası toplumun parlamentosu gibidir.

- Tüm üye devletler eşit şekilde temsil edilir. Üyelerin sadece bir oy hakkı vardır.

- Temel görevi, BM Andlaşması kapsamına giren her konuyu görüşme, tartışma ve bunun neticesinde üye devletlere ve Güvenlik Konseyine tavsiyede bulunmaktır.

- Genel Kurul yılda bir kez toplanır, kararları basit çoğunlukla alınır.( üyeliğe kabul, üyelikten çıkarma, uluslararası barış ve güvenlik ile ilgili konularda üçte iki nitelikli çoğunluk oyu gerekir.)
2. GÜVENLİK KONSEYİ
- Konsey 15 üyeden oluşmaktadır.

- Konsey Genel Kurulun aksine sürekli bir organ niteliğindedir.

- Konsey iki tür üyeye sahiptir; Daimi Üyeler: ABD, İngiltere, fransa, Çin, Rusya. Geçici Üyeler: On tanedir ve 2 yıllık süreler için Genel Kurul tarafından seçilmektedir.

- Temel görevi; uluslararası barış ve güvenliği sağlamaktır.

- BM Andalaşmasının 39. maddesine göre Konsey; dünyanın herhangi bir bölgesinde gerçekleşen bir olayın veya durumun uluslararası barış ve güvenliği tehdit edip etmediğine karar verme yetkisine sahiptir. Böyle bir durum varsa Konsey, askeri kuvvet kullanma dahil her türlü önlem alınmasına karar verebilir.
3. EKONOMİK VE SOSYAL KONSEY
- Konsey 54 üyeden oluşur. Güvenlik konseyi daimi üyeleri burada da her zaman seçilmektedir. Her bir üyenin tek oyu bulunan konseyde kararlar basit çoğunlukla alınır.

- Konsey, Genel Kurulun yetkisi altında çalışmakta ve kurula tavsiyelerde bulunmaktadır.

- BM Andlaşmasının 62. maddesinde konseyin görevleri sayılmıştır; uluslararası ekonomi, sosyal, kültürel, eğitim, sağlık gibi konularda çalışma yaparak rapor sunmak ve Genel Kurula, BM' e tavsiyelerde bulunur.
- Güvenlik konseyinin karar alabilmesi için on beş üyeden 9 tanesinin olumlu oy kullanması yeterlidir. Ancak 5 daimi üyeden herhangi birisinin kararı veto etmemesi şarttır.
4. VESAYET KONSEYİ
- Kendi kendini yönetemeyecek durumda bulunan insan toplulukları ve ülkeler, Vesayet Konseyinin denetimi altında varlıklarını sürdürmektedirler.

- Fakat şu anda vesayet denetimi altında herhangi bir ülke veya insan topluluğu kalmamıştır. En son 1984' te bağımsızlığını kazanan son devlet Palau' dur. Konseyin bu sebeple fiilen bir görevi yoktur.
5. SEKRETERLİK

- Sekreterlik, BM' in bütün programlarının yürütülmesini sağlar.

-Genel sekreter, Güvenlik Konseyinin tavsiyesi üzerine Genel Kurul tarafından beş yıl için seçilir.

- Uluslararası barış ve güvenlik tehlikeye girdiği zaman Genel Skreter bu duruma Güvenlik Konseyinin dikkatini çeker.

- BM Genel Sekreterliğinin uluslararası alanda ve medyada en çok karşılaşılan işlevi, önleyici diplomasi rolüdür. ( Uluslararası uyuşmazlıklar ve uluslararası çatışmaların önlenmesinde)
6. Uluslararası Adalet Divanı
- BM' in temel yargı organıdır.

-İki önemli görevi vardır;

1. Devletler arasında çıkan hukuki uyuşmazlıkları çözmek (çekişmeli yargı davası)

2. Danışma görüşü vermek.

- Divanın yargı yetkisi zorunlu değildir. İki devlet arasındaki hukuki uyşmazlığın çözülebilmesi için mutlaka her iki tarafın da Divanın yargı yetkisini kabul etmesi gerekir.
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER
III. DEVLET NİTELİĞİ OLMAYAN İNSAN TOPLULUKLARI
- Uluslararası hukuk kişisi statüsüne sahip olabilecek devlet niteliği kazanmamış insan toplulukları veya ülkeler için, ulusal özgürlük hareketleri adı kullanılmaktadır.

- Filistin Kurtuluş Örgütü uluslararası hukuk kişisi olması bakımından bazı haklara ve yükümlülüklere ehildir. Örneğin; BM' de gözzlemci statüsü elde etmiştir. Bu doğrultuda Filistin Kurtuluş Örgütü lideri Genel Kurul da yerini almış ve BM de görüşmelere katılma hakkı elde etmiştir.
Full transcript