Loading presentation...

Present Remotely

Send the link below via email or IM

Copy

Present to your audience

Start remote presentation

  • Invited audience members will follow you as you navigate and present
  • People invited to a presentation do not need a Prezi account
  • This link expires 10 minutes after you close the presentation
  • A maximum of 30 users can follow your presentation
  • Learn more about this feature in our knowledge base article

Do you really want to delete this prezi?

Neither you, nor the coeditors you shared it with will be able to recover it again.

DeleteCancel

Make your likes visible on Facebook?

Connect your Facebook account to Prezi and let your likes appear on your timeline.
You can change this under Settings & Account at any time.

No, thanks

İBN-İ SİNA'NIN TIP ALANINDA YAPTIĞI ÇALIŞMALAR

No description
by

Goncagül Eroğlu

on 26 December 2014

Comments (0)

Please log in to add your comment.

Report abuse

Transcript of İBN-İ SİNA'NIN TIP ALANINDA YAPTIĞI ÇALIŞMALAR

Öncelikle ibn-i Sina tıp ada-
mı, yazar, filozof ve bilim adamı olarak bilinmektedir.

Bu sunumda biz daha çok tıp alanındaki Ibn-i Sina'yı tanıyacagız.


Ibn-i Sina, Islam'ın Altın Çağı olarak bilinen ve Yunanca, Farsça ve Hintçeden eserlerin çevirilerinin yapılıp yoğun bir biçimde incelendiği dönemde önemli yapıtlar ve calışmalar gerçekleştirdi.

Metafizik, ruhbilimi, akıl, bilimlerin ayrıştırılması, tıp, felsefe alanlarında büyük çalışmalar yapmıştır.
ÖNCELİKLE İBN-İ SİNA KİMDİR?
İBN-İ SİNA'NIN TIP ALANINDAKİ ESERLERİ
Tıp, felsefe, astronomi, biyoloji, jeoloji, edebiyat, vs… ‘ye dair iki yüze yakın eserin sahibi olan Ibn Sina’nın başlıca tıbbi eserleri Düsturu’t-Tıbbi, Risale-i Kulunç, Hasbe’l-Beden, Risale-i Hıfzıssıhha, Urcuze, Edviye-i Kalbiye ve Kanun fi’t-tıb’dır. Bunlar arasında en önemlisi, W.Osler’in Tıbbın Kitab-ı Mukaddes’i” olarak vasıflandırdığı el-Kanün fl’t-Tıb, yaklaşık bir milyon kelimelik bir tıp ansiklopedisidir. Bu eser, Hipokrat, Galen, Razi, Ali b.Abbas gibi büyük hakimlerin eserlerindeki bilgiler yanında, kendi müşahedelerinin bir sentezidir. Kitabın orijinal tarafı, kendinden öncekilere nazaran daha sistematik ve didaktik oluşudur. Bu mükemmellik aynı zamanda Islam tıbbının durgunlaşmasına da sebep olmuştur. Çünkü Kanun gibi son derece ihalatı bir kitaptan sonra geriye bir doktorun yapacağı araştırma kalmamıştı.

Kanun beş kitaba, kitaplar da çeşitli bölüm ve alt bölümlere ayrılarak kaleme alınmıştır:
I. Kitap: Anatomi, fizyoloji, hijyen ve genel tedavi prensiplerini
II. Kitap: Farmakoloji ve materya medikayı
III. Kitap: Organik hastalıkların 22 bölüm halinde anatomi-patolojik bakımdan incelenmelerini
IV. Kitap: Ateşli hastalıklar, iltihaplar, kaşıntılar, cerrahi ve kırıklar, zehirlenmeler ile cilt hastalıklarını
V.Kitap: Tedavi metotları ile 800’e yakın ilacı ve tesir mekanizmalarını ihtiva eder.
Eserde, menenjitin bir beyin zarı iltihabı olduğu, santral ve periferik yüz felçlerini, meme kanserlerinde göğsün sağlam dokuyu da iğne alacak şekilde geniş olarak çıkarılması, suların kaynatılarak veya filtreden girilerek içilmesi gibi daha birçok bugün dahi geçerli fikirler vardır.

