Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

Copy of Atabetü'l Hakâyık

No description
by

sevilay lgk

on 17 November 2013

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of Copy of Atabetü'l Hakâyık

Atabetü'l Hakâyık
Atabetü'l Hakâyık
Edip Ahmet Yükneki
Edip Ahmet Yükneki 12. yüzyılda yaşamış bir şair. Semerkand yöresinde bir köy olan Yüknek köyünde doğmuştur.
Yüknekli Edip Ahmed'in hayatı hakkında fazla bilgi yoktur. Babasının adı Mah­mud Yüknekî' dir. Anadan doğma kör olan Edip Ahmed devrinde "edipler edibi, fazıllar başı" diye meşhur olmuştur. Eserinden, iyi bir tahsil gördüğü, özellikle dinî ilimleri öğrendiği anlaşılmaktadır.

İslâmî devir Türk edebiyatının ilk şairleriden olan Edip Ahmed Türkçe'yi bütün incelikleriyle kullanmakla birlikte, şairliğinden daha çok bir âlim olarak tanınmıştır. Şiirlerinde de his ve duygudan ziyade öğretici yönü ağır basmaktadır.Bazı söyleyişleri bir ata sözü gibi dilden dile dolaşan Yüknekî'nin Türk halkı üzerinde uzun yıllar süren bir etkisi olmuş ve hakkında söylenen menkıbeler onun şöhretini, ölümünden sonra da asırlarca devam ettirmiştir.
Eser, Tanrı övgüsü ile başlamaktadır. Bunu, Peygamber, dört halife, Emir Muhammed Dâd İspehsalar’ın övgüsü izler. Kitabın yazılış nedeninin belirtildiği bölümden sonra bilginin yararı, bilgisizliğin zararı, dilini tutmanın erdemi, dünyanın dönekliği, cömertliğin övülmesi, cimriliğin yerilmesi, kibir, harislik, zamanenin bozukluğu gibi konuların işlendiği bölümler yer alır. Öğretici bir ahlak kitabı olan eser, işlediği konular açısından Kutadgu Bilig ile benzerlik göstermektedir, ancak edebî açıdan Kutadgu Bilig daha sanatkârane yazılmıştır. Edib Ahmed eserini herkesin rahatça okuyup anlayacağı bir dille, Türkçe yazmıştır.
Eserden Örnekler
Dad ispehsalar beg üçün bu kitip
Çıkardım acunda atı kalsu tip
Kitabımnı körgen eşitgen kişi
Şahımnı dua birle yad kılsu tip

Anıng vuddı birle köngüller tolup
Anıng yadı birle acun tolsu tip
Kidinki keligli kişiler ara
Anıng zikri tangsuk ediz bolsu tip

Bezedim kitabnı nevadir sözün
Bakıglı okıglı asıg alsu tip
Bölek iddim anı şahımka men ök
Havadarlıkımnı tükel bilsü tip
Atabetü'l Hakâyık
Atabetü'l-Hakayık (günümüz Türkçesi ile Gerçeklerin Eşiği), Edip Ahmet Yükneki'nin 12. yüzyılda, Karahanlı beylerinden Muhammed Dâd Sipehsalar'a hediye ettiği, hadis ve Arapça beyitlere dayanarak yazdığı şiirlerle, ahlaklı insan olmanın yollarını, ahlak ilkelerini açıklamış, çeşitli ahlakî öğütlerde bulunmuş, İslamî düşünce ve görüşlere yol gösterici olmuştur.
Modern zamanda ilk bilindiğinde "Hibetü'l-Hakayık" veya "Aybetü'l-Akayık" olarak, yanlış bir şekilde isimlendirmiştir. Eserde dünyayı, Allah'ı, insanı bilmenin sadece bilim yoluyla olabileceği anlatılır. Bilginin faydası ve bilgisizliğin zararı hakkında olan konuyu işlemiştir.
Nazım birimi beyit ve dörtlüklerden oluşan bu eserini şair, Yusuf Has Hacib'in Kutadgu Bilig’i gibi aruz vezniyle ve Kaşgar Türkçesi ile yazmıştır. Şairin bu eserini nerede ve ne zaman yazdığı kesin olarak bilinmemektedir. Atabetü'l-Hakayık'ın Kaşgar şivesiyle, Uygur harfleriyle yazılmış ilk yazması İstanbul'da Ayasofya Kütüphanesi'nde bulunmaktadır.
Edip Ahmet Yükneki tarafından 12 yy. da yazılmıştır.
Konusu din ve ahlaktır.
Didaktik (öğretici) bir eserdir.
Gazel ve kaside denilebilecek tarzda şiirler vardır. Eser mesnevi tarzında yazılmıştır.
46 beyit ve 101 dörtlükten oluşmaktadır.
Aruz ölçüsüyle yazılmıştır.
Telmih (hatırlatma) sanatı kullanılmıştır.
Eser 14 bölümden oluşur. Baştaki 5 bölüm giriş, şairin "nevi" adını verdiği 8 bölüm asıl konu, sondaki 1 bölüm de bitiriş bölümüdür.
Giriş bölümleri kaside biçimiyle (aa ba ca da...), asıl konu ile ilgili bölümler ve bitiriş bölümü dörtlüklerle (aaba) yazılmıştır. Giriş bölümünde 40 beyit, asıl konu ve bitiriş bölümlerinde 101 dörtlük vardır. Eserin tamamı 484 dizeden oluşur.
Eser geçiş dönemi edebiyatı ürünüdür.
Atabetü'l Hakâyık
Dad İspehsalar Bey için bu kitabı yazdım ki
Dünyada (onun) adı kalsın.
Kitabımı gören (yahut) işiten herkes
Şahımı dua ile yad etsin.