Kanun, kendisinden sonra yeni tıbbın doguşuna kadar Dogu ve Batı dillerinde yazılmış bütün tıbbi eserlere kaynallık etmiştir.
Ilk defa XII. yüzyılda Cremonalı Gerhard tarafından Latinceye tercüme edilmiş ve matbaanın icadına kadar, bu çevrinin el yazmalarından istifade edilmiştir. Daha sonra, son baskısı 1658’de Louvain’de olmak üzere XV ve XVI. yüzyıllarda 35 defa çeşitli Avrupa şehirlerinde basılmıştır. Ayrıca 1491’de Natan Hameati tarafından Ibraniceye çevrilmiş, 1593’te de Roma’da Arapça olarak basılmıştır.

Netice olarak ifade etmek gerekirse Kanun, Avrupa tıp fakültelerinde 6 yıl bir ders kitabı olarak okutulmuştur.
TIP ALANINDAKİ BAZI BULUŞLARI
Ibn-i Sînâ’ya göre doktorluk: Hayatın normal akışını köstekleyen bir engeli ortadan kaldırmadır. Hekimlik: Sıhhati koruma ve kaybolduğunda onu bulma sanatıdır. Tıp ilmi: Insan vücudunun sağlık ve hastalığını konu alan; sağlığın devamı, hastalığın tedavisi için uygun metotlar uygulayan bir ilimdir. Ibn-i Sînâ çok dindar ve cömert bir bilgindi; bütün varını Hak yoluna sarfederdi.Tıp tarihi, nice hastalığın teşhis metodunu Ibn-i Sînâ’ya borçludur. Kanın vücutta gıda taşıyıcı olduğu, kan dolaşımı, kalbin karıncık ve kapakçık sistemi, şeker hastalığında idrardaki şeker tespiti... Ameliyatlarda şiddetli ağrıları dindirmek için afyon ve sâir maddelerden uyuşturucu ilaç elde edilmesi, bağırsak parazitinden meydana gelen hastalığın keşfi... O gün adı dahi bilinmeyen gaz bombalarından korunma yollarının bulunması gibi birçok keşifler yapmış ve ilim dünyasına öncülük etmiştir.

Suda ve havada bulaşıcı hastalıkları yayan küçük organizmalar bulunduğu teorisini ortaya atan; bel kemiğine ait düzensiz teşekküllerin düzeltilmesi ve cıvayla tedâvi usûlünü ortaya koyan; havayı zararlı maddelerden temizleme fikrini Pastör’den çok önce bulan; içme sularını temizleme, ilk filtre fikri, suyun mikroplardan arıtılması için imbikten geçirme, kaynatma gibi modern usûlü ilk defa uygulayan Ibn-i Sînâ’dır.
İBN-İ SİNA VE TIP TARİHİNDEKİ YERİ
.....
İBN-İ SİNA VE TIP ALANINDA YAPTIĞI ÇALIŞMALAR
Asırlardır süregelen tıp tarihi içinde modern tıbbın oluşmasında başlıca rol oynayan kişiler Hipokrat, Galen, Ibn-i Sina'dır. Yüzyıllardır tıbbın sacayagı olarak betimlenen Ibn-i Sina batıdaki ressamlar tarafından oturan ve başında bir taç sag ve solunda Galen ve Hipokrat ayakta olarak resmedilmiştir. M.Ö 5. yüzyılda Batı Anadoluda yaşamış olan ve tıbbın temellerini atan Hipokrat tıbbı sihir sanılmaktan, mitoloji yorumlarından kurtarmış pozitif bir bilim olma yolunda şu anki tıp biliminin tecrübe ve deneylere dayanmasını saglamıştır. Hipokrattan sonra onun eserleri ve ögrencileriyle birlikte Akdenize taşınan Galen ise Tıbbı daha özel ilgi alanlarına ayırarak -anatomi ve fizyoloji gibi- yazdıgı 500'e yakın eserle birlikte Ortaçag hekimlerinin hocası vazifesi üstlenmiştir. Ibn-i Sina ise Batı Roma'nın çöküşüyle birlikte birçok devletin Islam Medeniyetine katılmasıyla beraber Islam ülkeleri aşırı derecede kendilerini ilme adamışlardır. Nerede ilim varsa ögrenip böylece orjinal eserler çıkarmışlardır. Ibn-i Sina gelene kadar bu orjinal eserleri okuyarak kendini geliştirdi ve devrinin en bilindik ve en başarılı tıpçısı oldu. Bununla ilgili;
“Tıp yoktu, onu Hipokrat buldu.
Ölmüştü, Galen diriltti.
Kördü. Huneyn b. Ishak Gözlerini açtı.
Dagınıktı, Ebubekir Razi topladı.
Noksanlarını da Ibn Sina tamamladı.” şeklinde veciz ifadeler yüzyıllar boyu söylenegelmiştir.
Full transcript