Gönüller onun sevgisi ile ve
Dünya onun yâdı ile dolsun.
(Bizden) sonra gelen insanlar arasında
Onun hatırası hasretle anılsın ve yüksek olsun.

Gören ve okuyan istifade etsin diye,
Kitabı nadir sözler ile süsledim.
Ben onu şahıma, bağlılığımın bir
Nişanesi olsun diye hediye gönderdim.
Biligdin urur men sözümke ula
Biligligke ya dost özüngni ula
Bilig birle bulnur sa’adet yolı
Bilig bil sadet yolını bula

Süngekke yilig teg erenke bilig
Eren körki akl ol süngekning yilig
Biligsizyiligsiz süngek teg hali
Yiligsiz süngekke sunulmaz elig
Bilgiden sözüme temel atarım.
Ey dost, bilgiliye yaklaşmaya çalış!
Saadet yolu bilgi ile bulunur.
Bilgi edin ve saadet yolunu bul.

Kemik için ilik ne ise insan için bilgi odur.
İnsanın ziyneti akıldır, kemiğinki ise iliktir.
Bilgisiz (kimse), iliksiz kemik gibi boştur.
İliksiz kemiğe kimse el uzatmaz.
Küdezgil tilingni kel az kıl sözüng
Küdezilse bu til küdezlür özüng
Resul emi otka yüzin atguçı
Til ol tidiyıg tilyul ottın yüzüng
Dilini sıkı tut, gel, sözünü kısa kes;
Dil korunursa kendin korunmuş olursun;
Resul: “İnsanı yüzü koyun ateşe atan dildir.” dedi;
Dilini sıkı tut, yüzünü ateşten kurtar.
Senin birliğine delil aramaya kalkışan kimse küçücük ve tek bir nesnede bile binlerce delil bulur. ben şuna kesin olarak inandım: Yok iken beni yarattığın gibi yok eder ve sonra diriltirsin.
(Atebetü'l Hakâyık, Tanrı'yı Ululama - s. 13)
Onun adını anmak ve övmek şerbet olmalı ki dilim adını andıkça ağzım tatlanıyor. Bugün benden salâvat ulaşsın ki yarın bunaltı beni sardığında elimden tutar olsun.
(Atebetü'l Hakâyık, Peygambere Övgü - s. 14)
Bulut küçük bir damlacık su bile hediye etse deniz, bunu az veya çok demeden kabüllenir. Sultanım keremce denizden bin kat daha ileridedir.
(Atebetü'l Hakâyık, Büyük Emîr Muhammed Dâd İspehsâlâr Bey'e Övgü - s. 17)
Edip Ahmed'in doğup büyüdüğü yer Yüknek'tir. Orası gönül açıcı, güzel ve hoş havalı bir yerdir.
Babasının adı Mahmud Yüknekî'dir. Hiç şüphesiz Edip Mahmud'un oğludur.
Eserin bütünü Kaşgâr dili iledir. Edip bunu gönül inceliği ile söylemiştir.
(Atebetü'l Hakâyık, Edib Ahmed Hakkında III - s. 32)
Büyüklenme elbisesini giyindin ise hemen üzerinden çıkarıp at. Halka karşı kibirle göğüs kabarttınsa, dilini hemen düzelt. Allah'ın varlığına ve birliğine inancın belirtisi alçak gönüllü olmaktır. Eğer sen de mümin isen alçak gönüllü ol.
(Atebetü'l Hakâyık, Alçak Gönüllülük ve Kibir - s. 25)
Ey dost, bilgi sahibinin izinden yürü. Eğer konuşursan, sözünü bilerek söyle. Cömert adamı öv, eğer öveceksen. Cimriye ise en sert yay ile okunu nişan al.
(Atebetü'l Hakâyık, Çömertlik ve Cimrilik - s. 23)
Eş hırslı kişi, de bana:
Hırslı davranmanın ne gereği var, bu kadar hırs neye yarar? İster dar, ister geniş, senin rızkın yazılmıştır; hırslanmak acaba bunu daha iyi yapar mı?
(Atebetü'l Hakâyık, Hırs - s. 26)
Adım Edib Ahmed, sözüm edep ve öğütten ibarettir. Vücudum gider sözüm burada baki kalır. Bahar geçer, güz gelir; ömür biter. Bu gelip geçen bahar ve güzler benim ömrümü tüketir.
Ey benden sonra gelen, bunu okursan beni duada unutma. Sen de bana dua edersin diye bu nadide sözleri sana hediye ettim.
(Atebetü'l Hakâyık, Kitap Sahibinden Okuyucuya - s. 31)

Dili başıboş adam akıllı mı olur? Boşboğaz sözleri, çok başlar yedi. Birini dil ile yaralama; bil ki ok yarası kapanır da dil yarası kapanmaz.
(Atebetü'l Hakâyık, Dilini Korumak - s. 20)
Kaynakça
Reşit Rahmeti Arat, Atebetü'l Hakayık, TDK Yayınları, Ankara 1992
http://tr.wikipedia.org/
http://tr.wikiquote.org/
Atabetü'l Hakâyık
Full transcript